Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Yıllar ne de çabuk geçiyor

Sevgili Müyesser Öğretmenim. Hafta sonunu Ankara'da Annemin yanında hastanede geçirdiğim için bilgisayar bulamadığımdan; geciktim gününüzü kutlamaya. Beni hoş görün. En içten dileklerimle kutluyorum Öğretmenler gününüzü. Sizler gibi değerli, aydınlık öğretmenlerimizin çoğalması umuduyla, sevgilerimi sunuyorum.

28 Kasım 2007 11:56
" Sizin Hiç Babanız Öldü mü? "

Çok duygusal olduğum bir anda okudum yazınızı. Ağlamak için bahane arıyordum. Yazdığınız şiir etken oldu. Dokuz yaşında kız çocuğuydum, babam öldü. Onu da yıkayıp götürdüler. Şimdi ben kendim anneyim. Hatta aneanne olabilirim. Zaman içinde küllense de acılar; zayıf bir anımızda, sanki dün yaşanmış gibi acıtıyorlar. Hangi yaşta olursak olalım, anne ve babanın yeri çok ayrı. Sevgilerimle.

22 Kasım 2007 11:07
Keşke olsa...

Bir çok giden, memnun ki yerinden, çok seneler geçti, dönen yok seferinden. Ne mutlu size ki onu tanıma, anılarını dinleme imkanınız olmuş. Mekanı cennet olsun. o, bundan sonra sizde yaşayacak.

21 Kasım 2007 23:50
Sıcacık anne çorbası

Akşamları iş çıkışı, evde sizi bekleyen, sıcacık bir çorbanın olma ihtimali bile çok güzel. :) Kızıma hamileydim. Çok soğuk bir kış akşamıydı. İşten eve gelirken evde yemek oldığını biliyordum. Çok acıkmış ve üşümüştüm. Kapıyı açıp buz gibi evime girdiğimde, hüngür hüngür ağlamıştım. Sıcacık bir tas anne çorbasının tadını iyi bilirim. Ellerinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş. sevgilerimle.

19 Kasım 2007 22:26
Sokağımdaki dut ağacı: 30 yıl önce taşındığım evim

Sevgili Aydın, ne güzel anlatmışsınız 30 yıldır yaşadığınız çevreyi. Şu günlerde 34 yılımı geçirdiğim, çok sevdiğim ama bir türlü oraya ait olamadığım şehirden ayrılma hazılıklarındayım. Buradaki kuşları da ben besliyorum balkonuma koyduğum ekmeklerle. Çeşitli duyguların gel gitlerini yaşarken okudum yazınızı. Ellerinize ve o duyarlı yüreğinize sağlık.

18 Kasım 2007 15:50
Yarım Kalan Aşk ya da Aşkın Gücü

Severek izlediğim ve çok etkilendiğim bir filmdir. Kitabını okumamıştım. Devamı olan "Sizi Tekrar Görmek"in kitabı çıktığına göre ; ikisini de alıp okuyacağım. Bilgilendirdiğiniz için çok teşekkür ederim. Bu kitapları okuma kararı almama neden oldunuz. Sağolun, iyiki varsınız.

18 Kasım 2007 14:13
Bloga soba kurdum

Yöreler farklı olsa da yaşananlar aynıymış o yıllarda. Kızarmış ekmek kokusuna taze demlenmiş çayın kokusu karışırdı. Talaş yakardık biz. Talaş sobaları daha farklıydı. Sonuna doğru ortasına atılan kütük, sabaha kadar sıcak tutardı odayı. Mutlaka ekmek kızartıp yemeliyim. Şimdi bu saatte olacak şey mi? Nerden de okudum yazınızı. Gitti perhiz... :)) Sağolun ellerinize sağlık. Gittim yine çocukluğuma.

14 Kasım 2007 20:39
Salla yuvarla zeytini

Ben de nereden öğrensem, bir bileni nereden bulsam diye aranıp duruyordum. Tam zeytin yapma zamanı. Zeytini çok severim. Ama tuzu yüzünden doyasıya yiyemem. İkisinide deniyeceğim. Sağolun sevgiyle kalın.

13 Kasım 2007 09:38
Kelaynaklar

Sayın Aydın Tiryaki'nin yorumuna verdiğim cevaptaki bir yanlışı düzeltmek isterim. Türkiye'dekilerin toplamı değil, tüm Dünya'dakilerin toplamı 400 kadar olacaktı. Türkiyedekilerin toplamı ancak 200 kadarmış. Saygılar. :)

08 Kasım 2007 08:43
Hiç düşündünüz mü "Neden?"

1- Bizde de, gece olunca tırnak kestirmezler. "Ömrün kısalır." Derler. Ama gerçek nedeni, eskiden elektrik olmadığı için gazlambasının loş ışığında tırnakla birlikte etinin kesileceği korkusundan olsa gerek. 2- Duvara dayalı olan merdivenin altıdan geçmek uğursuzluktur derler. O da merdivenin kayıp, geçenin başına düşmesi korkusundan olmalı. Şimdilik hatırladıklarım bu kadar. Yazılarınızı büyük bir zevkle okuyorum. Ellerinize ve yüreğinize sağlık. Sizi çok takdir ediyorum. Sevgilerimle.

07 Kasım 2007 19:26
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 59
Toplam mesaj
: 34
Ort. okunma sayısı
: 2487
Kayıt tarihi
: 14.07.07
 
 

27 Mayıs 1960' da İnebolu'da dünyaya geldim. İnebolu Yeniyol İlkokulu, İnebolu Ortaokulu (nakil), Ga..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster