Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Tarihimizle yüzleşmek: Nasıl Müslüman olduk? "Ceyhun Nehri Kan akıyor"- 1

Tebrikler Ahmet Bey konuyu nesnel bir şekilde ortaya koymuşsunuz. Bu konuda ben de bir çalışma yapmıştım, ama, sizin çalışmanız daha ayrıntılı olmuş. Bu gizlenen bilgilerin okullarda ders kitaplarına da konması gerekir ta ki gençlerimiz nasıl Müslüman olduğumuzu öğrensinler. Esenlikler.

06 Nisan 2013 11:02
Millet uyanınca ne olacak?

Ömer bey karşımızda gözü dönmüş, kefenleriyle yola çıkmış, baldıran zehiri içmeyi ölümüne göze almış bir zihniyetin temsilcileri var. Bunlar dünyanın en güçlü devletlerini arkalarına alarak Türk devletini yok etmeyi kafalarına koymuşlar. Bunlara inanılmaz maddi imkanlar ve vaatler verilmiştir. Millet uyanırsa bu zihniyetle ölümüne savaşmaktan başka bir seçeneği kalmamıştır. Esenlikler.

01 Nisan 2013 11:07
Türkiye ne kadar şanslı farkında mıyız?

MB yazarlarına soruyorum: Niye bu yazıyı bu kadar az kimse okudu ? Doğrusu hiç anlamıyorum. Halbuki ben ne ümitlerle yazmış ve büyük bir rekor kıracağımı sanmıştım…

27 Mart 2013 18:49
Muhalefet iktidarın hizmetinde

İlke olarak MB de kaydı ve blogu olmayanların yorumlarına yanıt vermiyorum ve yayınlamama hakkımı saklı tutuyorum. MB’nin böyle bir uygulamaya izin vermesi de kınanması gereken bir durumdur. Ancak, mizahi yaklaşımından dolayı bu kez bir istisna yapıyorum. Her şeyden önce Silivri’dekiler “benimkiler” değil. Ben herhangi bir görüşe körü körüne destek ya da köstek olmak amacında değilim. Engizisyon veya darbe dönemlerinde olduğu gibi Silivri’de bir sürü ölümcül haksızlık ve hukuk kırımı yapıldığı ayan beyan ortadadır. İbretle ve hayretle izlediğimiz öfke ve sinir dolu siyasal soytarılık devam ederken -kantarın topuzu bazan yerinden fırlayıp kafa göz yarılsa da- her şey ABD patentli “Büyük Ortadoğu Projesi”ne uyumlu bir şekilde yürütülmekte ve sizinkilerin Pirus zaferlerini ilan etmesi yakındır. Bu durumda endişeye ve paniğe yer yok. Ancak, bu "deliğe süpürülmeden" önce mi, sonra mı olacak? Bunu hep beraber göreceğiz. Öyle değil mi Yalçın?

15 Mart 2013 21:18
Yok olmaya mahkûm bir ideoloji = "İslamcı zihniyet" - 4

Tebrikler Ahmet Bey. Yazı diziniz çok başarılı. “İslam yanlış anlaşılmıştır” söyleminin tamamen asılsız, mesnetsiz ve büyük bir yalan olduğunu kanıtlıyorsunuz. Bu aynı zamanda akademik ünvanlara sahip İslam aydınları veya aydın İslam ilahiyatçılarının bu dini "aklamaya" veya yüceltmeye yönelik iddia ve görüşlerinin de genelde düzmece ve yalan olduğunu göstermektedir. Bu konuyu da irdeleseniz yararlı olur sanırım. Esenlik.

15 Mart 2013 09:56
İyi seyirler Türkiye

Sn yazar, içtenlikle itiraf etmeliyiz ki terörle savaş Türkiye’nin ağır yenilgisi ile sonuçlanmıştır. Gerçek olan budur. Barış ancak savaştan sonra olur. Savaşta yenilen taraf galiplerin koşullarını kabul etmek zorunda kalır. Mağlup Osmanlı da işgal güçleriyle barış yapmadı mı? Mondros ateşkesinden sonra Sèvres Barış Antlaşması imzalanmadı mı? Fakat Kuvayı Milliye (Ulusal Kuvvetler) bu barış sürecini tanımadı ve savaştılar. Kuvayı Milliyeciler İslam ve halife düşmanı, barış düşmanı, vatan haini ilan edildiler. Atatürk ve arkadaşları için Vahdettin tarafından idam cezası bile verildi. Bugünkü sürecin Sèvres barışından bir farkı yoktur. Esenlik

13 Mart 2013 19:25
Muhalefet iktidarın hizmetinde

“MB yazıcılarına (Özellikle AKP karşıtı yazı yazanlara) sık sık yorum atan; ama kendisinin MB'de sayfası olmayan biri var... ! "Mahlas" ı (sahte ad) ilginç : "Demokrasi Penceresinden"... Penceresi ve demokrasisi neyse, bu zat o pencereden hep aynı yere bakıyor, baktığı yerde de hep AKP oluyor... Nerede AKP eleştirisi bir yazı görse damlıyor... Yazdıkları da tıpkı eski gazeteci yeni AKP milletvekili Mehmet ..... (soyadını unuttum) gibi üç sözcük... Ordu vesayeti... Bürokrasi vesayeti... Yargı vesayeti... Başka lafı yok... Ne bunlar bir açıkla... O da yok... Kanımca bu "Demokrasi Penceresinden" 'mahlas' lı zat, ya AKP sempatizanı bir genç; ya da (inatla AKP eleştirisi yazanları takip ettiğine göre) parti tarafından "MB yazıcılarına yorum yaz" diye görevlendirilmiş biri... “

13 Mart 2013 08:00
Muhalefet iktidarın hizmetinde

Milliyet Blog’da blogu ve kaydı olmayan “Demokrasi Penceresinden” rumuzuyla sağa sola yazı yazan biri var. Yazıma yapmış olduğu yorumundaki imla hatalarına, senlibenli üslubun bayağılığına ve seviye bozukluğuna değinmeyeceğim. Kuşkusuz eleştiri ve yoruma kesinlikle karşı değilim. Ancak, bunun kişiselleştirilmeden akademik bir düzlemde yapılması gerekir. Bu yapılmadığı takdirde o demokrasi “penceresi” olmaz, “tencere” olur, ya dibi tutar, ya da patlar. Milliyet Blog'daki bir çok yazarın bu ne idüğü belirsiz kişiden şikayetçi olduğu anlaşılıyor. Ufuk Kesici, Ömer Faruk Hüsmüllü, Necati Tüfekçi, İzmirli97 gibi MB yazarları bu durumdan şikayetçi. Ufuk Kesici “Kim bu Demokrasi Penceresinden?” blogunda şöyle yazmış:

13 Mart 2013 07:59
İyi seyirler Türkiye

Sn yazar, Türkiye’nin içinde bulunduğu durum tipik bir “Stockholm Sendromu” vakasıdır. Osmanlı’nın işgal güçlerine teslim oluşu gibi hükümet terör örgütüne teslim olmuştur. Bu kadar öfke, sinir, asabiyet ve saldırganlığın altında yatan budur. Türk ordusu tasfiye edilip tüm askeri savunma planları ve kozmik sırlar da açığa çıktıktan sonra tüm umudunu terör örgütüne ve onun meclisteki uzantısı olan partiye bağlayan hükümet “deliğe süpürülmeden önce” kendisine ABD tarafından biçilen rolü başarıyla oynamaktadır. Daha beter günlerin bizi beklediği kaçınılmaz görünüyor. Esenlik.

11 Mart 2013 15:56
Aydın dindar ile cahil dindar arasındaki farklar

Sn Aydınn, dindar ile cahil dindarı tanımlamanız yerinde bir saptama olmuş. Ancak, ben yine de ikisi arasında pek bir fark görmüyorum. Cahil dindarın ayakta su içmenin faziletlerinden dem vurmasına gülüp geçersiniz ama, örneğin, Yaşar Nuri Öztürk veya Beyaz Hoca gibi İslam aydınları için aynı şey söz konusu olamıyor. İslam aydınlarının söylediklerini aydınlar ve aklı başında yurttaşlar ciddiye alıyor ve Kuran’ın çağımız için gerçek bir rehber olduğunu sanıyorlar. Oysa, Yunan mitolojisi olsun, Hammurabi kanunları olsun, nasıl ki mantıksal ve akılcı yorumlar ile bunları bilimsel düşünceye ve çağdaş topluma uyarlamak mümkün değilse, aynı şekilde, şeriat hükümlerini de mantık ve akılla çağdaş topluma uyarlamak mümkün değildir. Ama işte yapılmakta olan budur. Oysa, yapılması gereken çağdışı inançları bilimle bağdaştırmak için bin türlü cambazlık yapmak yerine bunları tamamen yadsımak olmalıdır. Bu yapılmadıkça İslam coğrafyasında gerçek bir uyanış mümkün olamayacaktır. Esenlik

08 Mart 2013 17:13
Toplam blog
: 129
Toplam yorum
: 179
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1754
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

1968 yılından bu yana dinler tarihi, mitoloji, sosyoloji, antropoloji, dinbilim, teozofi, metafiz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster