Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Hani K.Irak BBG evi gibiydi

Ayrıca, "Havan atışından saçılan şarapnellerle çatışma mevzisinde 13 şehit verilmeseydi siz böyle yazmazdınız. Belki de övgü yazardınız." sözünüze üzüldüm. Bu benim temel dürüstlüğüme inanmadığınızı gösterir. Benim yazımın genel amacı PKK'nın emperyalist devletler tarafından desteklendiğidir. Ulusal güvenliğimiz açısından ABD'ye koşulsuz bir güven duyulmaması ve istihbaratın onların keyfine bırakılmaması gerektiğidir. Yüzlerce asker sınırımızdan habersizce girebiliyorsa, o şehitleri vermesek de ben yine aynı şeyi sorgulamaktan kaçınmazdım. Benim övgüm ya da eleştirim hangi tarafın daha çok kayıp verdiğine dayanmıyor. Hani spor yazarıyla skor yazarı olmak gibi. Barzani eleştiriliyor, ABD ile sorun yok deniliyor. Af buyursunlar, Barzani'nin Kuzey Irak Kürt Yönetimi kimin denetiminde. Sınır ötesi harekatı ABD'den izinsiz yapamıyorsak, oradaki terörün desteklenmesinden nasıl olur da ABD sorumlu tutulamaz? Aklımızı ve tarih bilgimizi bırakıp resmi aıklamalara mı güvenelim? Saygı ve sevgiler

11 Ekim 2008 12:22
Var mısın yok musun?

Yok, anladım ama şunu demek istedim; bir şekilde o programa çıkmış olmanın engelli kız için umut kırıcı bir sonuç alma ihtimali de vardı ve öyle oldu. Kaş yapayım derken göz çıkardılar. Keşke hiç tercih edilmemiş olsaydı. O yarışma programı kimsenin elinden tutmuyor ne de olsa, ne çıkarsa bahtına...

10 Ekim 2008 11:47
Kürt sorunu ve Musul meselesi

Evet, geçmişi iyi bilmek ve olayların tarihsel sürecinden bir sonuç çıkarmak gerekiyor ama maalesef biz günü kurtarma politikalarıyla siyaset yapıyoruz. Geçmişten ders alınsa, tüm iktisadi varlıklarımız yabancıya peşkeş çekilir miydi? Kendi kendimizi vuruyoruz, Türkiye üzerindeki emperyalist oyunlarını tarih boyunca sürdürenlerin ekmeğine yağ sürüyoruz. Umut, ülke sorunlarına sahip çıkan, tarih ve toplum bilincini kazanmış bir gençliğin yetişmesinde. Saygı ve sevgiler..

10 Ekim 2008 10:16
15 Şehidin sorumlusu aranıyor...

Her ne kadar 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez' edebiyatı sürse de, artık halk bir evladının bile canını teröre kurban vermeyi istemiyor. Neden? Siz yazmışsınız cevabını, 30 küsur yıldır aynı teraneye rağmen sorun çözülmüyor. Bir taraftan PKK'yla savaşılıyor, diğer taraftan onu besleyen güçlerle dost politikaları izleniyor. Şehitler ölüyor, ardında eşlerini, minicik bebeklerini bırakıp gidiyor yıllardır... Sonuç? Değişen bir şey yok. Aksine bugün ABD'nin Ortadoğu çıkarları uğruna her zamankinden fazla bir Kürt devleti umudu aşılanıyor. Halk ABD'ye de AB'ye de güvenmiyor. Sonuç alınmayan bir kan sunağına kurban vermek istemiyor. Başbakan'ın da hoşuna gidiyor 'Şehitler ölmez' sloganları ama kendi oğlu askere gitmek yerine gemi alıyor. Elinize sağlık, sevgiler..

10 Ekim 2008 10:08
Var mısın yok musun?

Bence, kaybetme riskini göze alamayacak kadar hayati bir ihtiyacı olan insanların o programa umut bağlamaları yanlış. Kızın tüm dünyası yıkıldı. Moralini de yitirdi, kaderine küstü. Engelli ya da zor durumdaki insanlar için yardım eli uzatılabilecek programlar tercih edilmeli.

09 Ekim 2008 19:55
Son Padişah mezarı

Kültür Varlıklarımızı Koruma Kurulu, binlerce kiliseyi restore etme kararı alarak yenileme çalışmaları için en büyük bütçeyi ayırmıştı. Asıl amaç yabancılara yaranmaktı. Şimdi sizin yazınızda alıntıladığınız haberde de belirtildiği gibi kendi mirasımıza da aynı özeni göstermek ve bunları kültür tarihimize kazandırmak memnuniyet verici..

22 Eylül 2008 10:17
Pişkin suratlılar derneği

Adı üzerinde bağış.. Toplarken 'bize bağışlayın' diyorlar, özür dilerken de 'bizi bağışlayın' diyorlar.. Sevgiler..

21 Eylül 2008 10:27
Yüzsüzler cennetinden fıkralar...

Biraz geç oldu belki ama keyifle okudum yazınızı. İşte bir fıkra kahramanı kadar bile akıllıca açıklama yapamayanlar, kendi söylediklerine kendileri inanacak kadar akıllılar. Akıllarınca da milleti aptal yerine koyacaklar, biz de inanacağız. Ama inanmasak bile maalesef alıştık bu türlü rezilliklere.. Elinize sağlık..

21 Eylül 2008 09:53
Yeter artık! Türkiye nereye?

Öncelikle; mülki idarenin, savcının ve emniyetin göstermediği duyarlılığı gösterdiğiniz için size teşekkür ederim. Bu saydığımız güçler, elindeki olanakları gerçekten doğru yerde kullanmayı bilse, toplum huzuru çok daha iyi seviyelere ulaşır. Maalesef balık baştan kokuyor. Avrupa bizim hem ekonomik anlamda kalkınmamızı engelliyor hem de onlara uyum sağlayacak demokratik atılımlarda bulunmamızı istiyor. Ekonomisi iyi olmayan, hatta kendine ait bir ekonomi politikası olmayan toplum kalkınamaz. Bu ekonomik şartlarda, sadece AB'ye uymak için onların yasalarını tepeden inme getirmek işe yaramaz. Drum, üstümüze uymayan bir gömleği, sırf birilerine yaranmak için giymeye çalışmak kadar komik. Bu ülkede vatandaşlık görevlerini yerine getiren, yasalara uyan, ailesini alın teriyle geçindiren, vergisini ödeyen insanların refahını ve güvenliğini sağlayabiliyor musunuz ki, kapkaççıyı korumak için yasa çıkarıyorsunuz! Önce suça neden olan unsurların ortadan kalkması için mücadele edilmeli. Sevgiler.

03 Eylül 2008 17:11
Helal olsun Deniz beye

Sevgili Vusale, ateş düştüğü yeri yakar. Senin yüreğindeki acıyı ve hışmı anlıyorum, paylaşıyorum. Ermeniler dünyanın her yerinde, ellerinde hiçbir kanıt olmaksızın kendilerine soykırım uygulandığını haykırıyorlar. Haliyle siyasal nüfuzları gereği Avrupa ve ABD'de yandaş da buluyorlar. Kimse de bunlara, kendi yaptıklarını hatırlatmıyor. AB, Ermenistan'a soykırımı kabul etmemizi istiyor. Hatta Fransa 'Ermeni soykırımı yoktur' diyene hapis cezasını öngören bir yasa bile çıkardı. Güya biz demokrasiyi bunlardan öğreneceğiz! Tüm bunlar olup biterken, Ermenistan'ın dönüp de bize dost eli uzatıyor görünmesini yutmayız. Eğer dostluk ve barış isteniyorsa, dünyayı aldatma lobisini bırakıp, sorunların doğru yaklaşımlar üzerinde, tarihsel kanıtlarıyla tartışılması gerekiyor. Türkiye tarihin ışığında masaya oturmanın ve arşivleri ortaya dökmenin çağrısını yaptı. Kimse kulak asmadı. Şimdi 'buyrun maça' diyerek dosthane görünme çabası, senin de dediğin gibi herkesi güldürecek kadar komik. Sevgiyle..

02 Eylül 2008 12:58
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 60
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 771
Kayıt tarihi
: 21.08.08
 
 

Söyleyeceklerim içimde kalırsa, bildiklerim ne anlam ifade eder ki... 1973 İzmir doğumluyum ve bu ke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster