Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kitap analizi- “Süpermen Türk Olsaydı pelerinini annesi bağlardı”

“Yorumunuza teşekkür ederim. Şerif İzgören'in kitabında Türkiye'yi ya da Türkleri aşağılama yok, varolan değerlerin düzeyini uygar dünyanın gereklerine uyarlamak için uyarı var. Koyunlara bile 6 ayda kapatıldıkları ağıldan kilitleri açarak çıkmayı öğretebildiklerine göre insanların birbirinden öğreneceği çok şey var. Türk olmayı zorlaştıran Türklüğün Orta Asya'daki insani değerleri değil, ona başka kültürlerin miskinliğini bulaştırmak isteyenlerin Türklüğü tanınmaz hale getirmek istemeleridir. Öbür dünyada mutluluk düşleriyle bu dünyada kendini geliştirmeyen ve içinde yaşadığı topluma zerre kadar katkısı olmayanların Türk'leri ve Türk'larin Orta Asya'dan beri sahip olduğu insanlık değerlerini unutan ve hiçe sayanlardır. Çarıklı Avrupa’lı, sarıklı Londra’lı ya da cemaatçi New Jersey'li olmak yerine aydın İzmir'li, kültürlü İstanbul'lu, eğitimli Ankara'lı, görgülü, Adana'lı, vatansever Diyarbakır'lı ya çalışkan Kars'lı olmayı başarsak ne Türkiye ne de Türkler aşağılanabilir. Saygılar.”

07 Nisan 2010 18:58
İzmir Milliyet Blog Sohbet Toplantısı (3)

Davetinize tesekkur ederim. Ancak ben yurtdisinda oldugum icin ne yazik ki 30 Kasim'daki 3. Izmir Sohbet Toplantisin'na cok istiyor olsam da gelmem mumkun degil... Degerli Izmirli MB yazarlarina da cok sevgi ve selamlarimi iletiyorum..Saygilarimla, Alp Icoz

23 Kasım 2008 06:33
AKPS Takımı sarı kart gördü !

Erdoğan Bey, AKPS'nin ceza sahası içindeki penaltı olayını çok güzel bir teşbih sanatıyla anlatmışsınız. Gülümsedim ve gerçekten yaptığınız politika-spor benzetmesi hoşuma gitti. Saygı ve selamlar.

01 Ağustos 2008 05:44
Aristo'dan Konfüçyus'a özlü sözler derlemesi

...hiç olmazsa her şeye rağmen, düşünmesini öğretmektir." ne kadar doğru söylemiş sözün sahibi... "İnsanlık kitabından daha iyi bir kitap yok... Mahatma Gandhi'yle güzel bir son... Elinize sağlık güzel bir derleme olmuş. Saygılarımla.

26 Mayıs 2008 10:46
Sığamadım bu şehre

Çok güzel gönül şehrinde yaşanan o sevdayı. Gönülden bir anlatımla sevdalı bir gönlün yalnızlıkta, sevdaya tutunuşunu güzel ifade etmişsiniz. Ama hüzünlü biraz. Ben kendimi bu konuda biraz melankolik bulurdum ama değişmişim herhalde çünkü yazınızda hüzün olduğunu hissettim. Tanrı gönlünüzü neşe ve mutlulukla doldursun... Hüzün satırlarınızda kalsın...

03 Ağustos 2007 06:02
Yazar enflasyonu

Mesajınıza teşekkür ederim. Daha önce ricanız üzerine sözü geçen yazınız hakkında yorumumu yazdım blogunuza. Milliye Blog'daki editör görevini yürüten değerli arkadaşlar da eminim ki kalitesi yüksek bir sitede güçlü yazılara editörlük yapmaktan gurur duyacaklardır. O nedenle sanmıyorum ki, bu konuda önemli konulara değinen analitik ve yapıcı özellik taşıyan yazılara bozulsunlar. Editörlerin de iş kolay değil, eminim hoşlanmadıkları pek çok yazıya hem fikir olmasalarda onay vermişlerdir. O bakımdan, yapıcı ve kaliteyi yükseltmek konusunda yazılmış iyi niyetli bir yazıdan hoşlanmasınlar. Yazıları yazanların çoğu çok okunmuş bir yazının kalitesi illede yüksektir diye düşünüyorlarsa yanılıyorlar. Genelde okuyucular arasında, Türk erkeği, cinsellikle ve politikayla ilgili konuları okuma eğiliminde. Doğal olarak bu konular hem çok okunuyor hem de düzeyi ne olursa olsun çok okuyucudan yorum alabiliyor. Ağır konuları ve iyi yazılış yazıları herkes okuyamıyor. Yazanlar bencil oluyor biraz.

28 Haziran 2007 22:46
Seçim araştırmaları

Sinan Bey, Türkiye'de erkeklerin çoğu ya politika, ya iş kurmak ve yönetmek, ya spor ya da cinsellik içeren haber, yazı ve resimlere rağbet ediyorlar. Bu bakımdan, "seçim bayramı" ve siyasetçilerin ağızlarından çıkan her söz köşe yazarlarının konu malzemesi oluyor. Paris Hilton'un, hapse götürülürken eteğinin kısa olmasından dolayı objektiflere yakalanan görüntüsü de başka bir yazarın malzemesi olabilir. Çünkü okuyucusu var... Yazının derinlik boyutu, çıkış noktası ve anlatmak istediği fazla bir şey yok. Türkiye'de yapılan seçim anketleri hiç bir zaman doğru verilere dayanmaz. Kimin gerçekten imanlı, kimin zengin olduğu bilinemez. Veriler objektif olarak doğru kaynaktan bilimsel şartlarla alınmaz. Zaten köşe yazarları arasında eğitimiyle ve derin bilgisiyle kendini kanıtlamış olanlar bir elin parmakları kadardır. Yani geri kalan zümre daha çok bilinen konuları, karşılıklı atışma malzemesi ya da gazetenin siyaseti doğrultusunda okuyucuyu ve seçmeni uyutacak ilaç olarak kullanır.

25 Haziran 2007 21:02
İyilik yapmak sanattır

Çok güzel hikayeler; elinize sağlık. Acaba ayı gibi Hintli olunsa nasıl olur? Aklıma farklı bir bakış açısı geldi de... Saygılarımla.

12 Mart 2007 23:09
Sevilen ve sevmeyi bilenlerin günü!

Eşinizin size yapmış olduğu güzel jestlerin karşılıklı sevginin bir yansıması olması ne güzel. Zaten önemli olan yılların çokluğu değil, o yılların yuvanıza getirisidir, kalitesidir. Sizin adınıza çok sevindim. Sofranızdan bereket, yuvanızdan huzur hiç eksik olmasın. Saygılarımla.

26 Şubat 2007 14:09
Babama mektup!

Rahmetli babanız, benim babam gibi sigaranın tahribatı sonucu yaşamını yitirmiş, Ancak benim babamdan daha iyi ve güzel günler görmüş. Kızının mürvetini görmüş, kucağında torununu sevmiş ve belki de daha bir çok yaşamaya değer anları da sizlerle paylaşmıştır. Şanslısınız (olabildiğince). Keşke ben de babam için aynı şeyleri görebildiğini yazabilseydim. Size ve ailenize uzun ömür, sağlık ve mutluluk dilerim. Saygılarımla. Alp

17 Ocak 2007 05:35
Toplam blog
: 52
Toplam yorum
: 108
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 1733
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

"İnsan, aslinda gönül gözüyle görmeli dünyayı. Herşey, o iç dünyanin merkez olduğu kişiliğine şek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster