Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Rumuz Blog

Herkes birbirine ve yazılarına özgürce mesaj atabiliyorken neden bu uyarıyı blog editörlerinin yapmasını bekleyelim ki? Varsa bu tip bir uyarı yapma gerekliliği, sevgili yeni blog yazmaya başlamış ardadaşımıza doğrudan söyleyebiliriz. Siz, ben... Hepimiz. Bilginiz olması açısından, en bu uyarıyı alıp, teşekkür edip, değerlendirerek kullandığım rumuzu kaldırmıştım.

27 Ocak 2007 23:22
İnanılmaz, blog yazarları antolojisi

Eyvah ben hangisiyim? Bence bu yazının devamı olmalı. Gayet keyili ve başarılı bir anlatım olmuş. Tebrik ediyorum. Bu arada "hakkımda" kısmının da gayet başarılı olduğunu söylemeliyim. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az... :) Sevgilerimle...

26 Ocak 2007 21:45
Kısa film'e adım adım - Beyin Fırtınası

Yazınız tam zamanında geldi. Neden mi? Tam da ben senaryo nasıl yazılır, örnek senaryo nasıl bulunur vb. sorularla aday adayı olarak kendimi ilan etmiştim. Öncelikle tebrik ediyor ve filminizi hayırlısıyla, başarılarla tamamlamanızı diliyorum. Bakalım düşünmekten öte, bir şeyler karalayabilecek miyim... Sevgilerimle...

25 Ocak 2007 17:12
Başkalarının trajedisi...

Yazında hem yaşanılan anları hem de duygu tasvirlerini bence çok güzel işliyorsun. Gelelim olaya... Öyle çok ki bu tip insanlar. Benim çevremde de var... Sırf eğlence olsun, bakalım ne yapacak şimdi diye senin canını sıkmaya ve sınırlarını zorlamaya bayılırlar. Takındığın tavır bence en doğrusu. "Sana ne!" desen olmaz, malzeme vermiş olursun. Hiçbir şey yapmasan orda öylece zorlamaya devam ederler. Ellerine sağlık canım. Sevgilerimle...

24 Ocak 2007 09:37
Ben İzmir gibiyim...

Özledim oranın bir parçası olmayı. İzmir kadar güzel, izmir kadar mutlu olmayı.

22 Ocak 2007 15:18
Babamı sonsuzluğa uğurladık

Allah acısını unutturmasın. Çok doğru söylemişsiniz. Unutulmak ölümden beter bir olgu.

22 Ocak 2007 14:04
Demişlerdi...

Yaaa... Gelir bulur işte. Senin adına, bu yazıları yazdırana teşekkürlerimi ilet lütfen. "Sevgilerin hiç bitmesin" dileğiyle...

19 Ocak 2007 13:40
Buluştuk!

BENİM NİYE HABERİM YOOOKKK!!!! :(

17 Ocak 2007 16:06
Her daim sırıtan bir ‘’Anna Karenina’’!..

Hatta okumak zorunda olduğum bir dönemde, keyif alarak ve kendimi konusuna kaptırarak okumuştum. Bu tip hayal kırıklıkları genelde kitap-sinema-tiyatro üçlemesinde yaşanıyor. Ben genelde birini seçip, beğenmediğim diğerini görmezden gelebilmek için uğraşmakta buldum çareyi. Sevgilerimle...

17 Ocak 2007 15:31
Aşkım...

Aşk... Her zaman... Bir telefon kimi zaman beklediğin sestir, kimi zaman da alakasız biridir. Kaçmak istersin duyduğundan da, olduğundan da. Ama ne aşk bırakır seni, ne hayatın. Busun işte! (Gene depresifim galiba :) ) Sevgilerimle...

17 Ocak 2007 11:15
Toplam blog
: 86
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 55
Ort. okunma sayısı
: 3101
Kayıt tarihi
: 09.10.06
 
 

Marmara İng. İşletme mezunuyum. Pazarlama bölümünde uzmanlaştım. Reklamcı olmak istiyordum. Olmad..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster