Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Dijital Dikta ve Deccal Çağı!

Değerli Ali Bey, Bilirsiniz, bedava sunulan bir hizmet/ürün en pahalı üründür. Bu manada bizlere “Batı Kültürü” dayatılırken, şu uyarı yapılmadı: “Batı anlayışında herkes kendi çıkarını korur. Batı’da kazanmanın ahlakı yoktur.” Bu pencereden Sosyal Ağlar: Bu alanın yatırımcıları, insanın (kadının-gençlerin) zaaflarını çok iyi öğrenmiş; öğrendiklerini kullanarak, kullanıcılarını adım adım bağımlı kılmışlardır. Ortamın bağımlıları: özel bilgilerini tanımadıkları insanlara (çocukların, nişan, düğün, plaj vb.) fotoğraflarını açarak; bunlar üzerinden bağlantı kurmakta ve bir gruba girmektedir. Bu: (görünürde) İnsani temel arzuların tatminidir. Bu ortamlar ayrıca: “hayalleri süsleyen eş-arkadaş! adayları” havuzu!.. yüz yüze ilişkiye girmekte zorlananlar için "maskeli balo", “sosyalleşmek” tir. Özeti: Sosyal ağ kurucuları, reklam vb. kazanç sağlamanın yanında kitleleri yönlendirirken; insanlara fareli köyün kavalcısı gibi (toplumların) hastalıklarını da göstermektedir. Sağlıcakla kalınız.

14 Ocak 2021 18:46
Bir Yılı Bir Gecede Tüketmek!

Değerli Ali Bey, Bir insan düşünelim: gelecekle ilgili bir planı, hayalleri ve hedefi olmasın. Hayali, hedefi olmayan bu insanın doğal olarak çalışma ve öğrenme arzusu da olmayacaktır. Hayalsiz, hedefsiz, amaçsız bir insanı bekleyen: Büyük bir boşluk, üzüntü-karamsarlıktır. İşte bu noktadaki insanlara (reklam-filim vb. üzerinden) sanal mutluluk (Alkol-uyuşturucu-tüketim çılgınlığı-moda-"Satın Al...Al...Al!") reçeteleri sunulacaktır. Bu yaşam tarzına, “Materyalizm”, "Madde Bağımlılığı" da diyebiliriz. Peki, İnsanlık bu duruma nasıl geldi? Bilirsiniz, Tüketim dayatmasının nedeni ile servet artışındaki büyük çarpıklık; sanayi devrimi sonucudur. Meraklıları, "sanayii devrimi", “Aydınlanma” hikayelerinin, aslında Sömürü kaynaklı, Ticaret-Para ilişkisi (ürünü olarak) doğduğunu bilirler. Özetle: Su üzerinde akan çöp olmamak için kişi kendisini (içindeki boşluğun-huzursuzluğunun kaynağını) sorgulamalıdır. Elinize sağlık. Sağlıcakla kalınız.

29 Aralık 2020 15:08
ABD yeni Başkanı Biden ve CHP

Değerli cdenizkent, Amerikalıların "Bizim Çocuklar" dediği grup hangi kültürden gelmektedir? İlk cevabı biz verelim. Çok yakın tarihe (günümüz de dahil) ülkemizdeki finans, sanayii, medya, reklam endüstrisindeki patronların-üst yöneticilerinin geldiği-yetiştiği kültürden. (29 Eylül 1929 tarihli The New York Times gazetesinden bir haber) "Türk Hükümeti, İlerlemenin Gerçek Yolu Olarak, Halkına Amerikanlılaşmasını Emrediyor." Bizler altı yaşımızdan itibaren (şartlandırıldığımız/korku kültürü nedeniyle) maalesef kendi gerçeğimizi göremiyor, ezberletilenleri de sorgulamadan körü körüne savunuyoruz. Gözümüzün önünde gerçekleşen olaylar dahi bize, içerisinde bulunduğumuz şartları anlatamıyor. Özet: Bizler, "asrileşme " adı altında, İslam-Türk Kültüründen; Antik Yunan-Roma kültürüne geçirildik. Ancak, aşı tutmadı, tutmayınca ortaya "altı kaval üstü şeşhane" yozlaşmış bir toplum çıktı. Bizim, sorgulayan cesaretli Aydınlara ihtiyacımız var. Değilse, işimiz zor. Sağlıcakla kalınız.

08 Kasım 2020 11:28
Biden mı, Trump mı?

Değerli Ali Adnan İnal Bey, ABD'de savcıların yüzde 95'i, avukatların %88'i beyazdır. (Adalet, Beyaza Beyaz'dır!) ABD'deki Medya'nın, çarpıtması ve yanlış haber yapması genel kabullerdendir. İşleyen bir demokrasi için özgür basın çok önemlidir. Ancak, sermaye güdümlü medyada bu mümkün değildir. (Medya Siyahtır!) Ve sessiz çoğunluk: Bilirsiniz, bilgi 2 şekilde elde edilir. a) Okul ve Kitaplardan b)Deneyimle (yaşayarak)ve önceki kuşakların aktardığı (sözlü) bilgilerden. Bizde okuyan kesim (Şartlandırılmıştır) CHP'li; Halk, DP-AP-ANAP-AK partilidir. Neden? Halk (zamanında) Jandarmanın dipçiğini yemiş! Devlet dairelerinde aşağılanmış-horlanmıştır. (Aşık Veysel, elbisesi eski olduğu için Ankara'ya-şehre sokulmamıştır) CHP/Tek Parti uygulamalarını gençler yaşamadıkları için bilmez, bilmek de istemez. Ve Halkın sessizliği geçmişte yaşananlardan kaynaklıdır. Başına bir musibet gelmemesi (İstiklal Mahkemeleri-Menemen-Rize Hamidiye-Erzurum vb.) için kenarda sandığı bekler. Sağlıcakla kalınız.

27 Ekim 2020 11:46
Korona Aşı mı Paranoya Aşı mı?

Değerli Ali Bey, maalesef, toplumumuzun, (çoğunluğu ile) doğruyu yanlıştan ayırt edebilme yeteneği değil de isteği bulunmamaktadır. Bunun en büyük nedeni “Doğru” nun; bir araştırma ve emek istemesidir. Halbuki, ortalıkta dolaşan bir haber (özellikle de çeşitli nedenlerle) işimize geliyorsa hiçbir ön araştırmaya tabi tutulmadan satın alınır ve pazarlanmaya başlanır. Ancak, çoğu kez ilgi çekmek için yapılan bu uygulamalar; toplumların salgın, afet ve benzeri durumlarında yıkıcı zararlara sebep olurken; kişinin kendisi de bundan zarar görür. Çözüm: Özel durumlarda yayılan haberler (mümkün olduğu ölçüde) araştırılmalı; olaylar karşısında sağduyu ile kendi aklımızı kullanmalıyız. "Yeryüzündeki canlıların en kötüsü aklını kullanmayanlardır." (Enfal: 22. ayet) Aklını kullanmayanlar, her zaman bir çöp misali akan suyun üzerinde savrulup gitmemektir. Elinize sağlık, sağlıcakla kalınız.

01 Ekim 2020 11:39
Havuç/Sopa; Kemik/Tepik!

Değerli Ali Bey, Hristiyan Batı için söylenen: "Aydınlandılar ve Sanayii Devrimini yaptılar", iddiası doğru değildir. "Sanayi Devrimi", aydınlanma (Rönesans) ile değil; Latin Amerika, Afrika'nın köleleştirilmesi, Çin/Hindistan'ın üretim bilgisi/zenginliklerin soyulması ve bunlardan çalınan altın-gümüşle olmuştur. İngilizler bunları (gururlanarak!) iki ayrı kitapta: (1.Dünyayı değiştiren Şirket.2.Pamuk İmparatorluğu) anlatır. Bugün sömürüleri azalarak bitiyor. Dünün sömürgeleri (Latin Amerika ülkeleri-Çin-Hindistan-Afrika) artık hammaddelerini kendileri için değerlendiriyor ve fazlasını ihraç ediyorlar. Bu nedenle ABD ve Avrupa (ekonomik olarak) çökmektedir. Belki bir süre daha borçlanarak, terör-kaos çıkararak/silah satarak idare edecekler, ancak kötü akibetlerinden kurtulamayacaklar. Tarihe baktığımızda Uluslararası gücün, her yüzyılda el değiştirdiğini görürüz. Güç sırası bugün Çin'e geçmekte, bölgemizde de Türkiye (Yeni İpek Yolu nedeniyle) öne çıkmaktadır. sağlıcakla kalınız.

07 Eylül 2020 17:09
Emperyalist Zağarı Yunanistan!

Değerli Ali Bey, 1096'da I.Haçlı Seferi ile; Fransız, Alman ve İtalyanları Doğuya getiren sebep ne ise, Bugün Fransa’yı Akdeniz'e getiren sebep de odur. Bugün Fransa’yı, "kurtarıcı" gören Yunanlılar, Almanların hali hazırda (ekonomik) sömürgesi olduğunu herhalde bilmektedir. Akdeniz meselesi : Avrupa'nın, (Lozan'ı deldirmemenin yanında) Türkiye'nin kalkınmasını geciktirmek için Yunanistan’ı kullanmalarıdır. Ancak, Milletimizin, 1000 (bin) yıllık tarihinde; bunlarla ilgili Avrupa'yla yaşamadığı nerede ise hiç bir sorun kalmamış, bunlardan da sayısız ders çıkararak, yıkımına (17-20 Asırda) 300 yıl direnmiş, aynı çukurlara düşmemeyi öğrenmiştir. Lozan'daki masa: Haçlı Seferlerinin ve İstanbul'un fethinin intikamı için kurulmuş, "Müslüman Türkler", "Türkleştirilmiş!", yetmemiş: "Türkler, Batılılaştırılarak!, Batının, Doğu'ya uzantısı!" yapılmıştır. Bunları toplumca kavradığımızda, kendimize daha doğru bir gelecek ve doğru çözümler üretebileceğiz. Elinize sağlık, sağlıcakla kalınız.

07 Eylül 2020 12:37
Türk Bayrakları nerede?

Değerli cdenizkent, Bugünlere nasıl geldik? C.H.P. 7.Büyük Kurultayı Tutanakları, 1947.(TBMM web sitesinden indirilmiştir) 9.Birleşim, 1.Oturum. s.452. Şükrü Nayman (Kayseri Delegesi) : “…Arkadaşlar; din ülkülerini kaldırdık; fakat, yerine neyi koyduk. Nüfusumuzun %80’nin okuma yazma bilmediğini kabul ediyoruz. Bunlara vatan sevgisini, millet aşkını aşılayabildik mi ? Bunu kim iddia edebilir ? O halde, manevi varlıkları yıkamayız, mekteplerde dini tedrisat (eğitim) yapmaya mecburuz…” CHP Milletvekilinin açıklamasına göre: "Vatan sevgisi-millet aşkı" yok olmuş/edilmiş. Bizler, Batılılaşmayı: Balolarda dans etmeyi laiklik adı altında dini (kontrol) yok etmeyi anlamışız. Bugüne geldiğimizde gençlerin bir amacı/hedefi yok, ellerinde içeceklerle! sahillerde oturuyor, İngilizce şarkılarla eğleniyor; Büyük Mağazalar, İngilizce tabelalarıyla müşterilerini ağırlıyor!. Özetle: Bayrak asacaklar (gençler) sahillerde içerek çağdaşlaşmaktan! Bayrak asmaya fırsat bulamıyorlar. Sağlıcakla kalınız.

31 Ağustos 2020 14:46
M. Kemal ATATÜRK ve Ayasofya

Değerli cdenizkent, Murat Bardakçı'nın, Ayasofya ile ilgili bugün işaret ettiği konuyu, (Grace Mary Ellison'ın Mustafa Kemal ile 1922 Aralık Ankara'daki konuşmasını) biz, 2014 yılında yazmıştık. Yaklaşık son 6 yıldan beridir de bu konu yazılarımızda işlenmektedir. Örnek olarak 2014 tarihli yazımızı veriyoruz. " http://blog.milliyet.com.tr/cami-olan-ayasofya-nasil-muze-oldu---mustafa-kemal-pasa-ingiliz-gazeteciye-anlatiyor/Blog/?BlogNo=456930 " Kanaatimize göre Ayasofya'nın müze/kilise yapılacağının kararı, 1918'de İngiltere'de alınmış ve süreç içerisinde olgunlaştırılmıştır. Bu, Lozan için bir bedeldir. Sağlıcakla kalınız.

30 Temmuz 2020 00:23
Benim hayatım - (8)

Değerli Ohannes, sizi, güçlü bir ifade tarzınızdan dolayı tebrik ediyorum. Gerçeğinde bu anılardan güzel bir roman çıkarmış. Bu arada insana özgü (davranışlar) hiçbir şey sizi şaşırtmasın. Bunlar insanın doğasında var. Sağlıcakla kalınız.

25 Haziran 2020 18:38
Toplam blog
: 1105
Toplam yorum
: 2705
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1724
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster