Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Denizin oğlu...

Doğduğu günden beri çöle ait olmadığını bir şekilde biliyordu. Hayallerinin peşinden gitmek, onun yaşam amacıydı. Tam da şu anda neyi dinliyorum biliyor musun?Ezgi'nin Günlüğü diyor ki..."Boşuna belindeki anahtar...Işığım kilitlenmez ki benim!" Gene , her zamanki gibi ılık bir rüzgar gibiydin. Rahatlatıcı ve yumuşacık... Harikasın sen!

14 Ocak 2008 21:35
Aşk Sayıklamaları (1)

Kesinlikle katılıyorum. Aşk , geçici bir delilik hali:) Hüzünden, kıskançlığa; ayaklarının yerden kesilmesinden, gerçeği sağlıklı değerlendirememeye kadar uzanan değişik ruh hallerini barındırıyor içinde... Elbette ki bu duruma yürek uzun süre dayanmaz. Aşık olduğunun insanın da sana aşık olması, gözlerin görür olmaya başladıktan sonra da sevecek bir çok yönünü bulman gibi durumlar da gerçekleştiğinde tadına doyulmaz doğrusu:) Yaşamından aşk ve sevgi eksik olmasın arkadaşım. SEvgiler benden sana...

14 Ocak 2008 13:39
Merhaba ve hoşçakal arasında bir yerde...

Hep güneşe dönük dursun Fullam. "Merhaba" ile "Hoşçakal"ın arasını en güzel şekilde doldurmalıyız. O sepete koyup kaldırdıklarını da indirme bir daha sakın e mi:) Sana çok güzel bir hafta diliyorum canımcım.

14 Ocak 2008 11:13
Kırmızı Bisiklet

Tutkularımız vardı. Çünkü her istediğimize, bugünün çocukları gibi çabucak ulaşamazdık. Kavuşamamanın verdiği bir heyecan, bir sabırsızlık. O küçücük halinle sen Semacığım, bir bisiklet değil "Kırmızı" bir bisiklet istemiştin; hatta dükkanda gördüğün o bisikletti istediğin. Büyüdün koca kadın oldun ama hala yüreğinde sızısı duruyor baksana. Hazin ama sıcak bir anıydı. Bir daha hayal kırıklıkları yaşamaman dileğimle seni öpüyorum. SEvgiler...

14 Ocak 2008 11:10
Otobya-son bölüm

Ben, dizi şeklindeki blogların bitmesini bekleyip, sonra hepsini bir solukta okumayı tercih ediyorum genellikle. Çünkü bir sonraki yazı yayınlanana kadar bir öncekinin etkisi azalıyor bir şekilde. Otobya'yı da bir solukta okuduğuma çok memnun oldum. Başından sonuna tempoyu hiç düşürmemek, merak duygusunu sürekli gıdıklamak ve son derece vurucu bir finalle bitirmek hiç de kolay değil. Tüylerim diken diken oldu inan... Bu öykünün, Haldun Taner Öykü Yarışması'na büyük bir renk katacağına inanıyorum. Yolun açık olsun. Yürekten kutlarım seni... Sevgiler ve selamlar...

14 Ocak 2008 10:59
Lütfen, de...

Ve ne kadar da göz ardı edilen. Hele de söz konusu en yakınlarımızsa hepten unutulan. Kelimelerin gücüne ve büyüsüne inanan bir insan olarak hep bu tarz kelimeleri kullanmaya özen göstermişimdir. Bir ricaya, yumuşacık bir "Lütfen" ile başlamak ya da sıcacık bir "Teşekkür ederim" le bitirmek çok çok önemlidir. ve bence insan en büyük özeni en yakınlarına göstermelidir. Sana harika bir haftasonu diliyorum Yıldız Can! Öptüm seni...

11 Ocak 2008 11:13
'Bir vefa kalmadı ok ile yayda...'

Plak, üstünde onu yırtarcasına kayan iğneye inat haykırıyordur... Ne kadar canı yanarsa yansın , hala hüzünlü de olsa şarkısını söylüyordur hiç durmadan. İğnenin hoyratlığına inat; yaşama inat...

11 Ocak 2008 09:54
Ey aşk!

Bir uçtan bir uca savurur insanı... Bir bakarsın mutluluktan havalara uçuyorsun, bir bakarsın hıçkırıklarla sarsılıyorsun. Kendine bile yabancılaşırsın bazen. Allahtan çok uzun yıllarca o duyguları yaşamıyoruz. Çünkü bu kadar duygusal gel-gite yürek dayanmaz:) Yaşamından aşk eksik olmasın arkadaşım. Kucak dolusu sevgiler benden sana...

11 Ocak 2008 09:49
Kesik ruh

Dostça, sevgiyle ve sıcacık okşayan eller gerekli sana Sedcaığım. O eller önce kesikleri sağaltır yavaş yavaş, sonra saçlarını okşar usulca. Dizlerinde uyutur seni... Sakinleşirsin...

11 Ocak 2008 09:46
Kabus...

Hiç olmazsa bir süre sonra uyandığında herşeyin normale döneceğini bilirsin. Ama şu anda içinde bulunduğumuz durum öyle mi? Uyanmak istedikçe daha beter batağa saplanıyoruz adeta. Özellikle kadına bakışın giderek daha pespaye bir hal aldığı şu günlerde , gelecek karardıkça kararıyor... Kadını, bol bol çocuk doğurup, evde sessiz sakin oturup kocasına hizmet edecek kişiliksiz ve silik insanlar haline getirmek için var güçleriyle çabalıyorlar. Cumhuriyeti kurmak için canlarını verenlerin kemikleri sızlıyordur bu mezbele karşısında! Ağzına sağlık arkadaşım. Az bile yazmışsın valla...

10 Ocak 2008 14:38
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 1402
Toplam mesaj
: 249
Ort. okunma sayısı
: 1647
Kayıt tarihi
: 04.10.06
 
 

30 yıldır Antalya'da yaşıyorum. Akdeniz Üniv. Tıp Fakültesi mezunuyum. "Tıbbiyeden her şey çıkar, ar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster