Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Oruç tutmuyor olmanın dayanılmaz ağırlığı

Benzetmeyi çok sevdim, başlık yapayım dedim. Ülkücü yurdunda kalırken, şort giymeye bile karışan çıkardı öğrenciliğimde. Oruç işi de bu anlamda biraz tehlikeliydi. :)  Çocukluğumda o sıcaklarda tutardım ama sonra bıraktım. Van'da denetimdeyken başlamıştım tekrar. Dörde on varken iftar saatiydi, tutmak kolaydı. Zaten pratikte de ancak evden yemek getirilirse öğle yemeği yenebiliyordu, benim gibi otelde kalanlar da bunu yapamadığı için, öğlen aç kalmak yerine, buna niyet ediyordum oluyordu. :)

O zamandan beri de tutuyorum ve ne kimse bundan gocunuyor, ne de ben tutmayandan gocunuyorum. Ama Ramazan'da bir ayrımın başladığı da kesin. Oruç tutmadığım için iftar davetlerine çağrılmamıştım askerde. Antep'ten daha doğusunda da (oruç tutan zamanıma denk geldiği için), benden beklenmeyen bir eylem olduğundan olsa gerek, bu kez pozitif ayrımcılığa maruz kaldım!.. :)) Velhasıl garip bir durum. dediğin gibi Sinan, Cuma Namazı'na gitmemem dert olmadı insanların gözünde ama oruç başka!..

16 Eylül 2007 17:49
Kalbim Ege'de Kaldı

Afyon, Konya, Denizli derken dolaşıp duruyorum iş için... Keşke ben de orada olabilseydim ama .... ama...

Başka zamanlarda buluşabimek dileğiyle Emre!..

16 Eylül 2007 17:37
Ben dilimden utanmıyorum; ama bu kampanyalar neyin nesi?

Eh, belki de benim İngilimanca'm gibi yazmadığınıza şükretmek gerekli. (Almanca öğrenirken, daha önce öğrendiğim İngilizce'nin etkileri oldu da). Ne güzel yazmışsınız, arada o eleştirilen İngilizce başta olmak üzere yabancı dil özentisine yönelik hiçbir şey yok. Açıkçası neyi eleştirdiğinizi de anlamadım. "Mamiii, ben fireendsle oynamaya gidiyoruuum!.." türü bir geleceği savunduğunuza da inanamıyorum. Sanırım ayrı tellerden çalıyoruz... Neyse, bekleyip görelim...

09 Eylül 2007 00:58
Babam nasıl kazık attı bana?

Tam bu satırları yazmaya başlarken, bir baykuş, bunca yıldır hiç duymadığım bir feryada başladı!.. Baban konusundaki düşüncelerini az çok anlıyorum. Ölüp ölmediğini bilmediğim bir adam benimki de. Bunu yaşamayan anlayamaz. Umarım yorum getirenler, bunun ayırdında olur. Babasızlık kötü ama bazen bir babanın başta olması daha da kötü. Benimkisi de suya götürür, susuz getirir, elindeki suyu da alır bir tipti. Umarım bir daha karşıma çıkmaz artık!..

09 Eylül 2007 00:46
İzmir'den Cem Yılmaz geçti

1998 sonuydu sanırım, İstanbul'da izlemiştim. Gülmekten bir hal olmuştum. Şimdi bu Cumartesi Antalya'da sahne alacak yine. Erkenden gidip yerime oturacağım, az buz değil, 60 lira para bayıldım ama değer!.. Tüm hafta boyunca ekşi suratla kalktım ama dolmuştayken gördüğüm ilk CMYLMZ afişinde keyfim yerine geldi. Korkunç Tilbe'den CMYLMZ'ye!.. Vay be, amma zaman geçmiş!..

12 Temmuz 2007 11:27
Tuvaletleri öğretmenler temizlesin

Annem 27. yılında emekli oldu matematik öğretmenliğinden ama sadece resmi olarak. Üzerinden 12 yıl geçti ama hâlâ parası olmayanlara ya da "Hocanım, sen ders verdiğinde iyi öğreniyor." diyenlere kapısını açmayı sürdürüyor. "3-5 kuruş kazanıyorum." bahanesinde ama değil, bırakamıyor bir türlü mesleğini. Bırakın güneydoğuyu, batıdaki okullarda bile okul sobasını kendi kuran, kendi yakan öğretmenler var. Dediğiniz gibi, tek defalık bir iş ama okulu kendileri boyuyor, tamiratlarını yapıyor. Bir hademe atayamayan yönetimin ayıbını (okuldan ya da daha yukarı katlardan); neden öğretmenler çekecekmiş?!? Vergilerin nereye gittiğinin hesabını sormak elbette güzel ama daha alınacak çooook yolumuz var anlaşılan!..

10 Temmuz 2007 13:47
Bu Dünya'dan Bir 'İnek Şaban' Geçti

7 yıl olmuş bile!.. İlk başlarda pek suya sabuna dokunmayan filmlerde rol alsa da, Düttürü Dünya gibi, Deli Deli Küpeli gibi filmlerini izlemeye doyamadığım bir aktördü Sunal. Bu akşam Deli Deli Küpeli vardı, oturup baştan sona izlemeli!.. Eline sağlık Emre!..

10 Temmuz 2007 13:39
Dizi dizi diziler

TRT'nin hiiiiç gereksiz yere "reyting" kaygısına kapıldığı ve ona kurban ettiği bir diziydi Şapkadan Babam Çıktı. Müşfik Kenter, Fikret Kuşkan gibi dev oyuncuları görmek ayrı bir keyifti ama bir iki bölüm daha yapıp bitirmeye bile tenezzül edilmeden yayından kaldırıldı. Yedi Numara ki içinde kötü adam olmayan ender dizilerdendi, Yedi Tepe İstanbul ki oyunculuk gösterisinin yanında hiç abartılı görünmeyen bir diziydi; hâlâ keyifle izliyorum tekrarlarını. Piyasaya sürseler, ilk ben alırım. Hani anlatılan da matah bir şey olsa yeni dizilerde!.. Yok töre, yok zenginlerin rekabeti!.. Hadi Yabancı Damat'ı ben kendi adıma ayrı tutayım. Gerçi çok izlemedim ama gene fena sayılmazdı diğerlerinin yanında. Neyse ki kimi bitti, kimi tatile girdi de biraz rahat ettik. (İşyerinde bile konuşuluyor, delireceğim)!.. :)) Ama duyuyorum söylenmelerinizi; evet, yeniler çok mu farklı?!?

10 Temmuz 2007 13:29
1,2,3 idam yetmez, 4,5,6 olsun

Öfkeme kapıldığım zamanlarda, hele hele öldürmeyle sonuçlanan tecavüz olaylarında "Neden kaldırıldı bu idam cezası?!?" diye soran bir tipim ama her zamanki gibi havailiğimden kaynaklanan bir tepki bu. Yoksa ceza sistemimize gelene kadar çözülmesi gereken bir çok sorun çözüldü mü de cezalandırma yollarını tartışıyoruz? İnsanların karnı tok olsa, eğitim hakkı yaygınlaşsa, sağlık güvenceleri olsa suç oranı bu mu olur? Cezaevleri yeni suç yöntemlerini öğreten yerler olmaktan çıkarılsa da topluma kazandırmaya yönelik birer rehabilitasyon merkezine dönüşse idamı tartışır mıyız? Bu siyasiler oldukça tartışırız, görünen bu. "Asmayalım da besleyelim mi?" diyen bir gelenekten hayır gelir mi? Düşüncesini beğenmediğini ortadan kaldırmak varken, yaşam hakkının kutsallığı tartışılır mı? "3 bizden, 3 sizden." diyenleri unuttuk mu? İpin atılma nedeni kişiden, atandan ve atılandan bağımsız olarak söylüyorum; yaşam hakkı kutsaldır ve geri dönülemeyecek bir cezayı vermek insanın harcı değil!..

03 Temmuz 2007 15:55
Milliyet Blog Yazarı olmasaydım...

Daha nice yıllara Emre!..

22 Haziran 2007 12:43
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 91
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 2066
Kayıt tarihi
: 05.03.07
 
 

Bankacılığı bırakıp kendini reel sektörün kollarına atmış bir adamım... Kitaro başta olmak üzere ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster