Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Erozyona uğradı acılar

'sevgi anlaşmak değildir nedensiz de sevilir, bazen küçük bir an için ömür bile verilir' Can Yücel sevdiğin kadar sevilirsin demiş sevgilerimle:)

30 Ağustos 2007 22:58
Başörtüsü (tesettürün) felsefesi

sevgili Nariçi yazını sonuna kadar okudum ancak insanlar yaşayabilmek için evrende başka gezegen aramaya başlamışken 21. yüzyılda hala başörtüsünün etimolojisini yapmak komik geliyor biz kendimizi kadın ve erkek kimliğinden çıkarıp insan olarak değerlendirmezsek kimse bize insan gibi davranmaz zaten ayrıca erkeklerin tahrik olmaması buna mukabil kadının rahat yaşayabilmesi için örtünmeside ayrıca faşist bir yaklaşım ve bir bayan olarak sonuna kadar karşı çıkıyorum herkes istediği gibi yaşasın başka bir kadın bunu kabul ediyorsa bırakın kapansın okumamız gereken çok daha önemli kaynaklar var yine de yazın için teşekkür ederim sevgilerimle insan:)

30 Ağustos 2007 15:05
Cumhurbaşkanı Sn. Abdullah Gül’e açık mektup

postmodernizm modernizm sonrası anlamına gelmekte ve modernizmin en başta zaman olmak üzere yaşamı kurallara oturtan şeklini reddetmektedir bu anlamda genellikle edebiyat, sanat ve felsefe alanında postmodernizmin uygulanışını görmekteyiz ancak bizim gibi 3. dünya ülkelerinde belkide en büyük sorunlarımızdan biri hala devletin bu modern olmaya çalışan ve olamayan yapısı tam bir arada kalmışlık yani Habermas bizim gibi ülkelerde sistemin devam edebilmesi için milliyetçilik ya da din gibi yapay söylencelerin sıklıkla kullanıldığı ve sürekliliğin bununla sağlandığını belirtir bence şuan yaşanan da bunun dışında birşey değil gelen kişinin niteliği hiç önemli değil çünkü sistem aynı çarkların dönmesiyle zaten işliyor maalesef artık cumhuriyetten bahsetmek de çok doğru değil ülkemiz yabancı sermayedarların himayesi altındayken hangi cumhuriyetten bahsediyoruz, baş örtüsünden önce kocaman bir amerika var karşısında durmamız gereken yazınız eksik ama çok güzeldi teşekkür ederiz sevgilerimle

30 Ağustos 2007 11:44
Altı okka...

sen elmayı seviyorsun diye elma da seni sevmek zorunda mı? reddedilmenin çıldırma noktasıdır yalnızlık yalnız bir deli kalır sevgiliyle giden bilincin ardından buyüzden belki en fazla intiharlar istanbulda yaşanır... sevgilerle

28 Ağustos 2007 19:34
Victor Jara’nın çığlığı ve Sovyet Milli Takımı

yazınızı okurken yine yalnızlaştığımı hissettim o acılarla güzel bir sentez yapmışsınız bilincinize sağlık ama katillerini milletvekili seçen bir toplum için nekadar az anlam taşıyor ölüleri üzülüyorum....

25 Ağustos 2007 18:38
Ameliyata giderken...

göz kapaklarınız tonlarca ağırlığında bir yükle kapanıyor zorluyorsunuz aceba diye ama sonrası bir bilinmezlik denklemi hatırladığınız sadece üzerinizdeki spot ışıkları uçmak sa bu kollarınızdan başınızdan ayaklarınızdan bağlı olduğunuz bir masadan evet sanırım en uzun yolculuğudur hayatımızın emreye çok geçmiş olsun iyi anlatmışsınız duyguyu elinize sağlık

22 Ağustos 2007 22:00
“Gönlüm Hep Seni Arıyor, Neredesin Sen...”

çok güzel bir yazıydı beni çocukluğuma götürdünüz her ne kadar kentlere sıkıştırılsa da gençliğimiz bir bozkır vardır mutlaka çocukluğumuzun tablolarında yüreğinize sağlık :)

20 Ağustos 2007 17:49
Yılmazdı O!

her ölüm erken ölümdür ve insanın bu kadar içinde ve dışında olan tek şeydir belkide ölüm, içinizde ne kadar seni seviyorum varsa en erken zamanda sahiplerine iletmeniz dileğiyle başınız sağolsun

14 Ağustos 2007 12:04
Toplam blog
: 46
Toplam yorum
: 477
Toplam mesaj
: 102
Ort. okunma sayısı
: 1508
Kayıt tarihi
: 08.07.07
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik mezunuyum. Şu anda özel bir telekomünikasyon şi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster