Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ecdadı sevişmeyen bir ırkın ahvâdıyız!...

Yani ecdadımız Osmanlı da harem yok muydu? İçoğlanı kurumu yok muydu? Divan Edebiyatı diye lisede öğrendiğimiz Osmanlı Saray Edebiyatı baştan başa erotik ve eşcinsel pederastik göndermelerle dolu değil mi? Padişah karılarının tümü genelde Avrupalı Hristiyan karılar değil mi? Haremde bir sürü kirli entrikanın döndüğünü ve padişahların kendi oğullarını boğdurduklarını bilmeyen yok artık. Başbakanın “Muhteşem Yüzyıl” dizisi hakkında söyledikleri ve yayınlanmasının engellenmesi için yargıya yaptığı çağrı çok tehlikeli ve ileri demokrasiye (!) yakışmayan bir davranıştır. Bardağı taşıran son damla değildir kuşkusuz. Bardak çoktan taşmıştır. Her geçen gün daha kötüye gidiyor. Yeter ki ülke yıkılmasın. Esenlikler.

26 Kasım 2012 22:42
Cinsellik eğitimi verilmeliiiii! (Verdiler de almadık mı?)

Sn Culduz, bizim ülkemizde cinsel eğitim özellikle kırsal kesim insanımıza pratik ve uygulamalı olarak verilmektedir. Ve sanırım bu konuda bugüne kadar kimsenin bir itirazı veya şikayeti –basına yansıyan münferit olaylar dışında- olmamıştır. O halde, sorunsal kentsel kesime bu geleneksel eğitimi nasıl benimseteceğimiz olmalı ! Aslına bakarsanız bu konuda eğitime de pek gerek yok. İnternet kanalıyla gerekli tüm datalara ulaşma olanağımız var değil mi? Esenlik

25 Kasım 2012 18:17
Seks yapmak için nedenler

Sn Biber, ben karma bir yazı sanmıştım. Ancak sadece kadınlara yönelik bir yazı olduğunu okurken fark ettim. Zaten, yazının sonunda da belirtmişsiniz. O halde, erkekler için de bir şeyler yazsanız iyi olur sanırım. Esenlikler

18 Kasım 2012 10:21
Türkiyedeki etnik ırkçılık hakkında

Sn Sandokan ve Sn Binlik. Blog yazarı olmadığınız için yaptığım yorumlar yayınlanmıyor. Dikkatinize teşekkür ederim. Yaptığım yorum şöyleydi: "Etnik ve ırkçı yaklaşımlara konuyu değerlendirmek ve Türk ve Kürt diye genellemelere gitmek doğru bir yaklaşım olmaz. Teröre, etnik ve ırkçı bölücülüğe ve yönlendirmelere karşı yılmadan mücadele etmek her yurttaşın görevidir. Kürtler özgürlük istiyor diye bir genelleme yapamayız. Kürt diye bir millet, Kürtçe diye bir dil olup olmadığı tartışmalı bir konudur ve bunun altında bilimsel gerçeklerden çok dünya egemenlerinin kışkırtmaları ve Sevr artığı siyasal hesapları yatmaktadır. Bu nedenle de “Kürt sorunu” yoktur, “Kürtçülük sorunu” vardır. Ama tartışmasız olan şudur: Kürt diye “etiketlenen” etnik grupların çoğu aşiretler halinde yaşamakta ve aşiret reislerinin yönlendirmesiyle hareket etmektedirler. Bu köleci ve feodal yapının değişmesi gerekmektedir.

14 Kasım 2012 11:10
Yazma özgürlüğü

Sınırlarınız çok fazla. Korkularınız da. Hepsini kaldırıp atın. :))

02 Nisan 2011 22:18
Toplam blog
: 129
Toplam yorum
: 179
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1754
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

1968 yılından bu yana dinler tarihi, mitoloji, sosyoloji, antropoloji, dinbilim, teozofi, metafiz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster