Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Nazan Adıgüzel Köseoğlu

http://blog.milliyet.com.tr/nazankoseoglu
Çocuk pornosu sitelerini “ tık ” layanlar bu yazıyı okur mu?

Her zaman gerçeği yansıtmaz. Zira, çocuk pornosunun revaçta olduğu kimi ülkeleri bile sollamışız bu ankete göre. Türk milletinin bu kadar sapık olduğuna inanmıyorum. Sadece meraklı bir milletiz. Sırf bu merakımız nedeniyle o tür sitelere girilmiştir bana kalırsa ve bunu A.B.D'de yapamıyor insanlar. Duymuşsunuzdur, o tür bir siteye girenin kapısına beş dakika sonra polis dayanıyor ve kişinin evi eşyaları her türlü çocuk ponografisine dair ipuçları için aranıyor. Yurtdışında insanlar korktuğu için o tür sitelere giremiyorlar yani. Ama bu bizi de en sapık millet yapmaz. Bu arada MSN adreslerinizin başına (X) işareti koyarak çocuk pornografisi protestosuna katılmanızı rica ederim.. Sevgiyle kalın...

15 Kasım 2006 17:22
AB, Atatürk portreme dokunma...!

Artık bu kadar da olmaz yani! Şeytan diyor ki "Lanet olsun sizin üyeliğinize!" deyip sırtını çevir bunlardan.

15 Kasım 2006 14:18
Çok mutsuzum be Atam!

En son seksenlere dek dayanan, siyasi fikirleri, idealleri ve geleceği değiştirme gücüne inancı olan, başkaldırıdan korkmayan, hakkını arayan kitleler artık başımızdakilerden yediğimiz tokmaklar yüzünden maalesef yok. Özellikle seksenlerden sonra, çile çekmiş, evlat acısı yaşamış ana babaların "Aman yavrum siyasete karışma!" tembihleri ve özgürlük, demokrasi ve birçok değer uğruna hapislerde çürümüş insanlarla aynı kaderi paylaşmamak adına 'apolitik' bir nesil ortaya çıkmıştır. Bunun suçlusu biraz da bizleriz sanırım. Bu çark dönüyor, ama nasıl dönüyor diye meak edip parmağımızı uzatmıyoruz. Öyle bir toplum haline geldik ne acı ki.

13 Kasım 2006 11:01
Attila İlhan ve imbat...

O benim İdolümdü. Ona şiirlerimi göstermeyi, fikrini almayı ne çok istemiştim; nasip olmadı. Öldüğü zaman hissettiğim acı başkaydı. Onunla birlikte "bir gün Atilla İlhan'a şiir okuma" ihtimalim de ölmüştü. Bence o Türkiye'nin en büyük şairiydi. Siz şanslıymışınız. Yazınız da çok başarılı olmuş. Kaleminize ve yüreğinize sağlık!

10 Kasım 2006 16:32
Son gerçek İmparator: Abdülhamit

Ben de tarihe ve özellikle de son dönem Osmanlı Tarihine çok ilgi duymaktayım. Bana kalırsa, bazı olayların ve şahsiyetlerin anlatımında sapmalar ve yanlışlar söz konusuysa, bunun nedenini "özendirmemek" başlığı altında gerçekleştirildiğine inanıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 3 Mart 1924 günü kabul ettiği 431 sayılı kanun uyarınca aynı gün Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışına çıkartılan ve ülkeye dönmelerine tam 50 yıl sonra izin verilen Osmanlı Hanedanı’nın sürgün günlerinde bile Cumhuriyete ve M.Kemal'e karşı tepkili olmadıklarını biliyoruz. Bunu gerekli bir süreç olarak görmeleri gibi, Cumhuriyet'in de sağlam temellere oturabilmesi için bu şekilde bir politika izlenmiş ve özellikle de son dönem Osmanlı İmparatorluğu yerden yere vurulmuştur. Fakat gözardı edilen nokta, hem cumhuriyete ve Atatürk'e bağlılık gösterilirken, hem de geçmişimize sahip çıkabileceğimizdir.

07 Kasım 2006 09:53
Aldatmak bir sadakatsizlik mi?

Bana kalırsa, daha duygusal olan kadınlar ilgi, şefkat, beğenilme dürtüsü gibi duygularla aldatırken, buna karşın erkekler adrenaline olan tutkularından ötürü aldatmaktalar. Farklı bir bedeni keşfe çıkmak, hat safhada heyecan ve bir kadını elde etmek... Tüm bunlar adrenalin tutkusuna hizmet ediyor. Yani benim kanaatim bu. Yazınızı da beğendim, tebrik ederim.

03 Kasım 2006 14:02
Messenger aşkları

Sevgili Melda, kalemine sağlık diliyorum ve sana katılıyorum. Dürüstlüğün sadece aşkların değil, dostlukların da temelini oluşturduğuna inanıyorum. Öylesine yalan üzerine kurulmuş bir dünyada yaşıyoruz ki, kırk yıllık eşlerin bile birbirlerine karşı ne kadar dürüst olduklarından şüpheliyim. Yazılarının devamını bekliyorum. Sevgiyle kal...

02 Kasım 2006 10:18
Ödülsüz soru

Doğrusu sorunun cevabına dair bir fikrim yok; ancak blogkolik olma konusunda size katılıyorum. Acaba bunun bir tedavisi var mı ? Yoksa hepimizin geleceği ile mi oynanıyor :)) Zira yeni aşık olmuş insanlar gibi bir an olsun aklımdan çıkmıyor benim de..

31 Ekim 2006 15:34
İstemeye istemeye

Ve bir ömrü harcarız bozuk para gibi. Ne kadar doğru ve güzel bir anlatım!..

31 Ekim 2006 09:28
Cumhuriyeti biz kurduk sizler yaşatacaksınız..

İlker'ciğim, Seni bu yazın için kutlarım. Zira gerek yazım dili, gerekse içeriği bakımdan son derece güçlü, akıcı ve didaktik.

30 Ekim 2006 17:16
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 692
Toplam mesaj
: 156
Ort. okunma sayısı
: 24727
Kayıt tarihi
: 26.10.06
 
 

Yazmak, tarihin zayıf hafızasına karşı, bir tedbir olarak ortaya konulan isyanın sanatsal vesikas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster