Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Umut Kuşu

Derken Atilla İLHAN... Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın, En görkemli saatinde yıldız alacasının, Gizli bir yılan gibi yuvalanmış içimde keder; Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu Genç Kadın…. Ve devamıyla! Özgürlüğümüz, yoksa yalnızlığımız mıdır? eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı karanlık çöktü denize Yalnızlık, çakmak taşı gibi sert, elmas gibi keskin, ne yanına dönsen bir yerin kesilir. fena kan kaybedersin... kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince, sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice... Yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak, bir türlü çözemedikleri bu! Ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına benzemesin diye... Özgürlük mutlaka paylaşılacak, suç ortağı bir sevgiliyle! En kısa Zamanda, ''Bir Suç Ortağı'' bulabilmeniz dileğimle! Saygı, sevgi ve muhabbetle..!

25 Ocak 2021 00:24
Bilmiyorum ki

İşte kendinde nefret ettiğin ne varsa,gül geldi hepsini onlar öğretti sana! Seninle sana sesleniyorum yine üzülme:Gün olur devran döner,susan diller dile gelir. Herkes ektiğini biçer,alacaklar o gün ödenir. Ve itiraf ediyorum keşke seninle aynı yaşta olsaydım,ya da sen benimle! Diyebilseydim ben de sen olmayı,sen de ben olmayı seviyorum diye! Patlıcan moru siyah saçlarımda parmak uçlarını sızım sızım sızlatsaydın da ve özlemlerinle tek bana mektuplar şiirler yazan sen olsaydın! Asıp yüzünü gülmediğin de, bende senin için inatçı gülüşler assaydım dudak kıvırımlarımın köşesine ve deseydim ki ne olur gül;Gülüşünün tadı kaldı gözlerimin kenar çizgilerinde.. Olmalıydın Tülay Hanım! Olmalıydın yüzünü andığımda,yeşil gözlerimi güldüren sen olmalıydın.Dahası korksaydım ateşe düşmekten,utansaydım renginden çocukça salına salına peşin sıra gelseydim ve ben senin gözlerinde,yeşil gözlerimi öldürseydim!Ve sen Yeşil olanı öldürdün diye..Kuşlar gelip eylem yapsaydı etrafında!Ne güzel olurdu dimi :))

16 Ocak 2021 19:56
Yoruldum

Dizelerin halen ılık bir bahar güneşi gibi.. Iğıl ığıl akarken içime! Beni sorarsan da şimdi, Umay gibi yumuşak huylu Sevgili! Derim ki: Bir gün bu şehrin kirli yağmurları alıpta götürerse bizi! Gidip bir UYGUR Çadırında göğü dinleyeceğim! Kara bulutlar kükrerken bir KAŞGAR akşamında. Hilal bakışlı bir kız şiirleriyle düşlerime kaçardı da! Bende onu alır Anamın düşlerine kaçardım, diye! Oturup şair APRINÇUR TİGİN'e seni anlatacağım! ÜZÜLME TÜLAY ANNE! Alacaklıyız daha.. Umuttan yana/düşten yana,yana yanlı! Oysa gülmek var şimdi;Tam da SENİN güldüğün gibi... 'Dudaktan öte,Yürekten içeri' Böyle mi :)) Evet! Em derin saygı ve sevgilerimle..!

16 Ocak 2021 19:10
"Benim İçin Hayatın Anlamı?

Aslında her insan bir romandır ve biraz kahramandır. Gün gelir anlar ki...Harcadığı tek şey hayalleri değil, zamandır. ''Cengiz AYTMATOV''

16 Ocak 2021 18:52
Can ciğerim Mehtap

Çiçekler içinde, Mehtap kızın mekanı Cennet olsun İnşaAllah! Elinize yüreğinize sağlık olsun Abdülkadir Öğretmenim! Esenlikle, sağlıcakla, huzurla kalmanız dileğimle..!

31 Mart 2020 03:49
Sahneye Değil! Sahneyi Hazırlayana Dikkat!

Merhabalar efendim nasılnız? Söze;Yaşam koçluğuna soyunup,ne dediğini bilmeyen, ilgi çekmeye çalışırken kendi içinde kaybolmuş bir kadının yazdıkları düştü de aklıma; “Önce Kendinizi Sevin’’ diye başlamak istiyorum. "Bir insan neyse, kendine mal ettiği o neden sayesinde bu hale gelmiştir. "Karl Jasper'' Hayatı boyunca, zerre sorgulamamış kitap kapağına dokunmamış Platon ve Mevlana tavırlı adamla doldu etraf... Demiştim geçenlerde. Bir dönem herkes borsacı idi, sonra bilgisayar dehaları çıktı karşımıza, şimdi de önüne gelen yaşam koçu… Angaralı Behzat Ç. gibi; Ne la bu diyesim geliyor. İşin özü sözü fazla uzatmayacağım! Biz sonuca giden yollarda o kadar çok yorulduk ki; Sonuca vardığımızda da sonucun ne olduğunu hiç mi hiç önemsemedik! Efendim bir filmin repliğinde olduğu gibi.. Hayat hiç oynanmayacak bir oyunun tekrarlanan provasıdır. Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler diyorum tecrübeyle yoğrulsun yıllar. Saygı, sevgi ve muhabbetle; Esenlikler dileğimle..!

04 Eylül 2018 21:16
İnsanlar Yalan Söyleyerek Yaşar...

Efendim Gerçeklerimizin Devamıyla İnsanların aşktan öldüğü de büyük bir yalandır: Akıl ve gönül arasındaki savaş sürdükçe, aralardaki uçurum daha da derinleşir ya.Birinin isteğini bir diğeri reddeder ya.İnsan sevmediği(umursamadığı) kişinin doğrularında yalanlar ararken..Sevdiğinin yalanlarında doğrular ararmış ya bu da bir gerçek!Yapmacıklık ve Sahtekarlığın iki büyük gerçeği Gösterişle İNSTAGRAM uygulamasında herkesin ne kadar yalan dolan hayatlara sahip olabildiklerini görebiliriz ve orada herkes şair herkes romantik herkes dindar herkes namus abidesi, kedi sever köpek sever yeşil sever vs.Ama hepsi sahtekar bakın bu da gerçek ama yalan diyecekler! Neyse biz gerçekleri kısa tutalım ve böyle giderse koskocaman sosyolojik içerikli blog çıkacak :)Hülya hanım bizlere bu yorumları yapma yetisini kazandıran düşüncelerimizi açıklatan öğretici paylaşımınız için teşekkür eder;EN ACI GERÇEK,EN TATLI YALANDAN İYİDİR der..Çiçekler içinde sizlere:Saygı,sevgi ve muhabbetimle esenlikler dilerim..!

08 Temmuz 2018 03:37
İnsanlar Yalan Söyleyerek Yaşar...

Mirabaaa Hülya Hanım;Nasılsınız desem, şimdi dünya nasıl davranıyor desem siz iyi olmasanız da iyiyim diyeceksiniz,iyi davranmasa da hemde gözlerinizle yukarıya bakarak iyi davranıyor diyeceksiniz, malisef başlığınızla anlatmış olduklarınız bunu doğruluyor:)) Efendim çoğunca insanlar duymak istedikleri yalanlara inanırlar derim gerçek olana değil.. Öyle ya: Ben yalanı sevmem diyenlerin, yalanları ile örülür de geçer yıllar.Ben ben olalı böyle sevmedim, Sen sen olalı böyle sevilmedin dediğimiz halde,bize İnanmazlar. Yaradılmışların içinde kızlar yaradılışları gereği asla yalan söylemeyi hiç beceremezler; Davranış bilimleri ders kitabımdan öğrendiğim gerçekle kızlar yalan söyledikleri zaman iki gözleri yukarıya tavana ya da gökyüzüne bakarmış o halde Elma yedirme konusun da Havva'nın Adem'i kandırdığı da büyük bir yalandır, Adem'in yıkımı Havva'yı gördüğünde başlamış dememiz daha mantıklıdır:) Yazacak çok şey var ama benim yazacaklarım yarım kalacağı için ikinci yoruma geçiyorum....

08 Temmuz 2018 03:17
Kendime bile düşmüşüm düş / tüm...

Demek istiyorum ki;Hiç umutsuz olmadı bizim sevgimiz,sende umutsuz olma:Şimdi Tülay’ın varlığı,bütün bilinmeyen Tülay’ların varlığına eşit olsun.Tülay,soğuğa eşit olsun!Aralık soğuktur. Soğuk aylar Kasımdan Şubata kadar olan aylara eşittir..4 soğuk ay ve 4 sıcak ay vardır,geriye 4 belirli olmayan sıcaklıkta ay kalır.Şubat’ta kar yağar.Mart’ta her yer buz gibidir.Eylül'de öğrenciler geri döner ve kitapçılar dolar.Tülay,dolu kitapçıların ayına eşit olsun.Soğuk ayların sayısı 4’e yaklaşırken, Kitapların sayısı sonsuza yaklaşır.Şu anda asla gelecekteki kadar üşümiyceğim. Soğuğun geleceği sonsuzdur. Sıcağın geleceği,soğuğun geleceğidir.Kitapçılar sonsuzdur;O yüzden Eylül dışında asla dolu değildir.Ve bir gün Tülay Anne özlenen o yerde, Eylül’de,orada İzmir de,Kitapçılarda olmayacak.Bu yüzden: Sıcağın geleceği,soğuğun geleceğiydi.6 Ocağı 7 Ocağa bağlayan gece,Eylül'e sevgilerle…En derin saygı ve sevgilerimle; Sevdiklerinizle emanetleri asla kaybolmayan Ulu Allah'a emanet olmanız dileğimle..!

30 Haziran 2018 15:41
Kendime bile düşmüşüm düş / tüm...

Kim miydik? Bize sarılıyorsun, bize yanıyorsun, bize koşuyorsun, bize ağlıyorsun.. Kim miydim!YİNE EYLÜL GELECEK diyenim! Özellikle kız öğrencileriyle, acaba Tülay EKER'e benzeyen birileri daha gelecek mi oraya? Her zamanki gibi İzmir’e, Dokuz Eylül'e ilk adımını atanlar diyorum… En fazla sonbahar otellerinde, akşamından otel görevlisinden aldığı uyarı ile sabahın aceleliğinde naftalin kokan battaniyelerde Üniversiteli bir kız uykusu bulmak bu Eylül’de. Ve güne merhaba demek! Ama şimdi aylardan HAZİRAN ve ben demek istiyorum ki...

30 Haziran 2018 15:28
Toplam blog
: 67
Toplam yorum
: 144
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 3944
Kayıt tarihi
: 24.04.07
 
 

17 Şubat 1986'da: Soğuk karlı bir Şubat gecesi Koca Karı olan ebenin ellerine ''bilim otoritelerinc..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 

 
 
     
     
     
    Sessiz değilsin. Büyük bir gürültünün içindesin, duymuyorlar..