Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Anketime katılır mısınız?

EHE

02 Haziran 2008 00:00
Kelebeğin aşkı

Aşkı ömrü kısa ama görkemi büyük bir kelebeğe benzetmeniz çok hoş olmuş. Deyim yerindeyse cuk oturmuş. Ancak aşkın kelebeğimsi uçuculuğu kadar sevginin (evrensel çekim yasasın tabi olan o duygu ikliminden ve onun en geniş nesnesinden söz ediyorum) kökleri yerlatı galerisi oluşturacak kadar sağlam bir çınar olması da vardır. Sanırım biz tercihimiz ayaklarımız yerden kestiği için aşkın eril yalnızlığına bırakmayı seviyoruz. Ama sevginin bir anne sütü kadar bereket dolu göğsünden de beslenmek gerek sanırım. O zaman yeryüzü daha hoş olur.

24 Nisan 2008 15:02
Bülent Ersoy'a destek olmak ve ezberlerimizi gözden geçirmek

hepimiz yüksek sesle bu ölüm oyununda el yükseltme yarışına karşı çıkalım. Şu an Kuzey Irak dağlarında ölen gençlerin ölümünü alkışlayanlar yarın ABD'nin askeri olarak Afganistan dağlarında o çocuklar "şehit" olunca da aynı soğukkanlıkla vatan sağolsun diyecekler mi kendi çocuklarının kanı ile beslenen yamyam poltikacılar, bürokratlar için ölmeye değimez.

27 Şubat 2008 15:49
Müslüman mahallesinde salyangoz satmak

Milliyetçiliğin sahte kutsalı hayatımız kuşatmadan evvel, toprak kutsal bir anneydi. Milliyetçiliğin yıktığı ilk şey somut toprak sevgisinin yerine soyut vatanı koymak oldu. Böylece toprak ve coğrafya üzerinde somut varlıkların yaşadığı bir yuva, bir anne sıcaklığı içeren bir şey olmaktan çıktı. Yani bayım soyut vatnseverlik yerine somut vatanseverliğin zamanı. Bu ülke erozyonla toprak kaybediyor, bu ülke toprakları çoraklaşıyor (Kalkınmayı mitleştiren Ulus Devlet ve onun vatanseverliği nedeniyle) çölleşiyor ve siz vatanseverler her ne hikmetse bunu durdurmak için bir kampanya açıp, bunun için devleti sıkıştırıp bir şey yapması için uğraşmıyor. Vatanseverlik insandan, toprak sevgisinden kopuk saldece askeri bir efsane ve ölmeyi, öldürmeyi yüceltmeyi vatnseverlik diye yutturuyor. Bu dolmaları sizler yutabilirsiniz ama başkalarından beklemeyin. Hizmetin tek yolu ölmek, öldürmek değildir. Yaşadığınız toprağa ve insana başka şekillerde de hizmet verilir.

15 Ocak 2008 10:46
Müslüman mahallesinde salyangoz satmak

Her türk asker doğmaz, savaşa, ölmeye öldürmeye bu kadar merak duyulması Türklerin yaralı bilncinden, geç milletleşmesinden kaynaklanıyor. ÖZGÜRLÜKTEN BU KADAR ÜRKMEYİN bırakın askerlikte bir meslek olsun ve sizin gibi ölmeyi öldürmeyi sevenler seve seve savaşsınlar. Birileri de bu ülkede hayatı askersizleştirirek nomelleştirsin ve ülkemiz ÖZGÜR bir ülke haline gelsin.

12 Ocak 2008 21:35
kenetlenme zamanı

Ekoloji ile Feminizmi birleştiren bir yazarın şu tespitini doğruluyor yazınız. Erkekler yaşam yaratamadığı için yaşama yabancıdırlar, hayat üretmek yerine soyut fikirler üretirler. Millyetçilikte erkek bir fikir ve hayata dokunamadığı için ölüme tutunuyor. Hem kürt, hem kadın olunca da hayata daha başka bir yerden bakılıyor. Yazınız yüreğime serinlik verdi.Her yerin savaş çığırtkanlarından geçilmediği bir dönemde bu güçlü ses için yüreğine sağlık blogdaşım.

31 Ekim 2007 15:46
Dokunmayın G string'e

Sözünü ettğiniz zevat kendi fantazilerine islami bir kılıf giyidirmiş belliki. Tipik erkek bilinçaltı olmuş. Giyim konusu sanırım birtek bizde bu kadar toplumsal yarışmaya neden oluyor. Demokrasi farklı olanların farkılıklarını yaşayabilmesi ise dileyenin ne giydiği sadece onu giyenle ilgili bir hadise olsa gerek. Zaman zaman kamusallık adına batılı ülkelerde de g-stringe sınırlama getirilse de (İtalyada bir hakim bu yönde karar almıştı, ABD'nin baız üniveristelerinde bu muzır kıyafete:))) sınır getirenler oldu) bireysel özgrülüklere kimsenin sınırlam getirmeye hakkı yok. Kendi adıma erotizminde bir bireysel özgürlük olduğu kanısındayım tıpkı örtünme gibi. Kısacası tepkinizi hayli anlamlı bulduğumu ifade edeyim.

24 Ağustos 2007 13:55
Düşman erkek mi?

Shalimar sizinle hemfikirim. Erkeklerin bütünü erkek olduklarından dolayı kadınların düşmanı değiller. Bilikte kuracağımız koca bir dünya var.

22 Ağustos 2007 10:47
Çarşı, sol ve realite

Doğan bey sizce Türkiye'de sözünü ettğiniz düzeyde poltik bir futbol seyirciliği var mı? Olmayan bir şeyden çok şey bekliyorsunuz, Tribünlerde milliyetçilik rüzgarı estiren, saldırganlığı oyun izleme zevkine tercih eden bu holiganik seyirci söylediğiniz politik incelikleri düşünebilecek düzeydemidir kendi adıma cevabım hayır. Ama yine de bunu umut etmek ve Çarşı grubu gibi poltize bir tiribün grubuna destek vermek anlamlı ki sizde bunu yapıyorsunuz. Sizi kendi bloguma link olarak ekleyeceğim çünkü paylaşacak çok şeyimiz olduğunu düşünüyorum.

22 Ağustos 2007 10:44
Artık; erkekler de ateş hattında!..

Bir toplumbilimci kadınların seyredenin seyredileni olduğunu, azruların diğerinin yani kadınların arzusu üzerinde kurduğunu söylemiş. Doğrusunu söylemek gerekirse beğenilmek, ilgi çekmek her iki cins içinde bir strateji. Ancak tam da sizin dediğiniz gibi sorun bunu maskezisce dile getirmek. Çoğu kadın karşı cinsin ilgisini çekmek için dekolte giyindiğini söyleme yürekliliğini göstermiyor. Siz göstermişsiniz can-ı yürekten alkış. Ne yazık yazılar kopyalanamadığından yazınızı alıntı olarak kullanma imkanından yoksun kalıyorum. Oysaki kendi blogumda da yayınlamaktan keyf duyarım.

21 Ağustos 2007 19:10
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 776
Kayıt tarihi
: 06.06.07
 
 

Sosyoloji ile ilgili olarak Birikim, Üç Ekoloji, Birgün Gazatesinde çeşitli yazılarım çıktı. Ayrı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster