Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Türkiye'de kadın olmak

Yazınız için teşekkür ederim. Kadını aşağı gören örümcek kafalardan oluşan çoğunluğun olduğu bir ülkede ne kadına yapılan şiddet azalır ne de gelişmeler olur. Ama biz ülkenin gelişmemiş erkekleri olarak her yerde aynıyız. Finlandiya'da bir Türk gençle karşılaşmıştım. Genç daha 20'li yaşlarda Finli bir kızla beraber oluyor. Bir sene sonra bir bebek doğuyor. Adam bebeğin yüzüne bile bakmıyor. tek düşündüğü şey 2-3 yıl zaman harcayıp oturum izni almak. Finliler ise ufak bir ayrıntıyı es geçmemişler. Finli eşin izni olmayınca vatandaşlık alamıyor. Bebeğe babalık yapmak gibi bir derdi yok, her cuma ve cumartesi yeni Finli kızlara yelken açmak için sürekli olarak karısıyla kavga ediyor. Karısı dışarı çıkmasına izin vermiyor, bizim cengaver genç ise bir yalan uydurup dışarı çıkmaya çalışıyor. Özetle bizim insanımız her yerde aynı, hep aynı bağnazlık hep aynı örümcek kafalılık. Saygılarımla

26 Kasım 2011 08:32
Bilimde neden geriyiz?

Yazınız için teşekkür ederim.Durumu çok iyi özetlemişsiniz.10 yıl üniversitede yüksek lisans ve doktora yapmış bir insan olarak söylüyorum.Üniversitelerin geri kalmasının tek sebebi siyasi kimlikleri olan kişilerin üniversitelerde oturmasıdır. Şu anda ülkemizdeki sistemde eşeği bağlasanız profesör olur.Üniversitede bilim yapmak isteyen hiç bir kişi üniversitede kalamaz.Ben 10 yılda 40 yayın -araştırma yaptım.Bunlardan sadece 5 tanesi yeni ve özgün. Diğerleri tamamen tekrarlardan ibaret. Üniversitede yard.doç. olmak için 200 puan, profesörlük için 400 puan toplamak yeterliydi.Ben 900 puan toplamıştım. ama çalışırken bir konuyu unutmuşum siyasi olarak bir tanıdığım ya da genel tabiri ile bir dayım yoktu.30 yaşında evli, 1 çocuklu olarak işsiz kaldım.Şimdi özel sektörde üniversiteden hem de tarım gibi araştırmada geride kaldığımız bir alanda 50 yıl ileride olan bir firmanın araştırma geliştirme müdürüyüm.Her yıl en az 5 uluslararası toplantıya gidiyor, üst düzey araştırma yapıyorum.

28 Ağustos 2011 15:16
Koşaner Paşa... Koştu...

İyi Günler, Koşenere'e ait olduğu söyleyen ses kasetlerini dinletenler mutlaka hükümetle bağlantılı olan kurumlardır. Bunu herkes bilir. Hükümet ve üyeleri ve cemaata yakın kimseler hakkında hiç kaset çıkıyor mu ? Onların yaptığı herşey doğru ve yerinde mi ki sadece muhalefetin ve askerin kasetleri çıkıyor ? Hükümet dinletirse sadece karşı durdukları insan ve kurumların kasetleri çıkar. Askeriyede yapılan yanlışlarla ilgili askeriyenin en üst düzey komutanı toplantıda diğer üst düzey komutanlarla konuşuyor, sonra istifa etti diye hemen arkasından ses kasetleri ortaya çıkıyor. Niçin görevde iken ses kasetleri çıkmadı. Bu işin arkasında kimlerin olabileceğini herkes ve siz de bilirsiniz. Ya emniyet vardır ya da istihbarat. Onlar kime bağlı hükümete. Emniyette hangi cemaatin adamları iş başında. Onu da okyanus ötesine sormak gerekiyor sanırım. Saygılarımla

28 Ağustos 2011 14:29
İdeal Erkek.

Çok çılgın bir yazı ve yaşam tarzınız var gibi geldi bana. ideal erkeği tanımlamışsınız ama biz de belirttiğiniz kriterlere uyan erkek oldukça zor. İdeal erkek kriterlerinden bazılarına uyan bazılarına uymayan erkek bulmak kolay. Belirttiğiniz şekilde ideal erkeği (zeki, özgüven sahibi , romantik, güvenilir, adam gibi adam) bulabilmek ya da ortaya çıkarabilmek biraz da insanın yetişme tarzı ve maddiyatla ortaya çıkabiliyor. Ama yine de yazdıklarınıza katılıyorum. Sizin yaptıklarınıza ya da temponuza ayak uydurmak zor gözüküyor. Özlem tekin gibi çılgın tarzınız var gibi. Sanki yerinde duramayan sürekli olarak aktivite halinde, çılgın, maceracı bir yaşam biçiminiz var sanırım. Saygılarımla

15 Temmuz 2011 12:56
Rakamsal hayat!

Çok güzel bir yazı. Ben de sisin gibi teknolojiden modern dünyanın gürültüsünden uzak, sessiz bir hayat yaşamak istiyorum. Yorumlarınız son derece isabetli ve yerinde. Gerçekten de en azından 67 günümüzü iyi değerlendirmeliyiz. Saygılarımla

29 Haziran 2011 10:31
Mağaranın efendileri, görevlerini başarıyla yerine getirmiş!

Yazınız için teşekkür ederim. Gerçekten de güzel bir yazı. Tek tip insan ve toplum yaratmak her zaman istenen bir durum olmuştur. gerçekten de ben de dünyanın farklı bir ülkesine gittiğinde ilk olarak tüm dünyada görülebilen burger satan firmalar gözüme çarpar ilk olarak. Sonra insanların giyimleri, marketleri hep birbirine benziyor ve tek düze. Ama şu bir gerçek ki dünyada hiç bir ülkede bizde ki kadar zengin ve güzel bir mutfak ve yemek kültürü yok. Tek düzelerin %50 oy aldığını düşünürsek, 15 milyon da öğrenci yaptı sana 50 milyon, 5 milyon çocuk, 5-6 milyon da oy kullanmayanlar = Tek Tüze İnsanlar Topluluğu Türkiye. Saygılarımla

17 Haziran 2011 12:55
Finlandiya nasıl kalkındı

Oya Hanım, bilgilendirici yazınız için teşekkürler. Gerçekten de yazınızda belirttiğiniz şekilde hareket eden toplumlar ilerleyebiliyor. ben kendimden bir örnek vereyim. Biz ziraat sektöründe çalışıyoruz. Ben ziraat konusunda yüksek lisans ve doktora yaptım. Sonra da özel bir firmada bitki ıslahı üzerinde çalışıyorum. 10 yıllık üniversite eğitiminden sonra yeni işe başladığım şirkette elime bir çapa verdiler ve bitkilerin diplerini çapalamamı söylediler. 3 ay bu şekilde 30 yaşından sonra çalıştım. Sonra baktılar gördüler ki bu insan doktorasını bitirdiği halde işten kaçmıyor, işin hem teoriğini biliyor hem de uygulamada birebir çalışıyor. Birden daha üst önemli görevlere geldim. Bugün şirketin ar-ge müdürüyüm aynı zamanda baş ıslahcısıyım. Sözün özü eğitimde ve iş hayatında teorik olarak verilen çok iyi bir eğitim pratikte çok iyi uygulanabilirse ülke de kalkınır insanlarda işsiz kalmaz. Biz işte çalışacak mühendis bulamıyoruz. Saygılarımla

02 Haziran 2011 13:46
Temiz besin, üretim biçimleri, sera gerçeği.

iyi günler, yazınızda belirttiğiniz şekilde ülkemizde organik, doğal, ekolojik kavramları hep birbirine karışmakta ve karıştırılmaktadır. Ülkemizde tüketicilerin ihtiyacını karşılamak için serada üretim gereklidir. Çünkü sera domatesi veya serada üretim olmasa insanların ihtiyacı olan ürünler tarladan karşılanamaz ve tarla koşullarında sadece ve sadece yaz aylarında ürün alınabilir ve o ürünler de tüketicinin ihtiyacını karşılayamaz. Dolayısıyla serada yetiştirilen her ürün organik değildir. organik ürünlerin yetiştirilme koşulları ve gerekleri vardır. Organik üretimde kullanılan gübreler, ilaçlar ve diğer besin maddeleri farklıdır ve özeldir. Siz veya kim olursa olsun ben bahçemde organik ürün yetiştirdim diyebilir ve de yetiştirebilir. Ama bu ürünün çok sayıda kişiye ulaşabilmesi için aynı miktar ve kalitede organik olarak üretilip tüketiciye sunulması gerekmektedir. Tarla koşullarında ya da evlerin bahçelerinde özellikle yaz aylarında organik ürünler üretmede sıkıntı yoktur.

10 Mayıs 2011 10:38
Transylvania - beyaz bir ülkede kıpkırmızı bir hikaye...

Hilal Hanım, filmin dvd ya da vcd'si var mı acaba ? Ben de bu tip filmleri çok severim. Çingeneler zamanı, bir iki tane de Emir Kuctarica filmi izlemiştim. Balkan müziklerine bayılırım. İyi günler

18 Mart 2011 08:43
Akıl Çelen...

Alev hanım hassasiyet ve bilgilendirmeniz için teşekkür ederim. Rusya gibi mafya tarafından yönetilen bir ülkeden nükleer enerji konusunda önce bilgi sonra da bizzat uygulama almak bizdeki cahilliğin vardığı son nokta olsa gerek. ABD bile ülkesinde nükleer tesis kurmayıp üçüncü dünya ülkelerinde kurduruyor, sonra onlara uranyum verip enerji alıyor. Nükleer santrali açmanın maliyeti 20-30 milyar dolar, kapatmanın maliyeti 10 milyar dolar iken biz çıkmışız nükleer santral yaptıracağız diyoruz. Biz daha ülkemizin doğal zenginliklerini bile kontrol edemeyen bir ülkeyiz ki nükleeri nasıl kontrol edeceğiz. Bu yapılan tamamen bir seçim stratejisidir ve hükümet göreceksiniz seçim öncesinde nükleer enerjiyi büyük bir seçim propagandası olarak kullanıp halkı yine kandıracak ve gerçek gündemi unutturacak. Seçimden sonra da nükleeri rafa kaldırıp anayasayı değiştirmeye başlayacak. Saygılarımla

18 Mart 2011 08:38
Toplam blog
: 540
Toplam yorum
: 197
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1792
Kayıt tarihi
: 10.06.10
 
 

Gündemi ve olayları yakından takip etmeye çalışıyorum. Sinema, kitaplar, spor, doğa, siyaset, miz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    • Güncel [118]
    • Politika ve siyaset [91]
    • Futbol ve Spor [50]
    • Gerçekler [47]
    • Sağlık [40]