Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Milliyet Blog Hatıra Ormanı

Yusuf bey bu konu hakkındaki diğer bloglarıda okudum. Arkadaşların ve sizin cesaretinizi tebrik ediyorum. Hayaller gerçekleşirse ne mutlu hepimize. Milliyet Blok destek verdiği sürece bende bu kampanyaya destek olmaya hazırım. Oksijen kaynaklarımızı artırmak insan hayatını yaşatmak demektir. Bu konu üzerine söylenecek söz çok aslında..Dilerim hepimizin bir fidanı olur. Sevgi ve saygılar.

05 Nisan 2007 12:21
Nisan Yağmuru

Nisan yağmurlarının ve baharın verdiği huzur gibisi yok değil mi? Anlatımınız çok sıcak, çok içten. Sevgi saygılarımla..

05 Nisan 2007 11:46
Erkekler neden zayıf kadınları seçerler

Bu kadar olumsuz eleştiriden sonra bende bi yorum katayım dedim. Yazınız kısa fakat anlatılması gereken derin bir konu. Birincisi herkezi içine almamışsınız, mutlu ve mutsuz erkek demişsiniz, ikiye ayırmışsınız. Bu konuda kesinlikle hak veriyorum size, çevremde öyle arkadaşlarım, yakın akrabalarım var ki; erkekler özellikle yönetip mutlu olmak çabasıyla yürütüyor evliliğini ama nafile elinde kalan sadece mutsuzluk. İletişim yok, paylaşma yok, özgürlük kısıtlı. Bu bence mutlu bir evlilik değil. Tabi o zaman noluyor erkek daha özgür ya, arayış içine giriyor. Mazallah bide kapılıverdimi yıkıldı güzelim aile. İnsanlar zaman göre değişime uymalı diyorum ben. Kendini eğitmeli kadınlarımız. Bazen herşeyi soran değil, sorduran olmalı bilgileriyle. Şuda bi gerçek tüm kadınlar yazdıklarınız gibi değil kesinlikle. Elinize sağlık, esen kalın.

03 Nisan 2007 12:14
Çanakkale rüzgarları

Yazınızı güzel ve gerçekçi örneklerle donatmışsınız. Çanakkale bir destandır ve bu destanı anlatmaya kalksak sayfalar yetmez. Bende de aynı hayranlık var sizin gibi. Bu yılki Çanakkale gezimden de biraz bahsetmiştim yazılarımda. Şehitlerimizi yaşarken yaşatmalı diyorum bende. Elinize sağlık.

02 Nisan 2007 16:14
Arabam ve ben...

Siz söylediklerinizde tamamiyle haklısınız. Kısa bir süre direksiyon eğitmenliği yapmış biri olarak ve de yapan arkadaşlarımda var halen, ehliyet alıp yıllar sonra arabaya oturmakla şöför olunmuyor. Siz doğru olanı yapmışsınız. İnsanlarımız bu tarz eğitimleri gereksiz görmekte. Zamanında banada gelmişti sizin gibi bir öğrencim ve kurs almak istedi. Ehliyeti alalı 7 sene olmuş ama biliyorum diye geldi. Kendi arabasında direksiyona oturtmamla kaldırmam bir oldu. Yanlış anlaşılmasın ama ne debriyaj ne fren ne de gaz hepsini unutmuş. Kursun kalan saatlerini kurs aracında devam etmek zorunda kaldık. Tabi zamanla öğrendi. Yürümeyi bile doğunca öğrenmiyoruz zamanla kazanılan bir yetenek çünkü. Doğrularınızdan ayrılmamanız dileğimle elinize sağlık..

02 Nisan 2007 16:01
Bahar geldi

Sıcak, duygusal bir yazı olmuş. Başlangıç için gayet güzel. Başarılarınızın devamı dileğimle:))

02 Nisan 2007 11:28
İçimizdeki Hayatlar...2

Arkadaşınızın durumu gerçekten çok üzücü olmuş. Hayatının baharında dünyayı terketmek zorunda kalmış. Allah rahmet eylesin. Kötü bir anıda olsa, elinize sağlık.:-(

02 Nisan 2007 10:01
Blog mu? Komik...

Pınarcığım, yazıların yaşına göre gerçekten çok güzel.Sanki 16 yaşında değilde dahada yetişkin insanların fikirleri var sende. (Sen diye hitap ettim çünkü ablan yaşındayım) beni hoşgörüyle karşılayacağından eminim. Çünkü oldukça olgun ve akıllı yazıların var. Yazdıkça hatalar düzelir, insan kendini geliştirir. (Ben kendimde farkettim bunu. Birde zamanım olsada daha fazla ve titiz yazabilsem.) İnsanın kendine güvenmesi çok önemli. Sen de bunu çoktan başarmışsın. Yolun açık olsun. Sevgiler.

30 Mart 2007 09:39
Atatürk'ün üç şifresi

Ulusumuzun kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün projelerini ne kadarda güzel cümlelerle bize anlatmışsınız. Türkiye Cumhuriyetinin ilerlemesi birlik ve beraberlikle olacak bir şey. İç ve dış tehditleri de unutmamalı. Bunun dışında hani bir söz vardır. “Hocanın dediğini yap yaptığını yapma” diye. Bizde de tam tersi Atatürk’ ün yaptıklarını devam ettirmeye çalışıyoruz ama söylediklerini, verdiği mesajı anlamadan yaşıyoruz. Yaptıklarını devam ettirmeye çalışıyoruz kelimesi sizi yanıltmasın ,sadece verilen imkanları kullanıyoruz, bunu ilimle, bilimle daha ileriye götürme çabası çok az . Nasıl olsa birileri yapmış, bundan sonrası devam eder denilmekte. Yetiştirebileceğimiz bilim adamlarını bile yurt dışına kaptırıyoruz.Umarım “Muasır Medeniyet Seviyesine” ulaşmak ortak dileğimiz olan yeni nesillerin sayesinde gerçekleşir. Elinize sağlık..

29 Mart 2007 12:12
Çanakkale geçilmez ama pazarlanabilir!..

Bilal bey Çanakkale ruhunu gayet güzel anlatmışsınız, mesleğiniz gereği pazarlama fikride güzel ama özdeğerlerin pazarlanması fikri beni acayip gerdi doğrusu. Tarihimizi gerçekleriyle anlatmak için milyarlar harcansın problem değil satmadan da yayınlayabiliriz.Türk milletine yakışanda budur. Yeni yazılarınızı bekliyorum.Hoşçakalın.

28 Mart 2007 17:22
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 305
Toplam mesaj
: 68
Ort. okunma sayısı
: 1924
Kayıt tarihi
: 13.10.06
 
 

Müzik ve amatör fotoğrafçılıkla ilgileniyorum. Yazma isteği içimde vardı. Mutlaka bir gün düşünce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster