Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
İslâm Felsefesi tarihinin en tartışmalı, en abidevi figürü: el Gazzali

Gazali'nin 900. ölüm yıldönümünde yeniden Gazaliyi anlama üzerine yazılmış güzel bir yazı. Saygıyla Gönlüm'ce

11 Eylül 2011 10:13
Kadın kısmı 40 yaşına geldiğinde...

Huzurlu görünüyorsun. Gerçekten kadınlar böyle mi karşılar kırk yaşı. Ya erkekler. Aslında mesele ne kırk ne elli. Aradığını bulup bulamamak, ben de bu besbelli.

24 Mayıs 2010 11:18
Köpek eğitim merkezi

Aman Şemseddin Hocam, ne yaptınız Siz?! Hiç köpekle öğretmen müsavî olur mu? Köpek merkezi, köpekler içindir. Yani şimdi Siz insan öğretmencikleri köpekler gibi eğitelim mi diyorsunuz? Pes yani. İnan çok alındım yarım yamalak öğretmenliğe bulaşmış olmama rağmen. Bir de gerçek öğretmenlerin halini, hele bir de onları çoook düşünen idarecilerin hallerini göz önüne var sen getir. Sağlıcakla kalasın...

02 Eylül 2009 15:11
Dinle küçük insan!

Unuttum her bir şeyi diyorsun belki de! Ben kendime bakarım. Sen de keyfine bak! Ötesini araştırma! Evet, bir zaman bu duygu ve yaklaşım kurtarıcı oluyor. Bazen bir ömür bu sarhoşluğun etkisinde geçiveriyor. Anı yakalamak. Ama şimdiyi yakalamak ve yaşamak gerçekten bu mu? Biliyorum beni aşan çok şey var. Yine biliyorum, ben de beni aşmadığı halde bir yanılsamanın sonucu kendimi kısıtlama engelleme eğilimi de var. Ya kendimi kandırıyorsam! Daha vahimi, bunu kanıksamışsam ve işime gelir olmuşsa! İşte o zaman kaybediyorum demektir. İnsanlar ölüyor mesela, bir hiç uğruna. Bu olup biten beni aşıyor. Aşıyor da ben buna karşın hiç bir şey yapamaz mıyım? Şimdiyi yaşamakta o masum yavruların kanını görmezden gelmek mümkün mü? Istırap duymamak, isyan etmemek olası mı?

05 Mart 2008 15:50
Kilit

Sevgili Eğitmenim, İfadelerin sadeliği, karmaşık, ama okuyucuyu farklı boyutlara taşıyan yoğun duygusallığa bilindik anlamda bir kilit olmaktan öte, ufuk açıcı bir anahtar oluyor. Şu da bir gerçek ki, kilitler, bazen kapayıp engellemenin dışında fonksiyonlar da yüklenebiliyor. Hayalî bir sahneyi mi okudum, yoksa yaşanan bir maziyi mi tam ayıramadım; lakin kesinlikle hoş bir anının rengarenk tonları içinde kayboldum! saygılarımla Gönlüm'ce

18 Ekim 2007 15:44
Aptallık ile abdallık arasındaki ince çizgi

Olumlu düşünce üretir, berket sunar; olumsuz düşünceler ise kısırlaştırır, kurutur...

10 Ağustos 2007 18:44
Sence başarabilecek miyim sensizliği...

Güzellikler hayal ettim... Hep fazlasını istedim, hep eskiye özlem duydum. Birlikte olduğum insanlarla ve geçirdiğim tüm zamanlarla gurur duydum. Ailemi çok sevdim. Geleceği hiç düşün(e)medim. Hep kendi doğrularım oldu ve onları yine kendim yıktım. Hayatın içine attığım her adımda kendimi biraz daha güçlü ve biraz daha yıpranmış hissettim. Gerçekleri öğrettikleri gibi değil, öğrendiğim gibi algıladım... Yalan söyledim, aşık oldum, nefret ettim. Paraşütle atladım ve havada kendimi iyi hissetmenin tadını sonuna kadar çıkarttım. Yere indiğimde saate baktım, yine geç kalmıştım. Koştum, kaçtım, sakindim. İnsanları tanıdıkça kendime, kendimi tanıdıkça insanlara biraz daha yaklaştım. Çelişkiler, abartılar, çıkmazlar yaşadım. Komplekslerim oldu... Kendimi bildim bileli bir erkeğim. Kadınlara ilgi duydum. Eşcinselleri anlamaya çalıştım. Şarkı söyledim, Kahkahalar attım. Sevmeyi sevdim, nefretten nefret ettim. Vazgeçmek zorunda kaldığım şeyler oldu. İnat edip direndiğim. Bir küçüldüm

28 Haziran 2007 10:19
Eflatun

Öylesine yumuşak ve iç rahatlatan cümlelerin var ki, sanki huzurun dinginliğinde secdede gibisin. Hislerim yanıltıyor mu yoksa beni? Gerçekten dingin bir ruha sahipsen bunu nasıl yakalayabildin? Saygılarımla Gönlüm'ce

24 Mart 2007 11:31
Deniz feneri ile genç sevgililer...

Sevgili Şemseddin Bey, oldukça yoğun içerikli eğitim yazılarının arasına duygu yüklü, canlı tasvirlerle kuşatılmış hoş bir ilişki denemesi sıkıştırmanız beni mutlu etti. Ancak anlayamadığım; oltaya hangi balığın takıldığı?! Karşılıklı konuşmaları böylesine yakından takip edebildiğinize göre, , bu güzel yazının sadece yazarı değil, aynı zamanda dahilî kahramanlarından biri olmalısınız. Ne de olsa, balığa giden Siz ve yeğenleriniz... Bana balıklar hem denizde hem de karada yaşar diyorsunuz sanki! saygılarımla Gönlüm'ce

13 Mart 2007 15:29
Kimler öğretmen olmalı?

Muhteşem bir Yazı! Aslında vardığınız sonuç, Eğitim Fakültesiyiz diyerek övünmenin hüsnü guruntudan başka bir şey olmadığını gösteriyor. Neden Eğitim Fakültelerinin başarısız olduklarını açıkça söylemeyip de bu iş (eğitim), tecrübeyle oturur diyosunuz. Tecrübe elbette herkesi adam eder: lakin bir fakülteden beklenen tecrübeyle doruğa ulaşabilmektir. Yoksa küçümseyip işsiz kalmak korkusuyla karşı çıktıkları kimselerin karşısında mat olmak değil. Saygılarımla Gönlüm'ce

13 Mart 2007 15:16
Toplam blog
: 51
Toplam yorum
: 23
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 789
Kayıt tarihi
: 27.02.07
 
 

Ben kimim? Kafa kağıdımdaki beyana göre 1969 tarihinde Burdur - Gölhisar'da, doğumuma şahit ala..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    Âdemoğlu âleme üryân gelir üryân gider Nâle vü efgânile giryân gelir giryân gider Taşlıcalı Yahya