Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Şehvetli Bulmaca

Her bulmaca kelimesi bir paragrafı açan çilingir gibi.Hem ona dâhil, hem ötesi.İşte bu. :)Pek güzel.Yine öykü yolları görünüyor. Selamlar, sevgiler.

23 Eylül 2017 08:28
Telkin

Yazık oldu diyordu şair,Süleyman Efendi'ye.Bizim kahramana da öyle.onu da ben telkin edeyim bari.:)şaka bir yana, her hikaye biter elbet yenileri için biter,bitmeli.Bir nedene sunuluyoruz ya,yazıya hürmet ediyoruz,ona bitiyorum.devam yazarım Türkülerin şiirlerin kalemin başı için.selamlar

20 Eylül 2017 07:48
Van, 1964, Husrevpaşa İlkokulu; Geçmiş zaman olur ki,

Cemal Süreya'nın 'Afyon Garındaki' şiiri geldi aklıma,siz süt tozunu da anılarınıza karıştırırken.Güzeldi.Selamlar...

12 Temmuz 2017 13:43
Hiçbir Kitap Arasındaki Müjğânı Üfürmem Artık

"Hangi"serisini okumadım.Şiirlerine aşinayım.Hele de bestelenmiş hallerine..Bizim tevellüt çıkacak ama;),yazdığı Kartallar Yüksek Uçar dizisini,-Sadri Alışık ne güzeldi, Banazlı İsmail'di- o diziden şarkılı bir sahneyi-Kimseye Etmem Şikâyet-çocuk aklıma nakşetmişim. Şiir kitaplarının sonuna çoğu şiirinin hikâyesini eklerdi ki çok lezizdi. Pia aklıma geliyor.Bir aşk şiiriydi ama esası Pakistan İnternational Aırlınes :) Trt2'de sohbetleri de güzeldi. Derdini derli toplu anlatan, lafı sektirmeyen masaya yakışan adamlardandı. Biket İlhan ile vapurda tanışması da ilginçtir.İkinci Yeninin müzmin muhalifi.Son not: ismi konusunda hassasiyeti vardı.İsmini çift "t" ile imzalar, kitapları öyle basılır, yanlış telaffuzlara da kızarmış.İsminin son harfini de şapkalı kullanırdı.Tıpkı kendisi gibi.Düzeltmiş olalım. Selamlar.

07 Temmuz 2017 20:27
Karanlığa alışmak

Kuzey yıldızı aydınlıkta görünmez bi karanlık çöksün deriz. Malum,gecede en karanlık an gündoğmadan...Ay, gecede ne güzel büyür..bi yönüyle aydınlığı besler karanlık, ilhamı da bol oluyor.:)Yolu,bahtı açık olsun selamlar..

04 Temmuz 2017 19:19
Aynı şarkı

Tam da niye yazıyorsun üzerine düşünürken ve yazıyı gönderdikten sonra böyle denk gelmesi tuhaf oldu.:) Eski bir şarkının -bir taş plak, bir yoksul gramofon,bir sepya fotoğrafa bakar gibi- aylasını başımda estiren çok yazı okudum. Öyle iddiasız ama öylesine iddialıydı çoğu. O yüzden aynı şarkılar güzel mırıldanılır :) Yolu açık olsun.Selamlar...

22 Haziran 2017 01:22
Ölürken çocukluğumuz

Buyrun bakalım, asıl yumruk budur efenim.Ne diyim,'babalar alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır' demekten gayrı.selamlar..

18 Haziran 2017 11:26
Babamın onuncu yıl anısına

Yazmanın sağaltıcı yanlarından biri de bu değil mi? Sadece düelloya tutuşmaz insan kendiyle, dökülür de.Bilirsiniz, "Baba" mevzusu edebiyatta,sinemada psikolojide de hayli geniş. Hayattayken ben de düşünüyorum nasıl olurdu yokluğu diye. Öyküler yazıyor, yazıyor bir yere yollamıyorum. Geçen bir arkadaş babamın yokluğunu içimde eritebilmişim, çok güzel bir yere koyabilmişim. Hiç de acımıyorum dedi. Ne ona, ne de kendime. Siz de dertleşmişsiniz iyi gelmiştir umarım. Selamlar.

17 Haziran 2017 17:51
Gönül

Tıbbiye'den her şey çıkar arada sırada Hekim de çıkar derler.Hekim yazarları düşünün. Çehov'u, Behçet Aysan'ı, Ceyhun Atıf Kansu'yu... Kendinizce başarılı bulduğunuz herhangi bir yazarı düşünün.Bir de yaşadığınız sebepleri. Ne diyorsunuz? Hahhaaa :) Selamlar...

07 Haziran 2017 19:01
Gönül

Sizin "Budala" öykünüz çok başkaydı. Hahhaaa'ya gelen satırlarınız :) hem o satırın öncesini hem de sonrasını hüznüyle, sevinci ve ironisiyle mimliyordu. Cümle çın çın ediyordu resmen.Başka bir havası vardı.Sevmiştim. Ama hep aynı olmaz değil mi, olmaz kendimden bilirim.O yazının yorumu kapalı olunca buraya kısmet oldu yorum. Ne diyelim; Haahhaa'lara gelen satırlara.Selamlar.

06 Haziran 2017 19:28
Toplam blog
: 113
Toplam yorum
: 1294
Toplam mesaj
: 117
Ort. okunma sayısı
: 1175
Kayıt tarihi
: 02.12.06
 
 

Susmanın erdem sayıldığı bu topraklarda, bir uzun suskunluğa içimdeki kelimeleri gömdüğüm oldu. S..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 


 
 
 
     
     
     
    ...