Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Suudi Devleti, Cemal Kaşıkçı Cinayetinden, Bir Sefiri, İki "Sefili" Günah Keçisi Yapıp Sıyrılacak!

Ali Bey Merhaba, öncelikle sizi aramızda tekrar görmek güzel. İnşallah tarafınızda her şey yolundadır. Bu olayda bir çok etken var. Suudilerin Amerikalı/Batılı danışmanlarına sormadan bir şey yapacaklarını sanmıyorum. Bakalım altından ne çıkacak? Sağlıcakla kalınız.

16 Ekim 2018 18:54
Bu Adam CIA'nın Elemanı mı?

Değerli Mehmet Önkibar, "Otu çek köküne bak!" Amerikalılar, Osmanlılarla fiili bir savaşa girmedikleri halde, İngiltere ve Fransa’nın aralarında paylaştıkları Osmanlının mirasından pay isterler. Bu talep karşısında şaşıran Fransızlar;-“Yahu! Siz Türklerle savaşa girmediniz ne mirası, ne payı?” dediklerinde, Amerikalılar; -“Aaa… Olur mu? Biz uzun yıllar boyunca okullarımızda adam yetiştiriyoruz.” Derler.-Peki, bahsedilen bu adamlar ne için ve hangi amaçla yetiştirilmektedir? Bulgaristan Osmanlı İmparatorluğundan 1908 yılında ayrıldığında Bulgar Devleti’nin İlk başbakanlığı yapan (Okulda özel yetiştirilenler arasından seçilen) Robert Kolej mezunu bir Bulgar’dır. “Bulgar isyanlarına bu okul mezunu gençlerin liderlik ettiği” tarihe meraklı olanlara sır değildir. Bu okulu (186o'larda)ABD'li, özel görevli! Misyoner Cyrus Hamlin kurmuş ve "Fatih'in İstanbul'u fethettiği yerden bu okulla İstanbul'u geri alacağım" demiştir. Sonrasını okuyanlara bırakıyorum. Sağlıcakla kalınız.

02 Ağustos 2018 15:09
İnsan Sevmek Ne Marifettir Ne de Erdem

Değerli Matilla, "Sevgi"yi herhalde : İnsanın kendisine yetmesi, kendisini sevmesi ve sevmeye başlaması olarak tanımlamak gerekir. Malzeme "insan" olunca, önce insanı (geçmişini de) iyi tanımak gerekir : Kıskançlık içinde yaşamış bir çocuktan, diğerlerinden nefret etmesinin dışında ne beklenebilir? Kavga ve gürültü içinde yaşamış bir çocuktan, çevresine (sevgi) huzur verebilir mi? Sevgisiz bir ortamda yetişen bir çocuk, büyüdüğünde topluma ne verecektir? Adaletsiz ve güvenilmez insanların içinde yaşamış bir insandan dürüstlük bekleyebilir misiniz? Sürekli horlanan bir ortamda büyüyenlerin, yüreğinde sevgi-merhamet ağacı yetişir, büyür, meyve verebilir mi? "Yanlış!" İçinde olan insanların çocukluklarına gidildiğinde görülen, onların "yanlış ortamlar"da büyüdükleri, ezildikleridir. Anne-baba adaylarımız, Lütfen! yanlış evlilikler yaparak, çocuklarınızı bencilliklerinize kurban ederek, insan taraflarını (yüreklerindeki sevgi pınarını kurutmayınız.) yok etmeyiniz. Sağlıcakla kalınız.

20 Temmuz 2018 12:17
Kendi Kurallarımı Kendim Koyarım

Değerli Matilla, bilirsiniz, tartışmak gelişmek, karşılıklı kör noktaları aydınlatmaktır. Bu manada ülkenin (bu ortamdaki) aydın kesimi, "özgürlük" anlayışının (en azından kendine göre)tanımını yapmalıdır. Yapmalıdır ki: kendisinin neyi savunduğunu/savunmadığını öğrensin. Her konuda Batıyı örnek alan/verenler, Batının son ikibinbeşyüz yılında kadının yaşadıklarını bilmekte midir? Batı da kadın gerçekte özgür müdür, yoksa (özgürlük altında)istismar mı edilmektedir? 15-35 yaş arasında "özgürlük" kulağa hoş geliyor da, 35 yaş sonrasındaki tercih nedir? Doğanın kendisi ile ile ilgili nasıl bir yasası varsa, insanın (fıtratının) da yasası vardır. İnsan, diğeri ile vardır. "kimse istemediğini yapmamalıdır!" ifadesine gelirsek: insanın ve çevresinin yaşaması için gerekli sorumlulukları kim yerine getirecektir? Özgürlük, bir bilinç işidir. Talep değil. Kadınlarımız yeteri kadar okur ve iş sahibi olursa, meseleye farklı bakılabilecektir. Sağlıcakla kalınız

17 Temmuz 2018 12:22
Kendi Kurallarımı Kendim Koyarım

Değerli Matilla, Bilirsiniz, doğru soru, cevabının yarısıdır. "Özgür olmak nedir?" Sorunun, tanımı/cevabı: kişinin yaşamı algılaması, bilgi-deneyimi, yaşamdan beklentileri ve (yaşadıkları olumsuzluklar) geçmişi ile ilgili olacaktır. Peki, özgür (serbest) olduğumuzda sorunlarımız çözülerek, istediklerimize kavuşmakta mıyız? Örneğin: alkol-uyuşturucu tüketme özgürlüğü beraberinde (alkole)köleliği getirmeyecek midir? Evlilikte sıkılan kadın-erkek, yeni yaşantısında nelerin/kimlerin kölesi olacaktır? Özetle: Kimse kendi kuralını koyamaz, kimse kafasındaki (sanal) dünyadaki gibi sorumsuzca yaşayamaz. Deneyenler; yaşam girdabında kaybolup gitmektedir. İnsan, diğer insanlar ve çevresi (sorumlulukları) ile vardır. Bunlara (ortak paydada) uyum sağladığı sürece özgür olmaktadır. Özgürlük: Kişisel değil, toplumsaldır. (bilinçtir) Sağlıcakla kalınız.

15 Temmuz 2018 17:05
Muhafazakâr Evliliklerde Sorunlar Neden Fazla?

Değerli Sabri Eyigün, Bilirsiniz, yeteri kadar okuyan bir toplum değiliz. Okumadığımız için, ne kendimizi, insanlarımızı; ne ülke/ortam şartlarını, ne de içerisinde bulunduğumuz çağın getirdiklerini, gereklerini bilemiyoruz. Kadınlar için evlilik, (Herhalde, bir sorumluluk olmadan) Beyaz gelinlik, düğün, takı, ve kafasında (hayal ettiği erkek karakteri: Erkekler için ise, ana-babalarımızın beğenilerine göre kafalarımızda oluşan gelin modeli. Evlilik: Bilinçli insanların, karşılıklı saygı içerisinde bir sorumluğu paylaşmaları değil midir? Aşk, sevgi ve uzun ömürlülük sonrasında gelecektir. Bu arada (kimi) medya, insanımız, kültürümüz ve yaşamımızla bağdaşmayan bir (evlilik modeli) dayatarak, insanlarımızın kafasını karıştırmaktadır. Avrupa’ya uyum adına (çıkarılan yasalar ve) yıkılan yuvalar da cabası! Sağlıcakla kalınız.

11 Temmuz 2018 18:32
Mutsuz Olan, Mutsuz Eden İnsanlar...

Değerli Hülya Çakıcı, Başarı: kişinin kendi yaşamını (değerlerine, beklentilerine göre) başarmasıdır. İnsanlar; bilinenlerle (çoğunlukla) mutlu olmadıklarına göre, bilinenler, çok da doğru değildir. Topluca çektirilen bir resimde ilk kime bakarız? Ya kendimize, ya da sevdiğimize? Peki, neden? Düşünmek:yemek yapmaya benzer. Önce mutfağımızda uygun malzemelerin (bilgi-deneyimin) hazır edilmesi gerekir. Biliriz ki, Hindi de düşünmektedir! Özet: İnsan, varlığı ile mükemmel, işletim sistemi (bilgi-deneyimi) ile basit varlıktır. Onun değerli kılan, kendi şahsında insanı tanıması ve insanı gerçeği (zaafları ile) kabullenmesidir. Yuvarlanın taşın yosun tutmaması gibi, sürekli arayış içerisinde olanlar da (kalıcı) huzur bulamamaktadır. İnsanın gerçeği: Elini düşmemesi için tuttuğu (güçsüz) torununun, bir vakit sonra onun düşmemesi için elinden tutacak (güçte) olmasıdır. Sağlıcakla kalınız.

06 Haziran 2018 15:25
Bizim Coğrafyada Evlilik

Değerli Çiğdem Timur, Gençler için çok değerli yazınızı maalesef şimdi okuma fırsatı bulabildim. işaret ettikleriniz: taraflarının mutlaka bilmesi gereken ve evlilik için olmazsa olmaz şartların başında gelmektedir. Bunlarla birlikte; konu ile uğraşanların bahsetmekten özellikle kaçındıkları hususlarda bulunmaktadır. Örnek: Kadın veya erkeğin ailesinde erken yaşta yaşanan (boşanmalar-üvey anne-baba-şiddet, vb) olumsuzluklar ve bu yaşananların tarafların üzerine bıraktığı izler. İş; Doğru insanı bulmakla, hatta doğru insan olmakla da bitmiyor. Acı olay yaşayanlar, isteseler dahi, evliliklerine olumlu katkı sağlayamamakta, işin ilginci bunun (nedenlerinin) farkına dahi varamamaktadır. Belki bir çözüm olarak: Devletin, evlilik okulu açması ve taraflarına kendilerini (geçmişlerini sorgulayabilmeleri) tanımaları için örtülü de olsa ayna tutabilmesidir. Ki: İleride, birçok mutsuz insan ortaya çıkmasına mani olunabilsin. Elinize Sağlık. Sağlıcakla kalınız.

18 Mayıs 2018 01:36
İnsan, Zulüm, İman, Ramazan

Değerli Çiğdem Timur, İslam'ı değerlendirmek için Avrupa-ABD'nin yaklaşık 14 asırlık bir sürede yaşadıklarını masaya yatırmak gerekir. Elbette 7.Asırdan itibaren İslam topluluklarını da. Müslümanlar, Arap Yarımadası'ndan İspanya'ya gelerek yaklaşık, 8 asır ve büyük bir medeniyet kurarak 15.asrın sonuna kadar hüküm sürdüler. Diğer taraftan Osmanlı Devleti de, yaklaşık 20.asrın başına kadar bir dünya devleti olarak (6 asır) hüküm sürmüştür. Toparlanırsa: 7 ile 18 asırda dünyada söz sahibi olanlar Müslümanlardır. İslam, yaşanırsa anlamını bulmaktadır. Bu devletler, islam'ı (öğütlendiğince) yaşadıkları sürece lider olmuşlar, yaşamadıklarında, sürüklenen olmuşlardır. Okuduğumuz tarih (Avrupa-Osmanlı-Yakın tarih) batılılarca yazıldığı için uydurmadır. Ne Rönesans, belirtilen tarihte; ne de Osmanlı, 18-19. asırda gerilemiştir. İstanbul'un fethi, Hristiyan dünyasını birleştirmiş ve Osmanlılar için (hazırlıklı olmadıklarından) sonlarının başlangıcı olmuştur. Sağlıcakla kalınız.

16 Mayıs 2018 19:53
Evliliğin İlk Zamanları: Kritik Zamanlar

Değerli R. Betül Seyithanoğlu, Pazardan bir kavun ve karpuzu seçecek bilgi-deneyime sahip olmayanlar, kendini ve karşısındakini doğru olarak nasıl tanıyacaktır? Günümüzde, TV/Dizi ve Filimler üzerinden dayatılan sanal hayata göre özellikle genç kızlarımız, kafalarındaki imaja (erkeklerimizde, ana-babalarının gönüllerindeki gelin adaylarına) göre evlilik yapmaktadır. Evlilikte kadın herşeyin en iyisini isterken, erkek (çoğunlukla) bunu karşılayamamaktadır. Özet: Ülkemizde de evlilikler giderek ileri yaşa ertelenecek-azalacak ve "aile/yuva" birlikteliğe dönecektir. Sanıldığı gibi Kadının iş hayatına girmesi, kadına özgürlük değil, angarya getirmiş ve bu da doğal aile dengesini bozmuştur. Batının son 2500 yıllık özel hayatını bilmeyenler batının dayatmasını, "modernlik" olarak algılamıştır. Gerçeğinde bugün batı da ne aile kalmıştır ne de yuva. Çocuklar sahipsizdir. Yaşam; 15-35 arasına bayram, sonrası ekşi ayrandır. Umarım, okuyan bu konuda düşünecektir. Sağlıcakla kalınız.

07 Mayıs 2018 18:19
Toplam blog
: 986
Toplam yorum
: 2623
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1708
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster