Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Yurtlarda Yetişenler

Değerli Ayfer AYTAÇ, Görünürdeki bir yaradan aka kanı durdurmak kolay; (bir travma -terkedilme- nedeniyle) kanayan bir kalpten akan kanı durdurmak zordur. Bu manada yuvada yetişen her bir çocuğun kalbi bir ömür kanamakta; (güvensizlik nedeniyle) ne kendileri, ne de ileride yanında yer alacaklar hiçbir zaman mutlu olamamaktadır. Nasrettin Hocanın, damdan düştüğünde söylediği sözünü bilirsiniz; "bana hekim değil, damdan düşen birini bulun" Bu çocukların yaşadıkları acıları bilmeyenlerin onlara bakıcı-yardımcı olmaları mümkün değildir. Bu çocuklarla ilgilenmek hem gönül, hem de -rıza- vakıf işidir. Burada yetişenlerin çoğu sizlerin de bildiği gibi su üzerinde akan bir çöp misali yaşam denizinde akarak bir sazlıkta! ömrünü tamamlamaktadır. Yazınız, umarım bu işle ilgili bir yerlere ulaşır, kanayan kalplere bir nebze de olsa derman olur. Elinize Sağlık, Sağlıcakla Kalınız.

15 Haziran 2021 18:47
Karadeniz'de "Ukrayna Krizi"

Değerli cdenizkent, Ayının kırk türküsünün armut üstüne olduğunu bilirsiniz. Amerika, Rusya'yı "öcü" olarak kullanıp, özellikle Avrupa'yı (Bizi de) çıkarları doğrultusunda kullandığı bir gerçektir. (Benzerini Rusya'da yapmaktadır) 2.Dünya savaşında sonra ABD-Rusya, dünyayı aralarında paylaşmış ve o günden bu güne silah vb. satışları ile büyük kazanç sağlamışlardır. Bugün ABD ve Rus ekonomisi dibe çökmüştür. Bir savaş: ikisini de, 2. sınıf devlet yapar; Çin, Hindistan, Brezilya'nın önünü hızlı bir şekilde açar. Özeti: Her zaman olduğu gibi bu kez de Ukrayna bahane edilerek, arka planda birbirlerinden çeşitli taviz almayı hedeflemektedirler. Bizim coğrafi manada büyük avantajımız var, yeterli ve yüksek teknolojiye sahip savunma sanayii hedefine ulaşırsak, gerisini onlar düşünmelidir. Sağlıcakla kalınız.

19 Nisan 2021 15:29
Türkiye'nin Geleceğinde...

Değerli cdenizkent, PKK'nın kuruluşunda, Rusya ve Batı'nın parmağı olduğu herkesin malumudur. Rusya'nın buradaki amacı; Akdeniz'e inmek ve bölgede bir "Ortodoks İmparatorluğu" kurmak: Batı’nın/Avrupa'nın beklentisi ise, I.Dünya Savaşı ile "kırpılarak kuşa çevrilen", Osmanlı/Türkiye'nin tekrar ayakları üzerinden doğrularak-güçlenerek, bölgenin sömürülmesine mani olmasına imkan vermemektir. Geldik, (PKK gönüllüsü!) HDP ve taktik-stratejik ortağı CHP'ye: PKK ve (örtülü) destekçilerinin amacı bu ülkeyi (imkanını bulsalar) bölmek değil mi? Herhalde öyledir. Peki, CHP bunu bilmez mi? Bildiğine göre neden (PKK sevdalısı!) HDP'ye payanda olmaktadır? "Başka türlü iktidar olamayız!" görüşü sanıyoruz bir bahane olmamalıdır. Yorumu şu atasözü ile noktalayalım. "Otu çek köküne bak!" İşte biz de bu anlayışla, CHP’nin otunu çekerek!, "Ülkenin geleceği ile bir iddiası yok" bilgisini paylaşmıştık. Sağlıcakla kalınız.

06 Mart 2021 16:11
Türkiye'nin Geleceğinde...

Değerli cdenizkent, önce haberimizin kaynağını verelim: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi C.I.3.sayı. "Türkiye Cumhuriyeti Rejimi" (Tek Parti Dönemi) 1944-45 ders yılı açılış dersi: Doç.Fethi Çelikbaş hoca, geleceğin diplomatlarına-siyasetçilerine ne demektedir? "Ne rejimin kurucusu, ne de bizzat rejimimiz, dünya çapında iddialarla ortaya çıkmamış ve böyle iddialarımızda yoktur. Esasen böyle iddiaların olmayışıdır ki, Türkiye'ye bütün devletler ve dünya kamuoyunun hayranlığını, takdirini, hürmetini kazanmıştır. Ve gelecekte kazanmaya devam edecektir." Şimdi şunu soralım, cevabını da verelim: "Neden 90 yıl yerimizde saydık ve neden CHP, ülkede her türlü yatırıma karşı çıkmaktadır? Çünkü CHP'nin ülke geleceği için hiç bir iddiası yok. Bu manada CHP (AK Partiye) ne demişti: "Libya'da, Suriye'de ne işiniz var?" Taze ABD'li başkanın muhalefetle Erdoğan'ı devireceğiz" derken kimlere güvendiği de ortaya çıkmıştır. Sağlıcakla kalınız.

05 Mart 2021 17:53
Parlamenter Sistem Kime Lazım?

Değerli Ali Bey, CHP ve muhalefet, mevcut sisteme karşı çıkarken Mustafa Kemal Paşa’nın “Kuvvetler Ayrılığı”na bakışını ihtimaldir ki bilmiyordur. M. Kemal Paşa,"İzmit’te gazetecilerle görüşmesinde: “Bence, kuvvetler ayrılığı prensibi, esaslı bir şey değildir. Kuvvetlerin ayrılığı prensibini koymuş olan insanlar bile, kuvvetlerin birleştirilmesinden yanadır...Müstebitlerle mazlum milletlerin yaptıkları pazarlık sonucunda ortaya atılmış bir sistemdir. Gerçekte, Kuvvetlerin Birliği vardır" demektedir. Bilirsiniz: 1)Kuvvetler Ayrılığı’nda: a)Meclis yasa yapmakta, hükümet uygulamakta, Yargı uygunsuzlukları denetlemekte. 2)Kuvvetler Birliği'ne örneği, CHP/Tek parti dönemini verelim. a)Meclis-Milletvekilleri istenenleri yasa yaptı, Tek Parti Hükümeti kendi çıkardığı yasayı uyguladı, Yargı/İstiklal Mahkemeleri de yasaları kendine göre yorumladı. Ve şikâyet edilen bugün: CHP döneminde bir vatandaş bir bakana küfredecek, yargı da onun sırtını sıvazlayarak bırakacak mıydı? Sağlıcakla Kalınız.

28 Ocak 2021 23:38
Dijital Dikta ve Deccal Çağı!

Değerli Ali Bey, Bilirsiniz, bedava sunulan bir hizmet/ürün en pahalı üründür. Bu manada bizlere “Batı Kültürü” dayatılırken, şu uyarı yapılmadı: “Batı anlayışında herkes kendi çıkarını korur. Batı’da kazanmanın ahlakı yoktur.” Bu pencereden Sosyal Ağlar: Bu alanın yatırımcıları, insanın (kadının-gençlerin) zaaflarını çok iyi öğrenmiş; öğrendiklerini kullanarak, kullanıcılarını adım adım bağımlı kılmışlardır. Ortamın bağımlıları: özel bilgilerini tanımadıkları insanlara (çocukların, nişan, düğün, plaj vb.) fotoğraflarını açarak; bunlar üzerinden bağlantı kurmakta ve bir gruba girmektedir. Bu: (görünürde) İnsani temel arzuların tatminidir. Bu ortamlar ayrıca: “hayalleri süsleyen eş-arkadaş! adayları” havuzu!.. yüz yüze ilişkiye girmekte zorlananlar için "maskeli balo", “sosyalleşmek” tir. Özeti: Sosyal ağ kurucuları, reklam vb. kazanç sağlamanın yanında kitleleri yönlendirirken; insanlara fareli köyün kavalcısı gibi (toplumların) hastalıklarını da göstermektedir. Sağlıcakla kalınız.

14 Ocak 2021 18:46
Bir Yılı Bir Gecede Tüketmek!

Değerli Ali Bey, Bir insan düşünelim: gelecekle ilgili bir planı, hayalleri ve hedefi olmasın. Hayali, hedefi olmayan bu insanın doğal olarak çalışma ve öğrenme arzusu da olmayacaktır. Hayalsiz, hedefsiz, amaçsız bir insanı bekleyen: Büyük bir boşluk, üzüntü-karamsarlıktır. İşte bu noktadaki insanlara (reklam-filim vb. üzerinden) sanal mutluluk (Alkol-uyuşturucu-tüketim çılgınlığı-moda-"Satın Al...Al...Al!") reçeteleri sunulacaktır. Bu yaşam tarzına, “Materyalizm”, "Madde Bağımlılığı" da diyebiliriz. Peki, İnsanlık bu duruma nasıl geldi? Bilirsiniz, Tüketim dayatmasının nedeni ile servet artışındaki büyük çarpıklık; sanayi devrimi sonucudur. Meraklıları, "sanayii devrimi", “Aydınlanma” hikayelerinin, aslında Sömürü kaynaklı, Ticaret-Para ilişkisi (ürünü olarak) doğduğunu bilirler. Özetle: Su üzerinde akan çöp olmamak için kişi kendisini (içindeki boşluğun-huzursuzluğunun kaynağını) sorgulamalıdır. Elinize sağlık. Sağlıcakla kalınız.

29 Aralık 2020 15:08
ABD yeni Başkanı Biden ve CHP

Değerli cdenizkent, Amerikalıların "Bizim Çocuklar" dediği grup hangi kültürden gelmektedir? İlk cevabı biz verelim. Çok yakın tarihe (günümüz de dahil) ülkemizdeki finans, sanayii, medya, reklam endüstrisindeki patronların-üst yöneticilerinin geldiği-yetiştiği kültürden. (29 Eylül 1929 tarihli The New York Times gazetesinden bir haber) "Türk Hükümeti, İlerlemenin Gerçek Yolu Olarak, Halkına Amerikanlılaşmasını Emrediyor." Bizler altı yaşımızdan itibaren (şartlandırıldığımız/korku kültürü nedeniyle) maalesef kendi gerçeğimizi göremiyor, ezberletilenleri de sorgulamadan körü körüne savunuyoruz. Gözümüzün önünde gerçekleşen olaylar dahi bize, içerisinde bulunduğumuz şartları anlatamıyor. Özet: Bizler, "asrileşme " adı altında, İslam-Türk Kültüründen; Antik Yunan-Roma kültürüne geçirildik. Ancak, aşı tutmadı, tutmayınca ortaya "altı kaval üstü şeşhane" yozlaşmış bir toplum çıktı. Bizim, sorgulayan cesaretli Aydınlara ihtiyacımız var. Değilse, işimiz zor. Sağlıcakla kalınız.

08 Kasım 2020 11:28
Biden mı, Trump mı?

Değerli Ali Adnan İnal Bey, ABD'de savcıların yüzde 95'i, avukatların %88'i beyazdır. (Adalet, Beyaza Beyaz'dır!) ABD'deki Medya'nın, çarpıtması ve yanlış haber yapması genel kabullerdendir. İşleyen bir demokrasi için özgür basın çok önemlidir. Ancak, sermaye güdümlü medyada bu mümkün değildir. (Medya Siyahtır!) Ve sessiz çoğunluk: Bilirsiniz, bilgi 2 şekilde elde edilir. a) Okul ve Kitaplardan b)Deneyimle (yaşayarak)ve önceki kuşakların aktardığı (sözlü) bilgilerden. Bizde okuyan kesim (Şartlandırılmıştır) CHP'li; Halk, DP-AP-ANAP-AK partilidir. Neden? Halk (zamanında) Jandarmanın dipçiğini yemiş! Devlet dairelerinde aşağılanmış-horlanmıştır. (Aşık Veysel, elbisesi eski olduğu için Ankara'ya-şehre sokulmamıştır) CHP/Tek Parti uygulamalarını gençler yaşamadıkları için bilmez, bilmek de istemez. Ve Halkın sessizliği geçmişte yaşananlardan kaynaklıdır. Başına bir musibet gelmemesi (İstiklal Mahkemeleri-Menemen-Rize Hamidiye-Erzurum vb.) için kenarda sandığı bekler. Sağlıcakla kalınız.

27 Ekim 2020 11:46
Korona Aşı mı Paranoya Aşı mı?

Değerli Ali Bey, maalesef, toplumumuzun, (çoğunluğu ile) doğruyu yanlıştan ayırt edebilme yeteneği değil de isteği bulunmamaktadır. Bunun en büyük nedeni “Doğru” nun; bir araştırma ve emek istemesidir. Halbuki, ortalıkta dolaşan bir haber (özellikle de çeşitli nedenlerle) işimize geliyorsa hiçbir ön araştırmaya tabi tutulmadan satın alınır ve pazarlanmaya başlanır. Ancak, çoğu kez ilgi çekmek için yapılan bu uygulamalar; toplumların salgın, afet ve benzeri durumlarında yıkıcı zararlara sebep olurken; kişinin kendisi de bundan zarar görür. Çözüm: Özel durumlarda yayılan haberler (mümkün olduğu ölçüde) araştırılmalı; olaylar karşısında sağduyu ile kendi aklımızı kullanmalıyız. "Yeryüzündeki canlıların en kötüsü aklını kullanmayanlardır." (Enfal: 22. ayet) Aklını kullanmayanlar, her zaman bir çöp misali akan suyun üzerinde savrulup gitmemektir. Elinize sağlık, sağlıcakla kalınız.

01 Ekim 2020 11:39
Toplam blog
: 1115
Toplam yorum
: 2713
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1730
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster