Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Zehirli ayakkabılar

Alev hanım çok yararlı bir uyarı yazısı, teşekkürler. Bu konularda çok titizim. Eskiden mağazalar kokmazdı. Şu ucuz Ortadoğu malları piyasayı sardığından beri; ister tekstil ister ayakkabı ister mobilya mağazaları olsun keskin kimyasal madde kokuyor. İlk etapta orada çalışanlar için üzülüyorum. Kliması olan mağazalar kokuyu biraz azaltıyor. Bir mala ilgi duyduğumda önce kokluyorum kokuyorsa almıyorum. İğrenç kokuyor özellikle ayakkabılar. O bez ayakkabılardan oğlumda giyiyor ve önemsemiyor dolayısıyla engelleyemiyorum ve üzülüyorum. Giysiler kullanmadan önce mutlaka yıkanmalı. Selamlar, sevgiler.

18 Temmuz 2013 02:58
Yetim kedi yavrusu büyütmek...

Çok güzel anlatmışsınız. Çok duygulandım. Yanlış yapmamak için (googledan destek almanız) bilinçli ihtimam göstermeniz gözlerimi doldurdu. Çok teşekkürler eşinize ve size. Benim kedim de dokuz sene önce bir yol kenarında kirli bir bebek iken sizler gibi bir hayvansever bir melek tarafından bulunmuş ve daha sonra, Türkiye'den bize gelerek can yoldaşı olmuştu. Bir ay kadar önce zor bir ameliyat geçirdi. Bağırsağı kesilerek içi boşaltıldı. Ameliyat olmasaydı ölebilirdi. Şimdi oldukça iyi ama tekrarlayabilir dolayısıyla sürekli ilaç ve laktose/süt şekeri alması gerekiyor tekrarlamaması için. Size eşinize sevgiler, saygılar Erol bey

04 Temmuz 2013 20:45
Türkiye'nin en büyük sorunu: döner+ ayran 2 TL

Merhaba Serbay Bektaş. Hoşgeldininiz Milliyet Blog Platformuna. Sanıyorum yenisiniz burada. İlk blogunuza ilk yorum da tesadüfen benden oldu. Ülkemizde 'ayaküstü beslenme kültürü' ile ilgili önemli bilgi ve bulguları yansıtan bir yazı. Henüz bir kez okudum ve hayretler içersinde kaldım. İlerde daha fazla zaman ayırarak tekrar okumak istiyorum. Ve bu arada aşağıdaki linkleri açıp okuyup bilgilendikten sonra, bu yazınızla yarışmaya katılıp katılmama konusunda kendi kararınızı kendiniz veriniz. Katılma süresi henüz dolmadı. Benim kişisel önerim: Gözlem, analiz ve öneriler ve ülkenin günlük yaşamından kesitler içermesi nedeniyle ülkeler arası yarışma için ilginç olabilir diye düşünüyorum. Şansınızı deneyebilirsiniz; bir kaybınızın olacağını düşünüyorum. Sevgi, selam ve başarı dileklerimle. Yolunuz açık olsun, genç dinamik üretken insan. http://thebobs.com/turkish/ http://blog.milliyet.com.tr/--bobs--best-of-online-activism-dunyasinda-turkce-blog-yarismasi/Blog/?BlogNo=401096

08 Mart 2013 13:54
Müslüm Baba sen şimdi öldün

Amacı reyting olan; magazin - dramahaberkolik Türk Medyası var oldukça; aynı zihniyetli amatör-yazan'ların türemesi çok doğal bir olgudur. Üzüm üzüme bakarak renk değiştirirmiş. Türk Medyası genelde insanları üzecek haberlere ağırlık veriyor. Şok yaratan, depresifleştiren, ofori-aşırı heyecanlandıran, melankolik haberler; 'flaş! flaş!, şok haber!' v.s. gibi manşet ve fotoğraflar artık insanın içini bulandırıyor. Tv lerde fon müzik eşliğinde, heyecanlı heyecanlı, bağıra bağıra anlatımlarıyla adeta insanları zorla üzmeye odaklanmışlar. Bırakın insanları kendi haline; isteyen sevinsin, isteyen üzülsün veya üzülmesin...Zaten yaşam koşulları yeteri stres yaratıyor. Birde sen niye etkilemeye çalışıyorsun çığırtkanlığınla... Objektif - pasif -sade haber yayım kültürü maalesef geliştirilememiş. Bu arada Müslüm Gürses'e rahmet yakınlarına ve sevenlerine sabırlar diliyorum.

03 Mart 2013 18:37
Bugün benim doğum günüm

Yaşamınınızın özetini kısa ve güzel bir şiirle derleyip sunmuşsunuz bizlere. Dolu dolu yaşamışsınız ne mutlu sizlere. Geriye kalan yıllarınızı da sevenleriniz ve sevdiklerinizle bir başka ahenkle bir başka güzel tonlamalarla sürdürürken; sağlığınızın- mutluluğunuzın - neşenizin daim olmasını diliyorum. Sevgi ve selamlarımla sevgili Nahide Hanım.

28 Şubat 2013 21:27
Kendimizi iyi hissedebilmek için seans

Çok iyi hissediyorum :) arada bir bu tür samimi paylaşımlarla başka insanların düşünclerini bilmekte iyi geliyor. Bugünle dün arasına köprü kurmak ve aradabir gidip gelmek iyidir. Ne düne ne de bugüne saptanmadan dünle bugün arasındaki gelişmelerin, değişmelerin farkındalığına varmak, mukayese ederken iyi ve hoş olmayan anları/anıları olumlu değerlendirerek tekrar yaşamak yaşama bir anlam veriyor. Kendimizin kıymetini bilemiyor, kendimizi sevemiyorsak empati kuramayız... kimseleri de sevemeyiz. Önerilerinizi okurken meditatif anlamda etkileyici oldu benim için. Payımı aldım. Teşekkürler. Sevgi ve selamlarımla Yurdagül Hanım.

22 Şubat 2013 23:47
Yalan söyleyenlerin burnu uzarsa...

Merhaba, evet yalan yalandır; pembesi beyazı... yoktur. Çok hoş betimlemişsiniz; 'hepimiz burun buruna dolaşacağız' :)Maalesef öyle. Yalan söylemek kişilik bozukluğudur. Özgüven eksikliği gibi nedenler gizlidir arkasında. Hoş ve anlayışla karşılanmayacak durumlarda ilişkilere zarar vermemek amacıyla söyleniyor dahi olsa, güven duygusunu zedelediği için gerçeklerin bilinmesinden daha çok yıkıcıdır. Bazı durumlarda insanlar hoşgörülü olabildiklerinde kişi yalan söylemek zorunda kalmayabilir. Benim de 'yalan' konusuyla ilgili; 'Yalansız yaşam; ben denedim oluyor' başlıklı bir yazım vardı. Sevgi ve selamlarımla.

18 Şubat 2013 17:04
Şimdilik merhaba, şimdilik elveda

Merhaba - hoşgeldiniz Aydın Sevinç Bey. Keyifle okunan yazılarınızın arasında, 'gezi - tatil ve yemek - mutfak kategorisinde gurme/tatbilir özelliğinizle taçlandırdığınız yemek tariflerinizin yanısıra; daha nice okunası güzel yazılarınız vardı/var. Birde roman yazıyordunuz kitaplaşmıştır sanırım. Bu arada 'blog' kategorisinde yazdığım yazımı okuduğunuzu düşünüyorum. Yarışmaya katılma konusunda neler düşünürsüz bilemem ama; 'Türkçe Blog Yarışması'na katılırsanız ilk sıralara yükseleceğinizden eminim. Yanlış hatırlamıyorsam daha önce buna benzer bir yarışmaya imza atmıştınız. Sevgi ve selamlarımla.

07 Şubat 2013 17:30
SMMM sınav sonucum

Merhaba sevgili Dilek. Başaracağına yüzdeyüz inanıyor ve bu haberi bekliyordum. Emin ol senin adına çok sevindim. Sevinçli duygularımı yazarak ifade etmek yerine; seni sevgiyle kucaklayarak kutladığımı yazarsam sanırım sevinçli duygularımının artı derecelerini tahmin edebilirsin. Bir anne, bir eş ve ev idaresi sorumluluklarının yanısıra ulaşılması zor bir başarıya bu zor şartlar altında imza atabilmek kolay değil. Geçen sene, twitterda şakadan da olsa; 'bırakacağım' gibi bir söz ettiğinde, hayır olamaz demiştim içimden. Birçok sorumluluklarının arasında başarabilmek bir ayrıcalıktır. Darısı biricik kızının başına. Başarılarının devamını diliyorum. Başarma azmi olan insanları seviyorum. Hep mutlu yaşa. Sevgilerimle.

05 Şubat 2013 23:43
Selam, sevgi ve saygı

İnsan herkesi sevemez ve sevmek zorunda da değildir. Ama saygılı olmak şarttır. Sevgi, sevmek göreceli de olsa sevgi istenmez verilir aynen; saygı beklemek yerine saygılı olmak gerektiği gibi. Toprağa tohum ekmeden ürün alınamayacağı gibi. İnsanların birbirlerine saygılı olduğu ortamlarda huzur ve güven duygusu vardır. Bu yaşadığım ülkede, günlük yaşamda saygılı ve nezaketli olmanın yanısıra en çok kullanılan lki sözcük;'merhaba','teşekkür' ve gerektiğinde 'afedersiniz dir/özür dilemektir. Bu bağlamda ilk yorumum; dolayısıyla ilk merhabam olsun Sizlere. MERHABA!:) gününüz aydın olsun Yurdagül hanım. Sevgi ve selamlarımla.

05 Şubat 2013 10:12
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 549
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 3851
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

Yurt dışında yaşıyorum. Spor, yürüyüş vb. bedensel aktiviteleri düzenli uyguluyor - vegan tarzı be..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    "Her şey sende gizli" Can Yücel