Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Kuşkayası (Turgut Erbek)

http://blog.milliyet.com.tr/kuskayasi
Tanrının Elleri.

Sizi yürekten kutluyorum. Samimi olmak gerekirse yazınız beni şaşırtmadı, çünkü böyle usta işi bir anlatımı sizden bekliyordum. Başarılarınızın devamını diliyorum.

06 Mayıs 2010 10:41
Sevmek ya da sevmemek

Yazınızı ilk okuyan olarak ilk yorum da benden gelsin istedim. Ben Yaşar Kemal'in İnce Memed'i sevmediğini fikrine katılmıyor ve bu haberin maksatlı yapıldığını düşünüyorum. İnce Memed, Yaşar Kemal adını dünyaya duyuran ve onu evrensel yazar yapan bir başyapıttır. Sizinde yazdığnızı gibi, yazar her yazdığı karekteri sevmek zorunda değildir ama hiçbir yazar bir kitabını diğerlerinden ayırmaz ve de hepsini aynı ölçüde sever. Çünkü yaratan kendisidir ve hepsi onun çocuklarıdır. İnsan beyninin ürünü sevmemezlik yapamaz. Yazmanın ne kadar zor ve zahmetli bir iş olduğunu bilenlerin bu habere inanacaklarını sanmıyorum. Selamlar, saygılar...

13 Nisan 2010 19:19
Köy Enstitüleri

Bu güzel yazı için teşekkürler...

23 Şubat 2010 10:11
Öğretmenin camızı

Bugün okuduğum güzel ve akıcı yazılardan biriydi. Lütfen yazmayı sürdürün. Selamlar, saygılar...

22 Şubat 2010 10:18
Blog yazarlarına çağrı

Bu çabanızdan dolayı sizi yürekten kutluyor, emeklerinizin boşa gitmemesini diliyorum. Ben de kitaba katkı sağlamak için "YÜREĞİME KOR ATEŞLER DÜŞÜRME" adlı MB daki öykümü mesaj olarak size gönderdim. Selamlar, saygılar... Turgut ERBEK

04 Şubat 2010 08:59
Ihlamur kokulu kar tanesi

seçkin ve yerli yerinde. Elinize, yüreğinize sağlık. Selamlar, saygılar...

01 Şubat 2010 18:25
Narçiçeği

Dün görüştüğümüz, sesi kulağımızda çınlayan, gülüşü gözümüzün önünde canlanan birini kaybetmeği kolay kabullenemiyoruz. Birdenbire yok olmasını aklımız almıyor. Koltukta bıraktığı izine, sandalyedeki görüntüsüne, masadaki boşluğuna takılıp kalıyoruz. Yüreğimizden bir şeyler kopuyor, burnumuzun direği sızlıyor, dudaklarımız titriyor, göz pınarlarımız kaynıyor... Işıklar içinde yatsın...

27 Ocak 2010 18:34
Güle güle Narçiçeği

Dün görüştüğümüz, sesi kulağımızda çınlayan, gülüşü gözümüzün önünde canlanan birini kaybetmeği kolay kabullenemiyoruz. Birdenbire yok olmasını aklımız almıyor. Koltukta bıraktığı izine, sandalyedeki görüntüsüne, masadaki boşluğuna takılıp kalıyoruz. Yüreğimizden bir şeyler kopuyor, burnumuzun direği sızlıyor, dudaklarımız titriyor, göz pınarlarımız kaynıyor... Işıklar içinde yatsın...

27 Ocak 2010 18:32
Kötü haberle başlayan gün

Dün görüştüğümüz, sesi kulağımızda çınlayan, gülüşü gözümüzün önünde canlanan birini kaybetmeği kolay kabullenemiyoruz. Birdenbire yok olmasını aklımız almıyor. Koltukta bıraktığı izine, sandalyedeki görüntüsüne, masadaki boşluğuna takılıp kalıyoruz. Yüreğimizden bir şeyler kopuyor, burnumuzun direği sızlıyor, dudaklarımız titriyor, göz pınarlarımız kaynıyor... Işıklar içinde yatsın...

27 Ocak 2010 18:31
Narçiçeği… Bu dünyadan sen de geçtin…

Dün görüştüğümüz, sesi kulağımızda çınlayan, gülüşü gözümüzün önünde canlanan birini kaybetmeği kolay kabullenemiyoruz. Birdenbire yok olmasını aklımız almıyor. Koltukta bıraktığı izine, sandalyedeki görüntüsüne, masadaki boşluğuna takılıp kalıyoruz. Yüreğimizden bir şeyler kopuyor, burnumuzun direği sızlıyor, dudaklarımız titriyor, göz pınarlarımız kaynıyor... Işıklar içinden yatsın...

27 Ocak 2010 18:29
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 327
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 1371
Kayıt tarihi
: 23.07.06
 
 

Edebiyata ortaokul yıllarında şiirle merhaba dedim. O yıllarda şiirlerim ve yazılarım yöresel gezete..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster