Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kuran'ın Aydınlığında...

Değerli Ali Bey, Bilirsiniz: Fuat Sezgin, 1942 senesinde İstanbul Üniversitesinde dünyanın gelmiş geçmiş en büyük oryantalisti kabul edilen Alman Hellmut Ritter”in öğrencisidir. Hocasından "Müslümanlarda da büyük matematikçiler olduğunu ve Avrupa”nın en büyük âlimleri seviyesinde bilimadamı oldukları"nı işitip, isimlerini de duyunca çok şaşırmış: “Dehşete düştüm. Çünkü ilkokulda, lisede öğrendiğimiz şeyler tamamıyla buna aykırıydı. Modern dünyanın gelişimine İslam dünyasının katkısını sıfır diye biliyorduk. Ritter”in sözleri İslam ilimleri tarihini öğrenmem için kırbaç rolü oynadı. Bütün dünyayı terk ederek gece gündüz bunun için çalıştım…” Prof.Sezgin, dünyanın en iyi bilim tarihçilerindedir ve 27 dil bildiği söylenmektedir. 1960'da ülkesinden sürüldüğünde, Almanlar kendisine Goethe Üni.direktörlük verirler.Prof. Sezgin, Batı uygarlığının İslam Medeniyetinin çocuğu olduğunu söyler. Soru: Ülkemizde kim ve neden İslam'a/Kuran'a düşmanlık yapmış-yapmaktadır? Sağlıcakla kalınız.

15 Şubat 2019 20:11
Cinsiyet Eşitsizliği

Değerli Hüseyin Bey, tekrar hoş geldiniz. Bilmediğini bilmemenin en büyük zararı kişiye ve içinde yaşadığı toplumadır. Avrupalı 75 tarihçi oturmuş ve Antikçağ’dan günümüze kadar uzanan süreçte (Batı kültürü ile yaşayan) kadınların (5 cilt) tarihini yazmıştır. İçerik; kadının, sosyal koşullarını ve gündelik yaşamını anlatmaktadır. Bunları öğrenmeden, Batı ve Batıda kadının (değerini) konumu bilmek mümkün değildir. Bunlar, Kadının toplumdaki yerini öğrenmeye yeterli midir? Elbette değildir. İslam öncesi ve sonrasını; Türklerin göç etmeden önceki (çadır) yaşamlarını, Müslüman olduktan sonra sahip olduğu (kazandığı) değerleri de bilmek gerekir. Bu eserde (II.Cilt), Şöyle bir ifade vardır: "Kadınlar, toplumun bir parçası olmak için, ailenin bir parçası olmak zorundaydılar" Açık ifadesi ile, kadınlar; ailenin olmazsa olmazıdır. Aile yoksa kadın da yoktur. Bu konuda erkekler değil, daha çok kadınlarımız düşünmeli; yaşadığı toplumla nereye sürüklendiğini sorgulamalıdır. Sağlıcakla kalınız.

13 Şubat 2019 12:22
Dinimizi ve Ailemizi Koruyun!

Değerli Ali Bey, Üzülerek söylemeliyiz ki, çoğunluğu iyi niyetli akademisyenlerimiz dahi buraya nasıl geldiğimizi (araştırmadığı için) bilmemektedir. Cumhuriyetin kurucuları (İttihatçılar dahil), “Osmanlı Medeniyetini (İslam'ı) yok sayarak modernleşeceğimizi” düşündüler. Gerçekte yok edilen: Türklerin, İslam potasında oluşturdukları büyük bir medeniyet, uygarlıktı. Bizler, kaş yapalım derken göz çıkardık; Hem Türk kültürünü, geleneklerini hem de İslam uygarlığını; (“modernleşme” adına) kaybettik. Aile; “sıcak yuva”; Evlat; “gözbebeği” anne-baba; “Ata” vasfı ile birlikte: Osmanlı Türklerinde mevcut: ruh ve fazilet doğrultusunda yaşam, dürüstlük, müsamaha, âdil idare, misafirperverlik, kadına saygı yok oldu. İslam: Ahiret ve Dünya işlerini düzenlemesinin yanında bir siyasi sistemdir. Kültür, halkın giysisidir, motiflerini halk zenginleştirir. Medeniyet: (insanlığın tamamına ait) bilgiden, dönemin ihtiyacına uygun üretilen ortak üründür. Bunlar karıştırılmıştır. Sağlıcakla kalınız.

11 Şubat 2019 11:29
Türkiye'nin "Guaido"su Kimdir?

Değerli Ali Bey, Cumhurbaşkanı Erdoğan: "AK Parti’nin 14 yıldır iktidarda olduğunu ancak sosyal ve kültürel alanda iktidar olamadığını söyledi. -“Biliyorsunuz siyasi olarak iktidar olmak başka bir şeydir. Sosyal ve kültürel iktidar ise başka bir şeydir. Biz 14 yıldır kesintisiz siyasi iktidarız. Ama hala sosyal ve kültürel iktidarımız konusunda sıkıntılarımız var. ülkemizin ihtiyacı, milletimizin talebi, bizim hayalimiz olan nesillerin yetiştirilmesi konusunda hala pek çok eksiğimiz bulunuyor.” Erdoğan: -Medya, sinema, bilim, teknoloji ve hukukta milliyetine yabancı hizipler iş başında “Dilimizden, tarihimize kadar birçok alanda ecdadımıza ve kültürümüze duyulan husumetin ürünü bir yaklaşımla hazırlanmış olan müfredatlar daha yeni yeni değişiyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan'a göre, birçok alanda Türk milletine yabancı hizipler çok daha etkin." (Amerikaninsesi.com) Guadio'ların tükenmemesini; haberin ve neden teknoloji üretemediğimizin cevabını okuyana bırakıyoruz. Sağlıcakla kalınız

05 Şubat 2019 10:52
Bugün "Maduro" Yarın Kim?

Değerli Ali Bey, Amerika, bölgemizden (askeri masraflarını karşılayamadığı) Çin'in, Rusya'nın, İran ve Türkiye'nin güçlenmesine engel olamadığı için çekilecektir. Bu nedenle kendisine yeni (Musullar) Petrol kaynakları aramaktadır. "Venezüella, kanıtlanmış rezerv verilerine göre, 300 milyar varille 1. ve 6 trilyon metreküp doğalgaz rezerviyle 7. sırada." dır. Ve Venezüella, ABD'nin burnunun dibinde (onlara göre) sömürülmesi gereken bir ülkedir. Dün, "Musul petrolleri için Amerika her şeyi yapmalıdır!" diyen sömürgeci kafa, bugün Venezuella için her şeyi yapmaktadır.Amerika ve Avrupa'nın pervasızlıkları, batmaya yakın olmalarından kaynaklanmakta, kaybetmeye başladıkları için de kartları açık oynamaktadırlar. Sağlıcakla kalınız.

29 Ocak 2019 23:36
Yuva İçin "Dişi Kuş" Aranıyor!

Değerli Ali Bey, Sanayi Devrimi ile birlikte her türlü mal ve malzemenin üretiminin hızla arttığını biliriz. Ancak, artan üretimi tüketecek yeterli satın alma gücüne sahip tüketici yoktur. İşte bu noktada kadınlar "yeni tüketici!" olarak devreye sokulur. Çok ilginç bir örnek: 20.asrın başında Amerika'da kadınların sokakta sigara içmesi hoş karşılanmamaktadır. Ancak, bu durum kısa süre sonra tersine döner. Artık sokakta sigara içmek, kadınlar için "özgürlük!" sembolü'dür. İşimiz gereği Uzakdoğu, Rusya ve Avrupa insanını tanırız, kadınlarımız bilsinler ki, bizdeki kadar oralarda kadınlara değer verilmez. Bizde de bir süre sonra evlilikler azalacak, "birliktelikler!" artacaktır. Batıyı tanıyanlar, bunun ne anlama geldiğini çok iyi bilecekler. Özetle: Kadınlarımız kendi ayaklarına kurşun sıkmaktadır. "Kadın hakları- Özgürlük!" adı altında "Kadın istismarı" konusunda, en çok onlar düşünmelidir. Sağlıcakla kalınız.

27 Ocak 2019 11:18
Ayasofya ve Misak-i Millimiz!

Değerli Ali Bey (2/2)"..Ayasofya şimdi, bizim Müslüman geleneklerimizin bir parçası olmasına rağmen, bu mümkün olabilirdi. Hıristiyan kilisesi o kadar çok bölündüğüne göre bu, imkânsızdır. O takdirde Ruslar, Yunanlılar ve Anglikanlar bizim topraklarımızda Ayasofya için birbirleriyle dövüşmeye kışkırtılacaklardır. Ve sizin barış için öğütlediğiniz iyi davranış, sonsuz bir çatışmaya yol açacaktır. Ama yine de Hıristiyanlara dünya gözünde lâyık olan onuru vermek için, elimizden ne gelirse yapmaya çalışacağız ve Ayasofya’yı bir cami olarak korumakla, Katolik kilisesinin gerçekten haysiyetini incitiyorsak, onu, ya bir müzeye çevireceğiz. Ya da tamamen kapatacağız. Hiç kimse bizim, bilerek, planlı Hıristiyan kilisesini incittiğimizi söyleyememelidir..." Olayı anlatan, Mustafa Kemal Paşa. Aktaran; Papa ve İngiltere başbakanı ile görüşecek kadar etkili İngiliz gazeteci/yazar. Bu kitap, 1973'de Milliyet Yayınları" nca Türkçeye çevrilmiştir. Sağlıcakla kalınız.

06 Ocak 2019 19:57
Ayasofya ve Misak-i Millimiz!

Değerli Ali Bey, (1/2)Ayasofya'nın nasıl müze olduğunu M.Kemal Paşa'dan aktarmadan evvel, İspanya'da bulunan Kurtuba Camii hakkında bilgi verilmelidir. Kurtuba Merkez Cami-i Şerif'i sonradan kiliseye çevrilmiştir. Camii (1984 yılında) UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edildi. Cami içinde 1293 sütun vardır. Bu ulu Cami bugün Cordoba Katedrali'dir. Camii dünyanın en büyük ve en eski camilerinden biridir. Gelelim Ayasofya'ya: İngiliz bayan yazar Mary Ellison: Papa, İngiltere başbakanı, Mustafa Kemal Paşa ile görüşerek, "Kuvayı Milli Ankara'sı"isimli eseri yazmıştır. (Ocak 1923)Yazar, Ayasofya'nın müze oluşunu M.Kemal Paşa'dan aktarır:"Ankara’da Mustafa Kemal Paşa’ya Papa’nın barış için büyük isteğini söyledim. Paşa’ya Hıristiyanlara karşı cömert davranışının ne olacağını sordum. Ayasofya bir Hıristiyan kilisesi olduğuna göre, Hıristiyanların ruhanî lideri Papa’ya geri verilip verilmeyeceğini araştırdım.M.Kemal Paşa cevap verdi:“Eğer Hristiyan kilisesinin bîr tek kolu olsaydı..

06 Ocak 2019 19:49
CHP Ağırlığını Koyamıyor

Değerli Halil Güven (2/2) ...dünya kadar genç yetişiyor. Bunların arasından bir tanesini, İktisat Vekili yapın'.Bayur’un dediği dedikti:'Paşam, sizin kadar aklımız ermiyor. Buna da siz çare bulacaksınız' dedi. Atatürk bir iki saniye düşündükten sonra, Conker’e dönerek:'Bu millet çok çabuk kurtulur. İsterseniz sizi misâl alalım. Siz, Selanik’ten Türkiye’ye gelirken, Ankara’ya ne getirdiniz?Tabii hiç bir şey. Şimdi neniz var? Yüzbin liralık bir apartman, Kütahya’da ikiyüzbin liralık bir kiremit fabrikanız. Hepiniz bütün mallarınızı millete verirseniz halledilmiş olur. İşte sana kurtuluş yolu'. Bir yıl sonra, İş Bankası G.Müdürü Bayar, Çankaya Köşkü'ne çağırıldı. Atatürk, Bayar’a:'Seni İktisat Vekili yapıyoruz' deyince, Bayar:'İş Bankası'nda kalmak istiyorum. Bu bile bana fazla geliyor' diyerek, üç sefer isteği geri çevirince, Atatürk:'Hem İş Bankası Müdürlüğünü yapacaksın, hem de İktisat Vekilliğini'.Bayar uymak zorunda kaldı. Bunu duyunca çok sevindik: Bayar bize bol bahşiş verirdi

03 Ocak 2019 11:40
CHP Ağırlığını Koyamıyor

Değerli Halil Güven, (1/2) Bir Hint atasözü der ki: “Herkesin gerçeği bilgisi kadardır.” Bu manada CHP gerçeğini tarafsız bir gözle görmekte yarar vardır. Kaynak: “Atatürk'ün Uşağının Gizli Defteri.” Cemal Granda. Yazar, Mustafa Kemal Paşa’nın uşağıdır. Anlatıyor: “1930-1931 yıllarında, yurdumuzda büyük bir ekonomik bunalım başgöstermişti. Ürün fiyatları düşüyor, Devlet bütçesindeki açık genişledikçe genişliyordu. Genel bir ulusal ekonomi seferberliği olmadıkça bu hal düzelemezdi. Her gün bir ya da birkaç tüccarın iflâs ettiği duyuluyordu. Huzursuzluk son haddini bulmuştu. Bu durumu gören bütün milletvekilleri, Atatürk’ten bu hastalığa bir çare bulmasını istediler. Hatta Nuri Conker : 'Paşa, vaziyet kötüdür. Böyle giderse, memleket mahvolur' diyordu.O gün sofrada bulunan Yunus Nadi ve Hikmet Bayur : 'Paşam, bu işe ancak siz çare bulabilirsiniz' deyince, Atatürk şu cevabı verdi:'Ben askerim. Vazifem olan şeyleri bilirim. Gerisine karışmam. Bu memlekette Yüksek Ticaretten mezun...

03 Ocak 2019 11:04
Toplam blog
: 1081
Toplam yorum
: 2683
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1711
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster