Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Sevgili Atatürk

duygu düşüncelerimi tam anlamıyla ifade eden bir yazı. Ellerinize, yüreğinize sağlık...

13 Haziran 2011 09:44
İnsanlar ne arar...

Evet bu konu hakkında söylenecekler bitmez aslında. İnsanoğlu hep daha çoğunu ister değil mi hep öyle derler. Çoğu insan da elindekiyle yetinmez, o da benim olsun, bu da benim olsun, hepsi benim olsun... Bir şu açıdan bakmak var; İnsan aslında kendini arar... Hayatta bazı şeylerin bilincinde olan insan kendini aramaya koyulur... Yaşadıkça ve çoğaldıkça kendini bulur bence... Hayatın anlamın bu da yokmudur sizce, insan kendini ararken,yaşadıklarımızdır hayatın ta kendisi... düşmeler kalkmalar,ağlamalar,gülmeler,insan hayatında olabilecek herşeyi biz yaşarken tam ortasında hissediyoruz zaten, yani b hayatın anlamanı da ararken, yaşadıklarımızdır hayat, anlamını aradığımız şeyi yaşıyoruz zaten. Birebir yaşıyoruz.Bize verilen paha biçilmez bir hediye paketi gibi... kimi zaman gözyaşlarımız, sevinçlerimiz, aşık oluşumuz, düşmelerimiz,yaralanmalarımız, tekrar kendi başmıza ayağa kalkmak için yaptığımız tüm hamleler.Kendimizi ararken birşeylerimizi kaybetmemekte bir erdemdir aslında.Sevgiler

17 Eylül 2009 15:57
Sınırlar arasında (2)

Banu Avar'ın programlarını her fırsatta izlemeye çalışırdım, bazı yazılarımda da kitabından aldığım örneklerle ben de çevremdekileri aydınlatmaya çalıştım. Bu ülkede doğru şeyleri söyleyen insanları rahat bırakmadıklarını hepimiz biliyoruz.Ama kesinlikle ona destek olmalıyız.Gerçekleri bütün yalınlığıyla, olduğu gibi anlatan bu aydınlık insanı kaybetmemeliyiz. Ona hala ihtiyacımız var.Sevgiler...

19 Kasım 2007 15:43
Msn

Okumak çok eğlenceliydi. Ama kötü yanları da var. Mesela, internette sohbet edip,vakit harcamak(kaybetmek)(bakış açısına ve yaptıklarına bağlı olarak değişir tabiki),dengeyi bozduğunuz takdirde, gerçekten yaşamayı unutuyorsunuz.sosyallikten uzaklaşıyor bazı insanlar,ben yine de gerçek gülümsememi tercih ederdim herhalde.Kocaman bir kahkaha atmak,şöyle doya doya! sevdiğimin elinden tutmak,onun gülümseyişini görmek, her ne kadar uzaktaki bir akrabanın yada dostumla yaptığım yazışmalar, sevdiğim insanlarla yaptığım yazışmalar, bizim bilgisayarın karşına demirlememizi ve asosyalleşmemizi sağlasa da,dengeyi kurmak gerekiyor.eskiden mektup vardı, şimdi e-mail(e-mektup demeliyiz aslında) var.Sevgiler, saygılar,öpücükler, iyi kötü paylaşımlar, dostluklar ve aşklar birbirini bulsunda, olsun varsın. bir kahve koyup Msn'mi açıyım, ben en iyisi... Sevgiler...

15 Ekim 2007 16:49
Şehit aileleri, düğünümüz var!

Bütün bu saldırılar,emperyalizm oyunları,teröristlere verilen destekler,toprağımıza, kardeşlerimizin canına göz diken hainler, bizi birbirimize daha çok kenetlendiriyorlar.Bu acıları biliyoruz biz, hep yaşıyoruz, ama yüzyıllardır ayaktayız.Bu vatanı hiçkimse ama hiç kimse bölemez.Bunu biliyorlar.Bu yüzden endişeye kapılmamalıyız.Günümüz gençleri,bastığı yerde sadece toprak değil, yüzbinlerce senin, benim onun, gibi kefensiz yatan olduğunu unutuyor.Gerekirse bizde onların arasına katılırız, hemde seve seve...Aklın, hakikatin ve Atatürk'ün izinden giden bir Türkiye istiyorum.Zor değil, çaba gerektiriyor. Sevgiler...

15 Ekim 2007 14:13
Yazarın hayatı sıradan olmamalı...

Yazar iyi bir gözlemci olmalı,hayatı iyi gözlemleyebilmeli, hayal gücü geniş olmalı, öyle yazmalı ki,şiirsel bir edanın çekiciliğinde yazdıklarıyla insanların yaşadıkları gerçekler arasında sıkıştırmadan,hayal gücümüzün derin dehlizlerinde uzun,keyifli ve eğlenceli bir yolculuğa çıkarmalı okuyanları... Yazar olmak kolay değil belki,belki de bu bir seçim değil,bu zaten olduğun şeyi kabullenmek...Hiç durmadan yazmak yazmak yazmak, hiç korkmadan yazmak,kendimle konuşmak gibi düşünürüm yazmayı,kendi kendime konuşmak,içindeki uçuruma baktıktan sonra gördüklerini anlatmak,güzel ve keyifli bir yolculuktur yazar olmak.Bazıları duyduklarım ve hissettiklerim. Henüz kendime yazar diyemem.Ben sadece olduğum gibiyim.

09 Ekim 2007 15:46
İsrail Türkiye' ye meydan okudu ! "Pilotaj hatası"

Kaldı ki bizim uçakların rehabilitesisi maalesef İsrailli mühendisler tarafından yapıldı. Askeriye biliyor. Çözüm bizim yapacağımızbir yazılımla çevremizdeki devletlerin silah envanterine göre düşman tanımına yeniden gitmemiz şart. O zaman bu utanç verici durumdan kurtulabiliriz. N e çuval geçer, nede yol geçen hanı olur bu memleket.

14 Eylül 2007 13:53
İsrail Türkiye' ye meydan okudu ! "Pilotaj hatası"

Türk hava savunma sistemi İsrail uçaklarını algılamadı mı? Maalesef hava savunma sistemi bu irtifada zafiyet gösteriyor. Yani uçaklar normal irtifada girdiklerinde hava savunma sistemimiz bunu algılıyor. Önce dost mu düşman mı olduğuna bakıyor. Eğer dostsa bu anlaşılıyor, ancak düşmansa Malatya, Konya ve Bandırma’dan alarm jetleri havalanıyor. Uçakların alçak irtifadan girme ihtimaline karşı da önlemler alınıyor artık. Yeni hava savunma sistemi için hazırlıklar devam ediyor. 2008 yılı içinde kontratlar imzalanacak ve Türkiye alçak ve yüksek tüm irtifaları, hava sahasını kontrol eden hava savunma sistemine kavuşacak.Konunun uzmanı değilim. Bununla beraber şu bilgileri uzmanlardan dinledim: Bir kere gerek uçaklardaki radar sistemleri gerek yerden hava hedeflerine atılan füzelerin düşman algılama yazılımlarına sahip olması gerek. İsrail elindeki uçaklar bizim radarlarımızda düşman uçak sınıfına sokulmadığından tek bir füze dahi atılamaz.

14 Eylül 2007 13:52
İsrail Türkiye' ye meydan okudu ! "Pilotaj hatası"

Bugün bu konuyla ilgili daha ayrıntılı bir haber okudum.Radarlarımızın İsrail uçaklarının saat kaçta girip saat kaçta çıktığına dair dakika dakika tespitlerini anlatıyordu.Radarlarımız bunu tespit etmiş.Ama aramızda şuan ciddi bir husumet olmayan İsrail'in uçaklarına füze saldırısı yapmak ortadoğuyu çok büyük bir savaşın eşiğine getirmek demektir.Ve anında bu konuyla ilgili görüşmeler başlatılmış.türkiye bu bölgede askeri anlamda lider bir ülkedir.Konu stratejidir.Ve İsrail'den bir açıklama beklenmektedir.İsrail'in bu garip ihlalle ilgili farklı amaçları vardır.Ki bunu da test etmişler zaten.Biz burada bu konuyu tartışa duralım,atı alan üsküdarı geçmiş zaten.Olan olmuş.Önemli olan savaşın yayılmaması ve müstemleke hedefleri olan aç gözlü ülkeleri hedeflerinden caydırmak esas amacımız olmalıdır.Türk ordusundan kuşku duymamalıyız.Her durumda her şartta bu vatanı korumak imkan ve yetenektedirler.Asıl konu müstemleke emelleri olan ülkelere bir set çekmektir.ama nezaman?umarım geç olmaz.

13 Eylül 2007 22:15
İsrail Türkiye' ye meydan okudu ! "Pilotaj hatası"

Türk ordusu bu konuyla ilgili bir açıklama yapmadı.Benim bildiğim kadarıyla.Eğer bir sınır ihlali yapılmışsa, ki yapılmış.Bu ihlalin Radarlarımızda gözükmemesi imkansız.Askerlerimiz uydulardan da sınırlarımızı gözetliyorlar.Ben böyle birşey olması imkansız.Askerlerimizden henüz bir ses seda çıkmadı.Belki de  iki tarafın ordusu bu konuyu görüşüyorlardır. ediyorlardır.Türk ordusu dünyanın en gelişmiş orduları arasındadır.Ben farketmemeleri gibi bir ihtimal olduğunu sanmıyorum.Böyle bir coğrafyada yaşayacaksın.havadan hem de güneyden yani en sıcak bölgeden.Sınırın ihlal edilecek.Orduyu profesyonelleştirmek için yatırımlar yapacaksın. Dünyanın en gelişmiş orduları arasında en üst sıralarda olacaksın.Bir çok silahı teçhizatı tankını kendin üreteceksin.Ve bu ihlali farketmeyeceksin. Bu imkansız.Türk ordusu bu kadar değil (aciz olamaz) çünkü bu hakkı kendisinde görmez.Bu bölgenin tartışmasız en güçlü ordusu Türk ordusudur. Saygılarımla...

13 Eylül 2007 09:23
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 1389
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

25 Ekim 1980 yılında Bakırköy'de bir devlet hastanesinde dünyaya gelmişim. Her yeni doğan bebek gibi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster