Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

salih haluk reşat şentürk

http://blog.milliyet.com.tr/shr
AŞKIN ÖLÇÜTLERİ

Tekrar yazdığınızı görmek ne güzel...Uzun zaman yazmadınız, merak etmiştim. Bir sorun yoktur umarım. Güzel bir konu ve yazı.. Tebrikler... Başarılar...

28 Ekim 2009 21:33
Dinliyorum...

GÖZÜME BİR BAŞLIK TAKILDI! Dinliyorum... Yazıyı açtım okudum, saat 23,34... Müzik setimden gelen parçayı duydum daha yakından, ne çaldığının farkında değildim. Çalıyordu yavaş yavaş, hayatın tüm güzelliklerini yansıtıyordu. (The Beatles - Hey, Jude...) Teşekkürler ,hatırlattıklarınız için...

22 Ocak 2008 23:38
Yüreğimizdeki ayak izleri

İşte budur...Çok güzel bitti yazınız... harika...

21 Aralık 2007 17:26
Yaşamı ertelemek.....

Bu yazınızın bir pragrafına takıldım? yanıtlarsanız sevinirim. Bize acı çektiren ilişkilerden sonra gün gelir.... diye başlayan pragrafta; Ama onun bizi kaybetme korkusu olmadığını anladığımızda yavaşça kayboluruz yüreğinin içinden... şeklinde bir ifadeniz var. Sorum şu; bizlerin sevgisini yücelten ve yaşatan şeylerden biri olan kaybetme korkusunun payı nedir sevginin içinde ? Ayrıca kaybetme korkusu kelimesi yerine başka bir terim koyabilirmiyiz acaba,bu terim bana nedense çok anlamlı gelmedi. Görüşmek üzere...

21 Aralık 2007 17:21
Kadın akıllı erkek sever..

Yazdıklarınızı okumaya devam ediyorum. Şu akıllı kadın, akıllı erkek konusunda bir şey söylemeden yapamayacağım. Sizin de belirttiğiniz gibi, mutluluğun sırrı galiba her iki tarafında olabildiğince akıllı davranmasında yatıyor. Aklı, bir de hoşgörü ile harmanlarsanız sanırım mutluluk için önemli bir yol alınmış olur. Akıllı erkekler ayrıca kaybettikleri zamanı telafi edebileceklerine de inanırlar. Ne dersiniz? Sevgilerimle,

21 Aralık 2007 17:09
Yağmurda Egeart, sanat kim için?

Yazınız sanat ile ilgili olunca dikaktimi çekti ve hemen okudum. Sanat ile ilgilenmenin suç olacağı günleri biz göremesekte torunlar kesin görecekler bu gidişle... Ayakabıcının caz dinlemesi sizi sakın umutlandırmasın, o ve onun gibi olanlar radyolarını sabah açar akşama kadar ne çalarsa dinlerler,daha doğrusu çalar ama onu duymazlar genelde....Üzgünüm ama durum buna yakın olabilir. Umarım ve tüm kalbimle dilerim ki aksi olur... sevgiler..

15 Aralık 2007 16:43
"Bizimle çalışır mısınız?"

Keşke her şey bu kadarla bitse, imla hatası, vitrin camına yapıştırılmış ciddiyetten uzak bir ilan... Bunlar işin daha açığa çıkan kısmı, gözükmeyen kısımda ise neler var neler..! Bir kere işsizlik ve işe uygun olmamak ile ilgili bir sürü olay var. Sonrasında çalışan arama yöntemlerinde ucuza kaçan bir mantığın çalışanına vereceği değerin ne düzeyde olacağı var. Cama yapışan ilanla gelen adamın beklentilerinin , o mağaza çalışanlarına ve sahibine olan fayda var. Bazı zincir mağazalarda sürekli vitrinde duran ve özel hazırlanmış olna ilanlar var ki,bu da sürekli personel sirkülasyonu olduğunu ortaya koyuyor. Bütün bunların sonucunda "- Yaa inanmazsın neredeyse kirayı zor çıkardık bu ay..." diye yakınan patronlar. Evet , sadece imla hataları olsa keşke değil mi? Her yerimiz hata ve düzeltmek için her iki kişiden birinin değişmesi gerek öncelikle,ne dersiniz? Saygılarımla.

09 Eylül 2007 16:42
Oğlumun gözyaşları...

Sizi oğlunuz ile gördüğüm gün geldi aklıma yazınızı okurken, eliniz onun omuzunda idi ve bir ahenk içinde yürüyordunuz. Bir şey çok istenirse oluyor ama her zaman söylediğimiz bir şey var, gerekli bedeli ödemek zorunda olmamız... Bu bedelin büyük bir kısmını da ne yazık ki çocuklarımız ödüyor/ödedi. Dediğiniz gibi sevginin yüceliği karşısında yapılan hatalar inanılmaz. Sizin gibi bir annenin yüreğindeki sevgi ve arzu ettiğini inançla çaba göstererek elde etmesi gerçekten alkışlanacak bir şey... Sizi tüm yüreğimle kutluyorum. Saygılarımla..

29 Temmuz 2007 15:09
Öğretmenimi arıyorum!

Bir anne kızının iyi bir insan olarak yetişmesi için destek istiyor... Verilen yanıtlar anlamsız, sert ve hatta komik. Aslında o yaşları çoktan geçti oğlum ve ben doğrudan yardımcı olamam size...Ancak aklıma bir şey takıldı ve sizinle paylaşmadan edemedim. Karşınıza çıkmasından korktuğunuz bir öğretmen modeli çiziyorsunuz ve bu model asla bir öğretmende olmaması gereken bir model... Bir çok insan çeşitli mesleklerde çalışabilir, ama herkes öğretmen olamaz /olmamalı... Bu yazdıklarınız çok umut kırıcı çokk ...Tatlı bir kız çocuğu ve yarın bu vatan için bir anne olacak,çocuk yetiştirecek.Ve siz bir anne olarak kızınızı yetiştireceğinden emein olacağınız öğretmeninizi arıyorsunuz. Haklısınız,gerçekten çok acı bir durum. Ne olursa olsun,sizin ve babasının ona verecekleri herşeyin üzerinde olacaktır.Bunu lütfen unutmayın.Bol şans!

04 Temmuz 2007 00:09
'Sır'

Düşüncelerimizin başımıza açtıkları veya başımıza gelenlerle ilgili olarak olumsuz düşünceler içinde olmanın, bizlere ve çevremizdekilere ne faydası var? Öncelikle bu soruya birlikte yanıt verelim mi? Daha sonra reddettiğiniz "sır" çekim gücünün etkisini tartışabiliriz. Günüzde oldukça ağır şartlarda yaşamaya çalışan insanların olumsuza, kötüye odaklanmakta hiç zorluk çekmediğini görüyoruz. Hele ülkemizde eleştirmek ve sadece olumsuz yanları ortaya çıkarmakla çözümsüzlüğe doğru akan düşüncelerimize yeni bir yön çizsek kime ne zarar gelir acaba? Ne dersiniz ? lÜtfen reddetmeden bir daha düşünün... iyi günler.. SHR

14 Nisan 2007 19:27
Toplam blog
: 134
Toplam yorum
: 194
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 723
Kayıt tarihi
: 18.02.07
 
 

Devlet Güzel Sanatlar Akademisi mezuniyeti ve askerlik sonrasında başladığım iş hayatım aynı kuru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster