Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Bilineceği, bilmek. (İmzacılara ithaf olunur.)

Siz bu gerçekleri dile getirirken Celal Beye ne oluyor acaba? Gerçi bu sorunun cevabı onun yazdığı blaglarda var ama yazmakla kalmayıp sataşmaya yönelmesi garibime gitti.

26 Aralık 2008 20:18
Devlet Kürtlerden özür dilemeli (ymiş) !

PKK nın işlediği cinayetlerin faillerini bulmak için; Güneydoğu Anadoluda, jandarmanın, askerin ve korucularının sivil halka uygulamaları incelenecek olusa tek taraflı düşünmenin yanlış olacağı kanısındayım. Bana göre PKK nın ne için mücadele ettiğini araştırmakta ve o doğrultuda çözüm aramakta yarar olur. Topla, tüfekle ve süngüyle bu soruna çözüm bulunamaz düşüncesindeyim.

26 Aralık 2008 00:29
Antidepresan T.A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Selek

Güzel bir reportaj olmuş. Bu kadar matrak olduğunu bilmezdim :)))

25 Aralık 2008 23:50
İsmet İnönü

İsmet Paşa'ya çok şey borçluyuz. Bu inkar edilmez bir gerçek. Cumhurbaşkanı ve siyaset adamı olarak da borçlu olduğumuz çok şey var. Ancak Atatürk'ün ölümünden sonra onun çizdiği yoldan yürümeyişi ve bazı sapmalarda bulunuşu da bir gerçek. İkili anlaşmalar ve irticaya verilen tavizler gibi. Kanaatimce bunlar onun Cumhurbaşkanlığı zamanında başladı ve devam etti. Çok partili sisteme geçişi de demokrasiye geçiş olarak algılayamıyorum maalesef. Mevcut seçim sistemiyle bu geçiş anti demokrasiye geçiş oldu. Bu sistemde çoğunluğun değil parti başkanlarının dediği olmaktadır. Selamlar sevgiler.

25 Aralık 2008 23:37
Bir grup Özür(lü) !..

Bana göre özür kampanyası; dış odaklar tarafından körüklenen bir senaryodur. Osmanlı imparatorluğunun güçlü dönemlerinde aramızda imtiyazlı bir şekilde yaşamakta olan Ermeniler; İmparatorluğun parçalanma döneminde, Ruslarla birleşip Erzurum, Kars ve Ardahan bölgelerinde Türklere karşı katliama girişince; 1915 te, Anadolunun muhtelif yerlerinde, Ermenilerden öc alma amacıyla, Osmanlı Hükümetinin talimatıyla, bir karşı hareket yapıımıştır. Bana göre işin aslı budur. Bu hareket nedeniyle Ermenilerin büyük bir kısmı canlarını kurtarmak için Türkiye'den kaçmışlar ve çoğunlukla, Amerika ve Fransa'ya sığınmışlardır. Bunun adı da tehcir olmuştur. Son günlerde bunun gündeme getirilmesi; aydın olarak nitelendirilen bir kısım kişilerin bilir bilmez şekilde, duydukları ve okuduklarından edindikleri, gerçek dışı bir kısım bilgilerin dış kaynakar tarafından körüklenmesidir.

20 Aralık 2008 16:33
Sevgiliye Mektuplar-3

Bende de aynı dert ve aynı kararsızlık. Başlanıpta bitirilemeyen yazılar, düşünüp de yazılamayan düşünceler. Bazan geçerim klavye başına; gelmez hiç birşey aklıma. Yazmış olmak için de yazılmıyorki... O nedenle vazgeçerim yazmaktan. Bazan da başlarım yazmaya ama sonu gelmez bir türlü. Uzadıkça uzar gider ve sıkılırım yazmaktan. Bitmeyen yazılardır bunlar. Bazan de eser aniden bir rüzgar ve ummadığın kadar güzel bir yazı çıkar. Şaşırırsın. Bunu ben mi yazdım acaba dersin. İşte o yazılardır nsanda yazma arzusunu kamçılayan ama her zaman esmez o rüzgar. Yazarım ama Bazısını beğenir; bazısını da beğenmem onların. Genelde en beğendiklerim yatağımda uykum kaçınca kayda aldıklarımdır. O nedenle devamlı cep bilgisayarı bulunur yastığımın altında. Bunların kimseye bir katkısı olmaz korkusuyla çöpe atılan yazılarım ve kayda geçmeyen düşüncelerim de var elbette. Tıpkı sizin de sözünü ettiğiniz gibi. Ama yazmak güzel. Yazmak dinlendirici. Yazmak rahatlatıcı bazen...

16 Aralık 2008 16:49
“Özür” diledim, çünkü…

Soykırım ve techir... Tarihi kaynaklardan deği; anamdan ve babamdan bizzat duyduklarıma ve Amerikaya sığınan benden yaşlı Ermenilerden dinlediklerime dayanark söylüyorum. Bunu inkar mümkün değil. Ancak Osmanlının güçlü olduğu dönemlerde aramızda imtiyazlı bir şekilde yaşamakta olan Ermenilere; parçalanma dönemide neden uygulandı bu soykırım ve techir. Bunun nedenleri üzerinde biraz durmak ve ona göre davranmak gerekir düşüncesindeyim. Hem özür dilemek ne getirecek ve daha ziyade ne götürecek. Amerika senatosunda soykırım tasarısının kabul edilmemesi için verilen çaba ne için? Onu da düşünmeliyiz. Saygılar...

15 Aralık 2008 22:34
Herşeyin başı sağlık

Öncelikle geçmiş olsun. Verdiğiniz listeden başta Nedime Sultan ve ben olmak üzere bir hayli yararlanan olacaktır sanırım. Selamlar, sevgiler.

14 Aralık 2008 18:52
Bela "Geliyorum!" demez, gelir.

Geçmiş olsun dostum. Gerçekten üzücü bir durum. Ama ne yazık ki ülkemizde bu gibi durumlar birer vakayi adiyeden oldu. İşsizlik, geçim sıkıntısı, devlet ve özel sektörlereki yolsuzluklar: bu gibi vakaları adeta meşrulaştırmış durumda. Son derecede dikkatli olmak gerek. Bu olay karşısındaki soğuk kanlılığınıza da hayran oldum. Lütfen dikkatli olun. En kısa zamanda geleceğim ziyaretinize. Selamlar, sevgiler.

14 Aralık 2008 15:29
Düşlerimin ötesinde bir kayaya çarptım..

Bu bir deneme olamaz. Bilgi ve kültür harmanından savrulan tanecikler desek daha iyi olacak. Öyle bir harman ki: Rüzgarsız havada bile tanelerini samanlarından ayırabiliyor. Masal kahramanlarının mitolojiye dönüşümünü merakla beklemekteyim ama sizi hala anlayabilmiş te değilim. Selam sevgi ve saygılarımla

14 Aralık 2008 14:58
Toplam blog
: 104
Toplam yorum
: 334
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 704
Kayıt tarihi
: 11.04.07
 
 

6 Mayıs 1927 Simav doğumlu, İstanbul Yıldız Teknik Okulu’nun ( Bu günkü Yıldız Üniversitesi) son sın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster