Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Meydan mukabilinde inleyen nağmeler

SEVGİLİ ATATÜRK'ÜMÜZÜ ANLATAN BÖYLE BİR SAYFA HAZIRLADIĞINIZ İÇİN ELLERİNİZE SAĞLIK. MUSTAFA KEMAL'İN AÇTIĞI AYDINLANMA IŞIĞI SİZİN GİBİ GENÇLERİMİZ OLDUKÇA İLELEBET YOL GÖSTERECEKTİR.

05 Şubat 2007 20:21
Ovacık ve Munzur gözelerine ziyaret

Veli Bey, Okurken sanki o yöreye gitmiş gibi canlandı gözümde bölge. Bölgenin yaşadıklarını bir gezi yazısında dile getirmişsiniz. O güzelliklerin içinde korku ve yoksunluklarla yaşanmak. Bunlarda geçecek elbet ama ne zaman. Bu bölgelerde yaşadığınız pek çok olay olmalı. Yaşanmışlıkları yazmanızı öneririm. İleride alternatif tarih olarak çok aydınlatıcı olacaklarına eminim. Ayrıca meslek yaşamınızda uğradığınız haksızlıklara da üzüldüm. Onları da yazın derim.yazın. Bulunsun, bir gün düşünebileceğimizden çok daha fazla yaralı olabilirler. Esenkalın.

26 Ocak 2007 17:07
Toprak asla kirletmez !

Ne güzel anlatmışsınız özendim. Biz de ileride doğup büyüdüğüm bu büyük kenti terk edip kırda baçeli bir evde yaşamanın düşlerini kuruyoruz. Belki şaşacaksınız ama köyde yaşamayı sadece hayallerimde biliyorum. Zorlukları da vardır elbet. Onları da hayal edebiliyorum. Şehrin bu bıktırıcı gürültüsü ve yoğunluğundan sonra toprakla uğraşmak ne güzel olurdu.

26 Ocak 2007 08:52
Babamı sonsuzluğa uğurladık

Nuray Hanım 1920 lerden başlayarak günümüze uzanan aydın insanın gerçek mücadelesini, memleketin genel manzarasını öyle güzel vermişsiniz ki.. Birer ulusal değerimizdir köy enstitüsü öğretmenleri ve öğrencileri. Köy enstitülü aydınlarımız yürekleriyle, benlikleriyle, fiziksel güçlerini de koyup, memleketimizin insanlarını, çocuklarını yetiştirebilmek için çabalamışlardır. Bugün yeni dünya düzeni denilen maskelenmiş sömürgecilik anlayışının Cumhuriyetimizin temellerine dinamit koyduğu bugün, karşı çıkıp direnenler de değerli köy enstitülü aydınlarımızın yolunu, ışığını izleyenlerdir. Sevgili babanız ışıklar içinde yatarken yaydığı aydınlık da daha nice gençlerimize fener olacaktır. Üzülmeyin demek boş. Ben de oldukça yaşlı iki teyzemi kaybettim 2007'de . Dostlarım belki de kınadılar o denli ağlamamı. Gidişleriyle yaşamımın bir parçası da sökülüp alınıyormuşçasına bir karamsarlığa düştüm. Acıları da sevgileri kadar kalbimizin bir köşeciğinde hep canlı kalacak

26 Ocak 2007 07:52
" Çocuk pornografisi cenneti ’’ olduğumuz yalanmış!!

Merhaba Seydi Bey, Nokta dergisinin araştırmasını vermeniz iyi olmuş.Çocuk pornosu haberi çıkar çıkmaz bir büyük balon olduğu ve altında yatan saklı amacı sanırım sağır sultan bile görebilmiştir. Bu olay şimdiye kadar yoktu da aniden bir yerlerden zembille mi ülkemiz vatandaşlarına indirildi. Belki de ilk haber patlak verdiğinde nedir diye arayanlar yüzünden o çok küçük oran bir miktar artmış bile olabilir. Bilgi açlığını gideren belki de küreselleşmenin yegane aydınlık yüzü olan- bazı sakıncaları olsa da - internet erişiminin böyle büyük balonlar şişirilerek engellenmeye çalışılması özgürlükler ve bilgiye ulaşım bakımından ülkemizdeki hakim zihniyeti açıkça ortaya koymaktadır. Amaç bellidir. Çat pat biraz yabancı dil biliyorsan bu gün ulaşamayacağın arşiv ve kaynak yok gibidir. en azından tüm bilgilere ulaşılamasa bile hiç bilgisiz olmaktan daha iyidir internette derinlere dalarak bilgi aramak. İşte bu engellenecek.

25 Ocak 2007 13:59
İki farklı dünya!

Büyük şehrin karmaşası da eklenince sorunlara, çözülmeyecek bir kördüğüme dönüşüyor yaşam. Ancak sizin bakış açınızın kentte de kırsalda da aynı olabileceğini düşünüyorum. Farklı olan karşınızda kırsalda gördüğünüz yaşamların sadeliği ve naifliği olsa gerek. Oysa o yaşamlardan şehirde de yok mu?

25 Ocak 2007 04:42
Kayıp canlar

Mavi gezegenle ilgili rapor (yıl 2150) "Bir tanıdığı olmayanlar, karşındakine bir rant kapısı açacak konumda olmayanlar, ya da yoksullar insan olarak kabul edilmezlerdi bulundukları toplumda. Sözde İnsan olarak kabul edilenler ise aslında, modası geçince çöplüğe atılan değişim değeri yüksek kırılgan nesneleri çağrıştırdı. Üstelik bu insan olarak kabul edilenlerin ne vicdanı ne de belleği vardı. Aynı şey gezegen üzerindeki çeşitli milletler arasında da geçerliydi. " Araştırmacı Yazar İKsus

25 Ocak 2007 04:31
Hava su toprak=yaşam

Çok iyi işlemişsiniz konuyu. İnsan oğlunun bilerek bindiği dalı kesmesi ne kadar kötü.Çünkü fabrika atıklarının yer altına verildiğini söyleyen bir mühendis. Adam ısrar etse büyük olasılıkla işinden olacak. Yani bu konuda besbelli ki vicdanı ile cüzdanı arasına sıkışmış durumda ki arkadaşına açıklamış... Bu gün musluğumuzdan akan suyu bile içemezken yarın soluduğumuz havayı da basınçlı tüplerde satın almak zorunda kalacağımız açık. Nereye gidiyor bu insanlık? Her yönden tehdit altında olan insanların sağlıklı kalması mümkün mü? Zaten sebzelerin tadı da değişti saman gibi. Öğrencilerin çevre dersleri ile bilinçlendirilmesi gerekiyor kanımca. Daha iyi eğitim almaları , çok okumaları gerekiyor. Ticari dizilerde gösterilen kahramanlara özendirilmemeleri gerekiyor. İnsanları seven insanlar olarak gelişmeleri gerekiyor. Fakat çevremize baktığımızda umutsuzluğa kapılmamak da elde değil. Nasıl yapmalı ne yapmalı da bu kirlenmeye son vermeli?

14 Temmuz 2006 11:44
Toplam blog
: 566
Toplam yorum
: 1972
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1306
Kayıt tarihi
: 11.07.06
 
 

Edebiyatla ilgileniyorum. Ayrıca amatörce belgesel film çalışmaları yapıyorum ve kültürel etkinlikle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    Bloglara fotoğraf yükleyemiyorum. Ne yapmalı ?