Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Olağanüstü durumları doğal algılayabilme

Merhaba Savas Bey, yazilarinizi herzaman büyük bir ilgiyle okuyor ve takdir ediyorum. Tekrar tesekkürler. "erkek adam aglamaz" deyimine allerjim var. Oysa siz baska anlamda kullandiniz ama, yeri gelmisken ben de, " ERKEK ADAM DA AGLAMALIDIR " diyorum. Erkekler fiziksel yapilari itibariyla kadinlardan güclü olduklari ve dolayisiyle doga geregi kadinlari korumak gibi bir insiyaka sahip olduklari icin düsünülmüs bir söz. Artik kas gücüne degil, beyin gücüne ihtiyac duyulan bir cagda yasiyoruz. Saniyorum siz de bunu ifade etmek istediniz. Göz yaslari beyinden geliyor. Eski yunan Doktor, Hippokrates aglamayi "temizlik" olarak ifade ediyor. Aglamak "zayiflik ve acizlik" anlaminda olumsuz degerlendirilmesin. Aglamamak icin duygularini bastiran insanlar, nefret ve korku dolu olabiliyor ve ayrica cesitli hastaliklara kapi aciyor. Özellikle kalp rahatsizliklari basi cekiyor. Aglamak öfkeyi siler, merhamet ve sevgi duygularini artirir. Zir zir herseye aglamak, elbette psikolojik acidan

28 Ağustos 2006 16:09
Ne zaman ki civanyan, givanian oldu...

Sizin konunuzun disinda da kalan bir düzeltme olmakla beraber, kücük bir tuslama hatasi olabilecegini düsündüm. "Schwansteiger" degil. Bahsettiginiz alman futbolcunun soyadi : "Schweinsteiger" olarak yaziliyor. Sözlükteki karsiliklari: Schwan= Kugu Schwein= Domuz dolayisiyle, anlam ve telafuzlarida farkli oluyor. Sevgiler-saygilar

27 Ağustos 2006 15:14
İyi bir blogger ne yapmalı?

Güzel ülkemin güzel insani oldugunuz icin gurur duyuyorum sizinle. Baska bir yaziniza yazdigim yorumda da, icimden gelen ve kendime saklamak istemedigim övgümü bu vesileyle paylasdigim icin mutluyum. Bilgi ve deneyimlerinin özüyle, caliskan ve hedefini cok iyi belirlemis ayi zamanda, beyni devamli bilgi ve deneyimlerini artirmayi hedef almis bir insansiniz. Öz degerlerinin ve eksilerinin bilincinde olan bir insanin düsünce ve bilgilerini, güzel yüregi ve beynini kullanarak dile dökerek paylasmasi tek kelimeyle "harika" Keske her insan, duygu ve düsüncelerini, övgülerini gönül huzuru ve rahatligi icinde paylasabilseler. Simdiye dek okudugum yazilarinizdaki bilgi ve önerilerinizin dogrulugunu hep memnuniyet ve mutluluk duygularimla, yüregimde huzur hissederek onayladim. Sizin gibi kendi özünü ve degerlerini cok iyi bilen basarili ve caliskan insanlarimizin, her gecen gün artmasi dilegimle, yolunuz hep acik olsun..sevgiler-saygilar...

20 Ağustos 2006 14:23
Daha yaratıcı bir yaşam için 37 öneri

Iste ben o siirin sözlerini bulamadigim icin yazamiyorim Savas Bey, sorun orada..Cok safim degilmi ;-)

16 Ağustos 2006 11:14
Daha yaratıcı bir yaşam için 37 öneri

Savas Bey, güzel yazilarinizi dikkatle okuyorum. Hepsi icin tesekkürler. Bu yazinizdaki önerileriniz, beyin jimnastigi icin uygun ve her insanin düsünme ve yaraticilik melekelerini aktive edecektir. Uygulanmasini bende tasvip ediyorum. Önerileriniz arasinda;"Hata yapmakla ilgili bir sarki uydurun" Bunu aciklayip bir örnek verirmisiniz? maalesef bu öneriyi cözemedim.. Yardimci olursaniz belki isime yarayabilir.. Sevgiler-saygilar efendim

15 Ağustos 2006 16:10
Tanıdıklarınızın farkında olmak

Henüz yeni bir blog actim. Blog arastirmalarim esnasinda, ilgimi ceken blog yazarlarinin düsüncelerini, bilgilerini beyinlerini inceliyorken size rastladim. Hepsinin ayri özelligi ve güzelligi var.Her konu beni ilgilendiriyor fakat, konunun yabancisi olmadigim bir konuyu islediginiz icin, favori listemde ilk sirayi siz aldiniz. Yazilarinizi büyük bir keyif ve zevkle okuyorum. Beyniniz, zekaniz, konuyu cok genis ve derin ele alabilecek bilgi ve yeteneginiz ayri bir özellik tasiyor. Anlatim, ögretim ve bilgilendirme becerinizin yani sira güzel türkcemizide en güzel bicimde kullaniyorsunuz. Konunun yabancisi olan bir insanin dahi, ilgisini cekebilecek ögretme teknigini kullaniyorsunuz. Ülkem adina sizinle iftihar ediyorum. Sizleri yürekten kutluyorum. Güzel ülkemizin sizin gibi degerli kiymetli insanlara cok ihtiyaci var. Yolunuz acik olsun. Hep saglikli,mutlu ve basarili olmanizi yürekten temenni ediyorum.Güzel ve egitici yazilarinizda bulusmak üzere hoscaliniz. mine

09 Ağustos 2006 21:59
Şu kadınları bi anlasam

Evlendikten sonra, kadin ve erkek cicim aylari gectikten sonra neden degisir? Esler arasinda daha önceleri, birbirlerinin hosuna giden tavir ve düsünceleri ilerki dönemlerde siniri bozmaya baslar. Neden daha önce gözü körmüydü, kulagi sagirmiydi bu insanlarin? Eh! ona benzer birsey... Belki kendilerini iyi taniyamadan evlendiler acele ettiler. Ya da zamanla düsünce ve görüsler yasam bicimi vs. degisti dogal olarak. Saygi ve sevgide günden güne azalinca evliligi tehdit eden alarm canlari calmaya baslamistir. Ama bu bir son demek degildir. Hic birsey icin, hic bir zaman önlem almak icin gec degildir. Yeterki, insancil olalim. Tüm canli varliklar doganin geregi degismeye egilimlidir ve degisirler. Afrika'nin cok sicak tropikal ikliminde dogmus büyümüs, yasamis bir insan kutuplarin cok soguk ikliminde yasamak durumunda kalinca, donarak ölmemek icin ölüm kalim savasi verecektir. Esler arasinda da böyledir. Degisimler esnasinda akilli ve duyarli ve hosgörülü olma

02 Ağustos 2006 17:15
Bir Öneri

Bu konuda ben biraz farkli düsünüyorum. Herkes kendi isini kendi yaparsa sorun cözülür. Sivil toplum gönüllüleri,cevre bakim ve temizligi konusunda duyarsiz olan insanlarin cöplerini toplamak zorunda degil. O sivil toplum gönüllüleri cöpcülük degil, daha egitici görevler verilebilir . Sorumsuz duyarsiz insanlarin hizmetciligini yapmak degil. Herkes bulundugu mekani nasil temiz bulduysa öyle birakmak zorundadir. Bu bir vatandaslik görevidir, vatan sevgisinden kaynaklanir. Dogayi cevreyi korumak düsüncesi herkesin yüreginde hissetmeli. Eger yeterince cöp kutulari kontenalar yoksa, belediye yetkililerine seslerini sözlerini en etkli bir bicimde duyurmak zorundalar. Belediyenin görevleri vatandaslik görevi bunlar okullarda sanirim hala ögretiliyordur. Ben yillar önce ilk okulda ögrenmistim. Uzun yillar Almanya da yasadigim icin maalesef bu konuda fazla bilgi sahibi degilim. Akil alacak sey degil. Cöpleriyle pislettikleri o güzelim plajlara tekrar gelmek istediklerinde, "neden bural

28 Temmuz 2006 00:52
Bir porsiyon şeftali kebabı alır mısınız?

Izgara keyfinizi kacirmadan bu bilgimi izninizle diger okuyanlarla da paylasmak istiyorum. Izgaranin korlarina damlayan yaglarin sakincasi biraz daha düsük oluyor. Izgara yapilirken kizgin kirmizi yanan kömürlerin üzerine damlayan yagdan cikan duman, etle temas ettiginde, etin üst tabakasinda sagligimizi tehtit eden, kanser hücrelerinin olusmasina neden ve 1kg kg ette 5,8 bis 8 Mikrogramm kadar "Benzpyren" denilen kimyevi madde kapliyor. Almanya tüketiciler dernegi bu maddeyi icilen 600 tane sigaradan cikan dumanla oratiliyorlar. Bu nedenle yagin ete damlamamasi icin izgaranin üstüne alimunyum folie yada baska atese dayanikli tepsi vs. koymakta yarar vardir. Yada yagin damlamasini engelleyecek baska seceneklerler buluslar icin yeteneginizi zorlayabilirsiniz. Yaz aylarin vazgecilmez keyfi saglikli izgara keyfi sagligimizi tehtit etmemeli. Elektrikli izgara alternatiflerden birisi olabilir kizartilan etlerin tadi elbette kömür izgarada yapilanlar kadar lezzetli olmuyor. Selamlar

27 Temmuz 2006 17:41
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 549
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 4236
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

Yurt dışında yaşıyorum. Spor, yürüyüş vb. bedensel aktiviteleri düzenli uyguluyor - vegan tarzı besl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 

 
 
     
     
     
    "Herşey sende gizli" Can Yücel