Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Sınavlar nasıl okunuyor

Değiştirmek istemek,karıştırmak ,kargaşa yaratmak anlamına geliyor.Belkide kendilerini gündemde tutmak için yapıyorlar.Süreklı karıştırarak kendilerinin bir işe yaradıklarını düşünüyorlar.17 yıl uygulanan üniversiteye giriş şeklinden sonra değiştirdikleri sistemi o gün biz defalarca eleştirdik anlatamadık.Bugün dönmüş bizim söylediklerimizi söylüyorlar.Peki geçen yıllara, heba olan gençlere ne oldu?1999 yılında olduğu gibi bahsettiğiniz yanlışı yaparlarsa kaybeden yine çocuklarımız olacak.Onlarsa yine bir şeyler yaptıklarını sanacaklar.Ama yaptıkları iyi şeyler olmayacak.Hoşçakalın

30 Ocak 2007 23:23
Üstad, n'olur sadece roman yaz

Aydın bey, Yaşar Kemal gerçekten çok büyük usta. Onun romanlarından aldığım tadı neredeyse bulamadım diyebilirim. Ancak ustanın ezilmiş halkın yanında yer alması doğru olurdu. Etnik ayrım olmamalı. Hele ülkemizde yıllarca omuz omuza savaşmış, yaşamış, içiçe geçmiş bu toplulukların hiç birine katkısı olmaz bu davranışların. Birilerinin oyununa gelen siyasiler olsa da bu aydınlar olmamalı. Türkiye'de zor şartlarda yaşayan sadece o bölge insanı değil. Birbirimize kenetlenmeden başka doğru olmadığını herkes görmeli. Bundan başka ülkemiz yok. Bu aklı verenler Lozanı içlerine sindireyemeyenlerdir. Saygılarımla

17 Ocak 2007 23:47
Aşk, mizah, dram... bir de devrimciler. işte ''Beynelmilel''

Ahmet bey,bende o dönemi Adıyaman' da olmasa da İstanbul da bir üniversite öğrencisi olarak yaşadım.24 yıl sonra bir çok şey hatırlanmıyor elbette.Yaşamayanlar içinse çok uzak.Sakalımız,bıyığımız sorun olurdu okula girerken,onun için yasaklar bana hiç tuhaf gelmedi ama devrimciler o dönemde oradaki sesi dahi çıkaramadılar,öyle fazla hırpalandılar ki...Bugün gelinen nokta da hangi gelişmeler olumlu onlar da tartışılır ya.Ayrıca film doruklarda olmasada çok akıcı ve anlamlıydı.Oyuncular konusunda size katılıyorum.

06 Ocak 2007 21:36
Şahit ol...Umut ol...

şiirsel anlatımınıza bakarken birde baktım yazının sonuna gelmişim.bu duyguyu taşıyan insanı merak ettim,öğretmen olduğunuzu öğrenince şöyle bir grurlandım.bu duyguları,bu içtenliği çoğaltmak olmalı amaç dedim kendi kendime.öğretmen olabilmek işte bu duyguyu yaşayabilmektir.yoksa boş dersleri dolduran bir beden ,hiç bir şey olamadım bari öğretmen olayım değildir,olmamalıdırda.yüreğinize sağlik.

06 Aralık 2006 00:22
Can gözüyle - 1

Evet 18 yaşında bile değildim üniversiteyi kazandığımda.O kendine özgü büyüleyici yerden İstanbul'a geldiğimde.Hayatın bir kaç yüzüyle tanışmışken bir kaç bin yüzü olduğunu da sonradan öğrendim istanbul'da.İyisiyle kötüsüyle.Ancak bir şeyi bulmakta zorluk çektim alıştığımından farklı olarak. O da kısacası içtenlik...Bu yüzden bende hep gurur duydum Artvin' li olmaktan.Yapmak istedğimiz bölge ayrımcılığı değil elbette.Sadece sahip olduğumuz değer yargılarının ve samimiyetin önemi.Dürüstlüğümüzle övündük hep.Her ne kadar bazen istisnalarla karşılaşıldıysa da geneli hiç bozamadı .Bu nedenle bu tutumu gösteren tüm Artvin'lilere kendi adıma teşekkür ediyorum ve bugün oğlum da bu özellikleriyle gurur duyabiliyorsa 13 yaşında bu değer yargısı bizim için ne denli önemli anlaşılmalı diyorum.Size de yorum ve görüşlerinizden dolayı teşekkür ediyorum.

25 Kasım 2006 23:54
Beşikten mezara kadar eğitim Türkiye' nin neresinde

Bilgili ve sorgulayıcı bireyler yetiştirmek kimlerin işine gelmez?Elbetteki oturduğu koltuğu rant haline getirenlerin.Sistemli ve planlı olmak düzeni sağlar ama bu kişilerin işlerini bozar.İşlerin bozulmasını ,kalelerini kaybetmeyi hiç istemezler. Bu nedenledir ki doğru olan şeyleri de bozarlar. Köy enstitüleri buna en çarpıcı örnektir. Plansız ve proğramsız bir gelecek artan nüfus ile birlikte daha da karmaşık hale getiriyor her şeyi. Biz eğitimcilerin bu nedenle içimiz yanıyor. Ancak bütün olumsuzluklar içersinde de olsak birey olarak yapabileceklerimizi yapmalıyız. Sevgili dostum bilgiyi paylaşmak yapılan en yüce davranıştır. Bu içtenliği gösterdiğin için sevgiyle kucaklıyorum. Düşünce üretenlere, ürettiklerini paylaşanlara selam olsun.

16 Kasım 2006 23:45
İğneada, bir sığıntı limanı

levent,internetten yıllar sonra da olsa arkadaşlarıma ulaşmak güzel olacak galiba hakkında epeyce bilgi edindim bu işin sırrını daha tam çözemedim.iğneada ya beni götürmedin ama ne yapalım yıllar sonra hesap soracak halimiz yok. görüşmek üzere selam ve sevgilerimle

03 Kasım 2006 00:35
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 1079
Kayıt tarihi
: 03.11.06
 
 

Uzun yıllardan beri Kocaeli'nde dershanede öğretmenlik yapmaktayım. Marmara Üniversitesi Kimya Öğrtm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster