Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Vazgeçemediğimiz nedir?

iletişim, muhabbet, konuşma , aktarım, nasihat, sohbet ve izlenmek(örnek alınmak noktasında izlenmek) bir sanattır. Bir duruş sanatı, yaşama ve yaşatma sanatıdır aslında. sevmenin karşılığı olarak alınan sayılma sanatıdır. "Ben geçmişini ve yaşadıklarını nasihat anlamında dinlemeye hazırım, lakin bana geçmişini anlatma; bana hayallerini anlat, ama geçmişin hayallerinin olgunluğunu perçinlesin, geçmişinin dersleri hayallerine yansısın, ben geçmişini hayallerinde yakalayayım ve inan yakalarım". Tutmuşsun konuyu ciğerinden biraz. Selam ve sevgilerimle

01 Haziran 2008 12:53
En üst çekmece olmalıyım.

her taraf pazarlamacı; işi bişenlert, en küçük zaman, yer ve kişi boşluğunu alıcı noktasında değerlendirenler. İş bilir satıcılar. Ve karşılarında tüm bu saldırılar karşısında tutunmaya çalışna, kafası karıuşan, ne yapacağını şaşıran, eli ayağına dolaşan biz alıcılar. :) Kafa karşıklığında sağlıklı düşünemiyoruz ve al babam al komutuyla hareket etmeye çalışıyoruz. Ve ardından "yandım anam" türküsüyle yol alıyoruz. :) selam, sevgi ve saygımla

26 Mayıs 2008 09:39
Bu taşı verdim annem sana

"Her yağmur annesi yaslanır mı ola! /hasretten yanağı ısalnırmı ola/ Korkarım soramam ne haldasın Ana..(yücel). Tüm anaların ellerinden muhabbetle öperim, bloğunuzun şahsında. Selam, saygı ve muhabbet.

11 Mayıs 2008 18:01
Bir sabun kokusu. Bir de…

Birde "mintak kutuları" ve "adı içeriği ne olursa olsun:) onu adı illede "mintak"tır, bulaşık işlerinde kullanılır. :) harika bir yazı, hoş bir yakalama/görme olmuş. gözünüze sağlık, saygılar.

11 Mayıs 2008 17:56
Alınganım ben, üstüme gelmeyin.

Evet alınganız! Ki bence abartmamak kaydıyla elbette( duygusal anlamda kendimize eziyet vermemek lazım). Alınganlık ciddiye almak demek. Kime yada kimden gelen neye? alınganlık gösterdiğimizn üzerinde durabiliriz mesela. İnsan beklememzlik, yada beklenmezlik makamına koyduğu kişi ve şeylerden gelene karşı alınganlık gösterir diye düşüneyim diyorum, alınmazsanız şayet! Alınganlığımzın hepten nyok edip, arsızlaşmayalım temennisi ile, kararında alınganlık iyi bir frendir, dedim, alınmazsanız şayet. :) Efendim sağlıcakla ve saygılar. Mütebessim kalınız.

10 Mayıs 2008 20:20
Gerçeği kim söyleyebilir ki...

İman noktasında ki tartışmasızlığa dayanacak, iman noktası ne oluyor peki; fikir-zikir-şükür ekseninde düşündüğümüzde, bilinenden, bildiğine inanmaya yani inançlı hale gelmeye( fikirden bahsediyoruz elbette), sonrasınmdan inançlı halden imanlı hale gelme.Burası sözün bittiği yer. Dha net örneklemek gerekirse; "insan akıl yada mantık dairesi içindekileri mantıklı yada akilane bulabilir. Peki; insanın aklı ve mantığı, kendisini kuşatan başka bir akıl(gerçek, mutlak gerçek) dairsi içinde kalıyorsa, ki doğal olarak herşeyi ona benzer göreceği için, onu yotumlam yetisine sahip olamayacaktır, farkındada değildir zaten, farkedemediği birşeyin. İş bu halde, denizdeki balığın, denizi tarif edemeyişi gibi bir durum hasıl olacaktır. İş bu noktada insan ancak akıl dairsei içinde akılane yırumlar yapabilir. lakin aklı başka bir daire içinde geziniyorsa o daireyi nasıl anlayabilir. Soyut tahminlerle belki, ama herhangi bir nesneye karşılık getiremeyecektir. Saygılarımla, yazılarınızı zevkle okuyoru

07 Mayıs 2008 11:24
Gerçeği kim söyleyebilir ki...

Fizik der ki; "enerji kaybolmaz" yani yok diye birşey yoktur. Öyleyse dönüşüm üzerine kurulu bir meddesel geçiş ortamı vardır. Kinetik enerji potansiyel enerjiye, potansiyel, kinetik duruma dönüşür. O halde bir denge hali söz konusudur. Yaşamın bir tahtaravalliye benzediğini düşünürsek, dengede kalabilmesi için, bu dönüşümün sürekli ve eşit oranlarda cereyean etmesi lazım. Yoksa denge bozulur.Bozulmadığına göre devamlılık ilkesi hakimiyetini ve varlığını korumaktadır. Şimdi buradan hareketle, anlaşılan şu ki, bir şeyi tanımlarken yada yorumlarken yada bir şekilde soyut yada somut ifadeleştirirken , yani tarif ederken; illede ve illede referanslara ihtiyaç duyarız, bir şeye göre, bir nesneye, bir kurala, bir kabul göçrmüşe göre tarif ederiz. boşlukta anlatım ve tarif olmaz, İlla bir yere dayanacak.bir yerden kaynayacak ifade. Eğer insanı merkez alarak, insanın anlağını merkez alarak ifade etmeye kalkarsak, anlak yada akıl yada düşüncenin insandaki üretim merkezi vs. nereye dayanacak!..

07 Mayıs 2008 11:16
Arkadaşlarınız size hiç yasaklandı mı?

Birgün bir abi, bana dedi ki; "Yücel; sen bir arkadaşınla küstün ve konuşmuyorsun, tesadüf yoldan geçerken beni o arkadaşınla otururken vey asohbet ederken gördün. Gelip bana selam veriri misin?" dedi. Yücel(ben) dedi ki; "Abi, gelip selam veririm, hatta masanıza dahi utururum. Neden? Çünküü; eğer oturmazsam yada gelmezsem, o arkadaşa karşı olan hasımlığım yada küskünlüğüm, sana olan sevgim ve saygımın önüne geçmiş olur.Ki benim yaşamdaki en büyük gayretlerimden biri, dostlarıma olan sevdamın, düşmanlarıma olan kinimden büyük olma gayretidir"..:) sanal alemin sanallığına inat, umuyor ve diliyorum ki, "biraz" benim dostum ola. selam, saygı ve muhabbetlerimle. "Allah hepimizi muhabbetimize akıl katanlarla eylesin. "

06 Mayıs 2008 18:50
Onlar aramızdalar

"yaşlılık kapıya konacak mal değil " der anadolu yaşlıları. Ve "Allah elden ayaktan düşürmesin "derler, yaşlılığın fiziksel anlamdaki zayıf düşürmesinden ürkerek... Lakin "bereket büyüklerle beraberdir" der Şeyh Edebalı. Anayı ve Atayı saymalı der. Rabbim bir arada muhabbetle yaşayanlardan kılsın bizi. Sevgi ve saygımla

05 Mayıs 2008 17:02
Hayallerinizi unutmamışsanız eğer, gerçekleşeceklerdir.

""sahi senin düşlerin vardır söylesene, göremedğini rüyanın düşünü kurarmısın ahmet, bir düş görmüş geçenlerde yorgun ve geç gelen bir gecede utanırken anlattı, anlatırken utandı bir ip bağlamış gök kuşağına “bak ana uçurtmamı gördün mü ya uçurtmamın gölgesinde bilye oynayan çocukları?” ahmetin düşü işte… bana düşlerini kiralar mısın abi bedava boyarım ayakkabılarını bana düşlerini, düşlerini abi boşver…"" (Bedirhan Gökçe).... Evet; hayat istemek ve vermek üzerine kurlu ve yaratılmış sonuç olarak. hayal de bir talep, bir dua, bir istek sonuç olarak. Sevgi ve saygımla.

05 Mayıs 2008 16:56
Toplam blog
: 50
Toplam yorum
: 121
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 612
Kayıt tarihi
: 20.03.07
 
 

  Yıldız yüklü gecelerde Üşüyerek beklerim. Canım tellere takılır, Ellerimde yüreğim. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster