Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Nazan Adıgüzel Köseoğlu

http://blog.milliyet.com.tr/nazankoseoglu
Elveda Pusi

Çok üzüldüm İlker. Of, inan benim bile boğazım düğümlendi okurken. Yaşlılıktan mı öldü yoksa başka birşey mi?

25 Kasım 2012 23:38
Mister Blog 2010

Oyum Celal Çelik'e Saygılar ;)

16 Aralık 2010 12:29
Anayasa Değişikliği: Referandumda neyi oylayacağız?

İnanır mısın bilmem, ama ben de tam olarak bu konuyu sadece bilgilenme maksadıyla araştırmak üzereyken, senin bu yazına rastladım. Beni zahmetten kurtardığın ve verdiğin emek için teşekkürler ;)

23 Temmuz 2010 01:47
Sinek ve reenkarnasyon - (son)

Anlatımın çok hoştu Celal. Detayları ince ince işlerken, kullandığın gündelik sözcüklerle o sohbet akışkanlığını iyi dile getirmişsin. Düşünce ile konuşma arasındaki süreçleri birbirine tırnak işaretleri vs olmadan yedirmen de bence başarılı bir üslup seçimi. Tek olumsuz eleştirim ise kadın karakterinin biraz abartılı olduğudur ve sonundaki sürrealist motif biraz sığ kalmış fikrimce. Ama bunlar, iyi bir hikaye yazarı olduğun gerçeğini gölgelemez ;))) Ellerine sağlık. Keyifliydi...

20 Haziran 2010 01:39
Şiddete karşı sağduyu çağrısı yapan kadınlar da lezbiyen mi?

Öfke ve saldırı ilkelliğinde hapsolmuş ve kendini aşamamış insan cehaleti her zaman olacaktır maalesef. Sağduyuyu bugün küçümseyenler aslında ne kadar dar bir yüreğin ve vicdandan yoksun bir anlayışın içinde köreldiklerinin farkında değiller. İnsan olabilmenin erdemi "hoşgörü"den geçiyor; ki bunu anlayabilseydik, dünyada bu kadar savaş olmazdı zaten. Sana benzemeyeni yok et anlayışı kadar daha ilkel birşey olabilir mi?

20 Nisan 2010 22:26
Hürriyet’in Frankenstein’ları

Gülümseyerek okudum yazını. Zira dediklerine katılıyorum. Çok uzun zamandır ben de Hürriyet'i terk edenlerdenim (sanal alem hariç ama para verip hergün almaktan vazgeçtim) ;))) Emin Çölaşan'ı hep sevmişimdir ama, o ayrı. Lakin bu üslup meselesindeki saptamalarının da çok yerinde olduğunu söylemeliyim. Bunun en bariz örneği Yılmaz Özdil. İlk yazılarındaki yazım tarzıyla, son yazılarındaki yazım tarzına dikkat edersek, arada ciddi bir fark var. Ki bu farkın olumsuz gdişatlı olduğunu itiraf etmeliyim. Giderek daha basit, sıradan ve acemi bir stile meyil gösteriyor. Bazen yazıları facebook'ta bile dolaşıyor. O kadar tekdüze ve içi doldurulmaz cümleler ki, ne anlattığından çok nasıl anlattığına şaşırıyorum.

15 Nisan 2010 23:46
Venedik'te Bir Ölüm

Okunacaklar listeme eklemem gereken bir kitap sanırım. Gerçi o liste sürekli kabarıyor, seyredilecek filmler listem gibi. Vakit yaratmaya başlasam iyi olacak artık sanırım :)

21 Aralık 2009 11:35
'Dönersen ıslık çalarsın'

Ama Yılmaz Erdoğan'dan etkilenmiş yada esinlenmiş olma olasılığın var mı? Zira onun bir yazısıyla inanılmaz benzerlikler gösteriyor.

15 Aralık 2009 23:09
PKK’nin teslim olmasını değil, karakol basmasını istiyorlarmış meğer

PKK'lıların siyasilerle el ele kol kola bayram etmesi halkta tepkiyle karşılanmasını doğal buluyorum açıkcası. Bu gösteri, "Sonunda biz kazandık ey ahali" izlenimi yarattı. Yani E. Özkök'ün de dediği gibi "söke söke aldık!" durumu ortaya çıktı. Onca şehidiniz boşa öldü. Biz kanlı üniformalarımızla şimdi sorgusuz sualsiz, üstelik pişman olmadan karşınıza çıktık denildi bir bakıma. Oysa bu barış atılımları T.C.'nin tanıdığı bir "seve seve" vermek üzerine kurulmalıydı, olmadı. Bu tabloyu dışarıdan bir gözle değerlendirmek farklı birşey, çoluğunu çocuğunu bu iğrenç yılan hikayesinde yitirmek başka birşey. O insanın ruh halini anlamak lazım. Yıllardır terörist de olsa çocuğunu görmeyen ana- baba bayram eder elbet. Ama o teröristlerden birinin çocuğunu öldürmüş olma ihtimali de şehit ana-babasını perişan eder. İki taraflı da anlaşlır birşey bence.

28 Ekim 2009 10:35
Kürt sorunu, Kürt açılımı, PKK

Eğitim hakkı en tabii haktır kanımca. Ama bence bu konuda ayrıntılı bir blog yazmalısın bir Türk-Kürt melezi olarak (doğru mu hatırlıyorum?). Objektif bir gözlemle bu konuyu açmalısın diye düşünüyorum. Zira herkes ahkam kesiyor ve her iki taraf arasında da barışçıl yaklaşımdan ve empatiden çok, ırkçılık alevlenmeye başladı diye düşünüyorum. Geniş cümleler, süslü kelimeler, ucu açık tümceler kuruluyor, ama aslında kimse tam olarak Kürtlerin Türklerden, daha doğrusu bu ülkeden ne istediğini bilmiyor. Siyaset meydanında bile bir Allah'ın kulu çıkıp "Kürt açılımı budur" diyemedi mesela. Şimdi de talep edilen haklar konusunda kimse net birşey maddeleyemiyor. Tabii bu bir blog önerisi. İstersen bu yorumumu yayınlama. Ama senin böyle bir blogu güzel açabileceğini düşündüğüm için söyledim ;)

27 Ekim 2009 00:42
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 692
Toplam mesaj
: 156
Ort. okunma sayısı
: 21175
Kayıt tarihi
: 26.10.06
 
 

Yazmak, tarihin zayıf hafızasına karşı, bir tedbir olarak ortaya konulan isyanın sanatsal vesikas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster