Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Tartışılan Şu Alkollü İçkilerle İlgili Yönetmelik

Kişisel olarak çocukların gençlerin alkolden korunması, özendirilmemesi gerektiğini düşünüyorum. zira alkol fiziksel etkileri olan bir maddedir ve hiç bi insanın bu "sarhoşluk verici, rahatlatıcı" maddeye bağımlı olmasını istemem. belli ölçü üzerinde sağlığa zararı var bu da tamam. Ama yetişkin insanın kendi bileceği bişi. bu konuda gençleri bilinçlendirmek daha doğru. satışı yasal ise bi yetişkinin içip içmeyeceği kimseyi ilgilendiremez. Keyiflenmek için içebilir, bağımlı olup "tıksırıncaya" kadar da içebilir, çevresine ailesine zarar veriyorsa bunun yaptırımı daha önemli olmalı. Düzenlemedeki sorun, örneğin bir kır düğünü veya davet organizasyonunda verilecek alkollü içki için "bireysel olarak her defasında TAPDK'nın izin belgesi isteme zorunluluğu getirmesi. İzin vermezse ne olacak? kurumdaki bi memur arkadaş keyfi davranabilir tutar "istemediğine" izin vermez. Yönetmelikte sorun "memur düzeyinde keyfi uygulama için devlete yasal boşluk yaratması, siyasi uygulamaya açık gibi.

17 Ocak 2011 17:41
Sevgilim, Hrant, Şarap, Adalet…

Hrant Dink katliamı devlet mekanizmasıyla içiçe girmiş derin yapıların, çetelerin, her zaman tek ve benzersiz bir bireyden üstün olduğu mesajını belleklere kazımak için yapıldı. Ama unutulan şu ki, katledilen o özgün ve özgür bireyin kaldırımdaki bedeni, yaşarken söylediği ama çoğunluğun kayıtsız kaldığı barış ve adalet isteğinin en yalın, en gerçek haliyle bir çığlığa ve isyana dönüşmesini sağladı. Ölümün her zaman yaşamın anlamını hatırlatması, ölüm olmadan insanların yaşamın değerini görememeleri ne tuhaf ve insanlık için ne acı. Dink göz göre göre öldü ama boşuna ölmedi. Bu toplumda en güçsüz azınlık olan bireyin gerçekten yaşama hakkına saygı duyulabilmesi ancak Hrant Dink cinayetini devlet içinde örtbas edenlerin ortaya çıkarılmasıyla mümkün. Dink, özgürlük istemiyle şehit olmayı göze alabilen gerçek bir demokrattır ve ne yazık ki bu yüzden kurban edildi. selamlar.

17 Ocak 2011 16:48
AKP nin Facebook bombası

yakında herkesin bir gecede haberleri bile olmadan akp üyesi yapılmasıyla ya da orada burada adı kullanılarak akp destekçisi gibi gösterilmesiyle karşılaşırsak şaşırmayalım. bu oyun kimin işine yaradı çok merak ediyorum. insanların hala durumu anlamayıp onları uyardığın için seni suçlamaları daha komik. gerçekten komedi dediğin gibi. uyutma servislerini uyandırma servisine tercih edenler var.

14 Ocak 2011 15:53
Ben bugün hüzünlenmeyi öğrendim

kaybetmemeni diliyorum çünkü ben seni tam da sen olduğun için çok beğeniyorum. Editör arkadaşın tespitinde kendince haklı olabilir ama "kadın hissiyatı" nı da bir tarif ediverseymiş yani nasıl olunursa kadın hissiyatlı bi yazı yazılır kısmına açıklık getirdi mi? Tarif edilenler gibi olmak ya da yazmak insanların özgün ruhlarını bildik kalıplara sokmaktır. Senin aklını, düşünme biçimini, soğukkanlığını, eleştirelliğini ve tabii ince ruhunu çok beğeniyorum Berancım. ve bu iltifat falan değil, ilk yazını okuduğumda "işte düşünen bir kadın" dedim senin için. Kadın duyarlılığın var ve fakat aynı zamanda zeki bi kadın olduğundan, bunu aklınla tartıyorsun düşünüyorsun, sorguluyorsun çok da iyi ediyorsun, Erkeklerin kadınlardan beklediği bir tarza sıkışmak, herkesin beklentisini karşılamak zorunda mısın ki? Bu senin özgür bakış açını etkilemesin bence kendin olmaya devam et. sevgiler.

22 Kasım 2010 14:55
Dom (4)- Kuantların Temel Özellikleri -2

Mehmeh Bey'e katılıyorum, herhalde profesörlük bu olsa gerek. Bilimin böylesi heyecanlı sürükleyici anlatımı sanki balözü gibi.:) selamlar, sevgiler.

30 Ekim 2010 18:54
Ustaları Yenmek

einstein'a karşı çıktığınız konu, heisenberg'in ilkesine karşı çıktığınız noktayı yanlışlıyor. Bildiğim kadarıyla, ışık hızını "görünen-tespit edilen" özelliği dolayısıyla bir parçacığın hızı ve konumu aynı anda belirlenemiyor. yani hızını tespit etmek için de konumu için de o parçacığa foton yollamak gerekiyor ve bu her durumda parçacığın bu iki özellğinden birini değiştiriyor. heisenberg'in ilkesine itirazınız - bu ilkenin yanlış olduğunu göstermeye yetmiyor bence, aksine, çok boyutluluk olsa dahi her ölçüm, yalnızca bu boyutlardan birinde yapılabildiği için -içerikleri tam da sizin söylediğiniz gibi- ölçüm yapıldığında farklı olduğu için aynı anda tespit edilemiyor. sizin savınız ilkenin kapsamadığı bir şey söylemiyor bence.

28 Ekim 2010 17:36
DOM (3)- Kuantların temel özellikleri -1

bu konuyu bu kadar güzel açıkladığınız için gerçekten yazıyı okurken bile heyecanlandım. Kuantum teorisinin yalnızca küçüklerin dünyası olmadığını, maddeden oluşan bizlerin "düşünme biçimimize" yön verebildiğini ve insanlığın sürekli bir akış içinde ortaklaşa yarattığı "biliş durumunun" da kuantum sürecine dahil olduğunu düşününce insanın herşeyi bırakıp yalnızca bu konuyla ilgilenesi geliyor. Kuantum teorisinden ilham alıp, "iyi düşün herşey iyi olsun" diye özetlenen ve "kuantum düşünce tekniği" adı verilen pek çok yaklaşımın bilimsellikle alakası olmayanları, safsata olanları da piyasada bol ve popüler psikoloji alanı bu konu yüzünden bulanıklaşmış vaziyette. Bu yüzden konuyu bağlayacağınız yeri merakla bekliyorum. selamlar

28 Ekim 2010 17:06
İnsanlar neden diğer canlılardan daha farklıdır (2)?

Richard Dawkins'in yanılmıyorsam 1978'de yazdığı bu kitabı yıllar önce Tübitak yayınlarından yayınlanmıştı. Evrim sürecini, farklı canlı türlerinin davranışlarının genetik arka planını örneklerle anlattığı hoş bir kitaptır. Kitap boyunca canlı davranışlarının bütün arka planını genetiğe hapsettiğini düşünmeye başlamıştım ki kitabın finalinde DNA'lar kadar önemi olduğunu savunduğu "MEM"ler adını verdiği ve insanlığın bir arada yaşam süreci boyunca ortak ürettiği bilginin aktarımının evrim sürecine katkısına dair bölümü okuyunca rahatladım. Dawkins'in 1978'de yaptığı öngörüyle geleceğin bilgi teknolojisine ve evrimin "bilgi üretim sürecini" de kapsadığına dair yaptığı vurgunun ne denli önemli olduğunu daha iyi anladım. Gen bencildir ama aynı zamanda gen bilgi olduğundan ortaklaşa ürettiğimiz bilginin insanın evrimindeki yeri giderek çok daha önemli hale geldi, hatta dna.nın kendisinden bile önemli olacak gelecekte. selamlar.

28 Ekim 2010 16:41
DOM (2)- Enerjinin kökeni ve kuantum kavramının ortaya çıkışı

hocam bu konuda yazmanıza çok sevindim. kuantum fiziğinin tarihi ve teorinin oluşum süreci için fizikçi John Gribbin'in "Schrödinger'in Kedisi" adlı kitabının anlatımı hem çok akıcı hem de fizikle ilgisi olmayanlar için bile anlaşılır bir kitap. Ben okuduğumda hem eğlendim hem de çok etkilendim. Kuantum teorisi hakkında sizin önereceğiniz kitaplar ya da kaynaklar olursa bu konuda da yazın bence:). selamlar.

28 Ekim 2010 15:44
Bir kedi, bir can, bir hayat...

her kedinin böyle güzel dostları ve koruyucuları olsa keşke.. herkes evinde hayvan besleyemeyebilir ve bu anlaşılır ama en azından sokakta insanların çöpe attıklarıyla yaşamaya çalışan hayvanlara kötü davranılmaması, mahallede bi yerlere bi kap su, mümkünse bi kap da kuru mama konsa, onlar için çok şey değişiyor, bir can bir candır:) sevgiler.

27 Ekim 2010 13:25
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 1956
Toplam mesaj
: 568
Ort. okunma sayısı
: 2796
Kayıt tarihi
: 09.07.06
 
 

Başkentte doğmuşum ve orada gidilecek tüm okullara gitmişim: ODTÜ-Psikoloji ve Ankara Üni. İletiş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster