Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Rüyalarımızı değiştirebilmek

Blog sayfanızla az önce tanıştım, sanırım bundan sonra da izlemeye devam edeceğim. Mükemmel bir anlatım....İnsanın tek engeli kendisi....Sınırsızlığın içinde kendini sınırlandıran yine kendisi..Umarım bu yazıya hazır olan herkes ulaşabilir, hazır olmayanlar da ulaşabilsinler elbette, dönüşüm An'da bir sıçramadan ibarettir...Işıkla kalın...Işığınızın giderek daha geniş alanlara ulaşması dileğiyle

29 Nisan 2010 12:39
Yaşamın kuralları

gerçekten de her insan hazır olduğu zaman, hazır olduğu kadarını anlayabilir. Çok güzel bir yazı hazırlamışsınız. Işıkla kalın...

05 Nisan 2007 17:07
Eski bir portre: Fakir Baykurt

Çocukluğumda ilk okuduğum kitabı Yandım Ali idi. İki sene kadar önce Tırpan'ı okudum, kullandığı dile hayran oldum, kitap sonunda küçük bir de sözlük vardı Ankara köylerinde kullanılan yerel sözcüklerle ilgili...Alışılmadık, devrimci bir şekilde sonuçlanması bu yapıtın, benim için sürpriz oldu. Köy Enstitüleri; gerçek sanatçılar gerçek insanlar yetiştirmiş, kendisiyle ve çevresiyle uyumlu, halkın içinde kalarak da dönüşümün yaratılabileceğini kanıtlamışlar. Işıkla kalın.

03 Şubat 2007 18:37
Kötü, kötü olduğunu bilir mi?

İyi ve kötü, bu boyuttaki yaşamdaki kutuplaşmanın yarattığı kavramlar. Çatışma sonucunda deneyim oluşuyor. Sıfatlarla etiketlendirdiğimiz herşeyin amaca hizmet eden bir boyutu var. Bence önemli olan, dengeyi kurmak ve uyumu yakalamak...Tamamen iyi ya da tamamen kötü olabilseydi herhangi birşey, mutlak olurdu ve devinim olmazdı. Işıkla kalın.

03 Şubat 2007 08:10
Evde soğan bitti devlet nerede!! Aloo

Bu tip insanlar bende de merhamet duygusu yaratmıyor açıkçası. Şark kurnazı olduklarını düşünüyorum. Bir günden bir güne vergi mi ödemişler devlete, nasıl bir katkıları olmuş da karşılık bekliyorlar, dilenciliğin daha modernize edilmiş bir formunu oynuyorlar sadece, hazine arazilerini gaspedip gecekondu yapan onlar, bedava elektrik-su kullanan onlar, kadınların kollarını altınla dolduran, en pahalı cep telefonlarını alıp, çocuklarını köle gibi aç ve paspal biçimde çalıştıran da onlar...Medyanın da artık kolaycılığı bırakıp, rating kaygılarından arındırıp kendisini, sorumluluk alma zamanı geldi de geçiyor bile. Düşüncelerime tercüman olmuşsunuz, ışıkla kalın...

03 Şubat 2007 08:01
Sıfırlama için geri sayım başladı

Yazdıklarınızı olası bir kıyamet senaryosu olarak değil de, bir geçiş yazısı olarak okudum. Dünya, canlı olduğunu unutup onu hoyratça kullanan canlılardan kurtaracak kendini ve dönecek yeniden hayata en saf haliyle...

01 Şubat 2007 22:24
Ben şeytan

Zaaflar, alışkanlıklar ve gücü dışarıdaki birşeylere teslim etmek...ve insanlığın en eski kandırmacası; sorumluluğu şeytana yüklemek...Öteden beridir Tanrı-Şeytan ikiliğinin enerjimizi tüketen birşey olduğunu düşünürüm ve tüm çatışmaların yalnızca kendi benliğimizde bizim tarafımızdan varedildiğine...Ruhuna sağlık, çok güzel bir yazı olmuş...ışıkla kal.

01 Şubat 2007 22:07
Eşim eş ruhum mu?

''Pek çok insan eş ruh ve ikiz ruhu birbirine karıştırır. İkiz ruhun karşılaşması yarattığı çekim nedeniyle kuşku götürmez. Kişinin kalmış karmik tortuları temizlenmek üzere, tam kutupsal karşıtı tarafından yaratılan büyük enerji vakumu ile yüzeye çekilince vücutta hissedilen çok yoğun enerji akışı nedeniyle hatırlama-tanıma çok kuvvetle meydana çıkacaktır. Tanrısallığımıza geri yükselirken, ondan uzaklaşırken yaratılmış yolu geri yürürüz ve yolda pek çok formdaki benzer enerjiyi kendimize çekeriz. Geri dönerken nihai olarak ikiz ruhumuzla ve esas eş ruhumuzla karşılaşmadan önce pek çok eş ruh(oyun arkadaşı) ile rastlaşırız. Her kişi sonunda ruhsal büyümenin bir parçası olarak bu deneyimi yaşayacaktır.'' ( Solomae Sananda)

01 Şubat 2007 00:38
Sizce neye gülüyor?

Yaşamın özü bu...Gülmek için, somurtmak için olduğundan daha az kas çalışır. Doğal ve kolay olan, gülümsemek. Ve fizik bedenimizin de savunma mekanizmasını güçlendiren birşey. Yazılarınızı keyifle izliyorum. Işıkla kalın.

31 Ocak 2007 12:35
Sosyal yenilik başarı örnekleri 11: Askıda ekmek projeleri

Yardım edenle yardım edilen kişiyi karşı karşıya getirmediği ve böylelikle minnettar kalma ve borçlu hissetme duygusuna son verdiği için, son derece iyi bir uygulama olduğunu düşünüyorum. Bir gazetede ilk kez İtalya'daki askıda kahve modelini okuduğumda bizde de neden olmasın diye düşündüğüm birşeydi bu...Sizin de belirttiğiniz gibi, daha da geliştirilmeli ve çeşitlendirilmeli bu alanlar. Böyle bir konuyu gündeme taşıdığınız için tebrik ederim sizi...Işıkla kalın.

31 Ocak 2007 12:23
Toplam blog
: 0
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
:
Kayıt tarihi
: 13.11.06
 
 

.... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster