Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Doğurmak ya da doğurmamak

Birgün bu dünyadan gittiğimde, "Ohh be gitti de kurtulduk." diyebilecek olanlara, "Beterin de beteri varmış, kızını yetiştirmiş" dedirtmek çok zevkli. Kızım, benim yerimi fazlasıyla dolduracak, yapamadıklarımı yapacak. Malum mevzileri boş bırakmamak gerekir. Sen de, senden daha çatlak birinden dünyayı mahrum bırakmamalısın. Bence böyle... Hadi bakalım, kolay gelsin, düşündüğüne göre niyetlisin demek ki... Sevgiler.

24 Ekim 2006 22:50
Herşey seninle güzel

Evet çok haklısın, giden geri gelmiyor. Hayat ertelemeyi kesinlikle kabul etmiyor, çünkü kendisi hızla akıp gidiyor. Geç kalmamak gerekiyor, yitirmek çok acı çünkü... Dilerim sen sevdiklerini yitirmezsin... Sevgiler...

24 Ekim 2006 22:35
" Herkes istediğini yapar ama, istediğini isteyemez "

Bugün canım çok sıkılıyordu, yazını okuyunca neden sıkıldığımı daha iyi anladım. Sağol, çok güzeldi ama ben yine de kavuşmayı tercih ediyorum. Sevgiler.

22 Ekim 2006 01:00
Hangi erkeklerden uzak durulması gerekir?

Uzak durulması gerekenleri anladık. Peki bir liste de "yaklaşmamız gerekenler" şeklinde hazırlanabilir mi? Yane ne bileyim, bunların tersi diyebilirsin de, daha somut olarak önerilerin olabilir mi... Yoksa yoksa, öyle erkekler yok mu? :)))

22 Ekim 2006 00:53
Çocukluğumun Ramazan akşamları...

Benim kızım 16 yaşında ve ağaca çıkmayı bilmiyor. Oysa ben ağaçların üstünde büyüdüm diyebilirim. Kızımın oda dolusu oyuncağı, piyanosu, gitarı, son model cep telefonu, cd çalarları gibi yığınla elektronik çöpü var. Benimse annemin yaptığı bezden bebeklerim, babamın İstanbul'dan getirdiği yatınca gözlerini kapatan bir bebeğim, mavi taşlı gümüş bir bileziğim vardı. Biz oyunlarımızı ve oyuncaklarımızı kendimiz yaratırdık. Yorgunluktan gözlerimiz kapanana kadar oynar, sokaktan yatağa zor atardık kendimizi. Ben hala çocukluğumu özlüyorum, çok mutlu bir çocukluk geçirdiğimi söylüyorum. Kızım ise, tüm yaşıtları gibi doyumsuz. Evden okula, dersaneye giden yollarda geçiyor çocukluğu. Keşke kızım da o basit ama daha insancak, daha sıcak, daha yalın zevkleri tadabilseydi...

02 Ekim 2006 12:21
Düş kitapları... kitap düşleri

48 yaşındayım ve hala çocuk kitabı okumaktan çok hoşlanıyorum. Güzel yazına teşekkürler, listene de benden de bir ekleme: Ferenc Molnar'ın Pal Sokağı Çocukları, muhteşemdir. Benim başyapıtlarımdan biridir. Hayatta nefer olmanın ne denli önemli olduğunu ve dostluğu çok iyi anlatır. Emin Özdemir'in Kök Yayıncılık'tan çıkan Mutlukent'in Yöneticisi çok önemli bir kitaptır. Şeker Portakalı var mıydı listede? Sevgiler...

30 Eylül 2006 00:42
Adem'in ilk karısını tanıyan var mı? Lilith!!!

Mitolojiye merakım nedeniyle yazını okudum, iyi ki de okumuşum. Biraz farklı bir versiyonunu biliyordum ama öz aynı idi. Lilith'i sevme nedenim belki kadınca yargılarım olabilir. Bana göre mitoloji günümüzü daha iyi yorumlayabilmenin bir yolu. Gerekli dersleri çıkarabilirsek iyi bir rehber. Eline sağlık, yeni yazılarını heyecanla bekliyorum. Sevgiler.

28 Eylül 2006 13:58
Ajda Pekkan'la tanışmak

Çocukluğum ve gençliğimin şarkıcısıdır ama hiçbir zaman çok severek dinlememiştim. Çünkü ben Cem Karaca dinlerdim. Ajda o zamanlar benim düşüncelerime hitap etmiyordu. Yazını okurken senin bakış açınla değerlendirdim ve hiç te haksız olmadığını gördüm. Acaba ben iyice yaşlandım mı. Bilirsin insanlar yaşlandıkça daha da yumuşarlar her konuda... Hep sevgiyle kal.

20 Eylül 2006 23:24
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 138
Toplam mesaj
: 34
Ort. okunma sayısı
: 1462
Kayıt tarihi
: 26.08.06
 
 

1958 doğumluyum, İzmir'de yaşıyorum. 17 yıl gazetecilik yaptım ve emekli oldum. Şimdi babamın kurduğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster