Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ayasofya ve Misak-i Millimiz!

Değerli Ali Bey (2/2)"..Ayasofya şimdi, bizim Müslüman geleneklerimizin bir parçası olmasına rağmen, bu mümkün olabilirdi. Hıristiyan kilisesi o kadar çok bölündüğüne göre bu, imkânsızdır. O takdirde Ruslar, Yunanlılar ve Anglikanlar bizim topraklarımızda Ayasofya için birbirleriyle dövüşmeye kışkırtılacaklardır. Ve sizin barış için öğütlediğiniz iyi davranış, sonsuz bir çatışmaya yol açacaktır. Ama yine de Hıristiyanlara dünya gözünde lâyık olan onuru vermek için, elimizden ne gelirse yapmaya çalışacağız ve Ayasofya’yı bir cami olarak korumakla, Katolik kilisesinin gerçekten haysiyetini incitiyorsak, onu, ya bir müzeye çevireceğiz. Ya da tamamen kapatacağız. Hiç kimse bizim, bilerek, planlı Hıristiyan kilisesini incittiğimizi söyleyememelidir..." Olayı anlatan, Mustafa Kemal Paşa. Aktaran; Papa ve İngiltere başbakanı ile görüşecek kadar etkili İngiliz gazeteci/yazar. Bu kitap, 1973'de Milliyet Yayınları" nca Türkçeye çevrilmiştir. Sağlıcakla kalınız.

06 Ocak 2019 19:57
Ayasofya ve Misak-i Millimiz!

Değerli Ali Bey, (1/2)Ayasofya'nın nasıl müze olduğunu M.Kemal Paşa'dan aktarmadan evvel, İspanya'da bulunan Kurtuba Camii hakkında bilgi verilmelidir. Kurtuba Merkez Cami-i Şerif'i sonradan kiliseye çevrilmiştir. Camii (1984 yılında) UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edildi. Cami içinde 1293 sütun vardır. Bu ulu Cami bugün Cordoba Katedrali'dir. Camii dünyanın en büyük ve en eski camilerinden biridir. Gelelim Ayasofya'ya: İngiliz bayan yazar Mary Ellison: Papa, İngiltere başbakanı, Mustafa Kemal Paşa ile görüşerek, "Kuvayı Milli Ankara'sı"isimli eseri yazmıştır. (Ocak 1923)Yazar, Ayasofya'nın müze oluşunu M.Kemal Paşa'dan aktarır:"Ankara’da Mustafa Kemal Paşa’ya Papa’nın barış için büyük isteğini söyledim. Paşa’ya Hıristiyanlara karşı cömert davranışının ne olacağını sordum. Ayasofya bir Hıristiyan kilisesi olduğuna göre, Hıristiyanların ruhanî lideri Papa’ya geri verilip verilmeyeceğini araştırdım.M.Kemal Paşa cevap verdi:“Eğer Hristiyan kilisesinin bîr tek kolu olsaydı..

06 Ocak 2019 19:49
CHP Ağırlığını Koyamıyor

Değerli Halil Güven (2/2) ...dünya kadar genç yetişiyor. Bunların arasından bir tanesini, İktisat Vekili yapın'.Bayur’un dediği dedikti:'Paşam, sizin kadar aklımız ermiyor. Buna da siz çare bulacaksınız' dedi. Atatürk bir iki saniye düşündükten sonra, Conker’e dönerek:'Bu millet çok çabuk kurtulur. İsterseniz sizi misâl alalım. Siz, Selanik’ten Türkiye’ye gelirken, Ankara’ya ne getirdiniz?Tabii hiç bir şey. Şimdi neniz var? Yüzbin liralık bir apartman, Kütahya’da ikiyüzbin liralık bir kiremit fabrikanız. Hepiniz bütün mallarınızı millete verirseniz halledilmiş olur. İşte sana kurtuluş yolu'. Bir yıl sonra, İş Bankası G.Müdürü Bayar, Çankaya Köşkü'ne çağırıldı. Atatürk, Bayar’a:'Seni İktisat Vekili yapıyoruz' deyince, Bayar:'İş Bankası'nda kalmak istiyorum. Bu bile bana fazla geliyor' diyerek, üç sefer isteği geri çevirince, Atatürk:'Hem İş Bankası Müdürlüğünü yapacaksın, hem de İktisat Vekilliğini'.Bayar uymak zorunda kaldı. Bunu duyunca çok sevindik: Bayar bize bol bahşiş verirdi

03 Ocak 2019 11:40
CHP Ağırlığını Koyamıyor

Değerli Halil Güven, (1/2) Bir Hint atasözü der ki: “Herkesin gerçeği bilgisi kadardır.” Bu manada CHP gerçeğini tarafsız bir gözle görmekte yarar vardır. Kaynak: “Atatürk'ün Uşağının Gizli Defteri.” Cemal Granda. Yazar, Mustafa Kemal Paşa’nın uşağıdır. Anlatıyor: “1930-1931 yıllarında, yurdumuzda büyük bir ekonomik bunalım başgöstermişti. Ürün fiyatları düşüyor, Devlet bütçesindeki açık genişledikçe genişliyordu. Genel bir ulusal ekonomi seferberliği olmadıkça bu hal düzelemezdi. Her gün bir ya da birkaç tüccarın iflâs ettiği duyuluyordu. Huzursuzluk son haddini bulmuştu. Bu durumu gören bütün milletvekilleri, Atatürk’ten bu hastalığa bir çare bulmasını istediler. Hatta Nuri Conker : 'Paşa, vaziyet kötüdür. Böyle giderse, memleket mahvolur' diyordu.O gün sofrada bulunan Yunus Nadi ve Hikmet Bayur : 'Paşam, bu işe ancak siz çare bulabilirsiniz' deyince, Atatürk şu cevabı verdi:'Ben askerim. Vazifem olan şeyleri bilirim. Gerisine karışmam. Bu memlekette Yüksek Ticaretten mezun...

03 Ocak 2019 11:04
Ortadoğu Bataklık mı?

Değerli Ali Bey, Sözlü edebiyatla beslenen halkımızın, yazılı edebiyatla geçinen kimi (kendine) 'Aydın!'ımızdan daha basiretli olduğu bir gerçektir. Okulda (yanlı) verilenler, medya tarafından da (bilinçli) sürdürülünce ortaya: dünya, ülke ve kendi gerçeklerinden uzak (Okumuş!)bir nesil çıkmıştır. "Ortadoğu" gerçeğini ABD Başkanı Nixon bakınız nasıl anlatıyor: ”Oraya demokrasiyi savunmaya gitmiyoruz, çünkü Kuveyt demokratik bir ülke değildir, o bölgede de zaten öyle bir ülke yoktur. Oraya bir dikta rejimini yok etmeye de gitmiyoruz. Oraya uluslararası hukuku da savunmaya gitmiyoruz. Oraya gidiyoruz ve oraya gitmeliyiz, çünkü bizim hayati menfaatlerimize dokunulmasına izin vermeyeceğiz.” Avrupa'nın, I.Dünya Savaşı'nı neden yaptığını İngiltere başbakanı Churchill de şöyle açıklamaktadır: "Bir damla petrol bir damla kandan daha değerlidir." Sonrasını S. Demirel ifade etmektedir: "Kasada 70 cent yoktur ve başbakanlıkta soğukta oturmakta"dır. İşte Ortadoğu hikayemiz! Sağlıcakla kalınız.

03 Ocak 2019 10:43
Ortadoğu Bataklığına Batmayalım

Değerli Halil Güven, Bir olayı, olduğundan daha fazla küçümsemek veya büyütmek, kişiyi benzer sorunlarla karşı karşıya bırakır. Ortadoğu, bir bataklık değildir. "Bataklık" deyimi; "Bataklık" olmasını hedefleyenlerin düşüncesidir. İslam Medeniyeti biliriz ki o bölgeden yayılmış ve Avrupayı, insanlığı Ortaçağ karanlığından çıkarmıştır. Yahudiler, erken dönemde dünya üzerine dağıldıkları için ticaret/para yönetimi iyi bilirler. Son dönemde de medyayı kontrol etmeleri, (propaganda ile) onları olduklarından fazla güçlü gösterir. Devletler, Yahudileri kullandıkları ölçüde kollar veya gerektiğinde önlerine set çekerler. Denildiği gibi güçlü olsalardı, İspanya, Rusya, Almanya ve benzeri ülkelerden sürgün edilmez, İngiliz-Fransız-Amerikanın Ortadoğu'da "NATO'nun en ucuz askeri" olmazlardı. Dediğiniz kitap ve benzerleri tarafımızdan da okunmuş olup; bir iddiayı, karşı iddiaları ile birlikte değerlendirmenin, insanı yanlış kanaatlerden koruduğu bilinmektedir. Sağlıcakla kalınız.

02 Ocak 2019 17:17
Sanatçı "Darbe" Çağrısı Yapar mı?

Değerli Ali Bey, Ülkemizin maalesef hala çözülemeyen ağır bir sansür meselesi vardır. Bu nedenle son yüzyılımıza yön veren olayları anlayamıyor, biraz anlatanları da (örnek olmamaları için) adeta linç ediyoruz. Şu an belirli yaşın üzerinde olan sanatçı, yazar ve görsel medya yöneticisi (büyük çoğunluğu ile) yabancı okul mezunlarıdır. Bu insanlar kendi kültürlerine yabancı olarak yetiştirilmiş, halkına da mesafelidir. Sayın Cumhurbaşkanı dahi geçtiğimiz günlerde Bu "elitlerin kültür yozlaştırması"ndan şikayet etmektedir. Bu durum, son yüzyılda, İngiliz-Fransız-Amerikanın örtülü sömürgelerinin tamamında yaşanmış, yaşanmaktadır. Bu "seçilmiş!" kimi okullara çocuklarını öğrenim görmesi için verenler kusura bakmasınlar, çocuklarını büyük emek ve masraflarla gönüllü olarak yabancı şirketlere memur olarak yetiştirmektedir. Bu konuların kamuoyunda tartışılması gerekmektedir. Sağlıcakla kalınız.

25 Aralık 2018 21:34
Kariyeri Yüksek Anne mi; "Karakteri" Yüksek Çocuk mu?

Değerli Ali Bey, Jale Kasap Hanımefendinin yorumu üzerine bunları, anne-baba (ve adaylarına)yazmayı görev bildim. Yaşları, 33-40 aralığında 3 erkek bir kız evlat sahibiyiz. Öğrendim ki, Çocuklar, insana verilmiş en güzel hediyedir. Eşim hiç çalışmadı ve birlikte çocuklarımızı yetiştirdik. Hiçbir veli toplantısını kaçırmadım, çocuklarımızla asla yüksek sesle konuşmadık. İlkokul birinci sınıftan itibaren (görüşlerimi açıklamakla)tercihlerine karışmadım. Hepsi öğrenimli ve (kendi işlerinde) birlikte çalışıyorlar. Aralarında bir kıskanma olmadı. Bunun sebebi; ayırım yapmamamız. Elbette insanın olduğu yerde sorunlarda olacaktır. Gözlemime göre, Sevgi ve maddi boyutta ayırım yoksa sorun (kıskançlık-kavga) az olmaktadır. Özetle: annelerimiz, çocuklarını sabah sıcak yataklarından yuvaya (zorunlu değilse) göndermesinler. Çocuğuna değer veren şunu çok iyi bilmelidir: Onlar, size, sizin verdiklerinizi, on katı ile geri ödemektedir. Tecrübe ile sabittir. Sağlıcakla kalınız.

18 Aralık 2018 15:54
Kariyeri Yüksek Anne mi; "Karakteri" Yüksek Çocuk mu?

Değerli Ali Bey, Çalışan kadınların çocukları ile ilgili görüşleri maalesef samimi değil. Biraz Batıyı ve basınını takip edenler bunu bilirler. Bir örnek: 7 ve dört yaşında iki çocuğu olan bir anne anlatıyor. "Çocuk yapmam en büyük pişmanlığım. Onları seviyorum ama mutlu değilim. Bütün özgürlüğümü aldılar, çocuklar nedeniyle iş bulamıyorum, kocam tatiller için zar zor para yetiştiriyor. Çocuk sahibi olmadan önce kuş gibi özgür bir uçuş hostesiydim. Şimdi sadece bitmeyen ev (çocuk) görevleri yapıyorum.” Dolayısıyla, "Çocukta yaparım, kariyerde" ifadesi doğru değildir. Bunlarla beraber; yuva ve bakıcı elinde yetişen çocuklar, okul hayatında sorun yaşadıkları gibi büyüdüklerinde işsiz ve ruhsal sorunlara sahip olmaktadır. Kadın, sanayi devrimi ile birlikte "ucuz emek" ve tüketici olarak görüldü. Bu konuda o kadar ağır bir baskı var ki; ne akademisyen, ne gazeteci ne de bir siyasetçi ağzını açamamaktadır. Ara da bir açanların başına ne geldiği de bilinmektedir. Sağlıcakla kalınız.

17 Aralık 2018 23:43
8 Aralık Cumartesi İkinci "Fransız İhtilali" mi Bekleniyor!

Değerli Ali Bey, "1789 Devrimi" ile 1917 Fransız ihtilalini tetikleyen olay; un tüccarlarının fırıncılara (kasıtla) un vermemesidir. 1905'de Rusya; 1908 yılında Osmanlı Devletinde (Mason ağırlıklı subay-aydınlara yaptırılan darbeler de aynı stratejilerden kaynaklanır. Osmanlı (1922), İran Hanedanlıklarının (1925) yıkılması sonrasında (siyaseten) yaşananlar da birbirlerine çok benzemektedir! Bizler, batı medyasından (yalanlarla) beslenmemizin yanında; akademisyenlerimiz başlarına bir kaza! gelmemesi için bunları yaz(a)mazlar. Bir devlet yönetim şeklinin "halk egemenliği" Cumhuriyet olabilmesi, ancak: ülke gelirinin adaletli olarak dağıtılması ile geçerlilik kazanır. "1789 Devrimi", Sermayenin, ülke yönetimlerini ele geçirmesinin maskelenmesi içindir. Bundan sonra gelir adaleti bozulmuştur. Çin'in ekonomik dev olması ile, Avrupa sermayesi gücünü kaybetmektedir. Bu olayların nedeni, Amerikanın kendine yeni sömürge olarak zayıflayan Avrupayı seçmesi de olabilir. Sağlıcakla kalınız.

09 Aralık 2018 23:15
Toplam blog
: 1003
Toplam yorum
: 2631
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1722
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster