Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Otlar ağaca ne yapar?

Oğlunuz gibi bir çocuk, mesela benim de Rüyam, hayatımıza melekler gibi giriyor ve işte o zaman güzelim elleriyle, müthiş sıcaklıklarıyla hayatımızdaki otları görünmez ediyorlar. Doğaya özlemse hiç bitmiyor, onca İngilizce'den kırma isimli rezidanslar, trafik, iş hayatının küçük hesapları arasında öylesine büyüyor ki... Benim de sizden okuduğum ilk blog, iyi bir başlangıç oldu.

19 Eylül 2012 16:09
İdare, uykusundan sıçramalı, "reform" yapmalı. Yoksa bu böyle gitmez!

Muzaffer Bey, yeryüzüne çıkmak istiyoruz evet. Bunu dile getirdiğiniz için teşekkürler. En vs seçimiyle bol kavga, atışma ve itişmenin çıkacağına şüphe yok. Zaten eski sistemi bazı blogcular çok eleştirdi diye uzun vadeli enlerden günlük vs enlere geçildi diye biliyorum; ama tabi bu bir şeylerin yapılmasın ya da yığınların arasında kendimizi kayıp hissetmeyeceğiz anlamına gelmiyor. New Yorker'ın yazısında görmüştüm sanırım, cumartesi ya da pazar günü iki sayfacık da olsa blog eki olsaaa, ne iyi olur. Eskiden Fatih Türkmenoğlu Milliyet Cumartesi Eki'nde bir sayfayı bloglara ayırıyordu ya, motivasyon oluyor insana hiç değilse. Selamlar...

08 Ağustos 2012 12:32
Renkler - 3

Çok şeker ve huzur verici olmuş. Bu arada biz de unuttuk nereye gidildiğini sormayı, sorgulamayı...

29 Mayıs 2012 12:15
Bir küçük gemi

Beni de alın geminize... ben de bir küçük gemide olayım. bence de 'sevda koksun papatyalar...' Benim Kuşlu Yazı diye bir blogum vardı eskiden biraz ona benzemiş, bir de Gidiyorum diye bir blog yazmıştım, onun duygusunu buldum şiirinizde. Kendimden bir şeyler yani. Selamlar..

23 Mayıs 2012 15:44
Hayatı seninle, çayı iki şekerle, baharı çiçekle seviyorumm :)

'Sevgili yapasım var bugün, gecelerimin aydınlık olası var bugün...' ha? Vay... Hoşuma gitti. Üstelik baharı göndermeler filan... Şeker olmuş.

19 Mayıs 2012 19:08
Duvak - The Painted Veil

Güzel yazı...

05 Ocak 2011 17:25
Mutluluk nerede?

sessizlikte sessizlikle yaşanır. insanların yüzüne haykırılan, ağlanan sızlanan aşk, esas itibariyle egodan başka bir şey değildir. Mutluluksa gerçek aşkın hiçbir yerinde yoktur. Kafadaki uğultulu sesler, haklısınız, insanın içindeki mutsuzluğu özellikle huzursuzluğu besler. Kullandığınız blog fotoğrafı ayrıca çok sevdiğim ve üzüldüğüm fotoğraflardandır. Birkaç yıl önce ortadaki kızın yaşlı bir kadın olarak fotoğrafını görmüştüm. Selamlar ve yazınız için teşekkürler.

02 Kasım 2010 09:44
300

her ay dalya yapanlara maşallah demişsiniz. ben de size diyorum. Ben 2006'dan bu yana 100 yapabildim. Bir beş sene daha yazarsam belki bir 100 daha yaparım. Kurban konusu beni de düşündürüyor. Fiyatlar 400-450'den başlıyormuş...

01 Kasım 2010 15:40
Yazık yazık.!

Farklı bir açıdan ilginç bir bakış açısı. Bilerek böyle bir rezalet çıkarılır mı? Olabilir... Teşekkürler yazınız için.

04 Ekim 2010 09:03
Başka Dilde Aşk/Zeynep'in Dilinden...

Bu yazınızı okuduktan sonra diğer iki yazınızı da okudum. Herbiri karanlık bir kuyuya atılan paha biçilmez taşlar gibi. Duyarlıklı ve edebi olmuş hepsi. Filmi özgün bir kurguyla yorumlamış, sinemayla edebiyatı kaynaştırmışsınız. Tebrik ederim.

16 Eylül 2010 14:21
Toplam blog
: 132
Toplam yorum
: 408
Toplam mesaj
: 82
Ort. okunma sayısı
: 2907
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Odtü mezunu; edebiyat ve sinema düşkünü biriyim. AFSAD’ta fotoğraf, Sinematek’te film yapımı üzer..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    'Dünyayı bir umut kurtaracak ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey.'