Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Hasar raporu

resimden anladım en başta hasta olduğunuzu :) bu aralar herkes hasta olduğu için pek de şaşırmadım doğrusu. insaflı bi işvereninizin olması güzel... izin vermiş en azından. bizim okula gitmeme gibi lüksümüz ancak ölünce var... tekrardan geçmiş olsun kendinize dikkat edin celal amca!

03 Ekim 2007 21:14
İnci tanesini okyanus alan kız

senelerin bana kısa gelmiş olması kimin umrunda... seni kaybettiğimi düşünürken hep gene kazandım... dün de ondan önce de.... ama artık kaybetmeyeceğim seni... kalbimin içine sakladım...

02 Ekim 2007 21:15
Minyatür kalbimin melekleri

başlık yazmayı sevmiyorum ben benan kusurabakma olur mu... uzaklardayım, bazen sizi bırakıp gittiğimi bile düşündüğüm oluyor ama sonra yapmam gereken bu olduğu için bu fikirden uzaklaşıyorum. zaten sizi de kalbimde getirdim ben buraya... hep ordasınız zaten sizsiz nasıl gelirim ben? çok kalabalık gidiyorum ben gittiğim yerlere... seni çok seviyorum çok da özlüyorum...

02 Ekim 2007 21:09
Ne Bilirsin?

başım öne düşer ama olamam mani.... fani... hepimiz faniyiz hepimiz gideceğiz. belki yaron belki de aynı gün... burası dünya moruk. her şey zor! düşünmek bile şüphe yok... düşünemedim...

14 Haziran 2007 16:32
Ne Bilirsin?

Sago benim herşeyim müzikte... Sağol çok sağol... Ama bak o parçada bir de ne diyor... Şeytan yoluna girişleri annem keserdi, giremezdim. Ya şimdi ne olacak?

14 Haziran 2007 16:09
Sagopa Kajmer

bu konuda ben de daha önce bir blog yazmıştım. insanların bakış açısı o zaman da aynıydı şimdi de ve bence hiç değişmeyecek. asla kabul etmeyecekler rapin gerçek yaşam olduğunu. sagopanın sözlerinde kin ve nefretin ne kadar az olduğunu sen de çok iyi bilirsin. onun her sözünü anlamak için birkaç defa düşünmek gerekir... bu arada ilo takma adlı kişi sana sagopanın ümit karan'a benzediğini söylemeye çalışmış aklının yettiği kadar. ama sen sataşmalara karşılık vermezsin. sen bir tanesindir. onun hakkında yazdıkların için çok teşekkür ederim biliyorsun o benim en sevdiğim...SAGOPA KAJMER 98 çıkışlı 8 senelik sözleri karamsar bakışlı... ;)

24 Mayıs 2007 12:17
Çitlembik Kuzum'a

bi cümleye takıldım ben. çocukların da güzel sözler duyması cümlesi... gerçekten çocuklar o kadar az güzel cümle duyuyor ki bugünlerde benden. ben ki onlara kızdıktan sonra bile gülerdim ki şimdi her şeye çok sinirlenir oldum ve artık hiç eskisi gibi gülemiyorum. içimde sürekli ne zaman kötü bi haber duyacağım diye korku var. bunu istemeden de olsa başta canım kuzenlerime ki (ONLAR BENİM KARDEŞLERİM bana göre) yansıtıyorum. ama söz veriyorum ki bu acılar geçtiğinde hayatımın geri kalanında onları hiç üzmeyeceğim çünkü benim her şeyden kıymetlilerim bitanecik aşkımlarım onlar! doğum günün kutlu olsun bensucuk'um!

15 Mayıs 2007 17:19
Umudun olsun, ben hep yanındayım.

zor günlerimde gerçek anlamda yanımda olan çok az kişi var. bunların başında da sen geliyosun teyzecim. kimsenin yanında akıtamıyorum gözyaşlarımı o kadar rahat. senle konuşunca içime ferahlık geliyor ve serbest bırakıyorum kendimi ve gözyaşlarım kendiliğinden akıyor zaten. az önce yazını okurken de aynı şey oldu. kendimi berbat hissediyorum şu anda. hastaneden yeni geldim. bu resimde de ferdinin yattığı hastanedeyim ama ne yazık ki bizim kaldığımız hastane bu kadar lüks değil :) lüks olmasına ne gerek var ki zaten..? az zaman sonra zaten 4 kat aşağıya soğuk bi dolaba konmayacak mı o beden? nerden alındığı o kadar da önemli değil. pamuklara da sarmalasan acıları hafiflemez ki zaten canım annemin. doğum günümün olduğu sabah erkenden hastaneye gittim. kapıdan girdiğim anda annem şarkı söylemeye başladı. 'doğum günün kutlu olsun mutlu ol senelerce, sana boncuktan kuş yaptım konacak pencerene' diye... ama sarılamadı. kollarından biri kalkmadığı için sarılamadı. sarılabilse de hissedemezdi!

12 Mayıs 2007 19:48
Eskiden nasıldı?

ben senden çok fazla büyük değilim ama 10 yıl da az bir süre değil tabii... küçükken ben de sokakta oynardım. evcilik oynadığımızda sorun yoktu, çamurdan yemekler yapardık. bütün oyuncaklarımız kirlenirdi, eve gider yıkardık sonra. ama ben de saklambaç oynamayı severdim senin gibi. arkadaşlar ne oynayalım deyince hemen saklambaç derdim. tamam derlerdi oynardık, ama hep pişman olurdum. apartmanımızda benden başka yaşıtım olan her çocuğun abisi vardı. öyle denk gelmişti... ama benim ne abim ne de ablam yok biliyorsun. oyuna gelir katılır kardeşlerini kayırırlardı. bu yakantop oynadığımızda da böyle olurdu ve ben hep ağlardım sonra mızıkçılık yapan benmişim gibi görünürdüm... o yüzden oyun oynamak sizinle güzel şimdi benim için...

24 Mart 2007 12:53
İlkbahar

bahar ayını sevmem ben... ağaç yaprağından ayrılır. çiçekler açar birazcık hava bozar hepsi dağılır... hava değişikliğinden hep hasta olur bi de sevdiklerim... sen de tabi:) canım benim güzel yanları da sen anlatınca daha güzel gözüktü gözüme ama... yazılarını hep devam ettir olur mu...

24 Mart 2007 12:43
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 80
Toplam mesaj
: 50
Ort. okunma sayısı
: 634
Kayıt tarihi
: 27.11.06
 
 

Kendimi oradan oraya sürüklenen bir yaprak gibi nitelendirsem çok doğru olur herhalde... Hayatımın s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster