Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Feminizm

Değerli İZEL TONTAŞ, "Kadın-Erkek" insandır, insani özellikler taşırlar. Ve Topluca çektirdiğimiz bir resimde ilk kendimize mi bakarız? "Feminizm" : Avrupa'da (Fransa'da) hareket noktası bulan ve anlam kazanan bir anlayıştır. Peki, Fransa (Avrupa) Buna neden gerek görülmüştür? Demek ki, (Kimilerine göre) "Medeni!" Batıda, kadın-erkek eşit değilmiş. Peki, Doğuda eşit midir? Bunun cevabını batı için; Antik Yunan'dan itibaren araştırılarak yazılan, "Özel Hayatın Tarihi" isimli (5 cilt) (YKY) eserde; Doğu da ise, İslam ve Uzakdoğu (Hint-Çin) kaynaklarındadır. Soralım: bu kaynakları (doğru olarak) okuyan kaç kişi vardır? Anadolu'da kadın "eş", değil, "Eşit"tir. Uygulamada "Eşitlik” görülmediği ileri sürülebilir, bunda haklılık payı da olabilir. Peki, sorunun (eşitsizliğin) kaynağı nedir? Bilirsiniz, ceviz ağacının kerestesi kıymetlidir. Onu daha kıymetli yapan işlenerek mobilya olmasıdır. İnsanın eşitliği işlenmesinde olabilir mi? Meseleye bazen de farklı bakılmalıdır. Sağlıcakla kalınız.

24 Mayıs 2017 10:18
Erkeklerin bile yapmaktan çekineceği etek altı esprileri artık bazı hanımlar rahatça yapar oldu...

Değerli Süleyman Bey, Düşünen ve düşünerek anlamını bulabilen canlı varlık, "İnsan"ın en belirgin özelliğinin ne olduğunu açıklamıyor, bunu (yorumu)okuyanlara bırakıyoruz. Bizler, rekabetçi toplumlarımız kadar gelişmenin yolunun "Batılılaşmak" olduğunu düşündük. (Daha doğrusu, verdikleri kredi-teknoljinin bir bedeli olarak batılılarca dayatıldı) Gerçeğinde bizler, batılılaşmayacak, çağdaşlaşacak (çağın gereklerini yerine getirmek için düşünecek-üretecektik. Batı toplumunu (kökenini) anlamak için mutlaka 2000 yıllık "özel hayatı" bilmek gerekir ki, bizler neye benzediğimizi-benzemeyi düşündüğümüzü bilelim. Ne yazık ki, (benzeyeceklerimiz hakkında) en küçük bir bilgimiz dahi bulunmamaktadır. "Bir ailenin çocuğuna verebileceği en büyük hediye kökleridir. Küçük bir kızın ne kadar ince ve kibar davrandığını fark eder öğretmeni. “Böyle ince ve kibar olmayı kim öğretti sana?” diye sorar. "Hiç kimse. Bu bizim ailenin kanında var,” diye yanıtlar kız." Sağlıcakla kalınız.

24 Mayıs 2017 08:13
Kitabım çıktı

Değerli Arif Öğütçü, öncelikle sizi kutluyor, emeğinizin karşılığını bulmasını diliyorum. Biliriz ki öyküler, yaşamın, insanın ve gerçeğinin bir parçasıdır. Yaşamı başarmış insanlar, iki ayaklarının üzerinde durmasını öğrenen ve durabilen insanlardır. Pope bakınız bu konularda ne demektedir: "Kimseden hiçbir şey beklemeyenlere ne mutlu,hiç hayal kırıklığına uğramazlar." Sağlıcakla kalınız.

08 Mayıs 2017 11:37
Şartsız sevmelisin beni !

Değerli Ata Kemal Şahin, İzninizle, insani şeylerle ilgili (eskimeyen konunun işlendiğini yazınızı vesile kılarak) ortaya karışık! -Her insan hayata kendi yorumunu katar. Fıçıdan içerisindekinin sızması misali! -Allah sizi korumak için bazı insanları hayatımızdan çıkarır, peşlerinden koşmayın. -Hayvan açken, insan tokken kudururmuş. -Hiç kimsenin ilgisine ihtiyaç duymadığın gün olgunlaşırsınız. -Hiçbir insan öylesine girmiyor hayatınıza… Kimileri ceza, kimileri bela, kimileri imtihan, kimileri ise armağan..! -İnsanın 'özü' ne ise 'gözü' de onu görür. -Hayatta hiçbir şey üzülmeye değmez; Unutma! Seni üzen bir şeyden artık sana hayır gelmez. -Bir insana fazla sensin dersen, bir gün o da sana; sen kimsin? Der! -Kadınlar ilgi bekler diyorsun da; erkekler tren mi bekler sanıyorsun?" Arife tarif gerekmez diyerek ve yanlış anlaşılmayacağını umarak; "Tren-öküz" ikilisine atıfta bulunmayacağız. Sağlıcakla kalınız.

07 Mayıs 2017 20:01
16 Nisan 2017 referandum sonuçları

Değerli Ali Adnan İnal, "Akıl der ki; bana inanmıyorsan tarih kitaplarını oku!" İnsanlar gibi devletler de kuruluş felsefelerini (kendilerini) tekrar ederler. Bununla beraber devletler şirketler gibidir. (benzer konudaki) Bir şirketin büyümesi, diğerinin pazarını ve gücünü katbetmesi anlamındadır. Devletlerin çatışmalarının arka planında olan budur. Bulunduğumuz bölge önceleri "İpek yolu"nun, bugünlerde hammadde(petrol vb.)kaynaklarının bolca olduğu topraklardandır. Tarihimizde fazla yazılmasa da; Osmanlının zayıflatılmasının ilk ayağı, Kara İpek yolunun (keşiflerle) denizlere aktarılarak, Osmanlı ekonomisine darbe vurulmasıdır. Osmanlıdaki İsyanların ana sebebi budur. Bu manada ekonomisi-yönetimi güçlü ülkeleri sömürmek kolay değildir. Batı, askeri darbelerle diğer ülkeleri (kendi çıkarlarına göre)yönetmektedir. Siz de yazınızda bunu anlatmış olmalısınız. Ülke-Dünya gerçeklerini görecek bilgi-basirete sahip olmayanlara bu gerçeği aktarmak çok kolay olmamaktadır. Sağlıcakla kalınız.

03 Mayıs 2017 11:00
Referandumda ne oldu ne değişecek?

Değerli Mustafa Atilla Bey, "Referandumda ne oldu ne değişecek"? Eğer, değişmesi gereken halk ve yaşantısı ise, hiçbir şey değişmeyecektir. Bulunduğu yerden bir adım ileri gitmeyi hedefleyenler; öne doğru bir adım atmalıdır. Çünkü bugüne kadar sadece konuşarak ilerleyen kimse olmamıştır. "Başarı-Başarmak", İlgilisinin, bunun bedelini (çalışarak-üreterek) ödemesi ile mümkündür. İlmi araştırmalara göre başarılı insanlar, şans oyunlarına itibar etmez, çalışarak üretirler. Biz, rekabetçi ülke insanı kadar bilgi üretmek (kendimizi geliştirmek için) okumuyor, devletin yatırımı için tasarruf ederek kaynak oluşturmuyoruz. Sonra da "Ne olacak bu memleketin hali!" diyoruz. Bu memleketin halinin (daha hızlı düzelmesi için, halkın kendisini (doğru yetiştirerek) düzeltmesi-kalkındırması gerekir. Ve Er-Doğan, ülkeyi bir yerlere getiren "delikanlı" insandır. Neden? Devlet olarak “muhtaçlık”, bir aciziyet (sonucu) değil midir? Bu siyasetçi bunu (aciziyetliği) değiştirmektedir. Sağlıcakla kalınız.

26 Nisan 2017 06:51
Bu oranlar sistemi değiştirdi ama CHP genel başkanını değiştiremedi!

Değerli Ali Bey, Goethe’nin ünlü sözünü bilirsiniz: "insan bir şeyi sevmeden anlayamaz" Bu anlayışla, İnsanları (Halkınızı) sevemeden onları anlamanız mümkün müdür? Bir taraftan: "Köylü Milletin efendisi" ifadesini dillendireceksiniz; diğer taraftan da, "Dağdaki Çoban...!" Galiba (kimi) insanlar samimi olmayınca; ne sevebiliyor, ne de anlayabiliyorlar. Sağlıcakla kalınız.

19 Nisan 2017 18:21
AB Başkanlığı, Türkiye, Avrupa’nın Yeni Ekonomik Lideri olsun mu, sorusuna “Evet" demiş midir (25)

Değerli Mehmet Binlik, (3/3) Sonuna getirilir de, Osmanlı vaz geçer mi? Geçmez değil mi? Enverler, Mustafa Kemaller, Fevziler, Kazım Karabekirler, Ali Şükrüler, Rauflar, Ethemler, sayısız ve isimsiz kahramanlar kendilerini, yağan kurşunlara karşı gögüslerini açarak sizce ne uğruna, hangi idealle ölüme gülerek koşmuşlar ve bu sevda onlara nasıl işlenmniştir? Sizce Osmanlı Hanedanı (sürgün edildiğinde) istese tahtı uğruna çarpışır mıydı? Çarpışırdı değil mi? Bunu Mustaka Kemal Paşa'da sorar. Ne yaptılar, babaocağını sessizce terk ettiler ve bugüne kadar da hiç konuşmadılar. Eğer, vatan ve millet, tek sevgilisi, aşkları olmasaydı terk ederler miydi? Özeti, nitelikli bir öğretim elbette gerekli. Önce ailede eğitim verildikten, bu eğitimle birlikte, gençlerimize bir ideal, hedef kazandırıldıktan sonra onlar bilgiyi gece sabahlara kadar uykusuz kalma pahasına arayacak ve bulacaklardır. Ata zorla su içirtemezsiniz. Eğer, öğrenci bilgiyi aramaz, at susamamışsa. Sağlıcakla kalınız.

18 Nisan 2017 16:38
AB Başkanlığı, Türkiye, Avrupa’nın Yeni Ekonomik Lideri olsun mu, sorusuna “Evet" demiş midir (25)

Değerli Mehmet Binlik, (2/3) "...derin uykuya dalsınlar da kalkıp tekrar yazayım. Bir müddet geçtikten sonra tekrar kalktım, etrafı kontrol ettim. Eh tam zamanıdır, gaz lambasını yaktım yazıyı tamamlamaya koyuldum. Aksilik bu ya babam gürültüme uyanmış. "Sen tekrar kalkmışsın yazıyorsun ha!" diyerek lambayı söndürdü kapının dışına koydu."Hadi, yat" diyerek kapıyı da üstüme kilitledi. Ben de çaresiz yattım. İşte ben bu azimle çalışırdım. Bu günlere bu sayede geldim. Bana bugünkü bu kıymeti verdiren o zamanki yazı aşkıdır." Peki, biz öğrencilerimize öğrenme aşkı verebildik, önlerine bir ideal, hedef koyabildik mi? Çevremizdeki gençlerle konuştuğunuzda onların aklında, rüyalarında ve gelecek kurgularında ne vardır? a) manken olmak b)şarkıcı olmak c)köşeyi dönmek d)elinde telefon kulağında kulaklık kafelerde geyik muhabbeti yapmak d)amaçsız, idealsiz, ruhsuz, kokusuz ot misali yaşamak! ve konuya dönelim: Osmanlı 100 proje ile 500 yılda ancak çökertilmesinin sonuna getirilir...

18 Nisan 2017 16:24
16 Nisan referandumu'nun en önemli sonucu: "Türk-Kürt kardeştir teröristler kalleştir!"

Değerli Ali Bey, (3/3) Yusuf Ziya beylerin azınlıklar hakkındaki nutuklarının bütün dünyaya yayınlanmasını teklif etmişlerdi.” Benzer içerikte bir başka önergenin 3 Kasım 1922’de, Mardin milletvekilleri adına Necip Bey tarafından BMM Başkanlığına verildiğini görüyoruz. Sözkonusu önergede, Ankara Hükümeti’ni barış konferansına çağıran İtilâf devletlerinin notasında yer alan “gayr-i Türk” kavramına dikkat çekildikten sonra Kürtler dahil Misâk-ı Millî dahilinde bu sıfatı taşıyan hiçbir kişinin olmadığı dünyaya duyurulmak istenmiş ve Türkler ile Kürtlerin birbirlerinden ayrılmazlığının Lozan’a gidecek heyet tarafından konferansta dile getirilmesi teklif edilmişti.” Meraklıları: Yavuz Selim'in yanında ve O zafere ortak, Kürt Bey'i Kahraman İdris Bitlis-i'yi bilirler. Kürt kardeşlerimizi zamanla (içimizden birileri) kırmış gücendirmiş olabilirler. Ancak, Onlar bizim gerçek düşüncemizin böyle olmadığını bilir ve fazla takılmazlar. Bizler, "et-tırnak" Misaliyiz. Sağlıcakla kalınız.

17 Nisan 2017 11:12
Toplam blog
: 924
Toplam yorum
: 2493
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1589
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisinde öğrenciliğim sırasında bir kamu iktisadi kuruluşunda başladığım çalış..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster