Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Bir açıklama yapmak zorundasınız!

Bana da geldi. Sn. Çitil’in sayfasına girdiğimde ise yazılarını teker teker silmeye başladığını gördüm. Sanıyorum Fahrettin Bey’in blogdan ayrılma nedeni de diğer ayrılanlar ile aynı. Her ne şartta olursa olsun tek doğruyu ben bilirim diyenler. İş o boyutlara geldi ki pek çok kişi okunma uğruna sürekli tartışma çıkaran, açık ya da gizli hakaret eden ve benzeri tipte yazı yazan insanlarla aynı ortamda bulunmak istemiyor. Bu da işin gerçeği. Fahrettin Çitil’in kararına saygı duyuyorum ama gidişi beni de üzdü. Selamlarımla

26 Temmuz 2008 17:57
Kardeş Azerbaycan ve lisanı

Necip Bey, Her zaman olduğu gibi yazınızı büyük bir zevkle okudum. Pul kelimesinin karşılığının para olması ise çok hoşuma gitti. Videoyu da izledim.İzledikten sonra da "Sonuçta hepimiz kardeşiz. Nedir bu kavga, dövüş" diye sormaktan kendimi alamadım. Sıcaktan kavrulan Adana'ya, Ankara'dan Sevgi ve Selamlarımla

22 Temmuz 2008 17:42
Burası Başkent yeter artıkkkkkkk

Düğün arabalarının sabahın neredeyse erken saatlerinde başlayanrahatsız edici klakson seslerindenm bıktım usandım artık. Hasta mı var, bebek mi var hiç düşünmüyorlar. Onların en mutlu günü olabilir ama bu derece gürültü kirliliğine neden olmalarının da hiç bir anlamı yok. Tek şansım Y.mahalle girişinde oturmamdan kaynaklanıyor galiba. Ancak sokak düğünlerinin sebep olduğu gürültünün insanı ne denli rahatsız ettiğini iyi bilirim.Eski Yenimahalleyi çok özlüyorum işin açıkçası. Belirttiğiniz gibi yöneticilerde iş yok ki.Size sabır diliyorum. Selamlarımla

21 Temmuz 2008 01:38
Trolleybus *Boynuzlu otobüs*

İyi günlert Necip Bey,çocukluğumu, hatırlattınız bana teşekkür ederim. Biraz yavaş giderdi ama o zamanlar bugünkü gibi yoğun trafik de yoktu. Tam bir nostalji oldu benim için. Boşuna dememişler "Geçmiş zaman olur ki, hayali cihana değer" diye. Sıcak bir Ankara sabahından Adana'ya Sevgi ve Selamlarımla

15 Temmuz 2008 10:26
Dostluk ve arkadaşlık nedir?

Sizin ve benim kuşağım çok ama çok şanslı. Ben de geçmiş günleri özellikle öğrencilik yıllarımı hatırladığımda elimde olmadan bugünün gençliğiyle bizim gençliğimizi mukayese ederim. Şimdi ki gençler gerçek dostluğun, arkadaşlığın anlamını ve değerini bilmiyor. Kendimle başbaşa kaldığımda hep şunu düşünürüm. Bugün insanlar bu kavramları bilmeseler, bir kişinin dostu için bulunduğu herhangi bir özveriyi,iyiliği vb. saçmalık ya da enayilik olarak görseler bile ben çok şanslıyım. Şanslıyım çünkü dostluğun ve arkadaşlığın (gerçek)ne demek olduğunu biliyorum. Oysa günümüz de insanlar istediği herşeye sahip olmuş olsalar bile dostluk ve arkadaşlığın gerçek anlamını bilmediği için hep bir yanları eksik ve yalnız kalacaklar. Artık,dost, arkadaş diyebileceğimiz kişiler çevremizde çok bulunmasa bile menfaatsiz dostluklar, arkadaşlıklar yaşadığımız için çok şanslı ve bir o kadar da zenginiz. Sevgi ve Selamlarımla

11 Temmuz 2008 13:39
Doğarken de, son nefesimizi verirken de yanımızda olan doktorlara hakaret ederken düşünmek gerekir

Yazınızda belirttiğiniz reklamın neresi komik zaten anlayamadım gitti. Televizyon yayınları sırasında reklam kuşağı oldukça büyük bir kısım yer almakta. Durum böyle olunca reklamın sloganından, içeriğine kadar her konuda çok ama çok daha dikkat etmek gerekli. Ama nerede herkes kazanmak derdinde kimsenin yetişkin ya da çocuk psikolojisini ve benzeri konuları düşündüğü yok. Selamlarımla

09 Temmuz 2008 13:59
Devlet ele nasıl geçer

Benim öğrencilik yıllarımda iken bile Ankara'da böyle bir dersane vardı. Halen daha da var. Dersanedeki öğrencilerin büyük bir kısmı üniversite sınavlarını kazanıp.Özellikle, Hukuk, Siyasal Bilgiler Fak.ne yüksek puanlar alarak girebiliyorlardı. Kısaca çok uzun yıllardan beri bu iş böyle yürütülüyor ne yazık ki. Selamlarımla

08 Temmuz 2008 15:52
Azerbaycan dönüşü...Gürcistan - ( Georgia )

Necip Bey, Azerbaycanda, onca yoğunluk içinde bilgilendiren ve düşündüren yazılarınızı bizden esirgemediğiniz için ayrıca teşekkürler.Ankara'dan Adana'ya Sevgi ve Selamlarımla

08 Temmuz 2008 14:31
Necip Koni.. Azerbaycan`da incelemelerde bulunuyor.

Gec?niz xeyir Necip Bey, Nec?siniz? Yaxşısınızmı...Umarım doğru yazmışımdır.Size Azerice merhaba demek ve hatırınızı sormak istedim.Azerbaycan’da yaptığınız çalışma ve araştırmalarınızda başarılar dilerim. Sevgi ve Selamlarımla Işın Çavdar

17 Haziran 2008 23:26
Aracinizi su ile calistirmaya hazir misiniz?

Büyük firmalar sadece istedikleri yerlerde bu tip arabaların kullanılmasına izin verirler. Az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkeler yine petrol'e mahkum. Yıllar önce Büyükşehir Belediyesinde çalıştığım birim Güneşle Pasif Isıtma Yöntemiyle bir Güneş Evi kurulmuştu. Amaç bu tip evlerin kullanımını yaygın hale getirmekti. Ama olmadı,olamadı. Çünkü ilgilenmesi gereken kurum ve kuruluşların hiç biri gerekli ilgiyi göstermedi. Belediye başkanı değişir değişmez de yaptığı işlerin başında bu evi yıkmak geldi. Oysa ki ülkemiz rüzgar,güneş,jeotermal vb.enerji açısından zengin olmasına rağmen gerekli kurum ve kuruluşların bu tip olumlu gelişmelere destek verdiği yok.Zaten başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerin, ülkemize göz dikme nedenlerinin biri de bu ve benzeri enerji kaynaklarının bolluğu. Bu tip haberlere artık sevinemiyorum.İşin işine büyük çıkarlar girdiğinde her şey birden değişebilmekte çünkü Selamlarımla

27 Mayıs 2008 12:12
Toplam blog
: 225
Toplam yorum
: 476
Toplam mesaj
: 111
Ort. okunma sayısı
: 1301
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

1960 İstanbul doğumluyum. Kitap okumayı, yazı yazmayı, resim yapmayı ve yabancı dil'den Türkçe'ye..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster