Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Daha temiz bir Türkiye!

çevremizi korumayı öğrenmek biraz zaman gerektirir bize. 10 metre ilerde üst geçit var ama biz yoldan geçip kaza yapıyoruz. aynen bunun gibi. 10 metre ilerde çöp kutusu var ama oraya atmak yerine yere atıyoruz elimizdeki pislikleri bunlarda doğal olarak suya, toprağa ve havaya karışıyor ve kirlilik oluşturuyor. Çöplerin toplanması mevzu çok geniş kapsamlıdır. çevre mühendisliği öğrencisiyim. ordan biliyorum. evlerden çöpleri almak bizim ülkemiz için imkansız birşeydir. birkez topal olan ekonomimiz bunu kaldıramaz. çöplerin organik, kağıt, evsel, katı madde diye ayırt edilerek bölümlere ayrılmış çöp kutularına atılmasıda çözüm olabilir ama bunun oturması zaman alır ülkemizde. bunların toplanması da zaman kaybettirir. bu da ototmatik olarak ekonomiye yansır. bu gibi konular en baştan yapılmalıdır. yerleşme bitmişken yeni br düzen çok zordur. kimse rahatı bırakmaz bu saatten sonra. ama bir musibet bin nasihatten iyidir derler ya aynen öyle. heryer kirlenince anlayacaklar ama çok geç olaca

03 Kasım 2006 00:01
Kadınlara dair...

yazdıklarınız güzel ama şöyle bir etrafa bakıyorum ve uzaktan yakından alakası yok diyorum. Anlattığınız türden kadınlar yok herhalde etrafta ki durmadan erkeklerden birşeyler bekleyenler çıkıyor karşıma. Erkeklerde durmadan aramaz sormaz isem benden soğur diye düşünüp hergün o şahısla görüşmektedir. Şimdi günümüzde gördüğümüz bu olaylarda sorun nerdedir. Erkekte mi kadın da mı? Eğer erkekte ise sizin dedikleriniz doğrudur. yok kadında ise sorun o zaman yanlıştır. şimdi herkes aynı tarz şeyleri yaşamaktadır ve yaşatmaktadır. hep aynı ortamlar, hep aynı sözler. ve bundan şikayetçi olanda yok gibi. pek fazla aramayan sürpriz yapan bir erkekten hoşlanacak bir kadın gerçekten zor bulunur buralarda. ama bu dedikleriniz yaşamak gerçekten eğlenceli ve heyecanlı olur. hayatı belirsizlikleri ile yaşamak ve yarın gelecek olan sürprizi beklemek insanı bir hayli mutlu kılar. gerçekten böyle bir yaşantı için hazır olmak lazım. bunu beklemek bile bir heyecandır. belki yarınn bizi bekliyor...........

02 Kasım 2006 23:47
Bazen hayattan zaman çalmak iyidir

bu konuda asıl olan nokta insandır.İnsan hayatı boyunca programlanmış bir alet gibi durmadan çalışmaktadır. bu herkeste görülmektedir. okumak 11 sene boyunca. sınava girmek ve kazanmak ihtmali ile 4 sene daha okumak. kazanamamak ise daha ruhsal bozukluğa iter adamı. çünkü ona şartlanmıştır ve kendisinin ne istediğini tam anlamı ile bilmemektedir.kendisine vereceği değeri başkaları tarafından öğrenmek zorunda kalan birisi için bu çok karmaşık bir durumdur.Kendini biraz olsun bu karmaşıklıktan uzaklaştırıp düşünce dünyasına dalsa ve yaptıklarının kendisine getirisine ve götürüsünü dinlese kendi iç sessizliği ile bütün ayrıntıları ortaya çıkaracaktır muhtemelen. en olmaz zamanlarda bile tek başına bir yerde 1 dak. düşünmek "bugün ne yaptım(yapacağım) kendimi hayata tam anlamıyla bağlayacak" sorusunu sormak kimsenin aklına gelmemektedir bence.ama hayat tüm güzellikleri ile akıp giderken ve bizden de biz farkında olmadan birşeyler götürürken dur diyelim ve hayatı yaşayalım olanca gücümüzle

02 Kasım 2006 23:35
Petrol Türkiye sınırından geçemiyor mu?

Türkiye petrol denizi üzerinde yüzmektedir.Bunu söylemeselerde biliyoruz.sadece aramızda bir tel olan ırakta günde 500 varil petrol çıkarken bizde çıkan petrol günlük 15 varildir.bu imkansızdır.Çünkü petrol km'ler çaplık bir alanda çıkmaktadır.bizde az çıkmasının veya çıkmamasının nedeni izin verilmemesidir.bazı lobiler tarafından.bizdeki petrolüde sömürüyorlar böylece.petrol aramak için zamanında 4 mühendis gitmişti doğuya.onlar bulunamadı.bir süre sonra petrol bölgemizde 4 erkek cesedine ve kemiklerine rastlanmıştı. bunlar tesadüf değildir.bunlar üzerimizde oynanan oyunlardır. bizim ülkemizin enerji ihtiyacı 1999 yılında 2550 kwh ti zaten. şu an bu kadarlık güneş hiçbir işe yaramaz ve zaten güneş ülkeside değiliz.rüzgar sadece Ege Bölgesi'nde hakimdir. yağışlar karadenizde. su kaynakları azalmaktadır.bunun için alternatif enerji kaynakları ile Türkiye'nin enerji sıkıntısı giderilemez.Belki sağlam bir nükleer santral iyi olur. ama şu an zor gibi görünüyor.

02 Kasım 2006 23:23
Su kaynaklarını korumada başarılı mıyız?

ben bir çevre mühendisliği öğrencisi olarak bu konuya uzun uzun konuşurum.Çünkü su bizim temel konumuzdur.Su kaynakları hızla kirlenmekte ve gün geçtikçe azalmaktadır.Bunun sebebi ise bizleriz.Suyun şu anki hali devam edecekmiş gibi düşünüyoruz ve boş yere kullanıyoruz.Bu bizlere gerekli bilgilerin verilmemesinden kaynaklanmaktadır.bu bilgilerin verilmesi içinde çaba sarf edilmemektedir.Fransa, İtalya su kirleticilerin başında yer almaktadır.Gemileri ile Karadeniz'e, Akdeniz' gelip varilleri bırakıp gitmektedirler.Bu vahşete hiçbir kaynak dayanmaz.Tuzla'da variller çıkmaktadır.bunun sebebi hükümettir.hepsi biliyordu o varilleri.ama para için ülkemize gömdüler.peki noldu.yeraltı kaynakları kirlendi ve kullanılamaz hale geldi.dünya üzerindeki buzullar erimektedir ve su kaynakları azalmaktadır.bunun sebebi ise küresel ısınmadır.küresel ısınma gazlardan olmaktadır.herşey birbiri ile bağlantılıdır.ama açık olan şu varki ilerde su için büyük savaşlar yaşanacak ve bu günleri göremeyeceğiz.

02 Kasım 2006 23:12
Alternatif Enerji Tek Yol

nükleer santral karşıtları kendini çevreci diye tanımlayan 3-5 bilmezin lafına uyarak hareket ediyorlar. Tek laf Çernobil. Neden kaza yaşandığınıda bilmiyorlardır. nükleer santralde diğer tesisler gibi miladını doldurunca kapatılacaktır. belçika sokak lambalarının enerjsini bile nükleer santralden alıyor. belli düzeye gelmiş ülkelerin bir ihtiyacı yoktur ki kapatıyordur.bu kapatılanlarıda karlı çıkmak gayesi ile dışarıya yutturmaya çalışıyorlar.bizde akıllı düşünüp almayız olur biter.nükleer atık meselesi için gerekli özellikleri söylemiştim. bu özelliklere uygun yer lazım.bir kere biz abd'nin izni olmadan nefes alamaz duruma geldiğimiz için bunu yapamayız.doğal olarakda izin olmadan satamayacağız.doğal gaz ile nükleer bağlantısını kuramadım.Türkiye bu enerjiye pek hazır denemez ama hazır olmalıdır.rahat yaşam için hiç değilse. hergün elektrik kesintisi istemiyorum artık. Türkiye politik oyundan falan kurtulamaz.oyunu oynayan baştakiler zaten. önce Türkiye için yapacaklar çalışmalarını

01 Kasım 2006 14:45
Alternatif Enerji Tek Yol

eski teknoloji olan nükleer santralleri istemediğimi söylemiştim zaten. eğer eski ise bu çeşitli lobi faaliyetleri sonucu Türkiye'yi sömürmektir. Bu doğru. Ama teknoloji konusunda güvenilir ise yineliyorum sözlerimi ben nükleer enerji yanlısıyım. Kaza olma riski çok azdır nükleer santralde. Eğer hammadeyi kendimiz kullanırsak bağımlılık olmaz. Ama dışarıya satıp geri 2 katı fiyata alacaksak bence hiç çıkmamalı o yeraltı madenleri. Nükleer atık konusu tamamen bir karışıklıktan ibarettir. Hiç kimse bunu istemez. Hangi şehir olursa olsun buna izin vermez. Sinop'a kurulacak olan santralin atıkları uygun bir yere gidecektir eminim. Radyoaktif atıkların giderilmesi ile ilgili kavramlar çok derindir. Doğal engellerin fonksiyon ve yapısı, atığın biyosferden izolasyonuna ilişkin özellikler, hidrolojik taşınma prosesleri, atık giderimi için jeolojik ortam, evaporite depositler, doymamış ve doygun jeolojik formasyonlar, yapay engellerle bertarafı gibi birçok maddeye uygun bir yer bulunacaktır

31 Ekim 2006 17:21
Alternatif Enerji Tek Yol

Yaklaşık yüz yıldır hakkında onca şey söylenen bor madeni, Cumhuriyet'in ilk, hatta Osmanlı'nın son dönemlerinden beri Türklerin temel meselelerinden biri oldu. 1950'lerde dünyanın en büyük rezervlerine sahip olduğumuz ortaya çıkınca "bor tartışması" iyiden iyiye alevlendi. Bor hadisesini içiçe geçmiş üç halka gibi düşünmek lazım. Bunun merkezinde bor madeninin kendisi var. Bunlar kolomanit, üleksit ve tinkal. İkinci halkada bunların rafine edilmesiyle elde edilen bor ürünleri var. Bunlar da boraks, borik asit ve soydum perborat. Üçüncü halkayı ise bor ürünleri kullanılarak elde edilen uç ürünler oluşturuyor, işte cam ya da deterjan gibi. Burada bizi ilgilendiren bor madeni ve bor ürünleri. Toplamda iki milyar dolarlık bor ürünleri piyasasından söz edilebilir. Türkiye dışında ABD, Rusya ve Çin gibi ülkelerde var bor. Türkiye, bu piyasanın ancak yüzde 7'sini kontrol edebiliyor. Bor Madeni İhracatı Toplamı: 7.453.190 ton, 1.481.911.860 dolar, fiyatı : 199 dolar dır. 1999 yılı veriler

31 Ekim 2006 17:09
Alternatif Enerji Tek Yol

nükleer bitmez tükenmez değil anlamında söylemiş olduğum bir cümle değildir. Sadece daha kullanışlı olacağı ve diğe enerji kaynaklarından daha fazla yarar sağlayacağı kanısındayım. Sıfır maliyet demişsiniz ama 1 adet nükleer santral 8 adet Atatürk Barajı'na eşittir enerji üretimi bakımından. Baraj maliyeti pek düşük değildir bence. Bizim yöneticilerin getireceği reaktörler sağlam ise ben arkalarındayım. Ama kullanılmış ve sökülüp atılma zamanı gelmiş olan bir santrali ülkemize getirilmesine kesinlikle karşıyım. Ülkemiz nükleer hammadde açısından dünyanın ilk devletlerinden birisidir. Tek sorun onu kullanamamız. Bu da zamanında yapılan anlaşmalar sırasında yapılan hatalardan kaynaklanıyor. Alternatiften her zaman yararlanamayız.Güneş hep çıkmaz, rüzgar hep esmez, su kaynakları bitmek üzere. Rüzgar Ege civarında, yağış Karadeniz'de, güneş Akdeniz'de kendini gösterir. Sadece nükleer bunlardan daha uzun süreli ve yararlı olacağı kanısındayım. Santral Teknolojik ise her zaman nükleer olmal

30 Ekim 2006 22:56
Alternatif Enerji Tek Yol

Eğer ülkemizin ezileceğini ve sömürüleceğini düşünüyorsanız dur deyin o zaman. Ama burda yazarak değil. Ülkemizde nükleer enerji mühendisi yok diyeceğinize yetiştirmeye ve yetişmeye bakın o zaman. Her zaman dışarısı değildir. Biz gerekli fırsatı ellerine verirsek adamlar değerlendirir. bunu engelleyeceğiz işte. Güçleneceğiz. Daha da dik yürüyeceğiz. Bir röportajda Atatürk'e "Birleşmiş Milletlere üye olmayı düşünüyor musunuz?" diye sorulduğunda "Şartlarımızı koyarız, kabullerine bağlı. Biz müracaat etmeyiz üye olmak için, davet gelirse düşünürüz" dediğini ve bunun üzerine BM yasasının değiştirildiğini ve üyeliğe davet edilen ilk ülkenin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu biliyor muydunuz. Bizler de böyle güçlenmek istiyorsak zorlukları aşacağız ve gereken saygın kıdeme kavuşacağız. Ama en büyük sıkıntı olan enerji sıkıntısı çözülmeli önce..

29 Ekim 2006 12:30
Toplam blog
: 1
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 295
Kayıt tarihi
: 29.10.06
 
 

Çok değil ama düşünceme uyan kitapları okurum. Sessizim ve dinlemeyi severim. Aynı zamanda sessizliğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster