Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Dananın kuyruğu kopacak, tabi dana öküz değilse!

Bir krizden çıkıp digerine girmekteyiz nasıl ki her on yılda bir ihtilallere alıştık isek krizlere de alıştık artık. Hamdolsun direncimiz yüksek, bizdeki krizleri Amerika İsveç gibi ülkeler yaşasalar herhalde bu kadar düşük geçinme seviyelerine alışamayacakları için ya intihar ederler yada ruhsal olarak kafalarını bozarlardı. Sizin de dediginiz gibi toplumda öyle bir kesim de var ki krizler onları hiç etkilemiyor hatta kriz donemlerinde başkalarının fakirleşmelerinden onlar nemalanıyorlar bile değil mi? Bir kesim krizde ise diger bir kesim kara geçiyordur. Şimdi nakit parayı elinde bulunduranlar için gayrimenkuller, şirketler bulunmaz fırsatlardır. Elinize saglık güzel bir yazı olmuş.

04 Aralık 2008 15:02
İzmir 3. Milliyet blog toplantısı

Öncelikle toplantıya emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Sizin de serviste olsun paylaşımlarda olsun çok emeginiz geçti resimler en kısa zamanda sevgiler

01 Aralık 2008 03:02
3. İzmir Milliyet Blog Yazarları Sohbet Toplantısına gelecekler

Pazar günkü buluşmaya katılmayı bende çok istiyorum. En son İlyas beyin organizasyonuna katılmıştım. Eski arkadaşlarımı görmek yeni arkadaşlarımızla ve okurlarımızla tanışmayı gönülden istiyorum. görüşmek üzere diyorum sevgiler saygılar

28 Kasım 2008 13:40
Yaşamda kelebek etkisi

zaman hükmedebilirmiyiz acaba? bu soruyu kendi kendine soran ne kadar çok insan vardır degil mi? Zaman bizim yaşadıgımız bu sanal evrene ilişkin bir kavramdır. Cünkü zaman olmasa sınavın bir anlamı olmayacaktı. Herşeyi erteleyebilirdik ama zaman çok erteletmiyor bize cünkü yaşam belli bir limite baglı. Zaman akıyor geçmişi sizin de dediginiz gibi degiştiremiyoruz ama gelecek bizim elimizde. Bizler aslında geçmişte yapmış oldugumuz yargılarımızı, eleştirilerimizi ve korkularımızı gelecekte yaşarız. O zaman gelecegimizi kurtarmak ve zaman kaybetmek istemiyorsak kendimizin bu mekanizmasını keşfetmemiz gerekiyor. Yargılar bazen 10 yıl sonra ortaya çıkar biz onlarla ugraşırken zaman kaybederiz işte bu kaybedilen zaman bizim için çok degerlidir. sevgi ve saygılarımla

19 Kasım 2008 18:20
Dünyanın en alışılmadık terapisti

merhaba yazınızda çok güzel bir gerçege parmak basmışsınız. İnsanın kendi düşüncelerini düzelterek alışılmadık tedaviyi gerçekleştirmesi çok eski bir tekniktir. İnsan çok devasa ve muhteşem bir mekanizmadır. Bir insana bakarak evrenin hareketlerini evrenin yada dünyanın bir köşesindeki olumsuzlukları inceleyebilirsiniz. İnsan bu olumsuzlukların kendi içinde oldugunu farkettiginde o muhteşem gücü ile oraya odaklandıgında iyi edemeyeceği hiçbirşey yoktur. Herşey kendini oluşturan bir puzzl sa o zaman kendini o konuda düzeltiginde tıpkı ornekteki gibi farklı kişiler de düzelecek. Ta ki kişiler aslında toplumun bir aynası olduklarını fark edesiye kadar. O zaman başklarını eleştirdigimizde aslında kendimiz hakkında tiyo verdigimizi farkedecegiz cünkü eleştirdigimiz kişi biziz. Ama ayna gümüş sırdan degil insanlardan olaylardan oluşan bir ayna ile karşı karşıyayayız. Tek sorun aynaya hangi acıdan ve büyüklükten baktıgımızdır. Herşeyin insanın içinde olduguna inanıyorum sevgiler

19 Kasım 2008 17:47
Derinlere hiç daldınız mı?

Aramıza tekrar hoşgeldin. yazılarını özletme.. suyun terapi özelliğini çok güzel yansıtmışsın. Suyun altı meditasyon yapmak gibi birşey olsa gerek diye düşününüyorum. Derinlere indikçe dinginleşiyorsun ve huzurla tanışıyorsun sevgiler

17 Temmuz 2008 17:46
Kader, teslimiyet ve tutkularımız

Yunanistandaki Delphi tapınağının girişinde "önce kendini tanı" yazısının olduğunu söylerler. İnsan kendini tanımaya başladıkça birçok şeyleri farkedebiliyor. Yaradan sultanlar sultanı insanı yarattığında ona birçok ozelliğini vermiştir. Özelliklede iradesinden bir bolümü ve onu yeryüzünde halifesi yapmıştır. Böylesine geniş yetkilere sahip bir insan kendisi ile ilgili tüm planları yapma özelliğini de kazanmıştır. İnsanın içinde bir ben ondan da içeride bir ben daha vardır. İnsanlar bu dünyada seçimlerini yaşarlar tabi sonuçlarını da. İnsan çok özgürdür ama özgürlügünün önünde sizin de de dediginiz gib hırs ve tutkularından oluşan nefsi vardır. Oysaki bu dünya bir rüyadır, bir yanışsamadır ve tek gerçek ben'imdir. Geri kalan herşey bu dünyada bana rüyam bitesiye kadar emanet verilmiştir. Bu bedenim de benim değildir. Rüya ise nasıl benim olabilir bedenim? öyleyse onu rüyam bittiğimde aldığım gibi tertemiz teslim etmeliyim. Hiçbir şey olmadığımızı anladığımızda aslında herşey oluruz.

23 Haziran 2008 01:20
Saklan gözbebeğim... Saklan ki, aldatabileyim kendimi

insan aşk vadisinde aşkı ve aşkını farkedince onun ürkekligine, onun karşısındakine habire engeller koymasına, derinliklerindek en mahrem korkularına aldırış etmez bilir ki kendinde çok büyük bir güç var ve karşısındakini olduğu gibi kabullenmeye başlar onun çaresizliklerinine, umutsuzluklarına aldırmaz bile eğer farkederse diğer yarısı olduğun eş ruhu oldugun onun için yapamayacağı fedakarlık yoktur. Onu o sevgisizlik umutsuzluk bataklığından o kendine ve aşka duyduğu eminlilikle çıkarır bir hamlede. çok güzel bir yazı olmuş sevgiler sevgili ayna

02 Haziran 2008 17:17
Mükemmel insanlar, tökezleyen yaşamlar, sorular

Bazen kusursuz olmak isteriz mükemmel olmak isteriz ama bir şeyi unuturuz mükemmel olan bizler degil Allahtir. Bizlerin tam mükemmel olabilmesi mümkün degildir. Her mükemmelliyetçiligin altında bir benlik duygusu bir üstünlük duygusu vardır aslında mükemmelliyetçilik bizleri negatiflige sürükler. Karşımızdakilerin özgürlük alanlarını sıfırlarız. Hocanın kızına senyine kimin koynundaydın gibi yargılaması da bir büyük negatifliktir. Ama bunları mükemmel olmak için yapıyor. Kızdıgında kesinlikle haklı dedirten elektirik te bir negatifliktir. Çünkü bizim insanlara kızarken eleştirirken farkedemedigimiz bir yonümüz var gizliden benlik giriyor ben üstünüm ben mükemmelim negatifligi. İnsanın haklı olması bile diger kişileri yargılama, aşagılama, yada yıkıcı eleştiri hakkınını onlara vermiyor. Günlük hayatın koşuşturması içinde bu duygularımızı analiz edemiyoruz bazen bu tip elem olaylarda topluma da mesajlar iletilir. Ölen Olcay hoca için allah rahmet eylesin ve günahları affedilsin diyorum

26 Mart 2008 09:15
"Seni seviyorum...ve artık yüreğimde kocaman bir tebessümle..."

Herşeyin sevgiden oluştuğu bir boyutta dudaklardan dokülen bu sihirli kelimeyi kalben de desteklemek çok güzel. Bazen dudaklar soyler de kalp de desteklemezse sevgiler yarım kalır. Yani beyin onay vermedigi kalbin kabullenmediği bir söylem eylemde yarım kalmış olur. Yine tatlı bir sohbet kıvamında çok dogal içten gelen duygularını yansıttığın bir yazı olmuş teşekkürler sevgi ile kalın

10 Mart 2008 11:06
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 157
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 4969
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Ege Üniv. İşletme Fakultesi'ni, daha sonra da Harward Üniversitesi'nin Master programını Türkiye'de ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster