Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Sosyal yenilik başarı örnekleri 11: Askıda ekmek projeleri

Üç kıta da 600 yy hüküm süren Atalarımız , Vakıf, han,kervansaray, imarethane gibi inanç'ımız gereği olan uygulamaları yapmışlardır.Bizim genetik kodlarımızda kendi kendine yardım vardır. Göçmen kuşların bile barınaklarını yaparak onların göç yollarını ihya etmişlerdir. Yazınız içerisinde geçen Askıda Ekmek vs. adı ne olursa olsun, güzel ve yaygınlaştırılması gereken bir uygulama. Bunun güzel bir uygulaması da Üniversite öğrencilerine uygulanan Askıda Yemek uygulaması, şuan tam nerede uygulandığını hatırlamıyorum ama, okuduğumda çok hoşuma gitmişti. Sizin yazınızda uygulama alanlarını göstermek bakımından yol gösterici oldu. Ellerinize sağlık, Türk Harb-İş Sendikası yapmış olduğu çalışmada Aralık ayında açlık sınırının 576,23YTL yoksulluk sınırının 1.806,68YTL olarak hesaplanmıştır. İstatistik bu iken, uygulamanın yaygınlaşması yerinde olacaktır. Çünkü; Atalarımız bunu yaptı. saygılarımla.

31 Ocak 2007 21:26
Yalnızlık üzerine

Şaire şiiri yanlızlık yazdırır. Ümit Yaşar usta, ''Çekilip yanlızlıkların en koyusuna'' diye başlamıyor mu? o muhteşem şiire .... yanlızlık, düşünmek için insanın kendine hediyesidir fikrimce... ilham en yanlız zamanlarda gelir çoğu kez... güzel bir yazı, akıcı bir uslüp... ellerinize sağlık.

29 Ocak 2007 20:24
Babam...

''Bizde derler baba'sızlar büyümez'' bende henüz beş'inde kaybettim babamı; benim için zaman beşinde durdu... Bana ondan kalan tek miras ise, vermiş olduğu soyadı idi, ona da baba'sından kalan. Yazın içten ,ellerine ve yüreğine sağlık... bizim yerimize baba'ya sarıl ve selam söyle... Baba kıymetinin bilinmesi dileğiyle...Saygılarımla.

25 Ocak 2007 23:08
"Yazarcılık" mı oynuyoruz?

Bizim yaptığımız Blog'a Türk Yorumu diye düşünüyorum. Blog = Günce şeklinde bir yaklaşıma birde ''e'' eklenirse, oluyor size e-günce... bizde e-günce, e-günce paylaşımlarda bulunuyorsuz.Her gün olmazsa da ayda üç-beş'ce ... Saygılarımla.

25 Ocak 2007 22:50
Demişlerdi...

Aşk; en güzel yazılarını imkansızlığında yazdırandır.''İki tarafı keskin bir bıçak olan aşk'' inşallah sana hep gülen yüzünü gösterir ve pozitif aşk'a dair yazılar yazmaya devam edersin. Bırak negatif aşk'ları bir yazan bulunur... mutlu kalın, saygılarımla...

25 Ocak 2007 13:21
İşveren çalışan beraberliği

Ya birlikte var oluruz, yada yok... Ulu Önder Atatürk'ün Milli Mücadele sürecinde yayınlamış olduğu, tekalifi milliye emirleri ile kazanılan Ülkemiz, 1854 yıllında Osmanlıdan kalan borçlar dahil, 1939'lu yıllara kadar geçen süre zarfında ödenmiştir. Bu gün özelleştirme adına üç - otuz paraya satışa çıkarılan, milli endüstri kazanımlarının bir bir elden çıkarılmak istendiği böylesi bir dönemde; Genç nufus yapısı ile emek arzının yüksekliği göz önüne aldığında, işveren-işçi açısında; ücret üzerindeki vergi kesintileri ve ssk primler üzerindeki kesintilerin yüksekliği sorunun kaynağı olduğunu düşünüyorum. Gençlik iş istiyor, aş istiyor buna binaen aşk istiyor. Aslında bir başka sorunda, herkes beyaz yakalı olmak istiyor, mavi yakalı olmak zorlarına gidiyor bu da iş beğenmemezlik yaratıyor. İyi ki, işveren var. saygılarımla.

22 Ocak 2007 20:22
Neden yazamıyorummm!!!

Bırak pelin arkadaş, yazıların sıradan olup olmadığına okur karar versin... dağınıkta olsa...sırala düşüncelerini bakarsın, bir umut arayan yürek, şifasını bulur o dağınıklık içinde... mutlu kal... yazmaya devam. Not: bu arada ilham perisi emekli oldu:)))) uzun bir tatile çıktı en son bana geldiğinde böylece vedalaştı:)))))))

15 Ocak 2007 20:07
Neden saçlarınla yüzünü kapattın?

Allah (cc ) kimseye böyle acılar yaşatmasın.Gençliğimizin ''Avuç içi kadar mutluluk '' istediği sadece sadece seslerine kulak verecek anne ve babalar - öğretmenler-arkadaşlar istediği böyle bir dönemde hiçleşme sürecine uygun ve keşke yaşanmasaydı diyeceğim bir yazı... Son söz olarak ''kızınıza sevgi adını koyup, onu sevgisiz büyüteceğinize bir isim koymayın ama sevginizi verin'' diyorum. saygılarımla.

15 Ocak 2007 19:42
Bir blog, kaç banknot?

F.Bacon;''Bilgi güçtür'' der. bana göre orjinal bilginin kimde olacağı belli olmaz. Bu açıdan bakıldığında, Milliyet Blog'a yazı gönderen değerli Blog yazanlar, karşılıksız bir paylaşım içindedirler. Bu imkanı sağlayan Milliyet Blog'a ayrıca teşekkürler...Bilgiyi ticarileştirmek isteyenler bunu farklı platformlarda yapabilir. Yazılarınızda Maddiyatsız bir paylaşım içinde olduğunuz için sizlere de ayrıca teşekkürler. Saygılarımla.

12 Ocak 2007 22:17
Erzurum''Şairin Şehri''

Hasbel kader suyu içip, ekmeğini yedik... - 40 varan havası ve kar ile boranını yaşadık.... dostlarımız oldu bu günde görüştüğümüz. Yakudiye Medresesiyle dertleştik. Abdurrahman Gazi huzurda diz vurduk. Kediye ''Pisik'' dendiğini ilk orada öğrendik. Gölbaşın da yarenlerle dertleştik. Erzurum barı oynanırken; ''tey tey'' diye seslenen ekibe ''Can can '' diye ses verdik. Çifte minarede, Lala Paşa Cami'inde Ezan-ı Muhammediyeyi dinledik. Vesselam biz öğrenciydik ve mezun olduk. Palandöken yurtlarında gece'nin bir vakti ayışığını bakıp, şairler memleketinde bir iki mısra da bizler karaladık. Belki Mustafa Benkli hocam ile tanışamadık ama, Nurullah Genç Hocamın hem akedemik derslerine katıldık; hemde onun Edebiyat sorfasından yedik içtik... Beni Erzurum yıllarıma gönderdiğiniz için teşekkürler. Güzel bir yazı olmuş... bende küçük bir ilave yapmak istedim. affınıza sığınarak, Hocalarımın ellerinde öperim, saygılarımla...

09 Ocak 2007 21:24
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 120
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 743
Kayıt tarihi
: 05.12.06
 
 

1970 Tarsus doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Tarsus'ta tamamladım.Yüksek öğrenimimi Atatürk Üni..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster