Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
10 kasım

Sayın Nurten hanım, halk herşeyin farkındadır müsterih olunuz. Elbette gün gelecek ve cevabını verecektir. Bu millet padişah zulmüne bile sabır gösterip sonunda paylamad mı? Elbet bu günler de aydınlığa kavuşacaktır. Sizin gibi milyonlarda insan göz yaşı dökecek, dayatmalara rağmen ve inatla... Saygılar http://blog.milliyet.com.tr/10-kasim-1938---ataturk-u-hatirlamak/Blog/?BlogNo=386914

09 Kasım 2012 22:43
"Beni hatırlayınız"

Atatürk'ü seven ve sayan Türk Halkı elbette bu durumun cevabını gün gelecek vereceklerdir. Saygılar..

09 Kasım 2012 22:39
On Kasımda iki Mustafa Kemal

Özellikle son paragrafta yazdığınız 2 Atatürk sözünden etkilenmemek mümkün değil. Bir de şu yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Saygılar... http://www.birdost.net/genel/mustafa-kemal-ataturk.html

09 Kasım 2012 22:37
Son 10 yılın 10 Kasımları

Yazınıza yürekten katılıyor ve aynı düşünceleri paylaşıyorum. Ben de bu konuda şu sayfada bir yazı paylaştım, okumanızı tavsiye ederim. Saygılar; http://blog.milliyet.com.tr/10-kasim-1938---ataturk-u-hatirlamak/Blog/?BlogNo=386914

09 Kasım 2012 22:30
SEO uzmanı mı, simitçi mi?

Mesleğim gereği uzun bir zamandır bilgisayar ve internet dünyasının içindeyim. Biz işi ucuza getirme ve hatta utanmadan bir de bundan en iyi kaliteyi bekleme konusunda dünyada örneği olmayan bir milletiz. Neredeyse her alanda bu düşünceyle hareket ediyoruz. Şu anda işsizim, iş arıyorum ve inanın bu anlayış sebebiyle meslekten soğudum. Yazıyı baştan sona destekliyorum. Bilgisayara format atmayı öğrendiği anda bilgisayar uzmanı, bir ekran kartı değiştirince teknik uzman, blog sayfası açtığı anda webmaster olduğunu zannedenlerin olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Çalışanı bir kenara bırakın, iş verenin bile uzmanlıktan anlamadığı bir yerde örneğin web yazılımcısı ararken yanında bir sürü şey daha bilmesi ve anlaması beklenirse, bir adım ileri gitmek mümkün olabilir mi? Ayrıca elaman arayanların ana kriterleri ücret olursa, az isteyen kişi öncelikli tercih edilirse, fiyatların dibe vurmasını kim engelleyebilir? Kaleminize sağlık... Selamlar&Saygılar

28 Kasım 2011 16:32
Medya ve propaganda

Özellikle televizyon kanalları karşı tarafın tepkisini almadan tek taraflı yayın yapma avantajını sonuna kadar kullanıyor. Bu durum sadece haberlerde değil, işine gelmeyen dizi ve programları izleyeni kaale almadan yayından kaldırmasında iyice ortaya çıkıyor.. Medyanın içi boş diziler, yarışma programları, kendi çıkarına uygun haberler sayesinde halkın gözüne perde çekme ve beyin yıkama seansları tam gaz devam ederken bunun asıl zararını halk görüyor. Sanırım bunda kullanılan en büyük koz da "bir adamın ısırdığı köpeğin haber olacağı" saçmalığı olsa gerek. Memlekette köpeği ısıran adam haberi peşinde koşmaktan, kuduz salgını olsa ve köpekler binlerce kişiyi ısırsa "hadi canım bu da haber mi?" diye bunu bildirmeyen haberci zihniyeti. Bu konuda yazacak o kadar çok şey varken, bu yazının 11 kez okunması üzüntü verici. Sahi kriz bitti mi :) Saygılar

22 Kasım 2011 13:36
Korkmaya gerek yok, başınıza bir şey gelmez…

Bugün barış ve demokrasiden bahseden bu zavallılar, demir parmaklıklar yerine hala özgürce meclise girebiliyorlarsa, demokrasinin en büyük örneğini özgürce yaşıyorlar demektir. Bu küstah tavrın yerine ellerine geçen bu fırsatı değerlendirmeli ve bunun için bu millete şükran duymalılar. Ancak asıl hak ettikleri yerde olmamalarına bir vatandaş olarak hala bir anlam veremiyorum. Oysa ki imralıdakine bu kadar hayran bu insanlar için, onun yanında kesin boş yer vardır...

17 Kasım 2011 17:31
Bingöllü Hatice Belgin, Yılın Annesi

Hep filmlerde ya da kitaplarda okuruz bunları: Hayatını hiçe saymak, başkaları için kendini feda etmek, canı pahasına bir katliamı önlemek,.. başka kaç insan buna benzer bir davranış sergiler ya da kaç kişi kendisinde böyle bir cesaret bulur bilmiyorum. Geride kalan yavrularına sahip çıkılmıştır umarım. Ben televizyonda geçenlerde kızının sözlerini izlerken çok duygulandım. Karşında seni, oradakileri, çocuklarını katletmek isteyen bir cani var ve onu durdurmak pahasına üzerine atlamak... Söyleyecek söz bulamıyor insan. Mekanı cennet olsun.

16 Kasım 2011 23:58
Yemedik ABD…

Kimbilir neler oldu? HErkes bununla ilgili bir yorum yapabilir. Ben işin farklı bir tarafındayım: Devletin çevirdiği işler ve bu tarz durumlar için bir süre olmalı. O süre geldiğinde de mutlaka işin iç yüzü halka açıklanmalı. Zamanında ne duruma düştüğümüzü, gün gelmeli ve bilmeliyiz... Kalemine sağlık.

28 Temmuz 2011 17:55
Ayşe Özyılmazel, Ali Taran evlendi. Evlenmenin yaşı olur mu?

Dede ve torun pek güzel yakışmışlar. Reklamın bu denlisine artık halk bile bırakın inanmayı, dönüp bakmıyor bile. O magazin dünyasına düşen bombaya bakılırsa, sanatçı olduğunu iddia edenler zaten buna normal gözle bakarken, bomba nereye düştü acaba? Eee, paran olunca dünyadaki herşey gayet doğal. O adam 60 yaşında SGK dan 900 lira emekli maaşı alan biri olsaydı, o kız acaba o kadar aşık olabilir miydi? Artık çoluk çocuk bile böyle saçmalıklara inanmıyor..

02 Temmuz 2011 15:53
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 28
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 7625
Kayıt tarihi
: 08.04.11
 
 

2000 yılına 30 kala İstanbul'da doğmuştur. Liseden sonra her ne kadar üniversite okumaya yeltense..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 


 
 
 
     
     
     
    Tarihini bilen, İslamiyet'i özümsemiş, Atatürk hayranı, Cumhuriyet'i anlayan sıradan bir vatandaşım.