Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kapıyı bulursan girersin…

Objektif, informatif içerikli yazınızın yanısıra, görseldeki kapının genel görüntüsünü, rengini ve doğal ahşaptan yapılmış olmasını da beğendim. Doğal olan herşeyi severim, beğenirim kırık dökük de olsa. Ancak işçilik hatasından ya da malzeme yetersizliğinden olsa gerek; sizin de dikkatini çektiği üzere, kapı kubbesinin altında küçük, iki açık yer bırakılmış. İsterlerse kapatırlar. Haa anladım onlar gözetleme pencerecikleri. Direkt pat diye girmeden önce içeriye bir göz atılsın diye düşünülmüş olabilir. Ne olur ne olmaz... Hem de otantik bir görüntü sağlanmış. Ben beğendim yani. Yeter ki, içerdekilerin huzurunu bozanlar çıkmasın ortaya. Farklı analiz ve açıklama için teşekkürler Haluk Bey. Selam ve saygılarımla.

15 Temmuz 2012 19:14
Alanya'da turist rezaleti

İnanılır gibi değil. Misafirperver ülkeyiz dediysek; gelin tepemize mi yapın dedik. Hem üzüldüm hemde çok sinirlendim. Bizim turizm şirketleri bir haftalık tatili yurtdışında 200 eurodan başlayan fiyatlara pazarlarlarsa olacağı budur. Zaten o turistten de (döviz) kazanç beklenemez. Otellerin açık büfelerinde bol bol istedikleri gibi yiyip içmek için gidiyor birçoğu güneş özleminin yanısıra. TV de görmüştüm tabağı tepeleme yemek dolduruyor hepsini yiyemiyor yarısı çöpe atılıyor. O Parayla kendi ülkesinde bir ay geçinemez. İnsanoğlunun doğasında vardır; nerede olursa olsun hangi ülkenin vatandaşı olursa olsun; hiç bir yerde başıboş bırakılmaya gelmiyorlar. Yasalara kurallara uymayanların hakkından ancak para cezaları etkili oluyor. Dolayısıyla sıkı kontrol gerekiyor. Sevgi ve selamlarımla. (PS:Eczanenin önünü kirletenler resimdeki kişiler değilse bence, siyahlara haksızlık yapılmış olur diye düşünüyorum)

15 Temmuz 2012 00:05
Tayyip Erdoğan Hakka yürüdüğünde...

Başbakanı vatandaşları çok üzüyor. O'da sert çıkışlarda bulunuyor belki haklı olarak. Hazım sistemi rahatsızlığı ve hastalıklarının nedeninin ruhsal açıklaması; üzüntülerin, sıkıntıların,hakaretlerin hazmedilememesinden kaynaklanır. Her organın hastalıklarla bağlantılı ruhsal anlamda açıklaması vardır. Hastalıkların yaklaşık yüzdesekseni ruhsal kaynaklıdır. Ve hala üzüyorlar hala alay ediyorlar söylediği sözleriyle (van minit gibi) ve konuşma tarzı v.s.. Kendisine yapılan haksızlıklar,yıkıcı eleştiriler ve müteşekkir olmamalarını hazmedemediğinden kaynaklanmıştır hastalığı. Son on sene içersinde ülke adına yaptığı yararlı işleri inkar edenler oturup bir kez daha tarafsız düşünmelidirler. Elbette hatalari da olmuş olabilir ama kesinlikle kişiliğini ve onuru zendelemeyi gerektirmez. Akılcıl çözümler üretebilen akıllıdır yıkıcı eleştirmek marifet değildir kişinin kendi eksikliğidir.Hiç kimse, kimsenin ölüm tarihini kesin bilemez. Kendisine acil şifalar diliyorum. Saygılar.

13 Temmuz 2012 16:46
Şencan

İsmi de pek güzelmiş :) ne yaparım ne yapacağım diye henüz karar vermeden bir miktar patates haşlamıştım biraz önce. Haşlanmış patatesleri soyduktan sonra biraz soğusunlar diye bir kenara koydum ve bizim blog bahçesinde ne var ne yok; bir bakayım diye geldim. Sizin şencanı görünce mercimek bulgur karışımı bir köfteye benziyor, Nahide Hanım'ın sağlıklı beslenme- pişirme püf noktaları ve malzeme seçimi benim tarzıma da benziyor diye açıp okurken, bu ne hoş bir tesadüf diye pek sevindim. Çünkü patatesler haşlanmış benim kararım bekliyorlardı. Hemen mutfağa gittim. Mercimekler haşlanırken diğer işlemleri de tamamladım ve karışımı elde ettim. Salça yerine domates sosu koydum. Az sulu mercimekle karışım püre gibi oldu.Şekil verecek kıvamda degildi. Soğanlar, karabiber damak tadıma pek hoş geldi. Maydanoz yoktu dereotu koydum oda hoş bir aroma verdi. İşte böyle birde şencanımız oldu sayenizde. Teşekkürler. İyi ki varsınız. Sağlıklı mutlu günler diliyorum. Sevgi ve selamlarımla Nahide Hanım.

08 Temmuz 2012 20:02
Biz bir araya gelince Voltran’ı oluşturuyoruz

Merhaba Beran Hanım, ayağımızı gaz pedalından hafif çektiğimizde ya da yoldan sapıyorken... hemen ağrı sinyalleri, hoop! kendine gel diye ikaz ederler. Önemli şeyler değiller yani. Yaşasın Voltran'lar! Sevgi ve selamlarımla. Mutlu pazarlar: http://www.youtube.com/watch?v=J93VtcAEhss

08 Temmuz 2012 14:49
Kim haklı?

Size ürünlerle alakalı bir liste vermem maalesef mümkün değil. Her ürünün ambalajında, içerikleri genelde (!) yasal olarak deklare ediliyor. Aslında temizleyen etkili aktif tenside/ kimyasal bileşik prensip olarak her temizlik malzemesinde vardır. Doğal ya da sentetik üretimli. Bunun yanısıra koku ve renklendirmek için, köpürmesini sağlayan v.b. birçok destekleyici maddeler ilave ediliyor. Bu maddelerin yarar ve zararları hakkıda bilgileri internette araştırmanız mümkün.Ev temizliğinde: kokusuz, boyasız, biyosit içermeyen bulaşık deterjanım kapı, pençere çerçeveleri, cam ve her türlü yer zemini gayet güzel temizliyor. Hem bütçeye hem suya, toprağa fazla zararı olmuyor. İlle koku olsun isterseniz sentetik olmayan zevkinize göre taze canlılık veren limon, yaratcılığı artıran portakal, dinlediren lavanta gibi doğal esanslardan bir-iki damla suya damlatabilirsiniz. Komşunuz bundan da rahatsız olur mu bilemem:) Önerlerimi denerseniz sonuçları burada paylaşabilirseniz sevinirim. Sevgiler.

06 Temmuz 2012 22:53
Kim haklı?

Merhaba Serap hanım, kokulara karşı hassasiyet gösteren insanların mutlaka ciddiye alınması gerekir. Belki ölmeyebilir ama ciddi rahatsızlıklara neden olabileceğini bilmek gerekir. Kimyasal kokulara karşı belki komşunuz gibi şu an akut bir reaksiyorun göstermiyor olabilirsiniz; fakat birçoğunda kokuların yanısıra sağlığa zarar verdiği kanıtlanan ve de şüphe içeren, doğaya zarar veren birçok maddelerin bulunduğunu bilmek ve araştırmakta kendi adınıza yarar vardır. Tasarruflu kullanmak hatta hiç kullanmamak en iyisi. Doğal üretimli alternatifler var. Temizlik ürünlerinden, çamaşır deterjanlarından, yumuşatıcılara, kozmetik ürünlerine kadar akla gelebilecek ürünlerin birçoğunda özellikle kokusuz ve zararlı maddeler içermeyen doğal içerikli üretiliyor allerjisi olanlar için. Bende kimyevi kokulara karşı tahammülsüzüm. Sevgi ve selamlarımla.

05 Temmuz 2012 23:57
Kadınlar neden aldatırlar?

Merhaba Erol Bey, hiç hoş şeyler değil ama gerçekleri yazmışşınız. Kendisiyle yüzleşenler olacaktir... Aldatan ister kadın- ister erkek olsun, her iki tarafta beraberliklerinin-evliliklerinin getirdiği sorumluluklarının bilincinde olmalıdırlar. Değillerse en kısa yoldan dostca yolları ayırmalıdırlar. Yaşamımızda hiçbir şeyin sürekliliği konusunda garanti verilemez. Sevmiştin şimdi sevemiyorsun/veremiyorsun, alamıyorsun ok! Ayrıl bitsin istediğn gibi gönlünce yaşa... Kendi zaafları yüzünden bir insan, maddi ve manevi mağduriyet içersine sokulmamalıdır. Genel içerikli; yaşamın her alanında aldatılmak insana manevi yorgunluk veren ruh halleridir. Buna hakkımız olamaz. Dürüst olmak gerekir. Dürüst ve mertlik iyi niyettendir. Yeni yasalar çerçevesinde aldatılanların korunmuş olmaları sevindirici olmakla beraber, bir nebzede olsa caydırıcı olabilir. Olay ortaya çıktığında maddi ve manevi tazminat hatta nafaka davası gibi birçok yasal cezaların uygulandığı biliniyor. Sevgi ve selamlarımla.

04 Temmuz 2012 13:08
İstanbul trafiği nasıl çözülür?

Istanbul'un nüfusu çok fazla. Kapasitesinin çok üstünde insanı barındırmaya çalışıyor. Tabir-i caizse boğulmak üzere. Hala konut dedikleri taş yığınlarıyla -yüksek binalarla doldurulmakta güzelim tarihi şehir. Artık son bulmalıdır konut yapımı. Ve trafik sorunlarının çözümü için yoğun çalışmalar başlatılmalı ve geciktirilmemelidir. Almanya'nın Türkiye vatandaşına uyguladığı vize konusu eleştiriliyor bazı kesimler tarafından; oysa bence Almanya bu konuda göreceli de olsa yanlış yapmıyor. Üstesinden gelemeyecekleri sorunların içine girmek istemiyorlar. Çünkü içerde yabancılarla/göçmenlerle alakalı henüz halledilmesi gereken birçok sorunlar var. Diğer kentlerden, köylerden İstanbul'a yerleşmek isteyen vatandaşlara da İstanbul vize uygulamalıdır. Ya da ikametgah ve çalışma izni kısıtlanmalı veya hiç verilmemelidir :) Biraz radikal bir öneri olarak değerlendirilebilir bu düşüncelerim. Farklı bir perspektiften bakmak, objektif değerlendirmek- düşünmek için bir alternatifdir. Saygılar

28 Haziran 2012 19:31
Kimse sikayet etmesin Blog dogru yolda!

Merhaba Newyorker, bu platformu elestirenleri kınım kınım kınıyorum :) "Bu aralar..." değil; ben bildim bileli ( 6 senedir) burası aşağı yukarı böyle. Ortam biraz duruluyor; herkes kendi halinde yazıyorken birilerinin canı sıkılıveriyor. Ya yeni üyelere takıyorlar, ya yazıların konusuna, tarzlarına, imla -yazım hatalarına vs.. Insanların keyfini kaçırırken; (...gönül sohbet ister kahve bahane) düşüncesiyle maydanoz oluveriyorlar. Herkes herkesten iyi biliyor ya...Ülkemizde demokrasi kuralları, özgürlük anlayışı tam oturduğuda; bilmişlik taslamak, eleştirmek -insanları değiştirmek zihniyeti de azalacaktır. Biraz daha sabır...Neyse daha fazla detaya inmeyeyim. Istemeden birilerinin nasırına basarak acıtırsam- sonra acıttım diye, benim de canım sıkılır. Sevgi ve selamlarımla.

19 Haziran 2012 17:25
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 549
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 4236
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

Yurt dışında yaşıyorum. Spor, yürüyüş vb. bedensel aktiviteleri düzenli uyguluyor - vegan tarzı besl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 

 
 
     
     
     
    "Herşey sende gizli" Can Yücel