Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Sayılar, insanlar ve işte bazı sonuçlar

Ümit abi, Milliyet.com.tr'nin habere sırtını döndüğü bir zamanda (devirde) inanki bu hiç de şaşırtıcı değil. Sait Faik'in "hikayecinin kaderi" isimli öyküsünü okuma fırsatın oldu mu bilmiyorum. Ama kendisinin dahi eserlerinin bir gazete köşesinde yer bulamamasını her zaman yaptığı gibi çok çok iyi anlatır. Tüketmek üzerine kurulmuş bir sistemde üreterek, katarak varolmayı seçmek tam "don kişot'a" yaracaşacak bir hareket olsa gerek. Çok fena açıldım bu sabah bak, Hayyam'la bitirelim "Şu cahillere bak / dünyanın sahibi onlar..." Ah abi bak bitiremiyorum bile, çok fena bir taş attın, çok derine gitti, dalıyorum dalıyorum çıkaramıyorum ki yüzücülüğüm, yazarlığımdan daha iyidir aslında :) k.

09 Ocak 2009 08:46
Sayılar, insanlar ve işte bazı sonuçlar

Celal Çelik'in söylediği de çok doğru. Esasında bu çalışmanın amacı "birde buradan bakalım" demek. İktisatçı bir bakış açıcısı. Anlaşılmasın ki reyting avcılığı kötü / yanlış bir şeydir.Fakat kısa yoldan geçici,uçucu tatmin sağlar ki bu da bir gerçektir. Çok uzun zaman zaman önce, Özal zamanında bir karikatür okudum. "Orta direk hala dayanıyor" diyorlar rahmetliye. O da peki dar gelirli ne alemde diye soruyor, dar gelirli sizlere ömür diyorlar. Ümit abi benden daha iyi belir, memlketimizde turuncu trafik ışığı, karaktersiz ve işlevsizdir. Feci halde Aristo mantığı genlerimize işlemiş gibidir, ya batarsın (1) ya çıkarsın (0) durumu. Oysaki biz doğluyuz, bizde başka bir zenginlik olmalıydı. İşte bu çalışma da (1) ve (0) olmamayı seçen, var olurken piyasa koşullarına göre değil de olmak istediği yazan insanları biraz görünür kılıyor. Ben de içindeyim, mutluyum. Çünkü amacım tam olarak da bu olmuştu. K.

09 Ocak 2009 08:41
Sizi kaç kişi devamlı okuyor?

Ahmet Bey, Celal Atik (??) 'in kayıtlı okurdan aldığı hit sayısı 42,962. Mesela ben kayıtlı okurum ve Celal Atik'in yazılarını en az 200 kere tıklamışımdır. Yani o sayının 200'ü sadece benden gelir. Tabloyu okurken hata ediyorsunuz.

08 Ocak 2009 14:33
Sizi kaç kişi devamlı okuyor?

Neyi ne ile çarpacağınız biraz karışmış. Celal Atik(??) kayıtlı okurdan 42,962 hit almış. Kayıtlı okurdan gelen hit sayısını 342'ye (blog sayısı) bölmelisiniz. Sonuç yaklaşık olarak 125. Yani Celal Atik(?)'in her yazısını ortalama 125 kayıtlı okur okuyor. Sizinkini hesaplamadım, belki daha yüksektir. Kendiminkini inanın hiç merak etmiyorum ama 1den yüksek olmalı :) . Benimkisi de meslek hastalığı. Maliyet uzmanıyım, hatalı hesap görürsem karışmadan dayanamam. Saygılar. K.

08 Ocak 2009 14:06
Sayılar, insanlar ve işte bazı sonuçlar

Doğrudur, benim yazı sayım 190 * 2,5 falan olmalı.

08 Ocak 2009 10:28
İşte en çok "okura"sahip blog üyeleri

Aslında daha önce "simitçi" benzetmesi ile anlatmaya çalışmıştım. İsmini hatırlamdığım bir yazar da "ben simitçi miyim" diyerek alınganlık göstermişti. Sanki simitçi olmak kötü bir şeymiş gibi. Bu bir seçimdir. Bu sefer de McDonalds örneğini vermek istiyorum. McDonalds çok satış yapar. Gelenlerin de fazla beklentisi yoktur. Fabrikasyon bir ürün, hepsinin dekorasyonu ve ürünleri ve fiyatları aynı. Bayağı. Hite oynamak da bana McDonalds işletmek gibi geliyor. İnsanlar size değil, McDonalds'a geliyorlar. Yenen sizin hamburgeriniz değil, sizin McDonalds adıyla ürettiğiniz, duygunuzdan, el emeğinizden ve damak tadınızdan hiç bir şey katmaya hakkınız olmadan ürettiğini burger. Müşteri size baktığında sizi görmüyor bile. Kırmızı şapkalı birisiniz sadece, yüzbinlerce mc d. çalışanı gibi. Benim amacım kendi uslubumda köfte yapmaktı.Arka sokakta küçük bir dükkan, gelenlerin beni ismen bildiği hesap aldıktan sonra çıkarlerken ellerine limon kolonyası dökebileceğim bir yerdi hayalim. İflas ettim.

05 Ocak 2009 15:37
İşte en çok "okura"sahip blog üyeleri

Sevgili Culduz Abi, çok uzun zaman zihnimi kurcalayan bir soru olmuştur sadık okur / münferit okur ayrımı. Analadığım kadarıyla buraya da dikkat çekiyorsun. Münferit okur ile kastım yazara değil de yazıya daha doğrusu başlığa ve bazı durumlarda fotoğrafa gelen tıklayıcı. Ben şahsen bu yola sapmadım. Önemli olan nasıl başlık atarsan at, senin yazdığın yazıyı iki gözü ekranda bekleyecek olan okurlar kazanmak ve o okurla aranda duygusal bağ kurabilmektir. Yani, "sadık okur" u yaratabilmek ve bu ilişkiyi sürdürebilmektir mühim olan. Anlatmanın ve anlaşılmanın bu kadar zor olduğu bir hayatta, beni anlayacak bir kişiyi, yani kendimi anlatabildiğim bir kişiyi, 70 bin hite tercih ederim hem de milyon kere... Buradan da o bir kişiye teşekkürlerimi iletiyim, o kendisini bilir. K.

05 Ocak 2009 15:28
Ablanın sevgilisi eve gelir

Yorum cevabımı yanlışlıkla kısa gönderim. Benim de gözümde enseye sert şaplaktan önceki zihinsel idrak süreci beliriveriyor. Yani "baba" bir an için gerçekten iki farklı ali olabileceği ihtimalini düşünüyor, acaba öyle de ben mi fark etmedim diye muhakeme ediyor ve gerçeği farkına varınca aslında bunun bir pot olması değil de, gerçekleşebilecek bir felaket olma ihtimalinin öfkesi ile geçiriyor. İbretlik! :)

30 Aralık 2008 16:37
‘Aydın’ değil entelektüel, ‘hainin’ değil, hakikatin iğvasına

Celal Bey. Yormayın kendinizi.

30 Aralık 2008 15:49
Yurtsuzluk Korkusu

Yunan ordusu Kütahya'ya kadar girmiş, Selanik ve Beyrut'tan sonda son Akdeniz incimiz İzmir'de düşmüştü. Güney sahilleri yeni bir kuzey afrika olma yolundaydı. Doğuda Kürt ve Ermeni azınlığın geleceği belirsiz ve daha kuzeydeki dev Rusya, kendi iç sorunlarını çözmek üzereydi. En kötü senaryoda Ankara, Konya civarındaki illere toplaşmış, denizle irtibatı kesilmiş, on milyonluk bir türk milleti. Sanırım bu en kötü senaryoydu, bu noktadan mucizevi bir dönüş oldu. Evet, bence de bu yıllarda oluşan kaygı fobik bir duruma dönüşmüş ve her türlü iş ve dış politik kararda temel motivasyon rolünü oynuyor. Bizim için Kurtuluş Savaşı hiç bitmedi. Sorun şu noktada ki, aslında "Kurtuluş Savaşı" biteli çok oluyor. Orada kalan akıllarımız, bizi bugünkü savaşlarda yanlış karar almaya ve yanlış politika uygulamaya itiyor. Nacizane görüşüm...

26 Aralık 2008 14:16
Toplam blog
: 295
Toplam yorum
: 3950
Toplam mesaj
: 280
Ort. okunma sayısı
: 717
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Bugün ölseniz mesela, ya da hafifletelim biraz hadi, bu giriş çok karamsar oldu. Bugün ortadan kay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster