Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Eller aya biz attâ

Dildeki yozlaşma, ya da dilimizi konuşup, anlayamama durumu son zamanların salgını olmalı. Az önce benim de odama gelen müşteri temsilcisi de Türkçe'yi Amerikan aksanıyla konuşup araya bolca İngilizce laf sıkıştırıyordu. Sanki söyleyeceği sözcüğün karşılığı dilimizde yokmuş gibi düşünüp, İngilizcesini söyleyerek anlaşılmayı bekliyordu. Yazınız çok keyifli, çok güzel ve ne yazık ki tamamen doğruydu. Ellerinize sağlık. Hoşçakalın.

24 Ekim 2007 16:24
Önce seks yapalım mı?

Eğlenceli. Erkekler sadece yatmayı düşünür, nazlanmayın fazlaca. Sevimli, şefkatli, sevecen olun bizi şımartın şımartın ki sizi sevebilelim. Sırada daha çok hatun var çabuk tutun elinizi ey kadınlar! Tadında bir yazı olmuş sizinkisi. İnce bir mizah anlayışı ile alaycı bir yazı, öyle değil mi?

04 Mayıs 2007 14:52
Anlamak yada anlatamamak...

Çok keyifli bir yazıydı. Bitsin istemedim. Lütfen yazmaya devam et. Çok yoğun olduğunu biliyorum ama :))

14 Şubat 2007 08:37
“Nayır Murat, beni kirletmeye hakkın yoktu”

Dedeiklerinize yürekten katılıyorum. Bu filmlerde sürekli olarak kadına 'evinde otur, kocandan dayak ye, sesini çıkarma, erkeğin seni aldatsa bile sus, sen kadınsın, namusun bacaklarının arasında ve onun bekçisi de kocan' mesajı verilmiştir. Çalışan,üreten, kişilik haklarına sahip çıkan ya da çıkmaya çalışan kadınlar da ya ''kötü kadın'' ya da ''kötü yola düşen kadın'' olmuştur. Bu filmlerin verdiği bir diğer toplumsal mesaj da evden kaçan ve sesi güzel olan kızların Hulusi Kentmen tarzında babacan bir kocaları olabileceği, bu adamların kızların namusunu kurtarmak için onlarla evleneceği ama bu evliliklerde asla cinsellik olamayacağıdır. Yine bu dönemde sayıları çok az olan ve toplumsal mesajlar vermeyi amaçlayan filmlar, oyuncuları ve yönetmenleri belki de siyasi kaygılar nedeniyle şiddetle cezalandırılmıştır. Bu durum sinemamıza ister istemez birbirinin kopyası ve boş içerik ürünü filmler kazandırmıştır. Sevgiyle kalın.

15 Ocak 2007 18:24
Bırakın İzmir'le oynamayı !

Ben de İzmirliyim. Şu an İstanbul'da yaşamak zorunda olsam da rüyalarımın şehri İzmir. Türkiye'nin tamamını gezmiş biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki Türkiyedeki en güzel şehir aynı zamanda. İmir haricinde evin dışında zaman geçirmek gibi bir alışkanlık yok. Rahatlıkla ifade edebilirim ki kadın ve erkek birlikte zaman geçirmeleri ve sosyal ortamda bulunmaları da yadırganıyor. Bu nedenle o teraslar İzmirli için evin salonu kadar ihtiyaç duyulan bir yer olmasına rağmen bazı çevrelerin şimşeklerini üstüne çekiyor. Ben de İzmir'imi bu haliyle seviyorum. Değişmesini istemiyorum. Sevgiyle kalın.

15 Ocak 2007 14:45
Bırakın İzmir'le oynamayı !

Ben de İzmirliyim. Şu an İstanbul'da yaşamak zorunda olsam da rüyalarımın şehri İzmir. Türkiye'nin tamamını gezmiş biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki Türkiyedeki en güzel şehir aynı zamanda. İmir haricinde evin dışında zaman geçirmek gibi bir alışkanlık yok. Rahatlıkla ifade edebilirim ki kadın ve erkek birlikte zaman geçirmeleri ve sosyal ortamda bulunmaları da yadırganıyor. Bu nedenle o teraslar İzmirli için evin salonu kadar ihtiyaç duyulan bir yer olmasına rağmen bazı çevrelerin şimşeklerini üstüne çekiyor. Ben de İzmir'imi bu haliyle seviyorum. Değişmesini istemiyorum. Sevgiyle kalın.

15 Ocak 2007 14:45
Acılı bayramlar siyasilerim...

Ne güzel yazmışsınız. Az bile yazmışsınız. Dediğimi yapmayan liderlere ibret olsun bu Saddam'ın idamı tadında bir gösteri sergilendi kutsal günümüzde. Hac vazifelerini yerine getiriyordu az ötedeki kutsal topraklarda bulunan müslümanlar ve Saddam'ın kelime-i şehadet getirilmesine izin verilmiyordu. Bu sayede müslümanlara ve diğerlerine ziyadesi ile göz dağı veriliyordu.

05 Ocak 2007 16:18
Mehmet Bey

Son zamanlarda okuduğum en keyifli yazı :)))) Ellerinize sağlık. Çok farklı, çok güzel, çok samimi. Çok beğendim çoook.

22 Aralık 2006 07:39
Sen ne çeşit bir insansın, insan mısın?

Bir dönem böyle büyümemişmiydik biz? Atlar şehir hayatına yenik düştü. Avratlar da öyle. Anlık zevklerin sevimli oyuncakları oldular. Galiba bir erkeğin erkekliğini ispatlayabileceği sadece silah kaldı. Bam! Bam! Bam! Öldürdüm seni. İktidarım artık masum insanların canını almaktır. Korkulan, korkutan bir ağır abiyim ben! Çekil önümden! Bam! Bam! Bam! Namludan çıkan mermi ile boşalan erkekler. İnanın saksı fırlatmak az. Bu kadarını da olsa yapabiliyorsunuz, elinize sağlık. Yazınız da çok güzeldi.

06 Kasım 2006 13:58
Yaşanmış bir kalp krizinin hikayesi... (V. ve SON BÖLÜM)

Yazılarınızı büyük bir ilgi ile takip ediyorum. Önemli konuları akıcı bir dille ve bizleri sıkmadan aktarıyorsunuz. Uslubunuz yalın ve etkileyici. Dilerim kalp sağlığınız da hızla düzelir ve bizleri kendinizden mahrum bırakmazsınız.

02 Kasım 2006 20:59
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 52
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 776
Kayıt tarihi
: 16.10.06
 
 

Bebekken çok sessiz olduğum için gerizekalı şüphesiyle doktora götürülmüşüm. Çizgi filmlerde bile ağ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster