Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Orada olmak ya da olmamak

geçmiş olsun... ben de gidemedim boşver hiç üzülme. zaten sırf benimle tanışmak için gidecektn biliyorum:)) ama ben de gidemedim boşver. istersen biz seninle başka buluşma düzenleriz:p şaka bi yana ben de bu fırsatı kaçırdığım için çok üzüldüm inşallah başka bi buluşma daha yapılır...

15 Ocak 2007 10:35
Hayat bir gün, o da bugün..

insan doğarken ağlıyor evet... keşke ölürken de gülse. öyle güzel yaşasa ki bu hayatı, ölürken yüzünde bir gülücükle ölse. ama o kadar sıkıntı yaşıyor ki insanlar, bırakın gülücüğü ufak bir tebessüm bile kalmıyor ölürken kırışmış suratlarda...

13 Ocak 2007 11:12
Sevgilim yoksa sen...

sevgilin değil saplantın olan,bilir. acıtır o da gittiğinde ama unutursun onu. unutamıyorsan anla ki gerçek sevgi seni bulmuş ama sen onu bulamamışsın... hayatından kaçıvermiş sen onu göremeden.. geri de dönemezsin yaşamda, bu çok kötü... keşke zaman geri gelse, keşke herkes bizim ona verdiğimiz değeri bize verse her zaman bir de. ben sadece bunları istiyorum hayattan. sevgiler...

12 Ocak 2007 22:29
Unutamazsın..

unutmak diye bir şey yoktur, daha az düşünürsün, daha nadir gelir aklına ama unutmazsın onu. tarihte bir olay mı bu ki kahramanlarını hangi yılda olduğunu unutasın? bunu sen yaşadın, yaşadıkça da peşinden gelir... acıtır hep içini. sen unutmak istersin, güzel şeyler gözünün önüne gelir nedense! oysa onu bırakıp giderken hiç de güzel şeyler olmamıştı ama onları düşünemezsin. anılar vardır beyninde, silemezsin. çok zordur... sevgiler...

12 Ocak 2007 22:17
O sabahı beklerken...

aynı şekilde bugün ben de dakikaları saydım eve gelmek için. ama eve geldiğimde mutlumuydum. hayır! gene mutsuzum,hep kötü bir bakış açısı, her şey olumsuz sanki. haftasonu, keşke yarın (cumartesi) uyuyabilsem. uyumak,dinlenmek istiyorum, ama beni yoran hayat. hayattayken nasıl dinlenir ki insan? dinlenmek için seni yoran şeylerden uzaklaşmak gerekmez mi... nilmiyorum, yorgunum. sevgiler...

12 Ocak 2007 22:12
Sessiz çığlıklarımı bastıran sessizlik...

ya da sen ve ben alıp başımızı gideceğiz buralardan... dediğin gibi ben de siyahım biliyorsun, hatta bizim rengimiz siyah da değil kara! kara siyahın koyusudur bize göre bilirsin. karalar bağlamışız kurtaranımız yok, onu da geçtim farkeden yok! derdime çare baytarım yok, dengeme destek, tut ki durayım... ancak birbirimizin baytarı olursak iyileşeceğiz gibi. öpüyorum canımıniçi. bunalımdan kurtulmak ümitleriyle dolu olarak... seni çok seviyorum!

12 Ocak 2007 21:52
Gece Dansı

dibine vurmuş...

12 Ocak 2007 13:36
Ağlıyorsam amacı var...

şaka bi yana içini ferahlatacak kadar ağladıysan ve artık ağlamaktan başın ağrıyorsa ve yorulduysan bırak derim ben sana. nereye kadar üzülebilirsin ki doğru söylüyorsun. ben de çok ağladım... hiç durmadan, sürekli... rapın bile bunalımı dinledim... elime kocaman bir hiç geçti. sen de elinde kocaman bir hiç ve baş ağrısıyla kalma derim. öpüyorum sevgiler...

09 Ocak 2007 09:50
Türkçe bil-mi-yo-ruz

Ben de senin gibi Türkçe'ye sahip çıkılamadığını düşünüyorum. Oysa ne kadar da güzel bir dil. Nereye çekersen oraya gider:) şaka bir yana sondan eklemeli, ekle ekle türet ne kadar dil vardırr ki? Sıkıştıkça yeni kelime türet, kullan. Türkçe esnek bir dildir ya hani bence insanlar bunu abarttılar, esnettikçe esnettiler... Kötüye gitmemesini umuyorum. Sevgiler.

09 Ocak 2007 09:19
Karıncalar çelme taktı...

pesimistliğin dibine vurmuş gördüm seni teyze... bu ne hal! kalk bakalım... oo olmaz ki böyle. yakışmıyor Lyssa'nın teyzesine derdi Yücel Evren olsa:)

06 Ocak 2007 14:21
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 80
Toplam mesaj
: 50
Ort. okunma sayısı
: 639
Kayıt tarihi
: 27.11.06
 
 

Kendimi oradan oraya sürüklenen bir yaprak gibi nitelendirsem çok doğru olur herhalde... Hayatımın s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster