Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Refah Uygarlığın Sonucu mu (2)

Değerli Canmehmet;Yazınızı okuyunca insanlık adına çok üzüldüm. Bir yanda doğrular için mücadele eden bir iki insan, öbür yanda keyif süren üst tabaka ve en geride sefalet içindeki kalabalıklar. Yokluk ve yoksulluk, alkol düşkünlüğü, ölüler ve na müsait konutlar... bütün bunlar hüzün verici olgular. Verdiğiniz İngiltere örneği çok çarpıcı. Başka ülkelerde durum acaba bundan farklı mıydı. Roger Garaudy'nin bir sözünü hatırlıyorum. Yaklaşık şöyle bir ifadeydi: "Fransa'da her şeyi eleştirebilirsiniz. Cumhurbaşkanını bile.. Fakat siyasi siyonizmi eleştirmeye kaltığınızda mahkemede hesap vermeyi de göze almalısınız." Sağlıkla kalın.

08 Mayıs 2019 19:11
“Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, Mustafa Kemal Paşayı öldürdü!” (2)

Değerli Canmehmet:ekonomik konulardan pek anladığımı söyleyemem. Ancak, "bir ülkenin kalkınması için uygulanacak proğramın, seçilecek yöntemin o ülkenin değerleriyle uyuşması lazımdır" anlamındaki görüşünüze katılıyorum. Aksi taktirde asırlar boyu edinilmiş yargıları, alışkanlıkları, ahlaki birikimi hiçleyen, toplumun varoluş sebebi olan değerleri yok sayan bir sistemin yaratacağı travma, getireceği faydadan daha ağır olacaktır. Belki de bazılarının değişim adını verdiği bu anormal gidiş, takip ettiğimiz yanlış istikametin bıraktığı güdük bir mirastır. Mesela hem cinsel namustan hem de cinsel özgürlükten söz edilen bir ülkede batı tipi bir ahlaki kabul yerleşemez. Çünkü bunlardan biri diğeriyle çatışır. Kavgalar,cinayetler, vurup kırmalar bitmez. Nitekim bitmiyor da... Sanıyorum ekonomi veya kalkınma için de benzer örneklemeler yapabiliriz. Yazınızdan çıkardığım sonuç herkesin planı, projesi kendi yapısına uygun olmalıdır. Selam ve saygılar.

20 Mart 2015 14:53
Ateist de çalmıyor, öldürmüyor; madem öyle inananla inanmayan arasında ne fark var?

İnsan çok şey düşünebilir. İşin özü, o istemedikçe din dahil, hiç bir fikir ve ideoloji insanı değiştiremez. Dindar görünmekle dindar olmak arasında fark vardır. İnsanlar genellikle dindarları değil, dindar görünenleri tanırlar. Çünkü dindarlar köşelerine çekilmiştir. Dindar görünenler ise, camianın rantını yeme peşinde oldukları için her daim ortadadırlar. Dinlerin insanları değiştirip dönüştürmek gibi bir iddiası yoktur. Onlar yalnızca insanları, hayra, iyiliğe çağırır, kötü fiillerden uzak durmalarını öğütlerler. Uyup uymamak insana kalmıştır. Her insan, kötü olanın ve kötülüğün zararlı olduğunu bilir ama çıkarı gerektirdiği için bundan vazgeçmek istemez. Yani kötülük (kaderle ilgili) mecburi bir eylem değil, iradi bir yöneliştir. Dünyada kötülüğün olması insan için geçerli bir mazeret değildir. İradesini kullanarak iyi ile kötü arasında seçim yapabilir. İşte hesap ta bu seçimi hangi yönde yaptığınla alakalı olacaktır.

29 Ekim 2014 15:10
TRT: Kur'an'sız İftar Programı!

Mehmet bey, söyleyeceklerini TRT'yi, Kur'an'ı ve iftarı konu etmeden de pek ala söyleyebilirdin. Bunları bahane yapmadan da yağmacılar, dolandırıcılar, hısızlar denebiliyor. Bir mani yok yani.

18 Temmuz 2014 15:24
Yazıyı lütfen; Bir Hristiyan-Müslüman; Kürt- Ermeni, Türk değil, insan olarak okuyunuz.

Değerli Canmehmet: Duygu yüklü ve etkileyici bir alıntı. Evet dedğiniz gibi insan, kim ve nerede olursa olsun insandır. Duyguları ve bu duygularla ifade edilemeyecek derinlikte hatıraları vardır. Bazan geçmişte yaşadıklarımızı hatırladığımızda ya da geçmişimizi yaşadığımız bir yere geldiğimzde ruhularımızda fırtınalar eser, duygularımız kabarır, gözyaşlarımız yağmur olur akar. Hepimiz aynı şeylere sevinir, coşar, ağlar ve üzülürüz. Bütün bunlara rağmen neden birbirimize anlayamayız, neden geçmişin suçlarını birbirimizin üzerine atarak düşmanlıklar yaratırız bilemiyorum. Hayırla kalınız.

07 Haziran 2013 15:36
İstiklal Marşı'nın ilahi şeklinde okunması

İsmet Özel'in okuduğu İstiklal Marşı'nı dinledim. Beğendiğimi söyleyemem ama marşın, "ilahi formunda" olduğunu iddia edenin hayatında hiç ilahi dinlemediğini söyleyebilirim. Görevim icabı çok ilahi dinledim ancak, bu tarzda olanına hiç rastlamadım. Belki pop ilahi falandır diyeceğim de müzik bilgim bu kadarına yetmiyor. Bu olsa olsa, İsmet Bey'in dindarlığına bakarak yapılmış bir yakıştırmadır. Bestenin iyi tarafı, marşı okuyanın sözlerinin net biçimde anlaşılıyor olması. Doğrusu İstiklal Marşı'mızı mevcut besteyle söylerken herkes zorlanıyor. Sesler detone oluyor, kimimiz ileri gdierken kimimiz geride kalıyor. Farklı bir beste belki herkese söyleme kolaylığı getirebilir. İsmet Özel'in bestesini istemem. İlahiyle ilgisi yok ama çok bayat olmuş. Selamlar.

12 Mayıs 2013 01:26
Yönetenler ve akiller okusun! İslam ülkesi değiliz, Müslümanlıktan uzağız. İşte ispatı!

"İslam Ülkesi" kavramıyla, şeriat kanunlarının yürürlükte olduğu devlet değil, müslümanların yaşadığı ülke kastedilmektedir. Dolayısı ile memleketimiz, müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu demokrasiyle yönetilen bir ülkedir. Öncelikle bunu görmeliyiz. Bu durumda, şans oyunlarından, içkiden, kumardan vergi alınması tartışmadan azadedir. Doğru olan, akil insanların yol, yemek ve yatak masraflarını onları görevlendiren taraf ödemelidir. Kendileri bu iş için herhangi bir ücret almadıklarını söylediler. Bunu duymuş olmalısınız. Ülke yönetmek, masa başında yazmak kadar kolay değildir. Ancak yönetirken, vatandaşa ve Allah'a hesap vereceğine inanarak hareket etmek önemlidir. Saygılar.

25 Nisan 2013 10:40
Gençler geçim derdi ve anlaşamama korkusuyla değil evlilik mantıksız olduğu için evlenmiyorlar

Toplum lideri konumunda olmadığım için yazdıklarınıza bir anlam veremedim. Demek, tepeden bakınca insanar yani erkekler böyle görünüyor. Bir de aşağıdan bakmayı deneyin. O zaman şeylerin tepeden göründüğü gibi olmadığını anlarsınız. Selamlar.

05 Mart 2013 11:35
Kolestrol haplarını çöpe atalım.

By pas ameliyatından sonra "ömür boyu kullanma tanısıyla" verilen kolesterol ilacını altı yedi yıl kadar kullandım. Sonra kolesterol üzerine eleştirel bir makale okudum. İkna edici buldum ve bıraktım. Sonra çevremdekilerin baskısıyla yeniden başladım. Birgün, Prof. Canan Karatay'ı dinledim. O kolesteroldan ölen, kalp krizi geçiren kimsenin olmadığını söylüyordu.Onu dinleyince bir daha kullanmamak üzere bıraktım. Zaten, canlı bedeninin yapı taşı olarak tanımlanan bir maddenin aynı zamanda öldürücü olacağına akıl erdirememiştim. İlacı bıraktığınız için öleceğinizi zannetmiyorum ama nihayetinde hepimiz bir gün öleceğiz. Sağlıklı günler dilerim.

14 Şubat 2013 15:05
Perinçek, Aydınlık ve İşçi Partisi Başbakan Erdoğan'ın saflarına katılacak mı?

Sondan ikinci paragrafınız bana biraz garip geldi. Marksizm, militarizm, ulusalcılık ve bunlarla birlikte kullandığınız diğer kavramların hepsi aynı anlama geliyorsa Perinçek değişmemiştir. Ama ben ve sanıyorum diğer insanlar Atatürkçülükle, Maoculuğun aynı şeyler olmadığını düşünmektedir. Perinçek'in daldan dala atlaması birbiriyle bağlantısız bir çok alanda faaliyet göstermesi bir değişimin ifadesi değilse o zaman, "kavramların anlamları değişmiştir" dememiz gerekiyor. Doğu Beyin gelgitlerini, "emperyalizm düşmanlığıyla" açıklamak ikna edici gözükmüyor. Ancak siz bununla, "Perinçek'in hayatı zaten zikzaklardan ibaretir" diyorsanız o zaman size katılıyorum. Selamlar.

08 Şubat 2013 01:20
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 719
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 678
Kayıt tarihi
: 28.04.07
 
 

Emekliyim. Herkes gibi benim de bir dünya görüşüm var. İnsanların farklı fikir ve inançlara sahip..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster