Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Niçin Yaratıldık, Nasıl Bir Hayat Yaşıyoruz?

Allah’tan başka kimseye kul olma demek, yeryüzünde kimsenin kölesi veya uşağı olmamak demektir. Bunun bir ileri adımı da Allah dahil hiç bir varlığa kulluk etmemektir. Herhangi bir valığa kulluk etmek benim için varlığımın amacı olamaz. Bir karınca veya bir kaya ne için varsa ben de onun için varım. Yaşama amacım aslında genlerimdeki kodlarda gizli. Önce dürüst olacaksın.

10 Nisan 2010 22:13
AKP’ ye maya çalsak tutar mı? Emine Erdoğan muhterem de, Güldal Mumcu değil mi?

Bu çok kafa yorduğum bir konu. Sonuçta siyasi bir akım, ama kadının eşyalaştırılması nedense bu akımda çok önemli bir yer tutuyor. Neden? Kadını eşit gören farklı bir siyasi islam olamaz mıydı? Bir neden, temelde siyasi islam akımlarının Arabın petrodolarlarıyla desteklenmesi. Arabın geleneksel olarak kadına bakışı bu. İkinci bir neden ise İslam’dan bağımsız olarak dini bağnazlık. Hristiyan Orta Çağ Avrupası’nda da kadın ikinci sınıftı, ama bu soyluların kadına karşı klasik kibarlık ve centilmenlik anlayışlarıyla daha estetize olmuş bir ikinci sınıflıktı. Dini yobazlık ve bununla ilgili cinsel tabular, erkeklerin büyük bir bölümünde cinsel yönden aşırı aktiflik veya pasiflikle beraber cinsel paranoyalara da neden oluyor. Cinsel paranoyalar da kadınları sürekli kontrol altında tutma dürtüsünü canlandırıyor. Bugün birer tarikat üniforması haline gelen türban ve çarşaf gibi örtünme şekilleri büyük ölçüde erkeklerin cinsel paranoyalarından ve kadınları kontrol etme dürtüsünden kaynaklanıyo

11 Şubat 2010 22:37
Dinin, güzellik adına çalıştığı söylenirken, kötülüğe hizmet edip etmediğini kimse bilemez

Dinin kötülüklere alet olması savı bana Richard Dawkins’in tanrı yanılgısı adlı kitabını hatırlattı. Keskin bir mantığı ve akıcı bir anlatımı olan şahane bir kitap. Ama Türkçeye çevirisi pek güzel olmamış. Aslında iyilik kötülük kavramları da çok göreceli. Örneğin bugün Hitler veya Bush gibi bir manyak insan nüfusunun yarısını yok etse tarihe kötülük timsalı olarak geçer, ancak doğaya ve hayvanlara, ve hatta gelecek nesil insanlara da çok büyük bir iyilik etmiş olur. Biz iyilik kötülük derken normalde hep insanı referans alıyoruz, ve aslında bir tür ırkçılık yapıyoruz.

10 Şubat 2010 00:48
Tanrı pişman Fahriye!

Kim görmüş o cenneti, cehennemi? ***** Kim gitmiş de getirmiş haberini ? ***** Kimselerin bilmediği bir dünya***** Özlenmeye, korkulmaya değer mi?***** Fakat kim ne derse desin, cennetteki huriler patronları için ölüme giden beyni yıkanmış radikal mücahitleri gaza getirmek için çok iyi bir yöntem. Cennetteki huri fikri bence insanoğlun savaş psikolojisi alanındaki en parlak buluşudur.

14 Aralık 2009 13:59
Allah'ın varlığını kanıtlayan video...

Modern bilim evren yoktan var oldu demiyor, yaklaşık 15 milyar yıl önce bir biçim ve boyuttan başka şekillere ve boyutlara geçti diyor. Kara deliklerden, kütlesi sonsuza yakın çekim merkezlerinden söz ediliyor. Üstelik bu patlama, genişleme ve belki de tekrar daralmaların sadece bir seferlik mi, yoksa sürekli tekrarlanan periyodik olaylar mı olduğu henüz bilinmiyor. Kısacası bilim, bilinmeyen daha çok şey olduğunu söylüyor. Allah’ın var olması ayrı, Allah’ın insanlar tarafından hayal edildiği gibi bir varlık olması ayrı konular. Allah’ın varlığına ben de inanırım, ama evrenin insan için yaratılmış olduğu gibi varsayımlara inanmam. Bu ancak insanın kendini beğenmişliğiyle, kendi kendine payeler biçmesiyle açıklanabilir. Bir gölde yüzen balık da bu göl benim için yaratıldı diye düşünebilir. Karmaşık sistem ve canlıların nasıl oluştuğunu evrim teorisi yeterince açıklıyor. Allah bu evreni doğa kanunlarıyla idare ediyor, doğa üstü sihirbazlıklarla değil.

30 Kasım 2009 23:41
Darwin ve Bilimin Entrikaları (!)

İnsan bilgisiz olabilir, evrim teorisini yanlış anlamıştır, dolayısıyla saçmalayabilir. Ama yine de görüşleri samimidir. Samimi olarak inandıklarını anlatıyordur. Ben kökeni neoliberal Amerikan evanjelistleri olan anti-darwinci propagandaların samimiyetine hiç ama hiç inanmıyorum. Hedef kesimlerinin bilgisizliğine güvenerek bilinçli olarak bir aldatma kampanyası yürütüyorlar, hem de ne paralar harcayarak. Çok basit bir örnek: Utanmadan "artık evrim teorisi bilim dünyasında da kabul görmüyor" türü yalanlar uydurabiliyorlar. Halbuki bazı dini vakıf üniversiteleri hariç (şeriat medreseleri) dünyanın bütün modern üniversitelerinin ilgili fakültelerinde evrim teorisi okutuluyor. Doğa bilimcilerinin %99’u bu teorinin doğruluğunu tartışmıyor. Bunları bilmiyor olamazlar, halkı yalanı dolanı her yöntemi mübah sayarak bilerek aldatıyorlar. Bu işin arkasında sınırsız iktidar ve para hırsı içinde olan siyasi hristiyan ve islamcı tarikatler var.

30 Kasım 2009 20:20
Danıştay, YÖK’ün katsayı uygulamasını iptal etti...

Benim anlamadığım şey şu: İster normal liseden olsun, ister imam hatipten, dinini öğrenmek isteyenin önünde sanki bir engel mi var bu ülkede? İsteyen kitap alır okur, isteyen internette araştırır, isteyen de kursa gider. Ben örneğin ne kursa gittim ne okulda ders gördüm, tamamen kendi isteğimle Hz Muhammed’in hayatını dört ayrı kitaptan okudum. Bunların dertleri başka. Bunlar dini sosyal baskıların yüksek, akılcı eleştirilerin de az olduğu tutucu Anadolu şehir ve kasabalarında belli tarikatlerin öğretisi doğrultusunda beyin yıkamak istiyorlar.

30 Kasım 2009 20:01
Atatürk'e hınç neden?

Orta çağda hristiyan din baronları Galileo’dan neden nefret ediyordularsa günümüzün dinci-gericileri de Atatürk’ten o nedenle nefret ediyor. Akılcılık ve eleştirel düşünce onların tektip beyin yıkamaya, yobazlığa ve cehalete dayalı iktidar hırslarının önünde bir engel teşkil ediyor. Onların becerileri türlü safsatalarla masal çağındaki çocukların beynini yıkayıp sorgusuz sualsiz biat eden fanatik robotlar yetiştirmek, cahil ve saf halkı kandırmak. Akılcılık onların bütün iktidar araçlarını ellerinden alıyor. Onlar sadece Atatürk’ten değil, akılcı olan aklı geliştiren ve felsefik düşünce derinliği kazandıran her şeyden nefret ederler: Bilim, kültür, sanat, tiyatro...

18 Kasım 2009 14:34
Türkiye ikiye bölünmedi(!)

Diğer gruplara bir şey diyemem ama özgür düşünceyle liberalizm ve kapitalizmi yanyana getirmeniz bence yanlış. Kapitalizmle yanyana koymamış olsanız liberalizm serbestlik, yeniliklere ve yeni görüşlere açık olmak anlamına gelebilirdi. Ancak kapitalizmle beraber kullanıldığında liberalizm kelimesinden ben ekonomideki liberalizmi, yani serbest pazar ve serbest sermaye anlayışını anlıyorum. Dünya tarihine baktığınızda ise vahşi kapitalizm ve liberalizm ikilisinin ülkelere hep manipülasyon, darbe ve işkenceyle girdiğini görüyoruz. Örneğin Güney Amerika’daki ve Türkiye’deki ABD destekli darbeler. Naomi Klein Şok Doktrini adlı kitabında bu konuları belgeleriyle çok güzel anlatmış. Kelime anlamına göre bir çelişki gibi gözükebilir, ama ülkelerin çoğuna ekonomide liberalizm demokrasiyle değil, tam tersine demokrasiyi yıkarak işkence, dayak ve askeri darbeyle girmiş. Kaldı ki ABD’de vahşi kapitalizm ve ekonomik liberalizmi destekleyenler arasında başta evanjelist neoconlar var, yani oranın dinc

16 Kasım 2009 00:15
Rahat Uyu Atam

Bekir Coşkun Habertürk’te bu konuyla yakından ilgili güzel bir yazı yazmış: İstila! Dünya aşırı çoğalmış, her yeri işgal edip her şeyi tüketen, tükettikçe de daha fazlasını isteyen, adına da insan denen bir yaratığın istilası altında. Böyle bir nüfus yüküyle tarım tabi ki zorlanacaktır. Dünyanın nüfusu 7 yerine 1 milyar olsa ve bu düzeyde kalsaydı bütün nesiller çok daha güzel yaşardı.

12 Kasım 2009 02:09
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 111
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1221
Kayıt tarihi
: 24.08.07
 
 

Adım Mustafa, inanırım sadece kendi aklıma. Makine mühendisiyim, ama başta doğa, İslam kültürü ve po..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster