Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
E çocuk ne oldu?

Çocuğun ne suçu var? Ona dünyaya gelecek misin diye soran olmadı. Kendi istekleriyle yaptıkları bu çocuktan neden nefret ediliyor ki? Taraflardan biri hata yapmışsa çocuğun bundaki günahı ne? Madem dünyaya getirdiniz O çocuk ömür boyu sizin çocuğunuz. Biraz büyüsün öyle görürüm de ne demek? O çocuğu şefkatten yoksun büyütmeye kimsenin hakkı yok. Çocuk sahibi olmak çok ciddi bir iştir. Bu işi sadece bir kişinin omuzlarına yüklemek olacak iş değil. Çünkü çocuk iki tarafın da çocuğu üstelik hiç bir günahı yok. Belki öğretmen olduğumdan bilemiyorum ama çocuklar konusunda çok hassasım. Anne babalar çocuklarını üzmemek için ellerinden geleni yapmalılar. Sevgi ve ilgiyi asla esirgememeliler. Sevgiden yoksun büyüyen insan yetişkin olunca eşine ve çocuklarına da sevgisini gösteremiyor. Ruhsal problemler yaşıyor. Unutmayın her insan sevilmeyi hakeder hele bu insan çocuksa.. iyi günler

25 Haziran 2007 10:29
Dilbilgisi

Noktalama işaretleri çok güzel anlatılmış. Ben hala iki nokta üst üste ve noktalı virgülü karıştırırım mesela:) Öğrencilerime tavsiye edeceğim bir hikaye.. Teşekkürler

21 Haziran 2007 23:01
Kabullen...

Hayatımıza giren her insan bir şeyler öğretir farkında olmadan. Ve bir gün sanki görevini tamamlamış gibi çıkar gider. Bütün eşyaları, resimleri yok ederek onu unutmak isteriz. Ama beynimizdeki anıları onunla birlikte gönderemeyiz bir türlü. İşte zaman acıları hafifletmek için devreye girer. Yavaş yavaş o da farkettirmeden görevini yapar. Sonra bir bakmışsın ki onu her hatırladığında güzel anılarını hatırlıyorsun ve dudağına hoş bir gülümseme beliriyor. "Yaşandı bitti ama güzel şeylerde yaşadım. İyi ki yaşamışım"dersin. Çünkü artık kendinle savaşmayı bırakıp yaşananları geçmişe hediye etmişsindir. Geçmişin muhasebesini bugün yaparken bugünün muhasebesini ertelemenin manasızlığını anlamışsındır artık..

21 Haziran 2007 15:50
Öğretmenlerin 3 AY tatili var

Ben de öğretmenim şu an işyerindeyim Haziran sonuna kadar da geleceğim. Temmuz'un son haftası tercihler başlayacak. Tatili bölüp geleceğim 3 hafta sürecek. Ondan sonra da zaten Ağustos'un son haftası tekrar başlıyoruz. Üç aylık tatil falan yok. Öğrenciler 3 ay tatil yapıyor. Öğretmenler değil.

21 Haziran 2007 15:31
Carpe Diem!

O filmi hiç unutmam. Lisedeydim. 3 kere hiç bıkmadan izledim. Sonra eğitimci olduğumda o öğretmeni çok daha iyi anladığımı fark ettim. Bir öğretmen öğrencilerine farklı bakış açıları sunabilmeli. Hayatı yakalamayı öğretebilmeli.. Sevgilerimle..

21 Haziran 2007 13:39
Tuvaletleri öğretmenler temizlesin

Öğretmene verilen değer ve saygı son günlerde iyice azalmakta. Geçenlerde serviste yer kalmamış ve öğretmen arkadaş ayakta kalmış. Şoför öğretmeninize biriniz yer versenize ayakta kaldı demiş. Neyse birisi zar zor yer vermiş. Eve gidince velisine öğretmene yer verdiği için ayakta geldiğini söylemiş. Bunun üzerine veli müdüre telefon açarak öğretmenin ayakta gitmesi gerektiğini çünkü çocuğu için o servise para verdiğini söylemiş. Düşünebiliyormusunuz para saygıdan herşeyden üstün konumda... Biz de öğrenci olduk. Fakat biz okula giderken öğretmenimizin elinde fazla eşya gördüğümüzde yardım ederdik. Otobüste yer verirdik. Hata yaptığımızda özür dilerdik. Çünkü öğretmene saygı duyardık. Ailemizden de böyle gördük. Tuvalet temizleme işi öğrencinin de öğretmenin de değildir. Tuvaleti hizmetli temizler. Okul idaresinin bu duruma bir çözüm getirmesi gerekir. Tuvaleti öğretmen temizlesin diyen veli ile öğretmen serviste ayakta gitsin diyen veli arasında fark var mı sizce? Yorum sizin

20 Haziran 2007 14:14
Kadınlar Romantik Komedi Sever

Çünkü kadınlar gerçek hayatta partnerlerinden göremedikleri ilgiyi romantik muameleleri bu tür filmlerde görürler. Keşke.. diye başlayan cümleler kurulur çoğu zaman ve bu cümleler nerdeeee.. şeklinde son bulur. Romantik olan erkekler de vardır mutlaka ama sayıları bir hayli azdır. Bu tür erkekleri korumaya almak gerekmektedir. Çünkü nesilleri tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Not (biraz uzun bir not oldu ama:)) Nothing Hill'de Hugh Grant'ın Julıa Roberts'a aşkını ilan ettiği sahne çok etkileyicidir mesela ve "she" ismindeki şarkının bu sahneye eşlik etmesi bu sahneyi daha da romantik bir hale getirmiştir ve bu şarkı bu filmden sonra bir çok düğünde ilk dans müziği olmuştur. Romantik ama komedi olmayan bir film ise "İngiliz Hasta'dır. Aşkın engellenemezliğini çok iyi anlatır. Fransız Öpücüğü filmi de harika bir romantik komedidir. Meg Ryan 'ın performansı ve sevimliliği filme canlılık katmıştır. Hiç bıkmadan izleyebileceğim filmlerden biridir.

20 Haziran 2007 11:52
İş aramanın dayanılmaz ağırlığı

İş bulmak zor bu memlekette. Okumuş da olsan yükseklisans da yapsan, dil de bilsen ağzınla kuş tutsan da zor. İş arayanlar umarım gönüllerince bir iş bulabilirler. Ümidinizi kaybetmeyin. sevgilerimle..

20 Haziran 2007 11:25
Match Point

Sonunu baştan tahmin edemeyeceğiniz ender filmlerden biri.

18 Haziran 2007 13:48
Yaşamınızdaki işaretler

İnsan mutlu olmaya karar vermeli. Mutlu olmak istiyorsa eline konan kelebek bile onu mutlu etmeye yetecektir. Sevgiyle kalın..

16 Haziran 2007 00:40
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 51
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 9934
Kayıt tarihi
: 07.10.06
 
 

32 yaşındayım. İzmir'de oturuyorum. Rehber öğretmenim. Mesleğimi ve öğrencilerimi çok seviyorum. İzm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster