Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ekmeleddin İhsanoğlu ‘siyaseti’ öğrenmeye başladı…

Anadolu'yu idealize etmeyi duyumsayabiliyorsam da, bu kadar çamurun, batağın içinde siyaseti kucağında bulan ve otoriterliğe beş kala karşı bir cepheyi bir arada tutmaya çalışan birisini mi eleştirmeyi reva gördünüz?

04 Ağustos 2014 21:16
Bir UMAG (Yazma Semineri) Serüveni

Ne mutlu. Yaşamın çıkar peşinde koşulmaksızın keyif alınan anları hafızalara kaydolmuş. Selam ve sevgiler.

19 Haziran 2014 10:00
'Altın Palmiye' 'Kış Uykusu'ndan uyandı!

Tam olarak: "Bu benim için çok büyük sürpriz oldu. Beklemiyordum. Ne diyeceğimi bilmiyorum. Bu yıl Türk sinemasının 100. yılı. Çok güzel bir tesadüf. Festivali ve jüriye teşekkür ediyorum bu ödül için. Bu ödülü Türkiye'nin gençlerine ithaf ediyorum. Geçen sene hayatını kaybeden gençlere ve ölen madencilerimize adıyorum." demişti sanırım. Selam ve sevgiler.

26 Mayıs 2014 14:37
Mistisizmin Önlenemeyen Yükselişi

Şu açıdan sana katılmamak mümkün değil tabii, tüm bu ölümsüzlük arayışı ve kendini gerçekleştirme çabası içerisindeki milyarlarca insanın en ilkelinden yükseğe (sırasıyla; içgüdüler, kaba kuvvetle hükmetme, ideolojiler, din ve felsefe) çevreyi ve yaşamı cehenneme çevirmelerinin karşısında da durmak kaçınılmaz. Bunu benzer düşünenlerin bir araya gelerek yapmak istemeleri de öyle. Sonuçta, varoluşları uğruna yakan yıkanlar, sınırsız tüketenler ile düşünenler ve harekete geçmek zorunda kalanların mücadelesi hep olacak. Sevgi ve saygılarımla.

26 Nisan 2014 08:06
Mistisizmin Önlenemeyen Yükselişi

Hadi gel samimi olalım. Kimse ölmek istemez. Uğruna adanılan ideoloji ve değerlerden tut, en dipte yer alan içgüdülere, tüm var oluş ve kendini gerçekleştirme çabalarına kadar her şey hayatta kalmak, ölüme direnmek ve ölümsüzlüğe kapı açmak için. Din ya da vatanı uğruna öldüğü için yüceltilenlerin başka şansı olsaydı ne olurdu diye düşünelim. Onların koşarak ölüme gitmeleri de artık başka bir seçeneğin bulunmadığı bir anda yine ölümsüzlüğe koşmaktır. Artık düşünceleri ve iç dünyasında varoluşa, ölümsüzlüğe giden tüm yan yolları tüketen birisinin intiharı seçmesi gibi. İlk andan beri bizi diğer varlıklar gibi salt hayatta kalma iç güdüsünden ileriye ayrıştıran düşünme ve tuzak kurma, bunu bir arada yapma yeteneğinin nasıl ve nedenine cevap bulmak mümkün olmayacağı için bir androidin yaratıcısını ara misali bizim de bu arayışımız yine bizim sonsuzumuza dek sürecek kâh mistik kâh somut ya da kendi estetik yaratılarımız aracılığıyla. Şu açıdan sana katılmamak mümkün değil tabii,

26 Nisan 2014 07:51
Alıştıysan eğer, yazmadan olmuyor!

Hoş geldin demek ne kadar anlamlı bilmiyorum. Bu değerli dile getiriş ve tüm diğer söze döküşlerin daim olması dileğimle. Çok ve en kıymetlin, annen huzur ve nur içinde olsun. İçten sevgilerimle.

13 Nisan 2014 18:49
İlahi Komedya- Dante'nin Gözünden Ölüm Sonrası Yaşam

Çok çarpıcı bir vurgu: "Her karanlık kendini sonlandıracak karanlığın tohumlarını içinde taşır". Diyalektiğin "tez-antitez-sentez" yasasının karanlık için 14. YY'daki ifadesi sanki. Tabi, karanlık varsa aydınlık da var demektir. Bu "her karanlık kendini sonlandıracak aydınlığın tohumlarını içinde taşımaz" anlamına gelmez umarım. Yine de Dante'nin pek iyimser olmadığı ortada. İçinde bulunduğumuz duruma bakılınca ben de aynı duyguları taşıyorum. Keşke, her karanlık kendini sonlandıracak karanlığın ve aydınlığın tohumlarını içinde birlikte taşır" diyebilseydik. Sorunuza gelince; Berkin'in öldürülmesi üzerine yaşananlar vesilesiyle yazdığım blogda bunu düşünüp cevabı ilahi açıdan sorgulamıştım. Sanırım "kibir" en büyük günah olmaya benim de en güçlü adayım. Selamlar.

10 Nisan 2014 10:33
Mondros Mütarekesi'nden sonra İngiltere'nin Türkiye'de yaptıkları

Mustafa Kemal gelecekte Rusya'ya nazaran çıkarlarının İngiliz'lerle kesişeceğini hesap edebilecek kadar gerçekçi ve pragmatist bir liderdir. Lloyd George'un saldırgan politikasının sürdürülemez olduğunun ve iflas edeceğinin öngörüsünü yapabilecek kadar da zeki. İngiliz'lerin Mustafa Kemal ve Anadolu hareketi gerçeğini gayet net gördüklerine dair raporlar da mevcut. Bu tespiti yapmak Kurtuluş Savaşı'nın değerini düşürme anlamına kesinlikle gelmez kanımca. İlaveten hatırlamak gerekir ki, bu ülkenin vicdanlı her kesimden milyonlarca insanı Irak Savaşı arifesinde devletin sivil asker bürokrat ve siyasi zirvesinde harekât planları ve ABD ile pazarlıkları yapılırken savaş karşıtı eylemler için günlerce sokaklara döküldüler. Saygılarımla.

27 Mart 2014 15:27
Kendimin Kedisi Olsaydım

Merhaba Zuhal Hn. Yazınız henüz iki ay önce bir yavru edinen bizleri de tarif ediyor. Sanırım kedi bakangiller biz de dahil olduk. Aslında eve bir kedi getirme kararını halen ergenliğini süren oğlumun yoğun baskısı altında bir anlık çılgınlık sonucu aldık. Şimdi en az onun kadar bizim de eğlencemiz ve tabii ki sorumluluğumuz oldu. Henüz 4 ayın içinde olmakla birlikte masa ve mutfak tezgahına zıplaması bir iki haftayı bulmayacak sanırım. Evimiz 11. katta ve, oyun anında hızını takip edemediğimiz bu varlığın başımıza ne işler açacağını merakla ve biraz da kaygıyla bekliyoruz. Tabii bir de yavrulamanın bertaraf edilmesi sıkıntısı var. Her şeye ve her yerimizdeki tırmık ve küçük ısırık izlerine rağmen ben, ya ben ya da kedi diyen eşim ve tabii ki oğlum şimdilik bu doğa harikası yaratığı izlemenin ve sıcaklığını hissetmenin keyfini sürüyoruz. Selam ve saygılarımla.

21 Ocak 2014 09:39
2013 Nobel ödülleri ve düşündürdükleri...

Bu yorumu bir kaç özlü sözle sonlandıracağım: Bir Oscar Wild şiiri buldum "Çünkü Herkes Öldürür Sevdiğini" başlıklı http://oscar-wilde.sairbul.com/cunku-herkes-oldurur-sevdigini/ .Bir de bizde deyim var "dil ağrıyan dişi kurcalar" diye. Son olarak da teşbihde hata olmaz "kış kışlığını yapacak, p..t p..tluğunu" diye de bir deyiş vardır. Bence yapmazsa kork. Hoşçakal, sevgiyle kal.

31 Ekim 2013 08:48
Toplam blog
: 129
Toplam yorum
: 183
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1038
Kayıt tarihi
: 12.06.06
 
 

Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F mezunuyum. Yüksek Lisans diplomalarımı G.Ü Sosyal Bilimler Enstitüsü'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster