Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Bir televizyon hikayesi...

Sevgili Fulya, Televizyon programları konusundaki gözlemlerine katılmamak mümkün değil. Bende sayılı bir kaç kanal dışında ,ki onlar da haber kanalları, televizyonda izleyecek birşey bulamıyorum ve arasıra şöyle bir gezindiğimde de seninle aynı tepkileri veriyorum. Bu anlamda kesinlikle yalnız değilsin:)Ben medyanın topluma karşı bir takım görev ve sorumlulukları olduğunu düşünüyorum. Böyle bir kuruluşun sadece reyting kaygısı ile değil toplumu düşünerek hareket etmesi lazım. Sonuçta televizyon kanallarındaki programların düzeyi düştükçe otomatik olarak insanların beğeni düzeyi ve genel anlamda kültür düzeyide düşüş gösteriyor. Oysa ki arada belgeseller, kültür sanat programları da yayınlasalar ve insanları bu konuda özendirseler eminim ki toplum olarak daha iyi bir noktada olacağız. Sevgiler...

05 Ekim 2006 17:28
Muazzez İlmiye Çığ'a yapılan ayıp

Böyle önemli bir konuya değindiğiniz için çok teşekkür ederim size. Dediğiniz gibi Muazzez İlmiye Çığ, çok değerli bir bilim insanı ve 92 yaşına gelmiş böyle önemli bir bilim insanımızı Sumerler ve antik çağ hakkında biraz bilgisi olan herkesin doğruluğunu onaylayacağı bir cümle yüzünden mahkemeye vermek tam anlamıyla bir komedi. Ben arkeoloğum ve Sumerler döneminde fahişelerin diğer kadınlardan ayrılmaları için başlarını örttüklerini bende aynı şekilde tekrar ederim çünkü bu tarihsel verilere dayalı bir gerçektir. Muazzez hanım bunu yazdığı için mahkemeye veriliyor güleyim mi ağlayayım mı bilemiyorum. Bir an önce bu komedinin sonlandırılmasını diliyorum sadece.

29 Eylül 2006 03:59
Mırın kırın etmeden...

Sevgili Fulya, Bende zaman zaman kendi iç dünyama ve kafamı meşgul eden binlerce soruya öylesine kaptırıyorum ki kendimi aynı senin yazdığın gibi dışımda olan biten birçok şeye kapatıyorum gözlerimi.Bu arada hayat bizim iç dünyamıza derin dalışlarımızdan çıkmamızı beklemiyor tabi o kendi programınca akmaya devam ediyor. Dediğin gibi dış dünyaya gözlerimizi açmayı öğrenmemiz gerekiyor. Bunu kendime sık sık telkin ediyorum bende :o) Sevgiler...

18 Eylül 2006 23:15
Kederli bir kadın silüetidir şimdi...

Sevgili Fulya, Biten bir aşkın insan ruhunda yarattığı boşluk ve acı hissi ancak bu kadar güzel anlatılabilir. Yüreğine ve kalemine sağlık...Her zaman ki gibi zevkle ve duygulanarak okudum seni.

15 Eylül 2006 11:59
Geçmişe bağlı kalmak: statüko veya özlem

Sireli Arek, Yazını okurken aklıma geçmişin şimdiye etkisi ile ilgili birçok değişik düşünce geldi.Seninde dediğin gibi zaman zaman farklı nedenlerle geçmişe saplanıyor ya da özlem duyuyoruz.Aslında hepimiz geçmişimizin bir toplamından ibaretiz aynı toplumlar ve ülkeler gibi. Yani bizi biz yapan ve biçimlendiren geçmişimiz aslında.Dolayısıyla geçmiş geçmişte kalıp mazi olan birşey değil, capcanlı yaşamaya devam ediyor hayatlarımızda.Ama geçmişi bir saplantı haline getirmeme konusundaki düşüncene de katılmamak elde değil tabi. Sirov...

14 Eylül 2006 03:42
Prometheus'un(ilk devrimci) öyküsü

Selam Gülsencim, Yazını yine büyük bir zevkle okudum. Prometheus gerçekten de insanları Tanrıların baskısından korumak için kendini tehlikere atan bir mitoloji kahramanı, seninde dediğin gibi ilk devrimci. Prometheus'un insanlara götürmek için Olympos'tan ateşi çalması ve sonrasında başına gelenler Yunanlıların büyük tragedya şairi Aiskhylos tarafından da kaleme alındı ve ortaya Prometheus Desmotes yani Zincire Vurulmuş Prometheus tragedyası çıktı. Aiskhylos'un bu ölümsüz eserinin Türkiye iş bankası kültür yayınları tarafından basılmış olduğunu okumak isteyenler olabilir diye izninle ek olarak belirtmek istedim. Öpüyorum canım. Görüşmek üzere:)

06 Eylül 2006 18:20
Azınlıklar: 'Yerli' yabancılar

Parev Sireli Arek, Gerçekten çok önemli bir konuya değinmişsin. Cumhuriyet tarihimizde maalesef bu ülkenin vatandaşları olan azınlıklara karşı çok yanlı uygulamalar gerçekleştirilmiştir ve bu uygulamalar Türkiye'deki gayrimüslim nüfusun gitgide azalmasına sebep olmuştur. Bu şekilde de asıl amaçlanan gerçekleştirilmiştir ne yazık ki.Bu bağlamda varlık vergisi, 6-7 eylül olayları ve diğer konulardaki görüşlerine tamamen katılıyorum. İşin asıl üzücü tarafı geçmişte yapılan yanlışlıkların halen devam ettirilmeye çalışılması.Biliyorsun azınlık vakıflarından hazineye devredilen mülkler yeni yürürlüğe girecek yasayla, gerektiği gibi asıl sahiplerine yani gayrimüslim vakıflarına iade edilecekti. Ancak bu iadenin gerçekleşmemesi için bazı mülklerin hızla üçüncü şahıslara geçirilmeye çalışıldığını okuyoruz gazetelerde. Ben bu tutumu tanımlayacak kelime bulamıyorum. Aslında buluyorum da söylemek istemiyorum diyelim. Ser u Harkank... Özlem

01 Eylül 2006 01:11
Arkeolojinin önemi

Arkeolojinin önemi başlıklı yazınızda gerçekten benimde bir arkeolog olarak sürekli şikayetçi olduğum ilgilisizliğe değindiğiniz için çok teşekkürler. Kuşkusuz Anadolu tarihsel ve kültürel miras bakımından dünyanın belki de en zengin toprağı ancak bu zenginliğin öneminin farkında olup korumayı bilmek belli bir kültür birikimini ve bilinci gerektiren birşey. Dilerim bu bilince sahip insanların sayısı artar. Bu arada yazınızın girişinde arkeoloji tarihe yardımcı olur demişsiniz. Kuşkusuz günümüzde bilim dalları elde ettikleri verilerle birbirlerine yardımcı olmaktadır. Mesela arkeolojik kazılarda mimar, kimyacı, botanikçi ve antropolog gibi değişik alanlardaki elemanlar yer almakta. Ancak lise kitaplarında yazdığı gibi arkeoloji tarihe yardımcı bir bilim dalı değildir, arkeoloji kendi araştırma sahası ve metodu olan başlı başına bir bilim dalıdır. Belki o cümlenizden bu anlamı çıkaranlar olabilir diye bunu izninizle eklemek istedim.

29 Ağustos 2006 15:08
GORA'lıyım ben...

Parev degerli Arek, Yazını gercekten uzulerek okudum ama daha once senin karşılaştığına benzer şeylerle yüzyüze gelmiş birçok arkadaşlarımı dinlediğim için şaşırmadım. Hayatta değer verdiğim dostlarımın çoğu Ermenidir o yüzden bu tür şeylere yabancı değilim. Sorun şunu bilmekle çözülür sanıyorum: Anadolu kültürünü biz Ermenisiyle, Turküyle, Rumuyla,Kürtüyle,Süryanisiyle ve diğer Anadolu halklarıyla beraber yarattık ve hepimiz bu toprakların eşit haklara sahip evlatları olmalıyız. Ama ne yazık ki hala Üniversite eğitimi almakta ya da almış olan insanların içinde bile birisi ben Ermeniyim dediğinde "aaaa nasıl bu kadar iyi Türkçe konuşabiliyorsun, Ermenistan'dan ne zaman geldin" şeklinde tepki veren birçok insan çıkıyor. Kendi topraklarımız ve ortak kültürümüz konusundaki bu cahillik ve önyargılar insanı çileden çıkartıyor. En azından beni çıkartıyor diyebilirim... Sirov

25 Ağustos 2006 22:38
Medusa'nın öyküsü

Merhaba Gülsen, Öncelikle hoşgeldin. Medusa hakkındaki güzel ve bilgilendirici yazını zevkle okudum ve yazılarının devamını bekliyorum...

24 Ağustos 2006 18:40
Toplam blog
: 130
Toplam yorum
: 273
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 4822
Kayıt tarihi
: 08.08.06
 
 

Ege Üniversitesi Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi bölümü mezunuyum. Şu anda Marmara Üniversitesi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster