Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
XALOOoo herkes kendi kendinin yüreğinden asılır ..

Az kalsın yukarıdaki bu güzelliği göremeyecektim. Buca Belediyesi'nin fotoğraflarını gezerken bir de bu başlığa gözüm takıldı. İyi takılmış.

01 Temmuz 2015 23:02
Altı aydır yokum, Milliyet Blog'a rehavet çökmüş.

Yılmaz Bey hoşgelmişsin. Ben rehavet, halvetin kardeşi, selametin ablası...Sabrın sonu ile:)

26 Haziran 2015 18:47
Orhan Kemal'in "Kanlı Toprakları"nı okurken

İkilemeler ve alıntılar kısmı da dahil yazınızı okudum. Hassaten, armağan olarak size tevdi edilmiş olan kitabı özenle muhafaza edeceğinize şüphem yok. Eşsiz bir armağan. Gönül isterdi Orhan Kemâl'in kendisi vermiş olsun. Ama olsun bu da kıymettârdır elbette. Orhan Kemâl hiç şüphesiz biraz daha bizden, biraz daha halktandı. Sait Faik'le Beyoğlu'nda meşhur bir karşılaşmaları vardır. Meselâ Sait Faik'i daha burjuva, daha aristokrat bulup bir de şakayla karışık takılırmış ona Orhan Kemâl. Ve pek tabii ki yoksullar, işçilerin yanındaymış ve çoğunlukla onları kahraman yapmış. İşbu sebeple Orhan Kemal'i tekrar gündeme getirmenize sevindim. Ancak yazınızın giriş kısmında alıntı yaptığınız paragrafta, harf karışıklığından doğan çokça hatalı kelime yazımı olmuş. Usulca işaret etmek istedim. Sabrın sonu ile

03 Haziran 2015 14:35
"Yeni mezun" Psikolojisi 2

Anlamlı, akıcı, anlatacak çok şey var belli. Biraz kısa olsa ürkmeden okunabilir..selamlar

27 Mayıs 2015 17:49
Etkin iletişim ve 'İfade Modeli'

Üstâd, 9.sınıf Dil ve Anlatım kitaplarının giriş kısmında ne yazıyorsa üç aşağı beş yukarı aynısını yazmışsın. Güzel ve makbûl olan ise oralardan beslenmeden (daha açığı kopya etmeden) emprovize şekilde yazmış olman. Ve bu yazdıklarının literatürdeki verilerle örtüşmesi. Güzel olmuş. Hele bir de, üslup, biçem, şekil kavramlarını da ilâve etseymişsin tam olacakmış. Bir sonraki yazında "Usûl esastan önce gelir" e yoğunlaşırsan göreceksin ki; inan bana mevzuu tam da Kadri Kanpak'lık bir konu. Sabrın sonu ile

19 Mart 2015 09:58
Siyasetçinin psikiyatri raporu ve akıl hastanesinde seçim

...aklıma gelmez. Ne diyeyim ? Kıskandım, ama takdir de ettim. Yani böyle bir şeyi şimdiye kadar neden düşünmedim diye. Neyse orası işin benle ilgili boyutu ki konumuz o değil. Ancak böyle bir düşünceyi daha güzel, daha sağlam bir noktaya bağlayada bilirsiniz. Şahsi kanaatim kendi tezinizi kaleme alırken Kadri Kanpak titizliğiyle yaklaşmamışsınız. Belki de "ya ne olacak ki öylesine bir düşünce, akademik derinlikli inceleyecek hâlim yoktu ya" diyebilirsiniz. Ama bence öyle değil tabii ki... Hülâsa; Bir Türk sanat-edebiyat-tiyatro klasiği olan Cevat Fehmi Başkut'un "Buzlar Çözülmeden" adlı tiyatro eserinin, sizin tezinizin işlenmiş hâlinden çok da fazla bir farkı yok bence. Tebrikler.

08 Şubat 2015 20:29
Siyasetçinin psikiyatri raporu ve akıl hastanesinde seçim

Kadri Bey sizin hakkınızda bir kaç şey söylemek istiyorum. Sahiden, insanlar, insan ilişkileri üzerine çok kafa yoruyorsunuz. Sözümde bir kinaye, ta'riz yoktur. Yukarıda okuduğum yazınızın ana fikrini ileri geri olumsuz eleştirmek kolaydır. Ama insanlar bilmelidir ki,ortaya yukarıdaki gibi özgün, taklitsiz bir düşünce koymak kolay değildir. Şayet bu teziniz, yani yukarıdaki yazınıza kaynaklık eden temel lokomotif düşünce bir yerden kopya değilse (ki öyle yaptığınızı sanmam) en basit ifade ile "sehl-i mümteni" dir. Ama sizin bir etiketiniz ya da kamuoyunca-milyonlarca bilindik bir şöhretiniz olmadığı için böyle güzel ve özgün düşünceler ne yazık ki sanal sayfalarda bir tıklanma sonrası tüketilir gider. Emin olun kendilerini geliştirmek için internette dolaşan taklitçi meşhurlar, bu geliştirilebilir tezinize rastlarlarsa mutlaka bir senaryoda ya da tartışma programında, sanki kendilerine ait bir düşünceymiş gibi ortaya koyabilirler. Akıl hastanesinde politik bir seçim.40 yıl düşünsem..

08 Şubat 2015 20:22
Yüzleşmek

Kadri Bey,sizin sıklıkla yazdığınız teorik çözümlemelere benzer ama o kadar derinlikli olmayan, sanki birilerine gönderme amacıyla yazılmış bir yazı gibi olmuş...Şahsi kanaatim tabii ki. Sabrın sonu ile

29 Ocak 2015 18:41
Şu "blog" kelimesine bir türlü ısınamadım!

Üstâdım, şimdi ben bu yazının üstüne ne diyeyim? Ağyarını mâni, efrâdını camiî bir ifadeyle, Allah senden razı olsun diyorum. Hissiyatımı nâkletmişsin. En azından yazının başlığı tam da düşüncelerimi yansıtmış.*Bu sayfalarda yazılanların hepsine makale demek biraz iddialı olabilir.Çünkü edebi metinlerin sınıflandırılması söz konusu olduğunda,doktrindeki tanıma göre bu sayfada yazılan yazıları salt makale olarak isimlendirmek doğru olmayacaktır. Türk edebiyat literatüründeki edebi metin tanımlarına göre bu MB sayfalarında yazılan yazı türleri şunlardır: Türk yazın tarihine Nurullah Ataç'ın kazandırdığı "günce" kelimesinden başlayıp, günlük, fıkra, deneme, makale, gezi yazısı, hatıra, sohbet... Evet bağışlayın ukalalık olmasın ancak bu edebî metinlerin türlerini ve birbirlerinden ayrılan yönlerini tüm detaylarıyla incelemiş biri olarak emin olduğum başka bir şey var ki..Bılog, bılogçu, bilogçu. Nefret ettiğim kelime gruplarıdır.Sabrın sonu ile

30 Eylül 2014 19:20
Cumhurbaşkanlığı seçimi tek bir şeye işaret ediyor: CHP'de devrim gerekiyor.

Üstâd, yazdıklarınızı titizlikle okudum. Özellikle büyük harflerle yazdıklarınızı aslında bir haykırış, bir sesleniş olarak yorumladım. İşin acı tarafı, Cumhuriyet tarihinde seçimle (1946 çok partili hayata geçişten sonra tabii ki)tek başına bir kere bile iktidara gelmemişken, insanın aklına şu soru geliyor. CHP ' nin yöneticileri sahi ne yapıyor ??

24 Ağustos 2014 19:03
Toplam blog
: 267
Toplam yorum
: 1368
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1855
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

Kabataş Erkek Lisesi Matematik (1992) Marmara Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Mak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 

 
 
     
     
     
    Sabrın sonu ile...