Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Görücü usulü

Aslında bir dram konusu olabilecek "görücü usulü" nü çok eğlenceli bir yazı ile bize aktarmışsınız. ve çok güzel olmuş bence. Elinize sağlık.

03 Ağustos 2007 12:48
Ama olmaz ki! Böyle de ağlanmaz ki!

eline sağlık mine... forumda okudum, düşüncemi de buraya yazmak istedim... gerçekten bu ağlama sendromu benimde gözümden kaçmıyor... hatta bir inönü zaferimizden sonra da aziz yıldırım stadtan çıkıyorken "bana küfrettiler" demişti ilk önce... heralde küfür edilmeseydi yenilmeyeceklerdi, onu anlatmaya çalışıyordu... geçen seneki kaçan şampiyonluğun hemen ertesinde istifa etmesi ve ülkemizde yargıtay suikasti gibi bir dönemde milyonlarca taraftarı olan bir klübün başkanı olarak gündemi darma duman etmesi herşeyi açıklıyor zaten. tekrar elinize sağlık, saygılar

27 Nisan 2007 15:24
Dejavu

cevap verdiğiniziçin çok teşekkür ederim... belki ameliyat olarak o kadar zor değildi ama, heralde ilk ameliyat tecrübemiz olması ve eşimi o şekilde görmüş olmam beni etkilemiş olabilir. başımdan geçen olay için yapmış olduğunuz değerli yorum için tekrar teşekkür ederim. hoşçakalın

13 Şubat 2007 14:22
Dejavu

... döndüğümde kendimi kanepenin üzerinde yatarken gördüm. "allah ım rüya bu gerçek değil" diyerek kendimi uyandırmaya çalıştım ve uyandım. gerçekten az önce kendimi yatakta gördüğüm pozisyonda yatarken buldum . ve içerideki alacakaranlık rüyamdaki görüntü ile aynı idi. hiç bu kadar korktuğumu hatırlamıyorum. ceketimi aldığım gibi evden kendimi dışarı zor attım ve gece 02.00 ye kadar eve geri dönmedim. :) yorum sizin...

12 Şubat 2007 13:24
Dejavu

anlatın demişsiniz anlatayım :) eşim guatr ameliyatı olmuştu ve ben 1 gecelik uykusuz refakatin ardından ertesi gün öğlen gibi evime gelmiştim... hemen salondaki kanepenin üzerine sırt üstü uzanmıştım. e doğal olarak yorgunluktan hemen uyumuşum. çok gerçekçi bir şekilde (malum rüyalarda zaman ve objeler bazen çok uçuk olabiliyor) kapı tıkırtılarının ardından salona eşim girdi. üzerinde hala ameliyat elbiseleri boğazında o içinden kan akam hortumlar... gözlerinin altı morfinin etkisi ile kararmış... korkunç görünüyordu... "hayırdır sen ne arıyosun burda" dedim. sadece gülümsedi ve gelip karnımın üzerine oturdu. boğazımı sıkmaya başladı... nefes alamıyordum... ve kendimi çok güçsüz hissediyordum. sonbir hamle ile eşimi üzreimden yere attım ve korku, dehşet içinde besmele çekerek "sen özge değilsin, sen özge değilsin" diyerek yerde iki büklüm yatan eşimi tekmelemeye başladım (özge eşimdir :)) daha sonra koşarak alaca karanlık olan odayı aydınlatabilmek için salonun ışığını yakıp arkamı

12 Şubat 2007 13:21
Masajın tehlikeli senfonisi

... yazınız beni adeta masaj yapılmışcasına rahatlattı...:) teşekkürler

10 Şubat 2007 11:49
'Püf noktası'nın hikayesi

püf noktalardan ziyade "püf noktasının" hikayesi benim ilgimi çekti.... eee diğer kısmı ile de bayanlar ilgilensin dimi? yazınız için teşekkürler

10 Şubat 2007 11:47
(+) Pozitif olmak

çok doğru çok güzel yamışsınız bende bu tür yazıları okuduğum zaman "evet artık pozitif bakacağım hayata " diyorum. ama 5 dk. sonra yine eski nenan oluveriyorum, hemen sinirlenen, herşeyi kafasına takan hatta bu yüzden sürekli başı ağrıyan... :( kafamın; çocukalrda "bıngıldak" diye tabir edilen yerinde sürekli yumru gibi bir ağrı kütlesi taşımaktayım, ve sanırım sürekli saçlarımın dökülmesinede bu acımasız yumru neden oluyor :) ve sürekli midemin ağrımasına. çünkü bildiğim kadarı ile stres mideyi olumsuz etkiliyor ve mide rahatsızlıklarına neden oluyor... aynı şekilde stre indanın kafasındaki kasların kasılmasına ve bu nedenle kan dolaşımının azalması sonucunda saçların dökülmesine yol açıyor. sonuç olarak hepimiz kel, göbekli, çökmüş insanlar olarak ortaya çıkıyoruz :( yokmu buna bir çaree!!! :) güzel yazınız ve paylaşımınız için teşekkürler

09 Şubat 2007 13:33
Klozet keyfi

süper süper süper bir yazı olmuş. çok keyif alarak okudum. bira ve kitabımı alıp tuvalete gitmeden önce yorumumu yazmak istedim... şimdi benim biraz işim var mümkünse rahatsız etmeyin... :)

07 Şubat 2007 15:41
Dedem hasta!

yaklaşık 5 yıl önce dedeimi kaybetmiştim, insanın dedesini... yani atasını kaybetmesi insana çok büyük üzüntü veriyor. ailenizdeki en büyük çınarın devrilişi gerçekten dramatik oluyor. ataürk öldüğünde dedem askermiş... bana o günlerde bahsederdi, dedenizin vefatı ile geçmişle olan bağlarınızın biraz daha koptuğunu hissediyorsunuz malesef... allah dedenize, sevdiklerinize ve özellikle size uzun ömür versin, sevgiler

07 Şubat 2007 08:33
Toplam blog
: 1
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1050
Kayıt tarihi
: 14.12.06
 
 

18 Aralık 1979 Ankara doğumluyum. Aslında söyle bir düşündüğüm zaman hakkımda yazabileceğim fazla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster