Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Erkekler akla yatan kadınla evlenirler, ama heyecan katan kadınlar ararlar

Her zaman böyle söylenilir. Yok efendim evli kadınlar kutsalmış, onunla heyecan yaşanamazmış mış ta mış. O zaman neden bu çooook kutsal varlıklar kocaları tarafından dövülüyor, hakaret ediliyor, aşağılanıyor acaba? Sizin hiç kutsal saydığınız herhangi bir şeyi dövdüğünüz oldu mu? Bir kişi ya da nesne hem kutsal olup hem de yerden yere vurulmaz. Böyle bir şey yok. Bu sadece canı karısıyla beraber olmaktan sıkılan gözü dışarda olan ya da antropoz yaşayan erkeklerin uydurduğu bir kılıf o kadar. Yoksa eşlerini kutsal olarak falan gördüklerinden değil. Kutsal olan bir insana saygı duyulur. Ama erkekler sözde kutsal saydıkları bu varlığı aldatmaktan ona yalan söylemekten iki yüzlü davranmaktan asla çekinmez. Nerde kaldı kutsallık peki? Bir ilişkide heyecan bitmişse bu sadece kadının görüntüsünün değişmesi ya da kilo alması falan filan değildir. (sonuçta erkek te yerinde saymıyor). Erkeğin ilişkiyi canlı tutmak adına çaba harcamak yerine gözünü dışarıya çevirmesidir. Çünkü bu daha kolaydır.

11 Haziran 2007 10:17
Kaygılarımızı yönetmek

Endişeleri hafifletmenin bir yolu da şöyle demektir " böyle düşünmenin bana şu anda ne faydası var?" Çözüm odaklı düşünmek her zaman daha yararlı. Yalnız bunu yapmak o kadar kolay değil tabii. günde 60-70 bin düşünce geçermiş zihnimizden ve bunları %70'i olumsuzmuş. Bu korkunç bir rakam.. Olumlu düşünmeyi öğrenmek gerekiyor. İyi günler..

07 Haziran 2007 23:10
Eğer Misafirseniz, Para Vermeliydiniz

Güzel bir yazı insanın içine işliyor.

06 Haziran 2007 11:12
Akıllı kadın, aptal kadın

Neden acaba erkekleri elde tutmak için kadınlar bu kadar savaş verir anlamadım. Sanki kafesi açık tutulunca kaçma ihtimali yüksek bir kuş gibi biz neden sürekli erkeği elde tutmanın yollarını aramak zorundayız ? Bu bence kadını değersizleştiren bir durum. Aynı şeyi kadın yapsa. Kocasını aldatsa erkek böyle mi davranır acaba? Biz neden kadın olarak sürekli fedakar sürekli affedeci sürekli görmezden gelen bir yapı da olmak zorundayız ki. Kendimize olan saygımızı yitince mi akıllı oluyoruz? Ben aldatıldığımı bildiğim halde gideceğim diğer kadınla konuşacağım. Kocamı bırak diyeceğim ve kocama bir şey belli etmeyeceğim. Mevcut evliliğime devam edeceğim. Hiç bir şey olmamış gibi davranacağım. Beni aldatan erkekle hiç bir şey olmamış aynı evde yaşayacağım. Bunun adı akıllılık olacak. Kusura bakmayın ama böyle akıllı olmaktansa onurlu bir aptal olmayı tercih ederim. iyi günler..

05 Haziran 2007 12:10
Kadınlar neden evlenmekten korkuyor???

Kadınlar haklı olarak iş hayatında varolma mücadelesi veriyorlar. İş hayatındaki yerlerini sağlamlaştırmak adına masteryapmak,bazı kurslara katılmak neredeyse zorunlu hale geldi. Bunları yaparken de evlenenler var ama bir ilişkiyi bu dönemde yürütmek zor. Sonra bu dönem bitiyor. İş bir kıvama geliyor bu sefer de istenilen niteliklerdeki erkekler evli oluyor. Tabii erekeklerin yaş problemi olmuyor. 35 yaşındaki biri 25 yaşındaki kız ile evlenebiliyor. Ama bunun tam tersi bir durum genelde olmuyor. Bu arada kadında da korkular başlıyor ya şimdi evlenirsem kötü bir ilişki yaşarsam vb... ve herkesi beğenmemeye başlıyor. En ufacık bir kusur göze batmaya başlıyor. Ya şöyle olursa ya böyle olursa diye yıllar geçiyor. Bu aşamada kişinin doğru karar vermesi bence çok önemli. Kadının evleneceğim insanda ufak tefek kusurları görmeyeceğim fedakarlık yapmaya hazırım bir ailem olsun istiyorum demesi lazım. Çünkü evlilikte sorumluluklar artıyor. Ama karamsar olmamak gerekiyor. Allah'tan ümit kesilmez

04 Haziran 2007 11:41
Erkeklerin bilmesi gereken şeyler

Eşinizle böyle iyi anlaşabilmeniz ne kadar güzel. Kötü örneklerin bolca olduğu günümüzde böyle bir evlilik görmek çok sevindirici. Bence siz erkeklere yönelik kadınların nasıl anlaşılabileceğini öğreten bir kurs açın. Kadınlar erkek arkadaşlarını ya da eşlerini zorla kaydettireceklerdir emin olun :))

04 Haziran 2007 11:04
''Söz etme öyle İzmir'den''

İnsan bir şehire aşık olur mu ? Olur. İzmir'e aşık olunur. İzmir'in bir kokusu vardır. Başka hiç bir yerde duyamazsınız o kokuyu. İş nedeniyle uzun süre ayrı kalmam gerekmişti İzmir'den. Geldiğimde havayı bol bol koklamıştım. Yanımdaki arkadaş ne yapıyorsun dediğinde. İzmir'i kokluyorum dedim. Şaşırdı. Deniz kokar, toprak kokar, bol bol anı ve özlem kokar İzmir. Sevgilerimle..

04 Haziran 2007 09:25
Mutluluğun rahatsız eden sesi

Biz de malesef yaz aylarında bu düğünlerden muzdarip oluyoruz. Hastalar, çalışan kişiler, yaşlı insanlar hiç düşünülmüyor hatta bazen düğünün yakınlarında cenaze bile olabiliyor. Düşünsenize bir yakınını kaybeden insanlar acı çekerken diğerleri halay çekiyor. Geçen sene yükseklisans tezimi hazırlıyorum. Gece çalışmanın imkanı yok. Ancak düğün bittikten sonra. Ders çalışmak için insanların düğün törenlerinin bitmesini beklemek bu çağda biraz garip değil mi? Bir de patlayan silahlar var. Artık düğün konvoyu falan geçtiğinde dışarı çıkamıyoruz. Bu hale geldik. Bu düğünlere önlem alınması gerekiyor. Hem de acilen.

04 Haziran 2007 09:16
Diziler şehitleri bile unuttturdu!

Gerçekten uyutuluyoruz. Eskiden hatırlıyorum siyaset meydanı vardı herkes izlerdi bu programı. O program yayınlandığı sıralar üniversitedeydim ve çok şey öğrendim. Şimdi hiç bir tartışma programı olmadığı gibi olanlar da geç saatlerde. Bu saçma sapan insanları aptal yerine koyan konuları birbirinin neredeyse aynısı dizilerle bilinçli olarak uyutuluyoruz. Aman Türk halkı birazcık fazla bir şey öğrenir de gözü açılır.

31 Mayıs 2007 10:11
Kuzey Amerika'da yüksek lisans egitimi

Yurtdışında eğitim konusundaki bu bilgilendirici yazınız için teşekkürler..

26 Mayıs 2007 00:59
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 51
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 9935
Kayıt tarihi
: 07.10.06
 
 

32 yaşındayım. İzmir'de oturuyorum. Rehber öğretmenim. Mesleğimi ve öğrencilerimi çok seviyorum. İzm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster